Nurettin Bilgi/03 Ocak 2013

Kentsel dönüşümle ilgili bu güne kadar bir çok şey söylendi, bir çok şey yazıldı. Ben bu yazımı tersten yazacağım.

Dünya Bankası ve İ.M.F.?nin ortak yaptığı toplantıda bir görüş dile getirildi.Küresel ekonominin gelişimi ve rekabetin her geçen gün artması, üretimin temeli olan emeğin daha da ucuza elde edilmesini gerektirmekteydi. Bunun için de kırsal yerleşim yerleri, gecekonduların  dönüştürülmesi gerekmektedir. Çünkü buralarda insanların birbirleriyle ilişkileri çok yoğun olduğundan, orada yaşayanlar aldıkları ücretleri de paylaşmakta ve dayanışma içinde olmaktadırlar. Buda ücretlerin istendiği düzeyde düşük tutulmasına engel olmaktadır. Bu toplantıda öneri ? insanların yine bir arada yaşadığı ama paylaşımlarının olmadığı yapıların yapılmasının sağlanması.? dır. Bunun için finans kaynaklarının devreye girmesi gereklidir. Dünya Bankası, Avrupa Kalkınma Bankası gibi kuruluşlar ucuz kredilerle bu sektörü finanse etmeliler. Buda bizim hızlı bir kentsel dönüşüm projemizin başlangıcını sağlamıştır.

?Her ülke bu dönüşümü kendi aktörlerinin biçimine, ekonomisine göre yaşıyor. Fakat gelişmiş ülkelerde yaşanan dönüşüm, hukuk devleti kalıpları içinde, yeni katılımcı planlama süreçleri içerisinde, müzakereci planlamanın uygulandığı bir demokrasi anlayışıyla yapılıyor. Türkiye?de ise dönüşüm en abartılı şekliyle İstanbul?da yaşanıyor ve bizler dönüşümü güçlü aktörler eliyle yaşamaya çalışıyoruz.

Burada kentsel dönüşüm için resmi ağızların dile getirdiği bütçe tam 400 milyar dolar olduğunu da hemen söyleyelim. Tabi buda aynı zamanda rantı da beraberinde getirecektir.

İnsanların daha iyi yerlerde yaşaması gerektiği söylemi, üzerine birde deprem riski taşıyan bina ve yerleşim yerleri derken bunun üzerinde kimse tartışamamaktadır. Yani aslında bir taşla iki kuş vurulacaktır. Hem büyük sermayenin istediği sosyal paylaşımın önüne geçilecek, hem de rant elde edilecektir.

Aslında yapmak istediğim kentsel dönüşümün diğer yüzünü göstermeye çalışırken, olaylara sadece görünen yüzüyle bakmamamız gerektiğini söylemek.

Gelin nüfusuna göre sayıları da ve büyüklükleri de çok fazla denilen büyük market ve AVM?lerin BODRUM?a bu kadar çok gelmelerinin arkasında başka nedenler, gelişmeler var mı onu sorgulayalım.

Mutlu ve sağlıklı bir yıl dileklerimle?


Bu haber "114" kere okunmuştur

Etiketler: