USTA GAZETECİ OKAY GÖNENSİN VEFAT ETTİ / Fatih Bozoğlu yazıları…

FATİH BOZOĞLU
FATİH BOZOĞLU
  • 13.07.2017
  • 618 kez okundu

Okay Gönensin benim için efsane yazı işleri müdürüydü.

Yazarlık dönemi ile ilgili çok şey söylemek istemiyorum. Son 15 yıldaki görüşlerini ve bakış açısını da beğenmiyordum. Hatta Yeni Yüzyıl Gazetesinin kurulduğu yıllardan itibaren farklı bir platforma girmişti.  Lakin Okay Gönensin benim için Cumhuriyet’in efsane yazı işleri müdürlerinden birisiydi. Yaşamım boyunca da hep o dönemi aklımda kalacak sanırım.

okay gönensin 1987Yıl 1987, Oktay Akbal’ı bekliyorum. İran Konsolosluğunun biraz ilerisinde, İstanbul Erkek Lisesi karşısındaki Kırmızı Köşk ya da Pembe Köşk olarak da bilinen ve zamanında İttihat ve Terakki’nin merkezi olan iki ahşap yapının girişine yakın bir yerde. O heybetli görünümü özenle taranmış saçları ile sokağın başında beliriyor.

Ayaküstü anlatıyorum derdimi; -“Gazeteci olmak istiyorum ve yardımınıza ihtiyacım var. Bana el verin ve Cumhuriyet’te çalışmamı sağlayın…” dedim.

Gülümsedi ve -“Takip et beni…” dedi.

Oktay Akbal önde ben arkasında Cumhuriyet’in kapısına kadar geldik. Kapıda yılların emektarı güvenlik görevlisi ağabey ile iki laf edip hal hatır sorduktan sonra, binanın içine girdik. Camekanlı bir oda da nur içinde olsun 16 Şubat 2011’de 64 yaşında kaybettiğimiz İsmail Gülgeç gülümseyerek selam verdi Oktay Akbal’a. Sanıyorum “Hayvanlar” adlı çizgi bandını çiziyordu. Bazılarımız gülümseyerek anımsayacaktır. Merdivenlerden yukarı doğru çıkınca sağ tarafta büyük salonun içine girdik. Salonun en sonunda kocaman bir toplantı masası vardı. Masanın arka tarafında elinde Rotmans sigarası ile Okay Gönensin gülümseyerek; “Hoş geldin Oktay ağabeyim…” diyerek karşıladı. Onun yanına gidene kadar sağ tarafta büyük bir ciddiyetle, adeta haberlerin yazıldığı kağıtların içinde kaybolmuş bir şekilde işini yapan Yurt Haberleri Şefi Yalçın Bayer ile gülümseyerek selamlaştılar. Hemen sol tarafta ise yine gülümseyerek elini uzatan Tan Oral vardı. Toplantı masasının kenarına dayanmış ve ellerini göğsünde kavuşturmuş Genel yayın Yönetmeni Hasan Cemal ile 10 Haziran 2007’de kaybettiğimiz ve “My Way” şarkısı eşliğinde sonsuza uğurladığımız Dış Haberler Servisi Şefi Ufuk Güldemir ile hararetli bir şekilde bir konuyu tartışıyorlardı.

okay gönensinOktay Akbal Okay Gönensin’e

-“Bu delikanlı gazeteci olmak istiyor. İşine yararsa ve iş varsa başlatıver…” dedi. Zor yıllar, maaşların bile zor ödendiği yıllar.

-“Tamam ağabey bakarız bir şeyler…” dedi.

Oktay Akbal sanki kendi evladını çırak olarak veriyormuş gibi; -“Eti senin kemiği benim…” dedi ve gitti. Okay Gönensin hemen beni Yalçın Bayer’e teslim ederek işine geri döndü.

Kısa bir süre çalıştığım ilk gazetecilik deneyimim ne yazık ki istediğim gibi gitmedi. Ancak Okay Gönensin her daim saygıyla andığım ve Oktay Akbal tarafından “Eti senin, kemiği benim…” diyerek teslim ettiği bir usta gazeteci olarak kalacak.

Nur içinde ol ustam, ışıklar yoldaşın olsun, seni unutmayacağım…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