enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Suyun Bodrum?daki Patronu?

Suyun Bodrum?daki Patronu?
06.06.2012
0
A+
A-

Dünya küresel ısınma gibi bir felaketle karşı karşıya iken ve her damlası gün geçtikçe altından bile kıymetli hale gelen suyun Bodrum?daki macerasını Polat Galle?nin Turgutreis yolu üzerinde İslamhaneleri?nde ki  fabrikasında Alptekin Polat?tan dinledik. Bodrum?daki en önemli işletmelerden biri olan Polat Galle firmasının ortaklarından Alptekin Polat ile  suyun Bodrum?daki gelişmesini, su üzerinde oynan oyunları ve hem sağlığımıza, hem de bütçemize olan etkilerini sizlerle paylaşalım istedik.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

order Paxil online

Alptekin Polat 1968 İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi İktisat Üniversitesi mezunu ve aynı üniversitede işletme mastırı yaptı. Bodrum?a 1994 yılında gelmiş. 18 yıldan bu yana Bodrum?da yaşıyor. Bodrum?da  İnşaat, akaryakıt, su ve yatırım danışmanlığı konularında faaliyet göstermekte. Eski eşinin babasının Bodrum?daki Azka Otelin sahibi olması nedeniyle otel işletmeciliği için Bodrum ‘a gelen Alptekin Polat Labranda Pet Su fabrikasını eski kayın pederinin ailesiyle kurdu . Bu tesis Türkiye?nin ilklerinden sayılan Labranda ve pet şişe dolum tesisi.3 yıl Milas?ta bu işte çalıştı, daha sonra Polat Galle markasıyla Muğla Menteşe de kendi su işinin başına geçti. Kısa bir süre sonra da Kocaeli Karamürsel?de de bir tesis açan Polat ?  Su sektörünün önümüzdeki dönemde önemli pirim yapacağını, ihtiyaç olduğunu, bu sektörde yatırım yapmanın fayda getireceğini düşündüğüm için ve bölgesel amaçlı açmıştım Karamürsel?i. Daha sonra orayı sattık, Muğla Menteşe?yi de on yıl çalıştırdıktan sonra sattık ortaklarımla. Yaklaşık üç tesisi o şekilde kurduk ve çalıştırdık. Son olarak da İslamhaneleri?ndeki benzinliğimizin arkasındaki arazide bulmuş olduğumuz artezyenin sağlıklı ve güzel bir su olması nedeniyle iki yıl önce burada bir damacana dolum tesisi kurduk. Şu an otellere tankerlerle ve damacana su olmak üzere faaliyet göstermekteyiz? diyor.

Şimdilerde bekar ve 2 çocuğu var. Kızı Dilara Polat 21 yaşında İstanbul Üniversitesinde, oğlu Batuhan Polat lise son sınıf öğrencisi Bodrum Marmara Kolejinde okuyor..

Polat Galle bir aile firması. Alptekin Polat firmayı  babası Agah Polat, çocukları Batuhan ve Dilara Polat?la birlikte işletiyor. Aslında aile işi inşaat Alptekin Polat?ın.  Adnan Polat?la amca çocuğu olan Alptekin Polat, Bodrum?da son 8 yıldır inşaat işi yaptığını fakat ailesinin İstanbul?da 40 yıldan fazla bir zamandır bu işi yürüttüğünü söylüyor. Polat Holdingin sahibi amcası İbrahim Polat ‘ı rehber ve önder olarak görüyor. Türkiye Cumhuriyeti devletine 4 adet su tesisi kazandırdığı için mutlu olduğunu söyleyen Alptekin Polat ?Hepsinin mülkiyetinin bizde olmamasının bir önemi yok çünkü sahipleri farklı olsa da şu an orada , üretim istihdam ve vergi var? diyor. Alptekin Polat, Bodrum?un 2 önemli ve büyük vakıfı olan Bodrum Yarımada Tanıtma ve Bodrum Sağlık Vakıflarının da kurucu üyesi.

