BAŞKAN AKP’YE YA DA “PERDE!”

BAŞAR MÜNİR
BAŞAR MÜNİR
  • 04.06.2012
  • 782 kez okundu

kocadon tutuklanma manşet

Aşağıda okuyacağınız yazıyı 1 Haziran 2012 Cuma sabahı gazetemiz Bodrum Gündem?de yayınlanmak üzere gönderdim. Ancak öğle saatlerinde yazı işleri müdürümüz Fatih Bozoğlu aradı ve Bodrum Belediyesi?ne baskın yapıldığını ve belediye başkanı Kocadon?un gözaltına alındığını söyledi. Bunun üzerine aynı gün internet sitemizde yayınlanan ?Siyaset mi Politika mı?? başlıklı yazımı yazdım. Ancak daha sonra sevgili Fatih tekrar arayarak yazıyı koyacağını, bir ekleme veya düzeltme yapmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de bu notu düşmek istedim. Aşağıdaki yazıya ister hissi kablel vuku deyin, ister politikayı yorum yeteneği, isterse başka bir şey. Ancak üzüntüm, yıllardır politikanın içinde olanların bu gidişatı görememeleri, belki görüp de bir şey yapamamalarıdır. Kocadon başkana çok geçmiş olsun diyorum, politikadır, olur böyle şeyler. Canı sıkıldığı vakit Zincirbozan’ı ve orada ikâmete zorlananların ileriki yıllarda yaşadıklarını düşünürse sanıyorum bir nebze olsun can sıkıntısı gidecektir.

Yerel seçimler yaklaşıyor. Herşeyi plansız ve programsız yapan ve son dakika ayarlamaları ile günü kurtarmaya çalışan bazı partileri bir tarafa bırakırsak, artık yavaş yavaş safları belirleme, seçime yatırım yapma ve hazırlanma vaktidir. Halen belediye başkanı olarak görevde olanlar, seçmenlerinin tekrar kendisini seçmeleri için onların hoşuna gidecek şeyler yapacaklar ve öyle projelere girecekler ki, seçim vakti gelip çattığında ?daha işim bitmedi..!? diyebilsinler. Gönüllerinde bir belediye başkanlığı yatan adaylar ve partiler ise ziyaretlerini sıklaştıracaklar. Esnafla, öğrencilerle, halkla daha çok birlikte olup daha yakın ilişki kurmaya çalışacaklar, (varsa) projelerinden bahsedecekler. Siyaset de zaten böyle bir şey.

İktidar partilerinin elbette ki yerel seçimlerde tartışmasız bir avantajı var. Bugüne kadar merkezi kaynakların dağıtımında tercihler her zaman iktidar partisinin sahip olduğu belediyelere gitmiştir.

AKP Genel Başkanı’nın belediye başkanlığından gelmiş olması bu açıdan çok önemlidir. Bir belediye başkanı, işinin doğası gereği, halkla bir bakandan veya milletvekilinden çok daha fazla içiçedir. Ulaşım gibi, temizlik gibi ve hatta sağlık gibi, kültür işleri gibi halkın gündelik hayatını direkt etkileyecek konularda çözüm üretmesi beklenir. Akıllı bir iktidar partisi bu gücü kullanarak halka teması sürekli olarak sürdürür.  Bunu en iyi bilen kişi de R.Tayyip Erdoğan’dır.

R.Tayyip Erdoğan ve çevresindekiler şunu da çok iyi bilirler ki, isim yapmış bir belediye başkanını, iktidar partisi olarak ne kadar zorlarsanız zorlayın, alaşağı edemezsiniz. Eskişehir?de Yılmaz Büyükerşen, Şişli?de Mustafa Sarıgül bu tür örneklerdir.

Bodrum ise Eskişehir veya Şişli gibi değildir. Şehir değildir, şehir içi de değildir. Tam tersi, uzun yıllardır şehirdekilerin ?kaçmak? istedikleri yerlerin başında gelir.

Her ne kadar nüfusu kış aylarına göre birkaç katına çıksa da, Bodrum Belediye Başkanı?nı Bodrum?da yaz kış oturan yerlileri seçer. Bodrum?un yerlilerinin ise Belediye Başkanı?nı seçerken baktıkları kriterler, biz ?dışarlıklılar?dan farklıdır. Öncelikle temizlik isterler yerliler. Sonrasında düzen ve para kazanmalarına olanak tanınması. Yani turistlere hizmet verirken engel çıkarılmaması, topraklara evler-siteler kondurulurken ses edilmeyip izin verilmesi ve benzeri konular. Halkı mutlu etme açısından Sayın Kocadon başarılı olmuş olacak ki, en azından kendisine karşı ciddi bir muhalefet çıkamıyor şu anda.

Ancak iktidar partisi Bodrum’u almaya kararlı. Bu seçimde veya gelecek seçimde. Benim tahminime göre Başkan Kocadon’a, resmi olmasa bile, AKP’ye geçmesi konusunda bir baskı olduğu yönünde. Hem iktidar partisinden olmayacaksınız, hem de DP gibi pek de bir varlık gösteremeyen bir partiden seçilmiş olacaksınız. Zor iş. Başkanın bugüne kadar niçin AKP’ye geçmemiş olduğu bir muamma. Belki perde arkası pazarlıklar yapılıyordur, belki bir takım şeylerin güvencesi bekleniyordur, belki de gönülde yatan aslan bambaşkadır. Kimbilir..! Ama AKP gibi güçlü bir iktidar partisinin bu tür ?pazarlık ? ayakta top çevirme ? zaman geçirme? taktiklerini beklemek yerine bambaşka bir strateji geliştireceği de kesindir. Bodrum Belediyesi?ne yapılan baskını böyle okumak gerekir düşüncesindeyim: ?Çember daralıyor, kararını ver, ya hiç uğraştırma bize geç, ya da uğraşıp alırız o koltuğu.?

CHP mi? CHP’nin izleyeceği yol bellidir. Seçim yaklaştığında önce kimin aday olacağı konusunda tartışacaklardır. Daha sonra aday belirlendiğinde, adaylardan diğeri “çalgıcıdan aday mı olur canım!?” benzeri bir söylenmeyle bayrak açacaktır. Bir sonraki aşama “acaba (parti değiştirmemiş ise) Kocadon ile AKP birbirlerine girer de biz aradan sıyrılır mıyız”ın hesabı yapılacaktır. Sonrasında esnaf ziyaret edilecek, halka çiçek dağıtılacak, 10.yıl marşı hepbirlikte söylenerek bayrak sallanacak, çoğunluğun isteğinden çok istemeyenlerin bölünmesi sonucunda yaşanacak zafer beklenecektir. Tüm bunlar ise seçimden önceki 3 aya sıkıştırılacaktır. Umarım bu sefer başkan adaylarını oy verebilecekler arasından seçerler veya akıllarına gelip kaydını zamanında yaparlar.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