enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

DUYGULARIMIZ AKLIMIZIN ÖNÜNE GEÇERSE?

28.06.2012
0
A+
A-

Duygularımız çoğu zaman yaşamımızı yönlendiren, kimi zaman da yaşamımıza renk katan olgulardır.

Kimi zamanda duygularımız; aklımızla, mantığımızla çatışmaya girer, yaşam çizgimizde önemli kırılmalara neden olurlar.

Ama ne zaman duygularımız aklımızın önüne geçmişse, telafisi mümkün olmayan derin yaralar açar, yaşamı çekilmez hale getirir.

Bireyler olarak duygularımızın esiri olabilir, sonuçlarına da birey olarak katlanabiliriz. Burada zarar gören kişilerdir ve tercihlerinin bedelini ödemek zorunda kalabilirler.

Ancak söz konusu bir ülkenin geleceğiyse ve sonucundan tüm yurttaşlar etkilenecekse, hiç kimse aklın yerine duygularını koyma lüksüne sahip değildir.

Durum böyle olunca ülke yönetimine talip olan kişi ve liderler, siyasi parti başkan ve yöneticilerinin, özellikle de kriz dönemlerinde çok daha fazla dikkatli olmaları gerekir.

Son günlerdeki Suriye kriziyle ilgili açıklamalar ve siyasilerin yaptığı değerlendirmelerde akılcı ve barış dilini öne çıkaran tavır sergilemeleri kamuoyunda memnuniyetle karşılanırken, kimi savaş baronları yine sahneye çıkmaya başladı.

Suriye?nin bir savaş uçağımızı uluslar arası hava sahası içinde düşürmesi üzerine oluşan kriz ortamında kabul etmek gerekir ki, savaş çığırtkanlarına ve AK Parti karşıtı kimi muhaliflerin duygusal karşı çıkışlarına rağmen hükümet, sağduyulu tavrını sürdürdü.

Uluslara arsı hukuktan kaynaklı tüm haklarımızı sonuna kadar kullanarak ve tüm diplomatik yolları olabildiğince zorlayarak meşruiyet zemininden ayrılmamaya özen göstermesi olumlu ve dünyada kabul gören bir politika.

İçerde de muhalefeti yanına alarak soruna çözüm aramak istemesi Erdoğan için olumlu sayılabilecek bir davranış iken yine kriz dönemlerinden siyasi rant elde etme girişimleri de başladı ne yazık.

Soğukkanlılığı, vurdumduymazlık olarak algılayan, ?vurun abalıya? hesabı, hazır böyle bir sorun varken AK Partiyi köşeye sıkıştıralım anlayışıyla böylesine kritik bir durumdan nemalanmaya çalışanlar da var.

AK Partiyle verilecek siyasi mücadeleyi bu kriz ortamına taşımak muhalefete bir yarar sağlamayacağı gibi, uluslar arası alanda Türkiye?nin elini zayıflatır ve bundan hepimiz zarar görürüz.

Son zamanlarda Uludere katliamından itibaren, kürtaj sorunu dahil ,bir dolu anlamsız tavır ve politikaların sahibi olarak AK Parti, elbette sorumludur ve bu konularda hesabını daha verememiştir.

Ancak bu konuları tam da böylesine sıcak gelişmelerin yaşandığı bir ortamda gündeme getirmek, Marmara gemisi ve daha gerilere giderek askerlerin başına çuval geçirilmesini olayını referans göstererek iktidarı dışarıya karşı güçsüz göstermeye çalışmak, akılcı bir muhalefet politikası olabilir mi?

?İktidar blöf yapıyor? türünden eleştiriler ve ?şimdiye kadar hiçbir devlet Türkiye?nin bir uçağını düşürebildi mi?? gibisinden kışkırtıcı bir dil kullanmak, üstelik de iç politikada ve yeni anayasa sürecinde çok ihtiyaç duyduğumuz siyasi partilerin ortak tavır alabilmesi çabalarına zarar vermez mi?

Kılıçdaroğlu?nun terörü sonlandırma konusunda samimi girişimleri ve bu konuda kullandığı yapıcı dille umutlanmışken, bu umutlarımızı yok edecek söylemlerden uzak durmasını istemek hakkımız değil mi?

Tam da CHP içerisindeki statükoculardan kurtuluyor, Yeni CHP için Kılıçdaroğlu, artık liderliğe soyunuyor dediğimiz anda yine klasik muhalefet anlayışına geri dönüyor izlenimi vermeye başlaması yalnızca CHP için değil, ülke adına büyük kayıp olur.

Eleştiri, muhalefetin en doğal hakkıdır ama çözüm önerisini de birlikte getirirse.

Ne iktidarın ne muhalefetin, bu ülkeyi anlamsız bir savaş ortamına sürüklemeye hakkı yoktur.

levonorgestrel price get Naltrexone purchase Naltrexone ayhanongun@gmail.com

26.06.2012  BODRUM

ETİKETLER:
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.