ZAMANSIZ ŞİİRLER, ZAMANSIZ SÖZLER / Fatih Bozoğlu BG yazıları…

FATİH BOZOĞLU
FATİH BOZOĞLU
  • 26.11.2017
  • 469 kez okundu

halikarnas balıkçısı merhaba

Halikarnas Balıkçısının ‘Merhaba’sı ile selamlıyorum sizleri…

Nazım’ın, Orhan Veli’nin, Hasan Hüseyin Korkmazgil’in, Can Yücel’in, Necip Fazıl’ın ve Özdemir Asaf’ın ve Cemal Süreya’nın ve Enver Gökçe’nin ve Ataol Behramoğlu’nun, Aragon’un, Neruda’nın, Ümit Yaşar Oğuzcan’ın, Adnan Yücel’in ve hatta bizim Hıdır Çam’ın, Hamdi Topçuoğlu’nun

şiirleri, hepsi de yaşamın tam içindeler.

Ne zaman yazıldıklarının hiç bir önemi yok. Dün, bu gün ve yarın da geçerliliklerini ve özelliklerini yitirmiyorlar. Şairlerin zamansız sözleri, her daim taze. İnsan kimi zaman sıkışıp kalıyor yaşamın çarkları arasında. İşte o an bir şair geliyor ve sen oluyor. Senin anlatamadıklarını dile getiriyor, senin çığlığın oluyor.

adnan-yücelAdnan Yücel’in “Yürek Çağrısı”ndan bir bölüm;

Mendilimde öfke çıkınımda bilinç

Uykusuz kalır mısın kitaplarıma

Dudaklarımda hüzün

Avuçlarımda sevinç

Kulak verir misin çığlıklarıma

Dağları aşarak gelmişim sana

Demir kapıları kırarak

Işık olur musun karanlıklarıma…

Çok şey anlatır bu şiir.

Bir başlangıcı, bir süreci ve arzuyu…

*****

can-yücel

Can Yücel “Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne…” şiirini, tam anlamı ile kalın kafalıların yaşamı biraz daha anlamaları için yazmış sanki;

“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.

Demeyeceksin işte.

Yaşarsın çünkü.

Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.

Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse

kırılırsın.

Ve zaten genellikle o daha az sever seni,

Senin onu sevdiğinden…

Çok sevmezsen, çok acımazsın.

Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.

Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.

Senin değillermiş gibi davranacaksın.

Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de

korkmazsın.

Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.

Çok eşyan olmayacak mesela evinde.

Paldır küldür yürüyebileceksin.

İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,

Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.

Gökyüzünü sahipleneceksin,

Güneşi, ayı, yıldızları…

Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.

“O benim.” diyeceksin.

Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…

Mesela gökkuşağı senin olacak.

İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.

Mesela turuncuya, ya da pembeye.

Ya da cennete ait olacaksın.

Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.

Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,

Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.

İlişik yaşayacaksın.

Ucundan tutarak…

her bir kelimesi ne kadar gerçek, ne kadar yaşamsal, ne kadar anlamlı. Hem de kalın kafalıların bile anlayacağı kadar basit bir dil ile anlatmış Can baba…

*****

ataol behramoğlu

“Hayatın hızıyla yaşadık o aşkı

Herşey bir anda başladı

Yaşandı

Ve bitti…

Yan yana gidip de bir süre

Ayrı yönlerde uzaklaşan

İki tren gibi…”

Dedim ya sıkıştığında o zamansız şairler yetişir imdadına. Söylemek isteyip, söyleyemediklerini söyleyiverirler senin adına. Kalın kafalıların anlayamadıklarını inceden inceye anlatıverirler…

*****

kizilderili-hareketli-resim-0190

“Son balık öldüğünde, son nehir kuruduğunda, son ağaç kesildiğinde, beyaz adam paranın yetmediğini anlayacak…” işte son dönemde en çok dile getirilmesi gereken ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gereken zamansız bir söz ile tamamlıyorum diyeceklerimi. Bu kızılderili sözünü evde, okulda, çarşıda, pazarda, tarlada hep akılda tutmalı. Hele politikacılar hiç unutmasın…

Amerika bu günlerde adına İrma dedikleri kasırga ile yerle bir oluyor.

Neden?

Yanıtı işte bu sözün içeriğinde saklı…

*****

BG kapak 6

BG Dergi’nin birinci yılını doldurduk. Tam bir yıl önce çıkmıştık bu yola. Başar C.Münir kardeşim, Can Pulak, Çetin Akant ağabeylerim cesaretlendirmişti. İki ayda bir, çok özel söyleşiler, araştırmalar ve makaleler ile özellikle Bodrum tarihine not düştük, arşiv niteliğinde altı sayı hazırladık. Artık

Çizerlerimiz de var.

Minnettarız…

Elbette BG Dergiye sahip çıkan reklâm verenlerimiz olmasaydı altıncı sayıya ulaşmak mümkün olmayacaktı.

Minnettarız…

Özellikle arşivini açan Erkan Koyunbaba’ya ve BG Dergi kapaklarındaki fotoğrafları bulmakta yardımını esirgemeyen, emek harcayan Ali Şengün’e ve bu kapakları sihirli elleri ile baskıya hazır hale getiren, yetenekli kardeşim Ümit Uğur’a çok teşekkür ediyorum.

Minnettarız…

*****

Bu sayımızda dolu dolu ve çok özel söyleşiler ve makaleler

var. Bodrum’un yetiştirdiği üst düzey bürokrat Cevat Öneş,

Dağlar Kızı Zaliha, 48 yıldan bu yana Bodrum’da hizmet

veren Kuaför Ayten ve Bodrum’un hafızası Hüseyin yeter

Şakar’ın dilinden eski Bodrum…

Kapak fotoğrafında 1940 doğumlu İsmet Cengiz var. Bu

fotoğraf; 1963 yılında Fransız “La Plonge” dergisi için,

Karaada Kalın burunda çekilmiş…

Sevgi ve saygılarımla

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