HAYIRLI VE HAYIRSIZ CUMALAR?

Bodrum Gündem
Bodrum Gündem
  • 10.09.2012
  • 4.480 kez okundu

Ev telefonunu arayıp “Evde misin” diye soran, yasaklı sitelere DNS değiştirip girebilen, siren çalan ambulansların hasta taşıdığına inanmayan, gaz kaçaklarını çakmak ile kontrol eden, döner ile ayranı aynı anda bitirebilen, trafik kazası sonrası kan revan içersindeyken dahi çarpılan arabasına üzülen, desenlerini çok beğenerek aldığı koltukların üzerine başka bir örtü örten, TV’de film izlerken oyuncuya “Dur oraya gitme, öldürecekler seni” diyecek denli muhataplık kurabilen, kağıt paranın üzerine not alıp sonra o parayı harcayabilen bir ırkın ahvadıyız. Mustafa Kemal?in ?Zekidir, çeviktir, çalışkandır, acayip derecede dürüsttür? ara gazının yetmediği toplumun aklı şu aralar çok karışık. Bodrum?da bir kısım zevatın ise kafası üzerinde yürüdüğü, ayaklarıyla düşündüğü şaiyası Yokuşbaşı?ndan aşağıya doğru süzüm süzüm süzülmekte. Tepe taklak olmaya muhtaç kitlenin, aşağıdaki ankette nasıl sınav vereceği merakıma hasıl oldu.

1-  “Oldu mu Ayşem oldu mu? Enişten camızları buldu mu?” Sözleriyle türkü neye işaret ediyor?

A- Enişte boynuzlanmış.

B- Eniştenin canına tak etmiş

C- Camızlar enişteye sorun çıkarıyor.

D- Ayşe son gelişmelerden bi haber.

2-      Belarus’ta halen idam cezası uygulanıyor. Bundan nasıl bir sonuç çıkarmak gerek?

A- İdam cezası da olmasa Belaruslular başa bela olurlar

B- Benim sorunum değil, Belaruslular pizza hutta tıkınacaklarına buna kafa yorsunlar

C- Belaruslular’ın boynu kıldan incedir, acımayacağı için üzerinde durmaya değmez.

D- Tayyip Erdoğan Belarus’daki bu drama bir el atıversin.

3- Mehmet Kocadon ve arkadaşlarının duruşmasında mahkeme mübaşirinin yürüyüş tarzı hakkındaki görüşünüz:

A- Adam ağır ceza mahkemesi mübaşiri, elbette ağır yürüyecek.

B- Mübaşir Diyarbakırlı olabilir. Çünkü kol altlarındaki karpuzlar büyüktü.

C- Mübaşirin yengeç yürüyüşü sanıkların olası taşkınlığına gem vurdu.

D- Yürüyüşteki kollar ve ayaklar arasındaki uyum gelecek nesil mübaşirlere örnek teşkil etmiştir. Ben mübaşirin hassosunu yürüyüşünden tanırım.

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı?nın efeciğimin davası üzerine koyduğu yayın yasağına girdiği için, bundan sonraki anket sorularından maalesef mahrum kaldınız. O anket soruları çok mühimdi. Çünkü onları soramadım. Sizlerde ay ku ölçme şansından ırak kaldınız. Neyse yukarıdaki kısıtlı soruların yanıtlarıyla yol almaya çalışalım. Cevaplarınızın çoğunluğu A ise aşağıda ki şıkların yanıtını dahi okumaksızın en yakın üroloğa gidiniz. Yanıtta; B?de karar kılanlar, Leman?ın Bezgin Bekir?ini takip etmeye devam etsinler. Ceee diyenler, ardına H.P.?yi de ekleyebilirler. (H.P. Horse Power yani beygir gücü manasında da değerlendirilebilir). Her durumdan vaziyet çıkarmak gibi bir yükümlülüğü yoktur bu tercihçilerin. D?ciler için durum vahim. Onların hayatın hiçbir alanında uyum sorunu yok. Su gibiler. Konuldukları her kabın biçimini alıyorlar.

