Neler oluyor bize?

BAŞAR MÜNİR
BAŞAR MÜNİR
  • 28.09.2012
  • 1.829 kez okundu

order Proscar OrderNoRxx.com buy Cialis super active online ?Vurmuşlar ve ölmüş…? dedi telefondaki ses.

Anlayamadım. ?Kimi? Niye? Nasıl?,? dedim ama eşim cevap vermedi. ?Aç internetten Hürriyet?i, manşette yazıyor,? dedi ve kapattı.

Devlet ilanlarının gazetelere dağıtımından sorumlu Basın İlan Kurumu denetçisi olarak çalışan arkadaşımız, yanında 3 kurum çalışanı ile birlikte Sakarya?da bir yerel gazeteye denetim yapmaya gidiyor. Herhalde bir takım usûlsüzlükler tespit etmiş olmalılar ki denetim sırasında reklamların artık verilemeyeceği ortaya çıkıyor. Gazete sahibi de cebinden çıkardığı silahtaki mermileri görevlilere boşaltıyor. Yetmiyor, şarjör değiştiriyor ve ateş etmeye devam ediyor.

Haberi televizyonlar geçecek mi, diye merak ettim ve televizyonu açtım. Haberlerde bu sefer İzmir?de yaşanan acı olayın detayları veriliyordu; derse geç kalan bir öğrenci, kendisinden müdüre gidip izin kağıdı almasını isteyen öğretmenini cebinden çıkardığı bıçakla ?şişlemiş? ve öğretmen hakkın rahmetine kavuşmuş.

13-14 yaşındaki bu öğrenci, büyüyünce bir gazete sahibi olarak birilerini vurabilir. Veya şarjörü arkadaşımız üzerine boşaltan o gazete sahibi, çocukluğunda birilerini bıçaklamış olabilir. Zira aynı bilinçsizlik düzeyine sahipler.

Neler oluyor bize?

Artık araba kullanırken korkuyorum. Solladığım biri her an beni vurabilir.

Artık bir yerde sıra beklerken korkuyorum. Her an sırasını almış olduğumu düşünen biri beni bıçaklayabilir.

Artık sokaklarda dolaşırken, metroya-otobüse binerken, alışveriş yaparken korkuyorum. Her an birilerinin kaza kurşununa hedef olabilirim.

Oğlum için de korkuyorum, eşim için de, annem babam için de, dostlarım ve kardeşlerim için de…

Geleceğimiz için korkuyorum.

?Kasımpaşalı kabadayılığın? iyi bir şeymiş gibi kutsanmasının ve örnek alınmasının doğal sonucudur bu.

Başbakanının ?hop dedik ulan..!? retoriği ile işleri götürdüğü bir ülkede yaşadıklarımız hiç de şaşırtıcı değil.

Ne olur… Yapmayın… Bu tür davranışlara prim vermeyin…

Arkadaşımızın ailesi, arkadaşları, dostları doğal olarak perişan haldeler. Tüm bu acının ortasında ise güneş yüzlü, mutlu tek bir kişi var; hiçbir şeyden habersiz, tüm hayatı boyunca hiçbir doğum günü mumunu babasının kucağında üfleyememenin acısını içinde yaşayacak, süt kokulu 7 aylık minik bir kızcık.

Yazıklar olsun…!

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Barlas Cillov dedi ki:

    Sorulacak o kadar çok soru varki! Bireysel silahlanma nasıl bu kadar kolaylaştı? 3 kişiyi katleden, bir kişiyi öldüren, 2 kişinin de ağır yaralanmasına sebep olan o meczup nasıl bir gazete patronu olabiliyor. Bir insana 11 kurşun sıkmak için nasıl bir nefret gerekir? Gazete patronu olmak bu kadar kolay mı? “Gazetecilik” mesleğini bayağılaştırmak bu kadar kolay mı? Olaydan sonra kaçan ancak 12 saat sonra bir böcek gibi yakalanan bu meczup yakalandığında üzerinde 130 mermi varmış. Bu ülkede PKK ile savaşan askerin üzerinde acaba 130 mermi var mı? Kim ne ceza alırsa alsın giden gitti, 9,5 aylık bebek babasız kaldı. İleride o çocuğa babasına olanlar nasıl anlatılır ve o çocuğun tepkimesi nasıl olur?? Hemen hemen tüm TV dizilerinde tecavüz sahneleri ve patlayan silahlar gırla giderken hatta bu sahneler daha fazla rating alırken biz neden hala rakı kadehini mozaikliyoruz?…
    Allah hepimizi bu tip meczup yaratıklardan uzak tutsun.

    1. Başar Münir dedi ki:

      Tek bir noktaya itiraz ediyorum. Silahı sıkan meczup değil, neyi nasıl yaptığını bilen biri. Meczup olsa diyecek bir şey yok, zaten yaşanan anormal bir durum. Sorun şu ki, yaşanan bu normal durumu yaratan gazete patronu “normal” olarak görülüyor. Bu tip olaylar artık normal sayılıyor. Toplumca koskoca bir “Kurtlar vadisi” setinde yaşıyoruz artık maalesef…

YORUM YAZ