Bodrum?da İçme Suyu ve Kullanma Suyunu Ayırmak Lazım. Bodrum?da İçme Suyu Sorunu Hiçbir Zaman Olmadı? buy Valtrex online no prescription

Alptekin Polat, 1990?lı yıllarda suyun pet şişe ile satılmaya başlandığını hatırlatarak söze giriyor ve ?Bodrum oldukça sıcak ve suyun tüketildiği bir yer.  Bu sebeple Bodrum ciddi bir su tüketim noktası oldu.  1993?lerde pet şişe, 1998?de de damacana su satışları Bodrum?da başladı.  Bodrum?un kendine özgü bir su sorunu var, su şebeke hattı olmadığı için ve yine bu su şebeke hattını besleyecek su kaynağı olmadığı için Bodrum?da su sorunu ben Bodrum?a geldiğimden beri var.  Bodrum?da içme suyu ile kullanma su sorununu ayırmak lazım.  Bodrum?da içme suyu sorunu bana göre hiçbir zaman olmadı. Bodrum?da kullanma su sorunu vardı? diyor.

Bodrum?da İçme Suyu Üzerinden Cinayet İşliyorlar?

Bodrum?daki kullanma suyu problemi yüzünden zamanında DSİ?den izin alınmadan kuyular açıldığını ve bu suların açık içme suyu adı altında damacanalara doldurularak cinayet işlendiğini söyleyen Alptekin Polat ?Fakat bazı firmalar kullanma su sorunu var diye DSİ?den izinsiz açılan kuyularda ki suyu arıtıp, bunları da yine kullanma suyu olarak satmayıp, açık içme suyu adı altında tankerlerle ve damacana içlerine doldurmak suretiyle son 6-7 yıldan bu yana bu işin cinayeti sayılacak boyutunu burada uyguladılar.  Sağlık Bakanlığının ilgili yönetmeliklerine göre uygunsuz oldukları için cinayet diyorum.  O firmaların pek çoğu da burada biliniyor.  Ne bahane edildi, Bodrum?da su yok denildi.  Bu sular gerçekten de kullanma suyu dahi olmadığı için bu yerler kaymakamlıkça ve valilikçe dönem dönem kapatıldı.  Fakat kapatılınca da insanlar kullanma suyunu alamadılar.  Bu kuyulardaki su sadece kullanma suyu olarak satılsaydı, bana göre önemli bir hizmetti?  diyor.

cheap Cialis Professional İzinsiz Açılan Kuyulardan Milyonlar Kazananlar Bu Devlete Vergi Bile Vermediler?

İzinsiz açılan kuyulardan çıkarılan suyu otellere satan firmaların devlete vergi bile ödemediğinin altını çizen Alptekin Polat ? Fakat para çok tatlı olduğu için işin etik olmayan boyutunu burada gerçekleştirdiler ve haksız rekabete neden oldular.  Biz Milas ve Menteşe?deki yerimizden tankerlerle su getirip burada satıyorduk, fakat taşıma maliyetleri çok fazlaydı.  Şimdi bir tankerin dışarıdan geliş maliyeti 60 Lira iken, burada izinsiz kuyu açıp otele tankerini 15 liradan satan kaçak kuyular var.  Yaşanan bu haksız rekabetten kaynaklı biz sadece Milas ve diğer fabrikalarımızdan Bodrum?a damacana su satışı yapmaya başladık.  Özellikle Devlet Hastanesinin altındaki yerde içmeye uygun olmayan suyun, oranın defalarca mühürlenmesine rağmen hala  halka su satmasını anlamıyoruz. Aslında halkı bilinçlendirmek lazım.  DSİ?nin Bodrum?a artık verdiği kullanma suyu nedeni ile kaymakamlık çok ciddi bir deneti yaptı ve buraları kapattı. Kapatınca bakıldı ki Bodrum?da aslında içme suyu sorunu yok.   Öteki firmalar bu işten ciddi paralar kazandılar ama ne vergi verdiler, ne kaynak ruhsatı harcı ödediler ve görüyorum hala daha zorluyorlar.

