enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

RÖPORTAJ : Yılmaz Algül Bodrumdan Evet İstiyor…

Bodrum siyasi parti ilçe başkanları ile olan söyleşilerimize AKP Bodrum İlçe Başkanı Yılmaz Algül ile devam ediyoruz. Referandum öncesi yapılan bu söyleşi, biraz siyasal olmasına karşın, her ilçe başkanını yakından tanınmasına bir katkı olur umarız.

RÖPORTAJ : Yılmaz Algül Bodrumdan Evet İstiyor…
25.08.2010
0
A+
A-

Röportaj/Fatih Bozoğlu/bodrum Gündem Haber


Yılmaz Algül söyleşisinde bizim en çok dikkatimizi çeken hakim olmadığı konularda konuşmaması ve hemen her partiye ve partililere dostça yaklaşması oldu. Birde neden AKP′yi seçtiği çok dikkat çekici ve düşündürücüydü doğrusu.

BG: Bu soruyu hep soruyoruz. Bodrum siyasi partilerin ilçe başkanları Bodrum′a sonradan gelip Bodrum′lu olmuşlar. Siz de Rizel′lisiniz. Sizi tanıyabilir miyiz?


Yılmaz Algül : 1990 yılında tatil için geldim Bodrum′a. Tatil yaptığım otelin sahipleriyle dostluk kurduk ve sonrasında oteli beş yıllığına kiraladım. Daha


sonra Gümbet′te bazı İngiliz acentalarının destekleriyle ve avanslarıyla otel inşaatına başladım. Bu acentalara 10 yıl boyunca yarı fatura tutarı kadar


ödeme yaparak borcumu ödedim ve 20 yıldır turizm hayatının içindeyim.


BG: Siyasete  ve AKP′ye girişiniz nasıl oldu? Çünkü bir çok kişi sizi turizmci kimliğinizle tanıyor. Birden bire siyasetin ortasında görünce sizi çok şaşırdı.


Y.Algül :Doğrudur. 2004yada 2005 senesinde otelde ciddi bir haksızlığa maruz kaldım. Turizm ve Sağlık Bakanlığı′na haksızlığımın giderilmesi için mektup yazdım.


Aradan 3-4 gün geçmeden hem Turizm Bakanlığı′ndan hem de Sağlık Bakanlığı′ndan heyetler otelime geldiler ve soruna anında müdahale ettiler. Yine akabinde Sayın


Mazlum Ağan Belediye başkanıyken, otelimin arkasına inşaat artığı, hafriyat artığı dökmeye başlandığında ben yine Bakanlığa yazılar yazdım.Bakanlığı′mız


konuya çok hassas davranarak yeniden otelime heyetler gönderince ben AKP iktidarının vatandaşın yanında, çok acil hızır gibi yetiştiğini düşündüm. AKP teşkilatına gittim


ve beni üye yapar mısınız dedim.Siyasi bir tecrübem olmadığı için Macit başkan döneminde beni yedeklerde değerlendirdiler. Ardından asil üyeliğe aldılar ve çalışmalarım


neticesinde başkanlığa aday oldum. Teveccüh gösterdiler ve bugün Bodrum İlçe Başkanı olarak görev yapmaktayım.


BG: Bodrum′da iktidar partisi olmak sizin açınızdan belli avantajlar yaratır mı? Daha doğrusu kıyı bölgelerinde Cumhuriyet Halk Partisi′nin ağırlıklı


olduğu bu bölgelerde AKP′li olmak nasıldır?


Y.Algül:Türkiye′nin neresinde olursa olsun bana görev verildiği sürece her yerde görev yaparım.Biz bir amaç uğruna yola çıktık. Dedik ki biz hizmet yapacağız. AKP çatısı altında


Sayın Başbakanım Tayyip Erdoğan′a hayranlığım, gece gündüz çalışması, bu ülke için yaptığı fedakarlıkları gördükten sonra, biz Türkiye′nin her yerinde en zor bölgelerde şahsım


ve yönetim kurulum zevkle görev yapmak isteriz. Biz Bodrum′lular ve Bodrum yarımadası için ne yapabiliriz? Gelsin Cumhuriyet Halk Parti′liler, gelsin diğer belediye başkanları,


hep beraber gece gündüz çalışalım. Ankara′da yapılacak işler varsa biz görev alalım.Yarımadamıza faydalı olalım, bizim hayatımız hizmet.


BG:Eğer herhangi bir sebeple erken seçim olmaz ise bir yıl sonraki seçimlere AKP Bodrum′dan bir milletvekili çıkarmak niyetinde mi?


