enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

1.5 TLye döner ekmek olmazsa, 250 TLye de kasko olmaz…

09.03.2010
0
A+
A-

Altı yıldır sigorta sektörü ilgilenen bir gazeteciyim sigortacı değilim.



Sigortacı değilip ama buna rağmen benim bile net görebildiğim bir tablo var ortada. Bütün sektör de görüyor bu gelişmeyi ama kimse bir şey yapamıyor. Konumuz sigorta sektöründe fiyat rekabeti. Çok yeni bir konu değil, ben sektör ile ilgilenmeye başlamadan da gündemdeymiş, sigorta sektörü ile ilgilenmeye başladığım 6 sene içerisinde de gündemin en önemli konusu oldu hep. Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Kalkavan bir toplantıda, “1 TL’ye üretip, ürettiğini 75 kuruşa satmaya çalışan bir başka sektör yoktur” demişti. Yabancı bir şirketin genel müdürü de bir sohbetimizde “Dünyanın hiçbir ülkesinde ve sektöründe zarar edilen bir konuda fiyatta rekabet yapıldığını ne gördüm ne duydum” dedi.



 


Mali karlarla açık kapanıyordu, ama şimdi…


Garip bir durum olduğu kesin. Ülkemize has örneklerden biri de bu olsa gerek. Geçtiğimiz senelerde Milli Reasürans konferans salonunda bir toplantıda Zorunlu Trafik Sigortaları’nda ki fiyatların serbest bırakılması ile ilgili konu tartışılıyordu. Fiyatlarda tam serbestiye geçilmesini isteyen sektör yöneticilerine toplantının moderatörü Cahit Nomer dönüp ”kaskoda fiyatlarınızı kimse müdahale etmiyor, durumunuz ortada” demişti. Sonrasında ve Trafik Sigortalarında yarı serbestiye geçildi, Kaza Tespit Tutanağı da buna tuz biber oldu ilk sene 500 milyon TL zarar. Geçtiğimiz senelerde mali karlar iyiydi, sektör reel olarak hızla büyüyordu. O sıralar kötü gidiş göz ardı ediliyordu. Şimdi işler tersine dönünce, sonuç ortada. Sektörün halka açık şirketleri peş peşe zarar açıklıyor. “Kar ettim” diyenlere de pek kimse inanmayacak zaten.


 


treating acne Fiyat rekabetinin etkileri tartışılacak


Proscar order

Sigorta Acenteleri Derneği’nin (SAB) düzenlediği “Fiyat Rekabetinin Sektöre ve Acentelere Etkileri” konulu panel Milli Reasürans’ın konferans salonunda bugün yapılacak. Konuşulacak şeyleri aşağı yukarı herkes tahmin edebiliyor. Arada sırada bir araya gelip dertleşmenin kimseye bir zararı yok. Çünkü bu fiyat rekabetini başlatan da belli, onu mecburen takip etmek zorunda olanlar da belli. “Ben istediğim fiyatı uygularım, zarar edersem ben ederim size ne” denildikten sonra söylenecek ne var. Zarar edilse bile büyük yabancı şirketler sermaye enjekte ederek bunu bir süre telafi edebilirler, ya sonra.  Orta ve küçük şirketlerin elindeki karlı portföyü de en düşük fiyatı vererek alacaksın. Sonra da bu kadar sigorta şirketi fazla diyeceksin, küçük şirketler için “batacaklar, battılar” deyip tüketicinin kulağına kar suyu kaçıracaksın. Çünkü böyle portföy akışı daha hızlı oluyor. İşin bu kısmından sonra Hazine de devreye girdi ve fiyat rekabeti ile ilgili genelge yayınladı. Aba altından sopa gösterdi, ama pek ciddiye alındığını zannetmiyorum.


 


Her şeyin bir fiyatı var. Bir domates üreticisi, tohumunu, gübresini ve işçiliğini hesaplayarak üzerine de karını koyarak bir fiyat belirler. Tahsilatına ve satacağı ürün miktarına göre fiyatlarında bir esneme yapabilir. Ama 10 TL’ye ürettiğini 5 liraya satmaz. Sigorta poliçesinin fiyatının belirlenmesinin de aktüer hesaplama ile olduğunu biliyorum. Bütün olasılıklar hesaplanarak fiyat belirleniyor diye düşünebiliriz. Ama aktüeryal hesaplamalar arasında yüzde 40’lara varan bir farklılık olabilir mi ? Dedim ya ben sigortacı değilim. Bir bilen varsa bana anlatsın.


 


Toradol without prescription Fiyata endeksli tüketici şikayet etmemeli


Basit bir mantık ile sigorta sektöründeki fiyat rekabeti kime fayda sağlar diye düşünelim. Sigorta şirketlerine bir faydasının olduğunu söylemek zor, acentelere bakacak olursak geçen sene 1000 TL’ye kestiği poliçeyi bu sene 600 TL’ye kesiyor. Komisyonu yarı yarıya düşmüş. Şimdi diyeceksiniz ki “bundan tüketici karlı çıkıyor”. İşte burada tüketiciler de yanılıyor.. Çünkü içinde ne eti olduğunu bilmediğiniz 1.5 TL’ye döner ekmeği yiyip ve ayran içtikten sonra nasıl mideniz ve bağırsaklarınız bozuluyorsa, yakında 250 TL’ye kasko yaptıranları da böyle bir tehlike bekliyor. Bu konuda ki örneklerimi gelecek haftalarda vereceğim. Bence sektörü bekleyen en büyük tehlike de bu. Çünkü tüketici ile sorunlar yaşandığında leke şirketin üzerinde değil, sektörün ve sigortacılığın üzerinde kalacak, geçmişte hayat sigortalarında olduğu gibi…


 

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.