enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Durmuş Ali Öztürkün 1 Mayıs Basın Açıklaması..

Durmuş Ali Öztürk 1 Mayıs ile ilgili olarak partililerinde katıldığı bir basın açıklaması yaptı.

Durmuş Ali Öztürkün 1 Mayıs Basın Açıklaması..
02.05.2010
0
A+
A-

Değerli basın mensupları Cytotec cheap


 


Furosemide online Hepinizi saygıyla selamlarım..


Bu gün 1 Mayıs.. Emeğin, emekçinin bayramı .Ülkemde hiç bayram yapmamış olan işçi sınıfının “sözüm ona” bayramını kutluyorum.


Tabirimi bağışlayın ama bu gün bana göre “Amele” bayramıdır. Çünkü benim ülkemde işçi sınıfı yoktur. Hiç olamadı. 75 milyonluk bir ülkede 651.200 sendikalı işçi varsa o ülkede işçi sınıfından bahsedemezsiniz.


Hiç kimse kusura bakmasın bu ayıbın tek sorumlusu devlet değildir. İkinci ve asıl sahibi “sendikacılar” dır.


           Ama bu gün özel bir gündür…


           Çok özel bir anma günüdür…


           Bayram falan değildir bu gün…


Bu gün 1 Mayıs 1977 de Taksimde bizzat devletin himayesi altındaki “kuduz köpeklerin” katlettiği “devrimci işçilerin” ölüm yıldönümüdür…


Bu gün efsane ve tek sendikacı olan Abdullah Baştürk ü DİSK genel başkanı Abdullah Baştürkü anma günüdür . (eski genel başkan demiyorum . tek genel başkan diyorum.)


1948 yılında çıkarılan 5018 sayılı “işçi ve işveren sendikaları kanunu” tıpkı bu gün AB uyum kanunları gibi. O gün BM uyum kanunu olarak çıkmıştı. Yani “zevahiri kurtarmak için grev hakkı , toplu sözleşme hakkı yoktu.


Ve bizzat Amerikalı uzmanlar tarafından Türk- iş kuruldu. Bu gün AB komiserleri ve Amerikalı uzmanlar tarafından “yazılan” anayasa değişiklikleri gibi.


1950 lerde başlayan ABD- Rusya soğuk savaşının ön cephesi Türkiye idi bildiğiniz gibi. Ve Amerika Türkiyede önce işçi sınıfına hakim olmak istiyordu. Çünkü komünizmin ilk besleneceği kaynak işçi sınıfı ve sendikalardı. Bu nedenle Amerika kendi ideolojisine hizmet edecek sendikacılığı getirmek istiyordu. Bu amaçla AID (sınai gelişme için yardım kurumu) geldi Türkiye ye. AUD in içinde özellikle emekli sendikacılar vardı ve bu kişiler zayıf sanayi kollarından temsilcilere bir sendikal hareket başlatmak istediler ve bu arada TÜRK- İş kuruldu.


Türk- iş ve bağlı sendikalardan sendikacıları Amerika ya eğitimlere götürdüler. Türkiye den Amerika ya eğitime giden sendikacı sayısı 3500 ün üzerindedir.


Ve Türk-iş in tüzüğünde söyle bir şey yazar. “PARTLER ÜSTÜ POLİTİKA” işte hedef buydu ve gerçekleşti.         


Siyasetten uzaklaşan kendini siyasetten “tecrit” etmiş bir sendikalılık anlayışı ne ülkeye ne de işçi sınıfına hizmet edemez. Etse etse egemenlere , efendilere hizmet eder. Hak ka hizmet etmeyi iş saymak sendikacılık değildir.


Siyaset üstü sendikacılık diye bir şey “eşyanın tabiatına aykırıdır.” İşçi sınıfı siyasetin tam göbeğinde olmalıdır.


