enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Akil Heyet Bodrum’u 3’e Böldü

28.05.2013
0
A+
A-
Spread the love

Birkaç gün öncesinden gelecekleri belli olmasına karşın, oldukça gizli ve güvenlik önlemleri altında yapılan ege akil heyetinin Bodrum?da yaptıkları son toplantı bölüm bölüm yapıldı. Sabah bir gurup STK Temsilcisi, öğleyin gazeteciler ve öğleden sonra da bir başka STK grubu ile toplantı yaparken yurttaşların toplantıya giremediler.

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem-27 Mayıs 2013

Bodrum?da yapılana son ?Akil İnsanlar Heyeti? toplantısı protestolar ve ulusal ve yerel gazetecilerin kimlik fotokopilerinin özel güvenlikçiler tarafından alınarak, toplantıya kabul edilmeleri nedeni ile gergin başladı.

Gümbet İsis Otel?de STK?ların bir bölümünün toplantısının ardından, basına özel düzenlenen bölümdeki toplantının açılış konuşmasını Ege Heyeti Başkan Yardımcısı Avni Özgürel yaptı. Tarhan Erdem? in hastalığı, Arzuhan Yalçındağ?ın yurt dışında olması nedeniyle katılamadığı toplantıya Özgürel ile birlikte Baskın Oran, Satar Gazetesi yazarlarından Fadime Özkan, Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hasan Karakaya ve Milliyet Gazetesi yazarlarından Fuat Keyman katıldı.

AZ KATILIMLI, KISA ve ÖZ PROTESTO?

Ege Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti?nin geleceği güvenlik gerekçesi ile gizlenmeye çalışılması ve sabah bazı STK temsilcilerine, öğleden sonra yerel ve ulusal basın mensuplarına ve sonra da yine bazı STK temsilcilerine olmak üzere üç parçada yapıldı. Sosyal Medya vasıtası ile öğlen saat 13:30?da Gümbet İsis Otel?de yapılacağı duyurulan Ege Bölgesi Akil İnsanlar toplantısı öncesi yaklaşık 50 kişiden oluşan bir grup ellerinde Türk Bayrakları ve Atatürk posterleri ile slogan atarak protesto gösterisinde bulundular. İşçi Partili, CHP?li ve TGB?lilerin olduğu grup İsis Otel?e 100-150 metre kala Çevik Kuvvet tarafından durduruldu. Protestocu grup ile çevik kuvvet arasında başka yerlerde yaşanan sert çatışmaların olmaması ise dikkat çekiciydi. Protestocu grup sözcüleri ve emniyet müdür yardımcısının gayet medeni bir şekilde durum değerlendirmesi yaptılar. Burada protestocu grup adına bir basın açıklaması yapan İP İlçe Temsilcisi Ziya Birol ?Akil insanlar Türkiye üzerinde oynanan oyunların bir parçasıdır. Türk halkı bu oyuna gelmeyecek sürece destek olanlardan hesap sorulacak? dedi. Faşizme Karşı Omuz Omuza, Geldikleri Gibi Gidecekler, Muğla?da Akil İnsanları İstemiyoruz, Mustafa Kemal?in Askerleriyiz gibi sloganlar atan protestocu grup bir saatlik eylemin ardından sessizce dağıldı. Protestocuların bir çocuk tekerlemesini ?Akiller Pabucu Yarim, Çık Dışarıya Konuşalım? şeklinde uyarlamaları ve ?H…t Amerika, P..t Amerika? sloganını da oturup kalkarak yapmaları gülümsemelere neden oldu.

BU BİR DEVLET PROJESİDİR.

Basın mensuplarına açık toplantının açılış konuşmasını yapan Radikal Gazetesi yazarlarından Ege Heyeti Başkan Yardımcısı Avni Özgürel konuşmasına başlarken Egelilerinde, herkes gibi kuşkulu olduğunu söyleyerek ?Türkiye bir demokrasi projesini hayata geçirmek için yola çıktı. Geçmişte de bu tür girişimler olmuştu. Hatta Cumhuriyetin başlangıcından itibaren bu görüldü. Normalleştirme çalışmasında uzun süre netice almak mümkün olmadı. Cumhuriyet döneminde yaşadığımız darbeleri 60 -70-80 ve 90 darbeleri derken, bugüne geldik. Aslında 11 yıldır iktidarda olmakla beraber, son beş yıldır fiilen muktedir bir iktidar olan AKP dönemine gelmiş olması bu projenin bir iktidar projesi olmasının ötesinde, bir devlet projesi olmasını görmemize imkan vermekte. Bu demokrasi talebini, tek bir partinin talebi yada, siyasi hedefi olarak işaretlemek haksızlık olur. Bu gün baktığımızda bütün partilerin programlarında 2023, yani cumhuriyetimizin 100.yılına dönük işaretlemeler ve hedeflemeler var. Türkiye?nin demokratikleşme projesi, Cumhuriyet?in bize getirdiği önümüze getirdiği tablodur. Bir an evvel 21.Yüz Yılı ve Cumhuriyeti de kuran iradenin de taleplerine ve niyetleri doğrultusunda taçlandırabilmemiz için bu projenin hedefine ulaşması lazım.? dedi.