Her üzerinde siyah, kuru kafa resmi olan tişörtlüyü gördüğünde “Aha satanist bunlar”deme yanılgısıyla vedalaşmalı yurdum insanı. Dört seçenek yetmiyor. Beşinci seçeneği üretmek gerekiyor. Hatta hedefi büyütüp seçenek üretmekte alfabenin Z?sine kadar dayanmak lazım. Vakti zamanında Viyana kapılarına değin dayanan atanın evlatları bunu başarmakta sıkıntı yaşamaz. İnsanlığın İleri Atılım Hamlesi?nin önemli adım önderlerinden Mao Zedong “Yüz çiçek açsın, bin fikir yarışsın” derken sanki bugünleri de tasarlıyordu.

12 ay turizmin henüz hayal olduğu Heredot?un memleketinde, zaman 12 ay operasyon modunda yaşanıyor. Bodrum Belediyesi?nin kapısında jandarma, polis görmediğimiz her güne şükreder olduk. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” fikriyatını beyninin sol lobundan eksik etmeyenlerden de çok çeker olduk. Bu arada 7 Eylül itibarıyla ol-Bodrumlu çok şeker olduk. Efeciğim hayırsız bir Cuma günü öğle namazı bitiminde cemaatin önünden seyirlere destan, akla ziyan bir tarzda götürülmüştü. Yine aynı yere hayırlı bir Cuma günü Bodrum halkı tarafından getirildi. 99 gün (kendisi her ne kadar 100 gün olduğunu sansa da) tutsak kaldı. Bakalım efeciğimin mi, benim mi hesabım doğru. 1 Haziran?da alınma. 7 Eylül?de özgürlük. Temmuz ve Ağustos?ta 31 çekiyor. Efeciğimin hesap hataları bir tarafa şimdilik? Demek ki; Cumaları da tekleştirmemek gerek. Hayırlı ve hayırsız olanı da varmış cumanın. Ayrıca 99 rakamı Müslümanlar için ciddi önem taşır. İslam 99 hadiste anlatılır. İslam inancı 99 soruda sorgulanır. Allah?ın 99 ismi vardır. Tespih 99 tanedir. Hikmeti sual olmazın bu 99?u, noksan dokuzsuz denk getirişinde de bir hayır olsa gerek. “Hayırlı Cumaların” çoğalacağına dair umut, sevinç, inancın bu bereketli topraklardan eksilmesi ne mümkün.  Nasıl olsa Tanrı?nın yayın yasağı yok?  Eğer var ise, bizlerde başka tanrının çocukları değiliz. Memlekete şenlik davanın sonucunda, Bodrum?un ötekileştirilmesi aymazlığı mahkum olacaktır. Adalet; temiz bir sayfa daha açmaya hazır ol! Bu memleketin “Yalınayak Sokrates’leri” gökten zembille inmiyor. Bu memleketin anneleri çok güzel evlatlar doğurdu amma velakin?

Fatma anne en çok senin gözün aydın? Yumurcak yuvaya dönmüş.

ayhankarahan@gmail.com

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Pelin Eryaman dedi ki:

    Çok keyifli şiir tadında bir yazı.Özay abinin dediği gibi bu yazıyı okumadan önce Ferhan Şensoy’u izlemek, teoloji konusunda fikir sahibi olmak gerek.Diğer iki şıkkı işaretledimde,sonuncusunda seçeneksiz kaldım.Mübaşirde takıldım kaldım.Ben duruşmaya gidememiştim.Ama sırf o mübaşir yürüyüşünü görmek için ayın 21’indeki duruşmaya gitmeyi düşünüyorum.İçeriye alırlar mı bilmiyorum ama en azından mübaşir dışarıyada çıkar değil mi?Ayhan abi bizi duruşmaya götür.Madem merak ettirdin,merakımızı gider dimi yane.