Y.Algül: Öncelikle kendi adıma bir beyanda bulunmak isterim.Ben partimin hizmetkarıyım, Bodrum′un hizmetkarıyım.Bana ne emir verilirse, ne görev verilirse ben partim adına,


Yarımadada gecemi gündüzümü çalışmakla geçirmeyi ilke edindim.Bu, şu demek değildir. Yani bütün görevleri üstleniyorun, yarın öbür gün sana milletvekilliği için bir talepte


bulunurlarsa evet veya hayır der misin? Hiçbir şekilde gündemimde değildir, hiçbir şekilde de düşünmedim. Zannederim ki böyle bir talebi de kendi adıma reddederim.


Benim burada bir yuvam var, çocuklarım var. Milletvekilliği zor bir iştir, Türkiye′nin her yerinde çalışma gerektirir. Bu da AKP′de milletvekilliği zor iştir diyorum.


Bizim milletvekillerimizi görüyorum, gecesini gündüzüne katıyorlar. Bu ülke için öyle çalışmak gerekir. Benim de şu anda öyle bir durumum sözkonusu değil.


BG: Yarımada′da Belediye ve Hükümetin yaptıklarının ayırımını yapmakta Bodrum′lular zorlanıyorlar. Yapılmış veya yapılmakta olan uygulamalar ile


ilgili Belediye′ye şikayete gittiklerinde Sayın Kocadon ” Bu bizim uygulamamız değidir” diyor.Örneğin su projesi için yapılan alt yapı çalışmaları.


Kendinizi ve yaptıklarınızı Bodrum′lulara yeterince anlatmakta zorlanıyor musunuz?


Y.Algül: Biz genelde hizmetlerimizi basın yoluyla komuoyuna açıklamaya çalışıyoruz. Belediyeler yerel iktidar oldukları için seslerini bizden daha fazla


duyurabiliyorlar. Basın her zaman yanlarında oluyor ve her konuştukları gündeme oturabiliyor. Bizim siyasi çalışma gündemimizde öyle bir zamanımız olmuyor. Bir de vatandaş


hizmeti görüyor. Bugün Belediye Başkanı çıkıpta Torba Kavşağı düzenlemelerimiz devam ediyor dediğinde, biz hemen düzeltme yapıp, adaleti sağlıyoruz.Sayın Başkan su projesini


sahiplenme gibi kamuoyu yarattı, onda da çıktık basın açıklamamızı yaptık.Üzerine basa basa söylüyorum, Muğla′nın tüm ilçelerine gelen yatırımlardan daha fazlası Bodrum′a gelmiştir.


Rakamsal olarak değerlendirdiğimizde Bir Milyar Dolar′a yakın yatırımın geldiğini söyleyebilirizBu da beni İlçe başkanı olarak beni çok sevindiriyor.


buy esomeprazole

BG: Ekonomik açıdan değerlendirirseniz, 2010 yılı  Bodrum için nasıl geçmekte?


Y.Algül: Mayıs′ta iyi başladı. Bu ayda düşüş var, sizler de farkındasınız. Şahsi düşünceme göre istediğimiz rakamları yakalayamayacağız. Yine de sezonun sonunu beklememiz lazım,


generic Propranolol

tam net rakamları görmek için.


BG: Herkes sıkıntılı ve memnuniyetsiz. Bereketsiz bir dönemde miyiz?


Y.Algül: Aslında sıkıntıyı şöyle ifade etmek gerekir. Bodrum′da turizimdeki gelirlerin karlılık oranları çok düştü.Mevcut yatak kapasitemizin % 60-70′i eskidi. Bodrum′da yenilenme


olması gerekiyor. Arz ve talep dengesini iyi kurmamız gerekiyor. Herşey dahil sistemle kaliteyi aşağıya aldık.Giderimiz yükseldi, karımız çok düştü. Butik tarzı veya bir bölge bazında


bir çalışma yapabilirsek, örneğin Ortakent buna çok müsaittir. Ortakent′teki bütün otel sahipleri bir araya gelip çok uygun kredilerle,yurtdışı kaynaklı, 2 yıl ödemesiz, 5 yıl vadeli döviz


bazlı kredilerle tüm otelleri baştan sona yenileyebilirsek bu bölgelerde, çevre düzeniyle, pezajıyla, sahil şeridiyle, yeni bir pilot bölge yaratabilirsek Bodrum′a  ve turizme bir örnek olur.


BG: Bunun çalışması yapılıyor mu?


