HAYATA DOKUNMAK… Dr.Metin Aycıl…

Dr. Metin Aycıl
Dr. Metin Aycıl
  • 19.01.2018
  • 1.524 kez okundu

Hiç kimse, affettiği zaman olduğu kadar yükselemez.

GOETHE ( 1749 – 1832)

gotheÇok kez paylaştığım gibi, faaliyet alanlarımdan biri akademisyenlik. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki bir vakıf üniversitesinde dersler veriyorum ve haftanın belirli günlerini orada geçiriyorum. Farklı şehirlerden ve kültürlerden öğrencilerimle hayatı paylaşmak, gerçekten büyük bir zenginlik, onlardan çok şey öğreniyorum.

Derslerimizi, özel sektördeki yöneticilik deneyimlerimi paylaşarak ve koçluk mesleğimin dokunuşlarını katarak, öğrencilerim için değerli kılmaya çalışıyorum. Kendilerine her ders sonunda Bugün cebinize ne koydunuz? sorusunu sorarak, birlikte geçirdiğimiz zamanın anlamlı olmasını arzu ediyorum. Dönem sonunda bu sorumun cevabı daha kapsamlı oluyor. Öğrencilerim beni yücelten sözler söyledikleri gibi, eleştirdikleri de oluyor; eleştirilerinden büyük yararlar sağlıyorum.

Eleştirileri kaldıramıyorsun, övgüleri hak etmiyorsun demektir.

Derslerimizde bir kitap kullanmıyoruz ve sınavımız da olmuyor. Dersi kitaptan yapacaksak ne benim oraya gitmeme, ne de öğrencilerimin okula gelmelerine gerek var. Evde veya istedikleri bir yerde kitaptan çalışıp sınava gelirler. Benim anlayışıma göre ders, birlikte üretilerek ve paylaşılarak yapılır. Üstelik biz birlikteysek, birbirimizden öğreneceğimiz çok şeyler var. Söylediğim gibi, bu benim anlayışım. Başkalarının anlayışlarına tabii ki saygım var.

Derslerimizde öğrencilerimiz, mesleki yayın organlarından, periyodik yayınlardan ve diğer araştırmalardan derledikleri bilgileri, gruplar halinde sunuyorlar. Görüleceği gibi burada üç konu bizim için çok önemli: Araştırma, grup çalışması ve sunum.

Sunum konusunda dönem başlarında öğrencilerimle kendi yaptığım bir çalışmanın kısa bir özetini paylaşıyorum. Sunumu çok önemsiyorum; zira insanın kendini ifadesinin en önemli aracıdır sunum.

İnsan yarı yarıya kendisi, diğer yarısı ise kendisini ifadesidir.

Ralph_Waldo_Emerson

Ralpf Waldo EMERSON (1803 – 1882)

Öğrencilerim sunum konusunda, istisnasız çok güzel gelişmeler kaydediyorlar; özellikle özgüven konusunda fark edilir yol alıyorlar.  Grup çalışmasının amacı ise hem planlama yapıp paylaşmak hem de insanlarla geçinebilmektir. Hayatta insanlar genel olarak arzu ettikleri ve en iyi anlaştıkları insanlarla birlikte olurlar; ancak iş hayatı böyle değildir. Bazen, belki de çoğu zaman değerlerimizle örtüşmeyen insanlarla birlikte çalışmak zorundayızdır. “Yolda görsem selam vermem!” diyebileceğimiz insanlar bile yanı başımızda olabilir.

İnsanlarla geçinebilmeyi öğrenmek zorundayız.

ben_franklin

Benjamin FRANKLIN (1706 – 1790)

Araştırma yapmak, bunları derlemek ve sunmak, tribünden inip sahaya çıkmak demektir.  Sahada olmadan, düşüp kalkmadan doğruya varamayız, hayatı yaşayamayız.

Hayat tribünde oturup maçı seyretmek değildir. Sahada olmak zorundayız!

Öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum: Yanlış yapmaktan korkmayın!

Buraya kadar anlattıklarımın, yazımın başlığı ile pek ilgisi yok. Aslında anlattıklarımın, aşağıda anlatacaklarıma giriş olmasını istedim; ancak biraz uzun oldu galiba.

Derslerimden birinde, sunum gruplarının kontrolünü yapıyorum. Bir grupta bir öğrenci gelmemişti; ancak devam çizelgesinde imzasını gördüm. Bir arkadaşının onun yerine imzasını attığını anladım. Hem kızdım hem de çok üzüldüm; zira makul mazereti olanları gelmiş gibi kabul ediyorum. İdari işlem başlatacağımı söyledim.

Ertesi hafta bir grup sunumlarını yapıyordu, ben de en arka sırada izliyordum. Sunum hazırlıkları devam ederken bir öğrenci geldi yanıma; son derece terbiyeli ve düzgün tavırlıydı. “Hocam o öğrenci bendim” dedi. Şaşırmıştım, böyle bir profil beklemiyordum. “Evladım, bu kadar düzgün ve efendi bir adamsın, neden böyle bir şey yaptın?” dedim. “Hocam bunları söylediniz ya, bu bana yeter” dedi ve yanımdan ayrıldı.

Dersten sonra yanıma geldi ve “Ben de sunum yapabilecek miyim Hocam?” dedi. Ben de kendisine; “Ben seni affettim evladım” dedim. Çok mutlu oldu. Ben de çok mutlu ve huzurlu ayrıldım.

Öğrencim muhteşem bir sunum hazırlamıştı. O ana kadar yapılanlardan farklı olarak basındaki haberlerden derlemeleri de görsel olarak sundu. Zaman nedeniyle, kendisine teşekkür edip sonlandırabileceğini söyledim; ancak daha anlatacakları olduğunu söyledi. Sonraki gruplar da, bu sunumdan esinlenerek çalışmalar yaptılar.

***

Yol ayırımları başlangıçta yan yana olurlar; aynı el parmaklarımız gibi. Seçimlerimize gör, her yol bizi farklı ufuklara götürür.

Dokunduğumuz hayatların sorumluluğunu taşımak zorundayız!

Öncelikle, en çok dokunduğumuz kendi hayatımızın

Dilerim ki; dokunuşlarımız, dokunduğumuz hayatları güzel ufuklara taşısın.

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. mazlum çelik diyor ki:

    Hocam sizi okumak çok şey kazandırıyor insana. Yazmaya devam edin lütfen.

    1. Metin Aycıl diyor ki:

      Çok naziksiniz Mazlum Hocam, teveccühünüz için teşekkür ederim. Allah bana sağlık verdiği sürece yazmaya devam edeceğim.

YORUM YAZ