enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Lions Kulübü “Gazeteci Kimdir” i Konuştu

11.03.2013
0
A+
A-

Bodrum Mausoleum Yeni Yüzyıl Lions Kulübü?nün  9. Genel Toplantısında gazeteci Fatih Bozoğlu?nun ?Ulusal, Yerel Basın ve Gazetecilik? konulu  bilgilendirme konuşması büyük beğeni topladı.

cheap Fluoxetine Cialis purchase Lamisil online Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem Haber

Diamond Of Bodrum Otelinde gerçekleşen toplantıda bir araya gelen Bodrum Mausoleum Yeni Yüzyıl Lions Kulübü üyeleri, gazeteci Fatih Bozoğlu?nun yaklaşık 2 saat süren inter aktif sunumu ile yerel ve ulusal platformda gazeteci olmanın arasındaki farklardan, ?Asıl Gazeteci Kimdir? gibi sorulara kadar pek konuyu birlikte değerlendirdiler.

?Şamar Oğlanıdır Gazeteci??

Basının Yasama, Yürütme ve Yargının ardından Dördüncü kuvvet olarak nitelendirildiğine dikkat çeken gazeteci Fatih Bozoğlu, gazeteciliğin günümüzde eskisinden farklı olarak herkes tarafından kabul gören bir meslek olduğunu ifade etti. Gazeteciliğin kuvvetleri tek tek kontrol edebildiği gibi, kuvvetler  dengesini de kontrol ederek denetleyen bir mekanizma olduğunun altını çizen Bozoğlu ?Elbette yerinde ve doğru şekilde kullanılması durumunda? dedi.  ?Vefa duygusundan  yoksundur gazeteci. Harcadığı emeğin bir önemi yoktur gazetecinin. Gazeteciliğin anlamı teslimiyettir. Kamu yararına çalışır gazeteci ancak, kendisi kamunun içinde değildir. Şamar oğlanıdır gazeteci. Recm yoluyla katledilen kadın gibidir gazeteci. Meraklıdır gazeteci. Yıpranmaz gazeteci. Ek iş yap(a)maz gazeteci? gibi  yaklaşık dokuz ara başlıktan oluşan sunumu Bodrum Mausoleum Yeni Yüzyıl Lions Kulübü üyeleri büyük dikkatle izledi. Fatih Bozoğlu konuşmasına şöyle devam etti ?Burnu bir karış havadadır gazetecinin. İşveren tarafından köle yerine konduğu için gecesi gündüzü, yani boş zamanı hiç yoktur.  Açlık sınırı ile yoksulluk sınırında aldığı ücretle yetinmek zorundadır.  O kadar doludur ki zamanı anne-babasının cenazesine bile gidemeyen/gönderilmeyen gazeteciler vardır. Düğün gecesi gerdeğe girene kadar telsiz dinleyeni, aylarca çocuğunu göremeyeni bile vardır. Gazeteci gezemez, tozamaz, gönül eğlendiremez çoğu zaman. İşin özü gazeteci rahat bir nefes dahi alamaz çoğunlukla. Özünde muhalefet olsa da gazeteciliğin, muhalif olanları sevilmez toplumda, hedef tahtası konumundadırlar.  Tu kakadır muhalif gazeteci.?

Bodrum Mausoleum Yeni Yüzyıl Lions Kulübü dönem başkanı Filiz Hepsarsar, her ay düzenli olarak yaptıkları toplantılarında Bodrum?da  konusunda uzman isimleri misafir ettiklerini ve böylelikle kulüp üyelerinin kişisel gelişimlerine destek vermeyi hedeflediklerini  söyledi.

 

ETİKETLER:
Yorumlar

  1. Ayla Gürpınar dedi ki:

    Fatih bey gazeteciliğin kişisel boyutunu ne güzel anlatmış. Hakikaten zor iştir gazetecilik. Profesyonelce araştırmacı olacaksınız, tarafsızca topluma gerçekleri anlatan, soru soran ve toplumun sorgulamasına yol açan kişi olacaksınız. Ne kadar doğruları bir gazeteci olarak biliyor da olsanız, sizin göreviniz yorum yapmadan aktarmak olacaktır. Eğer bir gazeteci olarak sizin kişisel inanışlarınız, düşünceleriniz yaptığınız işin önüne geçerse, derhal uyarılırsınız ve/veya işinize son verilir. Bir gazeteci haberleri tarafsız aktarmalıdır, bu ne kadar doğru ise, bir gazeteci inandıklarını da aynı özgürlük içinde söyleyebilmeli ve savunabilmelidir. Bu da o derece doğrudur. Türkiye’de bu yapılıyor mu! Elbetteki hayır. Çünkü şu anki hükümetin zihniyeti haberciliğe de ambargo koyduğundan, çünkü ” benden değilsen sen yoksun” zihniyetini yagınlaştırdıkları için ve habercilik te tek elden idare edildiği için, bugün özgür basından bahsetmek söz konusu değildir. Köşe yazarları kendi köşelerine sıkıştırılmışlardır. Köşelerinden özgürce topluma ulaşmaya çalışanların sonu ise bellidir. Hukuksuz yere tutuklandıkları, suçsuz oldukları halde savunma hakları bile ellerinden alınmış olarak yıllarca içerde tutulan gazetecilerimiz, şu anki gazetecilikte Türkiye’nin aynasıdırlar. Bu yanlış, bağımlı, özgürlük karşıtı gazeteciliği destekleyen insanlarımız gerçekleri gördükleri zaman çok geç olmayacak mıdır! Sadece tek ağızdan konuşmak, yazmak gazetecilik değildir, farklı seslerin susturulmasına seyirci kalmak ise özgürlük değildir. İşini olması gereken özgürlük ve bağımsızlık içinde yapan, görüşlerinin kıstlanmasına izin vermeden mesleğini profesyonelce ve cesurca icra eden tüm gazetecilerimizi sık, sık kutlamak ve onlara destek vermek zorunda olduğumuzu da halk olarak sıkça hatırlamalıyız. Onlar, yani gazetecilerimiz ne kadar özgür ise, halk ta o kadar özgürdür.