 Y.Algül: Hükümet tarafından böyle bir çalışma yapılmıyor. Bunu ancak bizler sivil toplum örgütler, Ticaret Odası, Belediye Başkanları işbirliğiyle yapabiliriz. Böyle bir çalışamada


çok faydalı olur.En azından yurtdışı kaynaklar ve teminatlar konusunda Ankara ayağını harekete geçiririz. Bu da kaliteyi arttırır, rakamı arttırır. Kim odasını 100-150 Dolara vermek istemez ki?


Eğer bunu başarabilirsek o zaman hem cirolar yüksek olacak, hemde karlılık yüksek olacak. Karlılıkta yeniliği, yeni yatırımları getirecek ve Bodrum düşündüğümüz noktaya gelecek.


BG:Turizm ekonomisine katkı sağlayan iki unsur daha var. Bunlardan biri Yat imalatı, diğeri Mavi Yol. Bunlarla ilgili durumları Ankara′ya aktarıp herhangi bir çalışma yaptınız mı?


Y.Algül:Biliyorsunuz İçmeler′deki tershanelerimizde 25 binlik planlarda çalışma yapıldı. Fakat ne yazık ki o dönemlerde planlara itiraz edilince Ankara′daki 6. Daire Başkanlığın′dan


iptal kararı çıktı. Planlarda şu vardı: Net ifade kullanıyorum. İçmeler tersanesinin arka tarafı orman ve hazine arazisi. Arkaya doğru  5 kat büyütülerek Türkiye′nin hata Avrupa′nın en büyük


tersanesi, gulet yapımına dayalı tersane olarak planlanmıştı.Planlarda bu vardı. Hata Avrupanın gulet esasına dayalı fuar alanları, o bölgede planlara işlenmişti. Maalesef planlar


iptal olunca, o güzelim planlara dayalı geleceğimiz de yok oldu.


BG: Mavi yolculuk için düşünceniz nedir?


Y.Algül: Şimdi benim hiç teknem olmadı, fikir yürütmem oldukça zor. . Ama arkadaşlarımdan bazıları o işlerle meşgul. İsteriz ki mavi yolculuk iyi olsun ve en ön plana çıksın. Benim esas olarak gönlümden geçen


hem koylarımızı korumak, hem de mavi yolculuğu ön plana çıkarmak.


BG: Evet′li Hayır′lı bir döneme girdik. Bodrum′da nasıl gidiyor? Asıl Sorunun 2 madde üzerinde yoğunlaştığı, diğer maddeler üzerinde mutabakat sağlanmış


olduğu. Bir de Anayasa değişikliği gibi değil de güven oylaması halini alması konusunda ne düşünüyorsunuz?


Y.Algül: Aslında tespitiniz çok doğru. 2 madde haricinde diğer maddeler üzerinde genel bir uzlaşma var. Bodrum′a baktığımız zaman, Bodrum′da AKP haricindeki partiler HAYIR saflarında.


HAYIR diyerek siyaset yapıyorlar. Fakat niye HAYIR dediklerini bilmiyorlar. Asıl sıkıntımız bu.Yalnızca bu 2 maddeye mi HAYIR diyoruz, bütün pakete mi HAYIR diyoruz


veya bu 2 maddeyi biliyoruz da mı HAYIR diyoruz? Ben inanıyorum ki bu 2 maddeyi bilen çok az kişi var.En azından biz bu 2 maddeyi konuşursak kamuoyuna bazı mesajlarımızı iletmiş


oluruz. Şunu öncelikle söylemek istiyorum : Bu oylamanın bahsettiğiniz tarzda bir oylama olmaması için biz elimizden geleni, yani siyasi boyuta taşınmasın diye


elimizden gelen çabayı sarfetmek için uğraşıyoruz. Neden? Bu Anayasa değişikliği oylamasıdır, siyasi bir çekişme değildir. Siyaset yapılacak bir ortam yok. Sadece


Anayasa maddeleri konuşulur, tartışılır, bu maddeler üzerinden her görüşten insan teveccühünü EVET′ten veya HAYIR′dan yana kullanabilir. Fakat görüyoruzki Bodrum′da,


Türkiye′nin genelinde siyasi bir yarışa dönüştü. Bu da AKP İlçe Başkanı olarak beni üzüyor. Ama şunu söylemek isterim ki AKP Bodrum İlçe Başkanı olarak


ben siyasi bakmıyorum, Anayasa değişiklik paketinin içeriğine bakıyorum. Bilhassa şunu söylüyorum, her platformda da bütün siyasi görüşlerle masaya oturmaya hazırım. Paket


içerisinde anti demokratik bir tane madde göstersinler, ben bu arkadaşlarımla tartışmaya hazırım.