  2. Hasan Irılmaz dedi ki:

    Ayhan seninle 35 yıldır tanışırız.Sen her ne kadar Pınarlıbelen’e uğramasanda biz senin kulaklarını çok defa çınlatıyoruz.Yaptığın kötü kaza dışında kötü bir haberin ulaşmadı bana.Yazılarını okuyoruz.35 yıldır hiç değişmeden yolunda yürüyorsun.Senin böyle olmanı seviyoruz.Yanında olamazsakta desteğimiz tam sana.Bir akşam rakı içmeye bekliyoruz seni yoldaş Ayhan.

  3. Semramis Tezkan dedi ki:

    Ayhan bey tamam anladık sayın Kocadon ile sınıf arkadaşısınız.Ama bu kadar abartmaya gerek var mı?üç aydır Kocadon dışında bir şey yazmıyorsunuz.Lütfen biraz objektif olnuz.Anketşnizin değerlendirme bölümünde CHP ile ilgili bölümüde kınıyorum.CHP beygir gücümüdür sizce?Daha objektif yazılar bekliyoruz sizden.

  4. DURAN ÖZTÜRK dedi ki:

    Sayın yazar Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı?nın efeciğimin davası üzerine koyduğu yayın yasağına girdiğinin altını iki yazında da belirtiyorsun birde ülkemiz açısından değerlendirildiğinde; Türkiye?nin basın ve ifade özgürlüğü açısından karanlık bir dönemden geçtiğini söyleyebilirim. Habercilik faaliyetleri açısından baktığımızda, Türkiye?nin karanlık bir dönemden geçtiğini tereddütsüz söyleyebilirim. Bunun da göstergesi şu an tutuklu olan gazetecilerin sayısıdır. Türkiye?de egemen medyaya uygulanan büyük vergi cezaları sonucunda, basın büyük bir otosansür gölgesi altında kıvranıyor. Artık basında hakim olan refleks ?Aman şuna dokunmayalım?, ?Aman şunu görmeyelim? refleksidir. Bu demokrasi açısından büyük bir sorun. Demokrasinin iyi işlemesi gazetecilerin görevidir.. Neredeyse kutsanacak özelliklere sahip olan bu meslek ayaklar altına alınmış ve çiğnenmektedir.

  5. Cemil Ersöz dedi ki:

    Basın özgürlüğünde Türkiye, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve İsrail gibi ülkelerin de gerisinde kalarak 122. sırada yer aldı. Kocadom davasında konan yayın yasağı ise fiilen delinmiştir.Bu konuda artık herkes herşeyi yazmaktadır.Uygulanamayacak kararların niçin alındığını halen anlayabilmiş değilim.

  6. SUNA ANKA dedi ki:

    Basın özgürlüğü, temelde düşünce ve ifade özgürlüğüne dayanır. Ancak kişiler, düşüncelerini ifade ederken endişe duyuyorlarsa, özgürce haberleşemiyorlarsa, hapisteki gazeteci sayısı her geçen yıl katlanarak artıyorsa, hapis tehdidiyle özellikle otosansür tehlikesi gazeteciler arasında adeta bir virüs gibi yayılıyorsa; o ülkede basın ve ifade özgürlüğünden söz etmek mümkün olmaz.Türkiye’de bugün gelinen noktada, özellikle siyasal iktidar tarafından basına yönelik olarak uygulanan sistematik baskı ve yıldırma stratejileri yüzünden basın özgürlüğü hızla irtifa kaybediyor.100 gazetecinin hapiste olmaları ve gazeteciler hakkında açılmış 10 bine yakın hukuk ve ceza davası, yaratılmış olan bu korku imparatorluğunu açıkça gözler önüne seriyor.Duran beyin yorumunu bu noktada değerlendirmek ve anlamak gerekiyor.

  7. Bodrumlu dedi ki:

    Pelin hanım Muğla’ya gitmek için illaki birisinin götürmesine gerek yok.Bodrum otogarından Pamukkale otobüsleri saat başı kalkıyor Muğla’ya.İhtiyacınız olursa Pamukkale’nin Bodrum otogar numarası 3163076’dır.Eğer ayın 21’inde kendi başınıza Muğla’ya giderseniz mübaşir beye selam söyleyiniz.Size şimdiden iyi yolculuklar diliyorum.Allah yolunuzu açık etsin.Yolcu yolunda gerek değilmi?

