Türkiye kadar emperyalizmden etkilenen başka bir bağımsız devlet olmamıştır.


1815 Viyana Kongresinden sonra Fransız İhtilalinin getirdiği “Ulusçulukla” mücadele için sırt sırta veren Avrupa’nın büyük devletleri, her zaman ki çifte standart anlayışı ile  Osmanlı İmparatorluğu üstünde ulusçuluğu körüklemişler, daha sonra da dünya siyasi tarihinin yüz karası olan gizli anlaşmalar ile Osmanlı İmparatorluğunu aralarında nasıl paylaşacaklarının planlarını yapmışlardır.


Türk Milleti bu karanlıkları, Yüce Atatürk’ün önderliğinde verdiği bağımsızlık savaşı ile aşmıştır.
Atatürk’ün büyük nutukta, gençliğe Türkiye Cumhuriyetini emanet ederken çizdiği “Ahval ve Şeraiti” (içinde bulunulan durumlar ve şartlar) lütfen bir düşünelim. Bu gün ülkemiz aynı derecede  vahim şartlar altında bulunmaktadır.


21. Yüzyılın Emperyalist güçlerinin en büyükleri; ABD- AB-ÇİN-RUSYA gibi devletlerdir.
Kısaca, 19 uncu Yüzyılda ekonomik çıkarları için her yolu mubah gören zihniyet bugün de aynen ayaktadır.
Tek fark, 19 uncu Yüzyılda sömürdükleri ülkeleri kendi Genel Valilerine yönettiriyorlardı, 21 inci Yüzyılda ise kendilerine göbek bağı ile bağladıkları “yerli malı” işbirlikçilerine yönettiriyorlar.


Ülkemizdeki seçimleri çok yakından izliyorlar, bazı siyasetçileri aşırı ve açık bir şekilde destekliyorlar.


Niye?   Benim ülkemde bir kişinin Başbakan olması başka devletleri  neden bu kadar sevindirir?
Ancak ve ancak bu kişi onların isteklerine uygun hareket edecek yapıda biriyse, onların adamı olmayı baştan kabullendiyse bu kadar memnuniyet duyulabilir.


ABD, AKP İktidarından çok memnun, AKP’ye hayran. Peki hangi icraatlarına hayran?
*AKP, ülkede demokratik bir ortam mı yarattı? Hayır tam tersi, Türkiye bir korku ülkesi haline geldi. İnsanlar telefonda konuşmaktan korkuyorlar. Amerika’da tüm vatandaşlarını dinleyen bir hükümet olsa, acaba Amerikalılar ne yaparlardı?
*Türkiye’de ekonomik bir mucize mi gerçekleştirdi?
*Türkiye’de barış ve kardeşliği mi tesis etti?
*Türkiye’de din-vicdan-teşebbüs özgürlüğünü mü geliştirdi?


Bütün bu olumsuzluklara rağmen ABD, AKP İktidarından ve Başbakan Erdoğan’dan çok memnun. Türkiye karanlığa battıkça onlar daha fazla alkışlıyorlar AKP’yi. Hele birde TSK’yı ortadan kaldırıp, Türkiye’yi sadece Polis teşkilatı ile korumaya başlasa, ABD zil takıp oynayacaktır…


Şu sorulara beraberce cevap arayalım;


*Başbakan Erdoğan, Filistin’in Birleşmiş Milletlere üye olması ve “Bağımsız Devlet” olarak tanınması için harcadığı insanüstü çabayı Kıbrıs Türklerinden niçin esirgedi?
Yoksa, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devletinin, Birleşmiş Milletlerce tanınan bağımsız bir devlet olması önemsiz bir konu mudur?


*Başbakan Erdoğan, Mehmet Ali Talat ile yaptığı telefon görüşmesinde
“K. Kıbrıs’ın devlet-mevlet olarak tanınmasını hiç gündeme getirmeyelim” cümlesini niçin kullanmıştır?


*Başbakan Erdoğan’ın Filistin için gösterdiği bu kadar çabaya rağmen Arap Ülkeleri niçin memnun olmamışlar ve Birleşmiş Milletlerdeki konuşmasında, Erdoğan’ı dinlemeye bile salona girmemişlerdir?


*İran’ın nükleer çalışmalarında, tüm dünyayı karşımıza alıp destek verdiğimiz İran’ın Mollalar yönetimi, niçin şimdi Başbakan Erdoğan’a ateş püskürüyor?


*3-4 ay evvel ortak Bakanlar Kurulu toplantısı yapacak kadar yakın olduğumuz Suriye ile kimin isteği ile neredeyse savaşacak duruma geldik?


* Suriye’ye-Libya’ya-Mısır’a,Tunus’a fırça atan kabadayı Başbakan’ımız, sıra Barzani’ye gelince niçin uysal-sessiz biri olmaktadır. Yoksa PKK Terör örgütü Kuzey Irak’ta değil de Libya-Mısır-Tunus-Suriye’de mi bulunmaktadır?


*Bu ülkelerde, “Diktatörleri yıkıyoruz, demokrasi getireceğiz” dedikten sonra ülke yönetimlerinin Askeri rejimlere teslim edilmesi, nasıl bir demokrasi anlayışıdır?


*ABD’nin Irak’a getirdiği “Demokrasi” Başbakan Erdoğan’ı tatmin ettiği için mi  Başbakan, Irak’tan hiç bahsetmemektedir?


Özellikle AKP’ye oy verenler bu sorulara vicdanlarında cevap arasınlar, kimse kendini kandırmasın.
Bu sorulara doğru cevaplar bulunduğunda ABD’nin Erdoğan’ı niçin çok sevdiği anlaşılacaktır…


Sağlık ve başarı dileklerimle 11. Ekim. 2011


Bu haber "8" kere okunmuştur