HİÇ BİR ŞEY GÖRÜNDÜĞÜ GİBİ DEĞİLDİR, İYİ BAYRAMLAR BİZE…

FATİH BOZOĞLU
FATİH BOZOĞLU
  • 10.01.2012
  • 2.067 kez okundu

Gazetecilik ile ilgili pek çok yazı yazdım, bıkmadan usanmadan da yazmaya devam edeceğim.

Her meslek erbabı nasıl kendi mesleğinin haklarına sahip çıkar. Ben de  kendi mesleğimize sahip çıkmamız gerekli diye düşünürüm, hayata geçirmeye çabalarım. Mesleğimize sahip çıkmak en onurlu görevdir diye düşündüm her zaman.  

Mesleğimiz olan gazeteciliğe dışarıdan baktığınızda oldukça özenilen, ayrıcalıklı bir meslek gibi görünür. Normal şartlarda gazetecilere de hep güler yüzlü bakılır, mesleği ile övgüler düzülür, hatta saygılıdır da insanlar.

Bu çok bilinen yaşanan bir durumdur.

Lakin birkaç örnek sıralayalım bakalım öylemiymiş;

Adliye kapısı, Jandarma ya da Polis hırsız, katil, uyuşturucu satıcısı, tecavüzcü, terörist yada başka suçtan birini kelepçelemiş mahkemeye götürüyor. Süklüm püklüm zanlı bir anda tekmeler savurmaya, küfürler etmeye başlar.

Kime saldırıyordur dersiniz?

Fluconazole no prescription Görevini yapan yani kamuya haber vermeye çalışan gazeteciye.

Bir büyük geliyordur, bir kişi yada bir yeri ziyaret ediyordur. O büyük istediğinde gazetecileri önüne sıralar ve söylemek istediklerini söyler. Bu bilindik, normal bir şeydir. Ama bir bakarsınız o büyüğü izlemek için 2 metreboyunda karate tekvando ve bilumum Uzakdoğu dövüş sporlarını bilen siyah takım elbiseli, siyah gözlüklü, CİA casusu görüntülü adamlar tarafından tartaklanan, kamerası fotoğraf makinesi ve kafası kırılan birileri olur.

Bu görevliler kime saldırıyordur dersiniz?

Görevini yapan yani kamuya haber vermeye çalışan gazeteciye.

Bir magazin yıldızı gezmeye çıkmıştır salına salına. Bir yerlerini de göstere göstere. Zaten gazeteciler etrafını sardığında anlaşılamaz saçma sapan lafları bir araya getiren zeki get Paxil (!) varlıklardır. Sonra biriyle ne yapmaya gittiği bilinmez (!) otele, yata veya öyle bir yere giriyorlardır. Bir anda ortalık karışır. Sevgilisi yada düzeyli ilişkisi olan sadece arkadaşı tekme tokat birilerine saldırmaya başlar.

Bu düzeyli arkadaş kime saldırıyordur dersiniz?

Sildenafil Görevini yapan yani kamuya haber vermeye çalışan gazeteciye.

Bir gazeteci yazar, bir büyük şunu yaptı bunu yaptı diye. Büyük gazeteciye gülümser. Bir gazeteci o şunu yapan bunu yapan büyük için şunu yapmadı bunu yapmadı diye de yazar. Sonra havada bir işaret parmağı daireler çizer. (İşaret parmağı genelde uyarmak ve tehdit etmek için gösterilir)

Büyük kime işaret parmağı sallar dersiniz?

Görevini yapan yani kamuya haber vermeye çalışan gazeteciye.

Bu örnekleri çoğaltabiliriz. Sizde en azından TV?de görmüşsünüzdür bunları.

Daha acısı da var. Eğer siz bir kasaptan et aldıysanız ve istediğiniz gibi bir et olmadığını anladığınızda ne dersiniz. Kasap Abdurrahman kötü kasap. Yada hata yapan, başka bir meslek erbabı için hemen özelleştirirsiniz, genellemezsiniz.

Ya bizim meslekte?

?Gazeteciler yalan haber yapıyor?

?Gazeteciler yalakalık yapıyor?

 ?Gazeteciler tetikçilik yapıyor?

 ?Gazeteciler taraflı, oradan para almıştır ondan yazmıyor?

Yazdıklarınız birilerinin işine gelmez, hoşuna gitmez; Reklamlarınız kesilir.

Yazdıklarınız birilerinin işine gelir, hoşuna gider; Gel sana reklam verelim diye ahlaksız teklifler ile karşılaşırsınız.

Yani demem odur.

Gazetecilik zor zanaat, zor meslek.

Kimseyi memnun edemez, kimseyi tatmin edemezsiniz.

Hiç kimse nedense düşünmez gazetecilerin önce insan olduğunu.

Onlar hep gazetecidir.

Yinede hep gazeteci kalacağız, her şeye rağmen.

İyi bayramlar bize?

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Meltem Ulusoy dedi ki:

    Sevgili Fatih, mesleğinizde çok daha büyük başarılara imza atacağınıza emin olduğum sen ve sevgili Çiçek’le birlikte gazetenizde çalışan tüm emekçi gazetecilerin gününü kutluyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Ve bugünde diliyorum ki yalnızca mesleklerini yaptıkları için aylardır, hatta yıllardır tutuklu olan gazeteciler, tıpkı Levent Kırca’nın dediği gibi, özgürce toprağın,çimenlerin üzerinde yürüsünler, gökyüzünü özgürce seyredebilsinler…………

YORUM YAZ