BG: HSYK′da çıkan kriz umarım çözülür.Esas maddelerden bir tanesi HSYK′nun dengesinin değişeceği ve siyasallaşacağının korkusu.


HAYIR demenin sebeplerinden bir tanesi bu. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz?


Y.Algül: Şimdi önce Anayasa′dan başlıyoruz. HSYK′dan başladığımız zaman sadece şunu sormak istiyorum. HSYK′yı kimler seçiyor? Bu kurul nasıl seçiliyor? Bunu kimler seçiyor yoksa


bunlar birbirlerini mi seçiyorlar? Şu anki ortamda birbirlerini seçiyorlar. Biz ne diyoruz? Çok açık ve net şunu söylüyoruz, şu anda siyasi vesayet altındadırlar. Hani diyorlar ya


AKP orada siyasi bir vesaet oluşturmaya çalışıyor. Ben de idda ediyorum ki şu anda HSYK siyasi vesayet altındadır. Buyursun elsinler benimle konuşsunlar konuyu. Herkese buy misoprostol


sesleniyorum. Bodrum′daki bütün siyasilere sesleniyorum. Şimdi soruyorum size, Müsteşar katılmazsa toplantı yapılabiliyor mu, yapılamıyor mu? Düşünün Müsteşar katılmazsa


toplantı bile yapılamıyor.


BG: Müsteşar olmazsa kanunen yerine vekalet eden kişinin katılması yeterlidir.


Y.Algül: Karar bile alınamıyor. Bu ne demektir? Siyasi vesayet aldındadır. Şu anda AKP Hükümeti isterse Müsteşarı tutar kolundan der ki “Gitme Toplantıya”, tamam işte bitti.


Toplantı yok, karar da yok. Biz ne diyoruz yalnış.Biz diyoruz ki Müsteşar toplantıya katılsa da katılmasa da karar alınacak, toplantı yapılacak.Bunun akabinde bana şunu soracaksınız,


oradaki seçimler nasıl oluyor? Başlamışken ona a küçük bir not ilave edeyim.Şimdi ben birinci sınıf hakim ve savcıyım. Sizi temsil eden kurul, sizin hakkınızda karar verebiliyor.Sizi işten


atabiliyor, istediği yere atayabiliyor ama siz o kurul için oy kullanamıyorsunuz ve dava açamıyorsunuz. Böyle bir hukuk var mı? Biz ne diyoruz, birinci sınız hakim ve savcıların


oyuyla oradaki kurul seçicilecek, kurul da seçenerin haklarını kollayacak, o insanlarda seçtikleri kişilere güvenecek. Olayın özü bu.


BG:Bu Anayasa değişiklik paketine EVET denilmesi durumunda, işledikleri idda edilen suçlardan dolayı hakkında ki iddanameler


Başbakan da dahil olmak üzere, bakanlar, milletvekilleri kendilerini kurtarmak derdindeler mi?


Bu değişim BANA YASA anlamına mı geliyor? Gündemdeki soru bu.


Y.Algül: Seçen kişiler zaten hakim ve savcılar.Kurul aynı kurul.Bunun tam tersini düşünelim. Sayıyı azıltırsak kontrol daha kolay olur. Sayı çoğaldıkça kontrol zorlaşır.


Çünkü seçimle gelecek insanlar var, Cumhurbaşkanı njın belirlediği kişiler var. Kim devlet görevindeyken yaptığı işlerden çok büyük şeyler almış? Yalnızca rahmetli Adnan


Menderes büyük bir haksızlığa uğrayarak böyle bir olay yaşamış. Bugün bunu herkes kabul ediyor. Sayın Başbakanımız konusunda böyle birşey düşünülmesi söz konusu olamaz.


Anayasayı değiştirip kendimizi yargıdan kurtaralım demek çok yanlış bir ifade.


BG: Bunu siyasal bir söylem olarak mı değerlendiriyorsunuz?


Y.Algül: Öyle olduğunu düşünüyoruz. Çünkü ortada bir suç olması lazım. Mesela şunu yaptığı için, Başbakan bunu yaptığı için demeliyiz. Bir kere ortada böyle birşey yok.


Yargıdan kaçacak veya korkacak bir durumumuz da yok.


BG: Anayasa ile ilgili olan konu hakkında ne diyeceksiniz?


