enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Ethem Demiröz İle Bodrumlu Kimliği Üzerine

29.11.2011
0
A+
A-

Bodrum kültüründen artık bahsetmenin yeri kalmamış demek ki?

Premarin 0.625mg

Ethem Demiröz ile sohbetimiz daha çok Bodrum Ticareti ve geçmişi kapsadı. Lakin siyasetten asla uzaklaşmadı. Sözlerinin belki yarısı siyasiydi. Eski Tüfek nede olsa. Birikimleri, gözlemleri var yıllarca toplamış. Tek tek onları arşivlemiş beyninde. Şimdi bir kısmını paylaştı bizimle. Bodrumlu Kimliği tefrikamıza uyan bölümünü şimdi sizlerle paylaşıyoruz. Ama sözü aldık, Bodrum Politikası ve Politikacılarını da konuşacağız.

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem Özel Röpotaj
Turizmin t?sini sokmazdım dediniz. Eski dönemle, yeni dönem arasındaki fark nedir? Bodrum ile birlikte Bodrumlular?da mı yok oluyor?
80 den sonra dışarıdan gelenlerle birlikte, buradakiler kendi öz kültüründen yavaş yavaş uzaklaştı.
Dışarıdan gelenler buraya yerleşiyor ve sonrasında Bodrum?u yönetmeye talip oluyorlar. Bu konuda ne diyorsunuz?
order methotrexate online Bu önlenemez ve kabul etmekten başka bir çaresi olmaya bir realite.  Her yere imkanlar ölçüsünde daha kısa sürede ulaşılması, sahillerin yaşama anlamında daha rahat olduğu gerçeği,  yerinde durması daha uygun olan insanların sahil kısımlarında tatil yapmasına ve yer almasına teşvik etti. Her şeyden evvel biz turizmi inkar ediyor değiliz. Getirdiği menfi olayları beğenmiyoruz, ama bunu kabullenmekten başka da seçeneğimiz yok.  Örneğin siz bir otobüse koltuk sayısından fazla bilet keserseniz kavga kaçınılmaz. Bodrum?daki durum buna benziyor. İstihap haddinin iki ?üç kat aşan bir arabaya yolcu almaya benzer.
Bunu önlemek mümkün müydü?
Mümkündü elbet.  Kim yapacaktı bu işi? Evvela buna otobüsün sahibi göz yummayacaktı.  Bu hatayı yapanı, bilet keseni işinden atacaktı. Kendisi de oraya 60 kişilik bilet kesen bir adamı koyacaktı. Bu yalnız Bodrum?un da meselesi değil. Sahil kesimindeki yerlerin, beldelerinin müşterek derdi olduğu, insan nüfusunun çoğalması ve onların da imkanlarının artması insanların sahil kesimlerinde ticaret yapmaya, yer tutup kiraya vermeye yöneltti.  Bunu önlemek, bu ülkenin planlamasını yapan, yöneten insanların elindeydi.  Ama kimse bunu göremedi. Siyasi baskı, menfaat, rüşvet, bağış, plansızlık,  gösterilen zorluk. Özellikle çıkarılan zorluklar insanları bu yöne yöneltti. Bir çok kişinin işin bu hale gelmesinde semirme, işi şişirmeyi geçim kapısı olarak görmeye başlaması nedeniyle herkes gelecek ne olursa olsun diye, başını kuma gömdü. Devletin en yüksek kademesinden, en küçük birimine kadar herkes işin istismarını yaptı ve ülkenin sahilleri, koyları, dağları yatırım yapılır yapılmaz heba edildi.  Biz de bunun adına şimdi turizm dedik.  Bunun içinde çalkalanıyoruz. Gelen de mutsuz, burada yaşayan da mutsuz. Bir sürü problemleri beraberinde getirdik. Alt yapıyı halledemedik. İnsanlar aradıklarını bulamadılar, bulabilmek için gayrı meşru yollara gittiler.  İnsanları satın alarak istediklerini yaptırmaya çalıştılar.  Hala bu durum yürüyen bir kartopu gibi çığ olmuş ezip geçip gidiyor.  Gelecekte daha büyük sıkıntılara yol açacak bu olgu, maalesef göz yummalar sonucunda şahsi menfaat karşılığında bugünkü neticeyi doğurdu.?
Düzelmek imkanı var mıdır?
Ben ümidimi kestim ya, inşallah birkaç nesil sonra gelenler, veyahut da bizim bilmediğimiz bir sebep hasıl olur da düzelir. Bodrum artık bir rant olarak görüldüğü için, herkes onu hor kullanıyor.  Hoşgörü de kaybolduğu için bencillik arttı.
Politik olarak ne durumda Bodrum? Siz politikanın eski tüfeklerindensiniz, bu açıdan da kısaca değerlendirebilir misiniz?