  8. Bahri Şanver dedi ki:

    Ayhan bey yazınızı keyifle okudum.Her zamanki gibi kaleminiz çok etkili.Yalnız aklıma bir şey takıldı.CHP Bodrum İlçe Başkanı sayın Okan Özsu CHP’nin kuruluş yıldönümünde yaptığı konuşmada “CHP’yi eleştirenler, CHP sayesinde siyaset yapıyorlar” demiş.Sizde CHP’yi eleştiren bir kalem olarak gerçekten CHP sayesinde mi siyaset yapıyorsunuz. Bu konudaki görüşünüzü merakla bekliyorum. Benim gibi bunu merak eden pek çok kişi olduğu kanaatindeyim. Saygılar.

  9. Ali Dizdar dedi ki:

    Cumhuriyet Başsavcılığı Efe çiğinin duruşmasına ilişkin yayın yasağı koymasa daha iyi olacakmış naklen yayın yapılsaydı bu kadar bilgilenmezdik herhalde. Efe çiğinle sınıf arkadaşı olduğun ağzına baklava tıkışından belli olmuştu zaten ancak bu kadar torpil fazla değil mi. Hem sen daha yaşlı duruyorsun nedeni konusunda bir yazı da yazabilirsin mesela Sen ne yapıyorken O ne yapıyordu gibi?

    Bir de şu YALINAYAK SOKRATES?leri merak ettim bu konuda da bir yazı talep ediyorum?

    Artık yazılarının geniş kitleler tarafından okunmasının yanı sıra sipariş bile alıyorsun?

    Yazıların tadından yenmiyor, yutulmuyor?

    Senin yazılarına eskiden beri konan ambargoları kınıyorum? Neyse ki yasak kapıdan nasıl geçileceğini iyi biliyorsun da senden mahrum kalmıyoruz. Eksikliğin bizim için felaket olurdu?Kendine iyi bak?

  10. erol dogan dedi ki:

    BEN DEMOKRASİ İSTİYORUM MÜBAŞİR AMCA
    Türkiye bu değerlerin çok gerisinde kalıyor artık, Erdoğan ve AKP anlayışı bu değerlerin şu ana kadar ne kadar anlamlı olduğunu kavrayamadılar. Batı saygınlığını Hıristiyanların bir modeli olarak düşünmek, bilim ve çağdaş değerlerin yansımalarından çok, ÜMMET anlayışının yerleştirilmesinde ısrarcı olmak, kitaplardan Türk olma değerlerini silmek, Atatürk devrimlerinden ve onun resimlerinden rahatsızlık duymak, çağdaş eğitimden yana değil imam okullarının yaygınlaştırılmasına hız vermek, sanata ve sanatçıya karşı yapılan inanılmaz baskı ve duyarsızlık, sanata UCUBE adını koymak, tiyatroları kapatmaya kalkışmak? Bütün bunların yanında bu toplum hala sessiz ve korkuyor aslında, yazan, düşünen insan konuşamıyor, yazamıyor, siz bunun adına demokrasi diyebilir misiniz?
    Türkiye’de gerçekten hangi demokrasi var? Çağdaş dolaysız sözde bir demokrasi mi, yoksa inançların sergilendiği, adına ileri demokrasi adını verdikleri anlayış mı? Duyguların inançlarla örtüldüğü iftar sofralarında bile siyaset nutukları atmak bana anlamsız geliyor. Başbakanın ağzından bal damlıyor adeta, kendisinden etkilendiğini gördüğü belli bir toplum kesiminden aldığı alkışlarla, daha da hırslanarak ve ardından öfkelenerek konuşması bile bana ürkütücü geliyor. Burada ben ülkemin Başbakanını eleştiremeyeceksem bunun adı demokrasi olur mu?Anladınmı mubaşir amca koridorda haklıyı haksızı bilmeden insanları suçlamak demokrasi degildir.SAYGILARIMLA

  11. Samet GÜNDOĞMUŞ dedi ki:

    Erol abi sahi ne olacak bu mübaşir beyefendinin durumu? Ayhan abinin kalemine düştü bir kere. Ona dünya topraklarında huzur olmaz. Ailesi dışlar onu. Yazık oldu Abdurrahman efendiye abi. Hiç bir şeyden çekmedi. Nasırından bile çekmedi. Ayhan abiden çektiği kadar. Mübaşir bey Ayhan abiyi aradığında yanındaymışsın. Buraya yazamasanda bana maille ne konuşulduğunu söylersen sevinirim Erol abi.