Siyasetin hakkını savunmak istiyorsan siyasetin içinde olacaksın . Siyasetin içinde değilsen kendini siyasetin üstünde görüyorsan, siyasetin sana hizmet edeceğini sanıyorsan, varacağın nokta 75 milyonluk ülkede 651.200 kişilik sendikadır.


Bu özel günde bütün sendikacılara seslenmek istiyorum. Sendika ağalığını bırakın. “Ekmek ve Tereyağı” sendikacılığı yapmayın. Ekmeğinize biraz daha tereyağı sürme sevdasından vazgeçin. Emeğinize, sınıfınıza ve en önemlisi ülkenize sahip çıkın. Sizinle aynı pencereden dünyaya bakan emeğin ve emekçinin yanında olmayı, onların hakkını savunmayı parti programına samimi olarak yazan CHP ye tepeden bakıp burun kıvırmayı bırakın. Gelin bu kavgaya ortak olun. Neden CHP de sendikacılar,işçiler yok demek yerine neden biz sendikacılar ve işçiler CHP nin içinde değiliz, siyasetin içinde değiliz sorusunu sorun kendinize ve gelin ülkede “ tuz kokmaya” başlamışken bu kavgayı birlikte verelim.


Tekel işçileri şanlı direnişleriyle Ankara’nın göbeğinde destan yazarlarken sendikacılığından utanmayan sendikacı varsa, hala ekmeğinin üstüne bir kat daha tereyağı sürmeyi hedefleyen sendikacı varsa onlara söyleyecek sözüm bile yok. Kızılay da coplanan , gazlanan işçilerin yanında sadece bu ülkenin tek dokunulabilen milletvekilleri CHP milletvekilleri vardı.


Cumhuriyetin bütün değerlerini ayaklar altına alan AKP son anayasa değişiklikleri ile cumhuriyeti yok etmeye doğru giderken nerdesiniz ey sendikacılar, nerdesiniz işçi sınıfı. RTE son Osmanlı padişahı olma hayalinin gerçekleştirmek üzere nerde bu ülkenin anlı şanlı sendikacıları ve işçi sınıfı.


Söyleyecek tek sözü olmayan sendikacılarla ve işçi sınıfıyla bu ülkenin varacağı hiçbir doğru nokta yoktur. Bir ülkede işçi sınıfı milyonlarıyla sokağa döküldüğü zaman karşısında durabilecek hiçbir hükümet yoktur. AKP hükümeti Türkiye de disk i bitirmek için her türlü oyunu yaparken disk i dağıtıp üyelerini hak iş e bağlamaya çalışırken sınıf bilinci , devrimci inancı, demokrasi hayali ve cumhuriyet sevdası olan hiç kimse susamaz susmamalı.


Böylesi özel bir günde sendikaları, işçi sınıfını övmeyi methiyeler düzmeyi isterdim elbet. Ama artık yeter “körler sağırlar birbirlerini yeterince ağırladı bu ülkede” ülkemizdeki sorunların tek çözüm yolu demokratik siyasettir. Siyaseti tüsiad a bırakan bir sendikacılık anlayışına ve işçi sınıfına yapılacak ve bu güne kadar yapılan en büyük kötülüktür metiyeler düzmek. Böylesi bir günde bile.


Artık bir duş alıp ayılma, uyanma zamanı çoktan geldi de geçiyor bile. Eğer bu soğuk duşa bir damla bu katabildiysem çok mutlu olurum.


Tekrar 1 mayıs 1977 de katledilen devrimci işçilerimizi ve sendikacılarımızı saygıyla yad ediyorum.


  cheap Cialis


          Değerli basın mensupları;


Bu günün hatırına Sn. Bodrum belediye başkanımızdan bir ricam olacak. İşçi arkadaşlarımızın 3 aydır alamadığı maaşlarını ve 1 yıllık ikramiyelerini Bayram hatırına ödenirse hepimiz çok mutlu oluruz.


            

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.