Biz 1989 yılında bir araştırma yaptık. Aradan kaç yıl geçmiş.  O araştırmayı seçime gittiğimiz için siyasi bir amaçla yapmıştık. Bodrum?un siyasi kimliği nedir ki, biz nasıl netice alırız için yapılmış bir araştırma idi. Yarımadanın genelinde yaşayan insanların %65 i Bodrum doğumlu değildi. 1975?te yaptığımız planda Bodrum nüfusu yedi bin idi ve on beş bini planlıyordu.  Şimdi sadece Bodrum merkez nüfusu elli bin.  Ama Bodrum?lu o kadar artmadı ki. Benim o zaman üç çocuğum vardı, şimdi üç tane de torunum oldu.  Ama nüfus elli bin olmuşsa Bodrum kültüründen artık bahsetmenin yeri kalmamış demek ki.  Bodrum?un herhangi bir sokağında yürüyorsun sağına bakıyorsun tanıdık bir sima yok, soluna bakıyorsun tanıdık bir sima yok. Sonun da birine denk geliyorsun. Oh sonunda iki Bodrum?lu birbirine selam veriyoruz.
Nereye kayboldu Bodrumlular?
Clonidine Online
Şimdi Bodrumlular en kalabalık Sanayi Sitesindedir.  O da yarı yarıya. Kimisi ya sattı, ya da kiraya verdi.  Buraya sadece gelip gece yaşantısını yaşayanların buradan memnun oldukları belli.  İstediği şekilde hareket eden, istediği haltı karıştıran da memnun.  Ama turizm bu değil işte. Bizim anladığımız bu değildi. Turizm maalesef bu neticeleri getirdiği için geleni de, burada olanı da mutsuz etti.
Bu sorular sizi biraz mutsuz etti. Bizde Bodrumlu kimliğinin detaylarını öğrenmek ve okurlarımızla paylaşmak için üzerine gide gide soruyoruz. Söylediklerinizde çok ilginç ve Bodrumluları bu konuda düşünmeye zorlayacak görünüyor. Bu durumun siyasi durumu da var değil mi?
Merak ettiğiniz, bilmediğiniz konular eğer bizim bildiğimiz şeylerse bunların konuşulmasında fayda vardır her zaman.  Bodrum bu gün bu hale gelmişse, bunun siyasi yönünün ne kadar ağır olduğu son derece malum.  Bu olgunun içerisinde bu teferruat gibi gelecek ama, isteyerek çıkarılan zorluklardan bahsettim az önce. Bizim insanımız kolay kolay, normal terbiye almış insanımızdan bahsediyorum; yanlış yapmayı istemez.  Mecbur bırakılmadıkça, umumiyetle doğru olmaya gayret eder.  Ama siz onu hep yanlış yapmaya yönlendirirseniz, yolunun üstüne hep taş koyarsanız, o da yan yollara sapacaktır.  Bir hedefi vardır ulaşmak için, ama o yan yollar da hep yanlış yollardır.  Siz onu o şekilde yanlışa sevk etmiş olursunuz.  Bu gün bir inşaat yapacak şahsın inşaat süreleri belli, mevsim olarak da belli. Ama bu bugünün idaresinin de değil, bu Bodrum?un meselesi de değil. Türkiye genelinden bahsediyorum.  Bir inşaat yatırımı yapacak şahsın aklına, hayaline gelmeyecek kadar engel çıkarırsanız, onu boğarsanız ister bürokrasiyle, ister muameleyle, ister parasal baskıyla boğarsanız bu şahıs ya o inşaatı yapmaktan vazgeçer, ya da o inşaatı kaçak yapar.
Peki neden kaçak yapıyor?
Çünkü siz adama ruhsat aldıktan sonra A4 kağıdını yedi sayfa dolduracak kadar ruhsat alması için karşısına muamele çıkarırsanız, şu yedi sayfayı da bu adam en az bir yılda doldurabilirse, bu adam ruhsat almaktan cayar. Alamaz, gücünü aşar ve gidip kaçak yapıyı yapar. Yanlış yapı yapar, komşusundan hizaya düşer, ama idarede buna bir ceza keser. İcabında göz yumarsa Bodrum?da biter, İstanbul?da biter. Ülkenin içine düştüğü başlıca amansız hastalık bu. Hiçbir zaman bir kağıt doldurarak bir muameleyi çözemiyorsunuz.  Bir işletme ruhsatı için adamı 35 kapıya gönderiyorsanız, ruhsatsız işletmeyi teşvik ediyorsunuz.  Bunu da çözecek olan iddia sahipleri. 4-5 yılda bir Ankara?ya gidenler oluyor. Bilmem anlatabildim mi?

Ethem Demiröz ile sohbetimiz devam edeceğe benziyordu. Lakin yutkundu, sustu, düşündü konuştu. Belikli çok dolu. Tespitler yapmış yıllarca, bazılarını paylaşmış, biriktirmiş çoğunu. O tespitleri de paylaşma sözü aldık. Dediğimiz gibi başında sözümüzün, Bodrum Politikasını, Bodrumlu politikacıları konuşacağız daha sonra. Biliyoruz ki inanmakta güçlük çekeceğimiz bilgiler var ve onlar gün ışığına çıkacak. Umarız bu tespitler ve yutkunup söylenemeyenler, daha sonraya bırakılanlar Bodrum?a katkı sağlar, Bodrumlu kimliğine de.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.