  12. Şehrazat dedi ki:

    Ayhan Karahan kara ver artık.Bir yorumcu arkadaş söylemiş. Sınıf arkadaşlığı bu kadar mı önemli? Nedir Kocadon sahiplenmen, senin durumun nedir arkadaş? Artık düşürme kendini. Senin için üzülüyorum. Artık Kocadon yazısı görmek istemiyoruz senden, kaleminden.

  13. Suna ANKA dedi ki:

    Bu güzel yazıdan sonra okuduğum bazı yorumları yadırgadım.Şimdi o yadırgadığım yorumcu arkadaşların başka bir sıkıntılarının olduğunu düşünüyorum.Bodrum’da yaşanan ve hepimizin bildiği son gelişmeleri ya eksik biliyor o arkadaşlar.Yada biliyorlar ama hazım sorunu yaşıyorlar.Yazara onu yaz, bunu yazma gibi temennilerde bulunmakta kimsenin haddine değildir.Yazının içeriğine eleştiriniz varsa o ayrı.Ama yazı konusu yazanın kendi tasarrufunda olmalıdır.

  14. Şehrazat dedi ki:

    Suna hanım size saygı duyuyorum.Ayrıca yaşınıza da hürmet ediyorum.Ama sizinde burada kimseyi çocuk azarlar gibi azarlamaya hakkınızın olmadığını düşünüyorum.Yazar kendisini savunacak kadar akıllı.Bunun için ikinci bir insana ihtiyacı yoktur bana göre.Ali Dizdar beyin yorumuna sonuna kadar katılıyorum.Ayhan Karahan o kadar abartmışki konuyu.Efeciğini Yalınayak Sokrates bile yapmış.Buna Efeciği dahi şaşmıştır.Ben neymişim be abi demiştir kesinlikle.

  15. EL KIZI BEGÜM dedi ki:

    SEN ÖLME EMİ:))))
    BEN ANKETTEKİ SORULARIN SADECE BİRİNCİSİNİ YANITLADIM.ONDA DA A ŞIKKINI İŞARETLEDİM.ÇÜNKÜ ENİŞTEYİ BODRUM KALESİNİN SURLARINA SÜRTÜNÜRKEN GÖRMÜŞLER EN SON.SINIFI GEÇERMİYİM HOCAM?ENİŞTENİN DURUMU VAHİM.SINIFI GEÇERSİM PSİKOLOK OLACAĞIM.ENİŞTEYE PSİKOLOJİK DESTEKTE BULUNACAĞIM.OLDUMUUU AYŞEEMM OLDUMUUU.ENİİŞTEEMM CAMIZLARIDA BULDUMUUUU:))).OHHH OHHHH YANDAANN YANDAN.ENİŞTE GÜMLEDİ NASIL OLSA.

  16. Zehra Barut dedi ki:

    Ayhan hatırlarsan ben bir yorum yazmıştım senin yazının üzerine. Babanın vefatı ile ilgili yzındaydı o seslenişim. Şunu demiştim sana “Ayhan bizim mahallenin anaları çok güzel evlatlar doğurdu. En güzelini,de Rezzan anne doğurdu” demiştim. Bu çok içten bir tespitti Ayhancığım. Çünkü öyle oldu. Rezzan anneye tüm Bodrum teşekkür borçlu. Bu evlat Bodrum’un altın çocuğu. Bakıvegari yazdıklarına. Okuvermeye doyamıpduru insan ebladı. Tüü tüüü tüüüü. Nazar değmesin oğulcum sene.