Y.Algül: Bu bile başlı başına bir devrim. Düşünebiliyor musunuz? vatandaş yargıya gidiyor, yargıda kaybediyor. Hayır diyor ben haklıyım, bana bir haksızlık yapıldı.Ben İnsan


Hakları Mahkemesine gideceğim diyor ve kazandığı zamanda hem ülkemiz tazminata maruz kalıyor, hem de ciddi şekilde prestijimiz sarsılıyor.Artık İnsan Hakları Mahkemesine


gitmeye gerek yok, bireysel olarak Anayasa Mahkemesine başvuru hakkını arayabiliyorsun. Hani diyorlar ya orduda bir hegomanya kurmak istiyorsunuz, ben de diyorum ki arkadaş


gelin deyinki, şöyle şöyle adamlarınızı seçiyorsunuz, getirip buraya oturtmaya çalışıyorsunuz.Orada bir partizan tavır içinde bulunuyorsunuz.Birileri gelip bana söylesin, bekliyorum.


Anayasa Mahkemesi 11 asil, 4 yedek üyeden oluşmakta.Yani 15 üyeden oluşmaktaydı. Bizim yaptığımız değişiklikle 17′ye çıktı.Polemik yaparak, ısrarla AKP düşmanlığı yaparak


dile getirenlere Türkiye′nin önünü açmak için bu kadar çaba sarfediliyor, gece gündüz çalışılıyor ve vatandaşa işin doğrusu anlatılmıyor. Çıkıyor CHP′li idareciler, MHP′li idareciler olmaz.


AKP yaptı ya, AKP yaptığı için HAYIR. İçeriğine bakarak HAYIR yok. Kesinlikle siyasallaşmış durumda.


BG: Bu noktaya nasıl geldik?


Y.Algül: Daha önceki hükümetler döneminde 55 maddede değişiklik olmuş.Köklü bir değişim bir türlü sağlanamamıştır.Mecliste oylamalar yapılırken MHP,CHP omuz omuza verdi mi,


vermedi mi?  Omuz omuza verip red oy kullandılar. fakat bizim burada en çok ilgimizi çeken nedir biliyor musunuz? Mecliste CHP gurup kararı alıyor, oylamalara katılmıyor. Yani red bile vermiyor,


oylamalara girmiyor.Burası çok önemli. Mecliste HAYIR oyu verememiş bir parti olarak, halktan HAYIR oyu istemeye hangi yüzle gidiyorsun. Mecliste halkı temsil edenlerin iradesine direk ipotek


koyuyorsun. Diyorsunki  HAYIR oyu bile kullanmayacaksınız. Eğer onlar mecliste HAYIR oyu kullanabilselerdi seninde yüzün olurdu halktan HAYIR oyu istemeye.Eğer EVET diyecekse,


Anayasa içeriğini bilerek onaylasın, ben bunu isterim.  Önümüzdeki halk oylamasını seçimlerle karıştırıyorlar. CHP, MHP ısrarla şunu diyor. “HAYIR” vereceğiz.


BG: BDP karar değiştirdi. Yapılan açıklamalar da çok tehlikeli açıklamalar. Sadece Akp için değil Türkiye için. PKK yönlendiriyormuş gibi göstermek çok yanlış değil mi?


Y.Algül: Bunu da polemik konusu yapıyorlar.Çıkıpta televizyonlara net ifade kullanırsa, o zaman diyebiliriz ki bir dönüş var.Şu anda AKP′ye öyle bir kötülük yapıyor ki sandığa göndermiyor vatandaşı.


Çünkü orada sandığa giden vatandaş paketin içeriğini biliyor. Ordaki vatandaş çile çekmiş. Deseki git sandığa HAYIR ver,  biz ona da razıyız. Değişimin ve dönüşümün olacağı bir


oylama yapılacağına inanıyoruz. Onun için EVET istiyoruz. Bu oylama siyasetler üstü bir oylama olsun istiyoruz. Güvenliğimizi sağlayan kurumlar belli. Bunlar nereye bağlı? Başbakanlık ve


Cumhurbaşkanlığı.Diğer kurumlarla aynı şekilde görev yapsın. 2002 yılından bu yana Türkiye′nin aldığı yolu herkes gördü. Dünya ülkeleri de gördü. 27. büyük ekonomiden 16. büyük ekonomiye


geldik, heyecanımız büyük.Kabımıza sığmıyoruz. Israrla diyoruzki darbe anayasalarıyla yol alınamayacak. Üstelik CHP′nin yıllardır şikayetçi olduğu düzeni de değiştiriyoruz, sistemi de değiştiriyoruz, daha ne


istiyorsunuz? Gelin hep beraber çalışalım dedim, Bodrum′daki her görüşten arkadaşıma, demeye de devam edeceğim.


BG: Çok teşekkür ediyoruz Sayın Başkan.


Y.Algül: Bizde teşekkür ediyoruz. Halkımızın sağduyulu bir şekilde sandıkta tercihini yapacağına inanıyoruz.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.