Damacana Su Satışlarındaki Bu Fiyat Farkı Neden? Siz Neden Ucuza Satıyorsunuz?

Biz içme suyu ile ilgili Bodrum merkezde, Konacık ve Gümbet?te fabrikadan halka direk içme suyu satışları başlattık. Biz karımızdan fedakarlık yaptık. Aynı zamanda suyun nakliyesinden dolayı avantajlı duruma geldik ve suyu bir buçuk liraya satmaya başladık.

Pahalı Su İyi Su, Ucuz Su Kötü Su mu?

Suyun fiyatını belirleyen iki kriter vardır.  Birincisi nakliye maliyetleri, ikincisi marka değeri.  Erikli su örneği üzerinden gidersek; o suyun Bodrum?a sadece nakliyesi nedeni ile geliş maliyeti 4-4,5 Liradır ve bayii o suyu size getirdiğinde mecburen 6-7 Lira isteyecektir.  Bizim uyguladığımız fabrikadan halka satış sisteminde tüketici su satış noktasına kendi gidiyor.  Bizde dağıtım maliyeti olmadığı için suyun fiyatı  1,5 Lira.  Ama siz bu hizmetin evinize gelmesini istiyorsanız bunun maliyeti 2,5 Lira olur.  Bizim suyun kendi kaynağı da Bodrum içinde. Bu sebeple biz ucuza su satışı yapabiliyoruz. Yoksa suyun ucuz, ya da pahalı olmasının kalitesiyle bir alakası yok.  Sadece suyun çıktığı kaynağından ulaştığı noktaya kadar olan maliyeti suyun fiyatını belirler.

Su siparişinde Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Evinize gelen suyun Sağlık Bakanlığında onaylı bir yerden gelip gelmediği çok önemli ve o da zaten etiketinin üzerinde yazar. Damacananın emniyet bandının olmasına, kapağının üzerinde seri numarasının ve tarihinin olup olmadığına, son olarak da etiketinin okunur olmasına dikkat edilmesi lazım.  Zaten sular bu parametrelerde olmazsa Sağlık Bakanlığından ruhsat alamazlar.

Biz burada her ay denetleniyoruz, sürekli tahliller yapılıyor ve 6 ayda bir de büyük şehir hıfzısıha tarafından denetleniyor.

İslamhaneleri?nden Çıkardığınız Suyun Özelliği Hakkında Ne Söyleyebilirsiniz?

180 metrede artezyenle çıkartılıyor,  Aydın Bozdoğan?dan doğup,  yer altından Ege denizine dökülen bir su kaynağının kolu. Biz bunu yakaladık, suyun orijinal sertliği bir.  Yani bir arıtma suyu, osmos  su değildir. Bu ucuz suların çoğu genelde arıtma şeklinde yapılmıştır. Onun tadını insanlar beğenmeyebilir, veya psikolojik olarak almayabilir.   Bizim yaptığımız tek şey suyu hiçbir kimyasal işlemden geçirmiyoruz. Sadece suyun içindeki tortuyu alıyoruz. Neden, çünkü 180 metre derinlikten artezyenle çıktığı için. Su artezyen olduğu için kirlenme riski yok, sertlik 1, ph’ı 8 dir. Bizim suyumuzun Erikli?den farkı yok.  Bu benim su ile ilgili  dördüncü yatırımım.

Bodrum?daki Yatırımlarınızı Ağırlıklı Olarak su Üzerinde mi Yapıyorsunuz?

Aslında inşaat işlerini de devam ettirmekteyiz. Son olarak Gümüşlük Koyunbaba?da 10 bin kişinin yaşadığı  ve sadece üç tane bakkalın olduğu bir yere Migros grubuyla bir alış veriş merkezi kurduk. Bu alışveriş merkezinde ,Migros Ay Yıldız gibi seçkin markaların olduğu 10 adet dükkan var. Gümüşlük halkı bu yatırım için ‘Allah razı olsun diyor’.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.