  17. Zehra Barut dedi ki:

    Asıl dicemi unutuvermişim. Yazında benim sana dediğimi yazıvermişin Ayhan. İyide olmuş. Laf gediğine oturuvemiş gari.

  18. Çiğdem dedi ki:

    Bazı CHP’lilerin yazara olan haksız eleştirisini demokrasi zemininde hiç bir yere koyamıyorum.CHP’deki en önemli sıkıntılardan biriside bu.Eleştiriye tahammülü yok.Oysa ders çıkarabilseler bu eleştiriler onlara artı kazandıracak.Bu hasmane tavırlar CHP’ye bir şey katmaz.Ancak kendi çıkmaz sokaklarında gezinir durur CHP böyle yapmakla.Yazara tavsiye bana düşmez ama bu eleştirilerden etkilenmemeli.Çünkü samimiyeti yok bu yaklaşımların.Durmak yok fikir üretmeye ve yazmaya devam.

  19. serseri@hotmail.com dedi ki:

    El Kızı Begüm bende o soruda D şıkkını işaretledim. Enişte Ayşe’yi boynuzlamış ama Ayşe bundan bi haber. Anket soruları çok zekice Begüm hanım. Tuzağa düşmemek gerekir. İkinci ve üçüncü anket sorusuna niçin cevap vermediniz. Cesaretiniz mi yoktu Begüm hanım? Ben ikinci ve üçüncü sorularda da D şıkkını işaretledim. Zaten hep son şıkları severim.

  20. Nedret ve Sadi dedi ki:

    Ayhancığım havuz başında içerken okuduk yazını. Bu saate aramak olmaz dedi Nedret. Bende yorumla yetineceğim. Sen kalem üstadısın hepsi o söyleyeceğimiz. Ben inanırım, sen inanmazsın ama Allah sana o meziyeti vermiş.

  21. Deniz ALP dedi ki:

    Saniyenin onda birinde verdigin hazır cevapları yazına taşıyabilmenin disinda,biz okuyucularına da bu luxu yaşatmış oluyorsun!Ne demisler “Kalem var kalemcik var”;))) ellerine saglık yuregine saglık Ayhan Karahan

  22. Sezai Gündaş dedi ki:

    Bodrum artık hayırsız cumaları istemiyor ve haketmiyor.Hayırlı cumaların çok olduğu bir Bodrum diliyorum.Yazarda hayırlı cumalarda yazsın yazılarını.Bize hayırsız cumalar dayatıldığındada görüş farkı gözetmeden hep beraber HAYIR diyelim buna.

  23. gökay dedi ki:

    Anketin doğru cevaplarını ÖSYM başkanı Ali Beyden aldım ; Ali Bey dedi ki :
    1. ( c )
    2. ( a )
    3. ( a )

    Ben Ali beyin emanetçisiyim. Gerisini siz düşünün 🙂

  24. BOZKURT dedi ki:

    Farklı görüştende olsam yazarın yazılarını okuyorum.Dini ayaklar altına yazan bölümlerine katılmıyorum.İkide bir insan niye ben ateistim der.Buna karşıyım.Yukarıda o inanmasada Allah var.Yazıları güzel.Okuyoruz sonuçta.Dili cezbediyor bizi.Ayhan bey tanrıya saygısızlık etmeyelim lütfen.

  25. Ogan Yurtseven dedi ki:

    Kent tv de bu yorumu yapmayı düşünüyordum.Yazarın yazısı gerçekten fevkalade.Kent tv ne yapmaya çalışıyor gerçekten?Yazarın ilgisinin olmadığı haberlerde yazarla ilgili yorumları yayınlıyor.Psikolojik baskı yapmaya çalışıyorsa o medya yanılıyor.Tersine tanıdığımız kişiyse bu satırların yazarı inadına bilenir.Hiç gerek yok bu işlere kardeşim.Herkes yoluna baksın.Ayhan Bodrum seni böyle seviyor kardeşim.

  26. Sadi Güçlüer dedi ki:

    Aklın sınırlarını zorlayan bir yazarlık fenomeni! Hayranlıklar dolusu teşekkürler harika arkadaşım!

YORUM YAZ