BU PKK?YI ORTADAN KALDIRMA PROJESİ DEĞİLDİR?

Radikal Gazetesi yazarlarından Avni Özgürel bu projenin gerçekleştirilmesinde Türkiye?nin önündeki en büyük engelin terör ve şiddet olduğunu vurguladı. Bu şiddetin ve terörün ortadan kaldırılabilmesi amacı ile bir girişim başlatıldığını ve buna sadece PKK?nın ortadan kaldırılması yada PKK terörünü sonlandırmak adına yapılan bir teşebbüs olarak bakmanın yanlış olduğunu ifade ederek; ?Bu sadece sözünü ettiğimiz demokratikleşme projesinin önündeki bir engeli kaldırmak demektir. Terör öncelikle ortadan kaldırılması gereken bir şarttır. Bu niyetle süreç başladı. Şuana kadar görüldüğü kadarı ile başarılı gidiyor. Beş aya yakın zamandan beri PKK terörü dolayısı ile şehit cenazesi gelmiyor, inşallah böyle de devam edecek. Süreç ilerledikçe insanların güveni ve desteği de artıyor. Birazda netlik başladı ve süreç amacına oluşuyor.? dedi.

BASIN AKİLLER İLE  İLGİLİ YALAN SÖYLÜYOR?

Kimi basın organları tarafından, Akil insanlar heyetindeki insanların hükümet yanlısı insanlar olarak ilan edilmiş olmasının doğru bir şey olmadığını kaydeden Özgürel; ?Ak Partiye sempatisi olanlarda vardır, olmayanlarda vardır. Ortak bir tek noktaları vardır bu insanların;  Bu sürecin kaçınılmaz ve Türkiye?nin önündeki vazgeçilmez koşul olduğunu inanmak. Türkiye demokratikleşme sürecinde terör engelini kaldırmaya mecburdur.? dedi. Özgürel bu inançla yola çıktıklarını söyleyerek sözlerini tamamladı.

HÜKÜMETE RAPOR HAZIRLAMAK İÇİN GÖREV ALDIK?

Satar Gazetesi köşe yazarlarından Fadime Özkan, Beşir Bozdağ tarafından bu heyette davet edildiğinde, hiç tereddüt etmeden kabul ettiğini, çünkü Türkiye?nin 30 yıldır canını çok acıdan bir sürece destek vermek amacı ve demokrasi eksikliği nedeniyle bu sürece katıldığını ifade etti. Özkan demokrasinin eksikliği meselesine inandığını ve Türkiye?nin bu evreyi atlatarak, silahların bırakılarak terörden kurtulmasından sonra ikinci evre olan demokratikleşme evresine geçeceğini kaydetti. Özkan ?İki aylık sürede 50?den fazla toplantı yaptık. Buraya gelirken açıklanan ilk kamuoyu araştırmasına göre, Ege bölgesinde sürece desteğin yüzde 43,5 iken,  sürece hayır diyenlerin yüzde 49.5 olduğunu öğrenmiştik. Bu bilgi ile gelmemize rağmen herhangi bir önyargımız, bir kastımız bir beklentimiz yoktu. Kendimizi bir ikna heyeti olarak asla görmedik. İnsanları dinlemek, neden dolayı bu sürece evet veya hayır dediklerini öğrenmek istedik. Sonrasında da hükümete bir rapor sunmak olarak görev aldık? dedi.

SÜEÇ SELAMETE GİDİYOR?

Özkan ilk önce İzmir?de çalışma yaptıklarını, endişelerinin çok belirgin olduğunu, iki ay önceye kadar herkesin çok daha fazla kuşkulu olduğunu söyleyerek treatment with Viagra ?Süreç yeni başlamıştı. Sürecin nasıl ilerleyeceğine ilişkin henüz bir kanaat oluşmamıştı. Temel olarak birkaç noktada endişeler etkindi. Bunlardan birisi neden PKK 30 yıldır devletle savaşıyordu, ne oldu da şimdi silah bıraktı. Bunun karşılığında bir taviz mi verildi PKK?ya. Türkiye bölünecek mi? Türk bayrağına bir şey olacak mı? Anayasa?dan Türk Milleti kavramı çıkarılacak mı? Abdullah Öcalan serbest kalacak mı? gibi temel başlıklarda endişeler, sorular vardı. Sizden önce Bodrum STK temsilcileri ile bir toplantı yaptık ve bu bahsettiğimiz sorular çok az soruldu. Geçen iki ay içinde anlaşılan şu ki; Egelilerin de Bodrum özelinde de sürecin selamete gitmesinden dolayı bu sorular buharlaşmış.? dedi.

BODRUMLULAR ÇEVRE POLİTİKALARINI GÜNDEME GETİRDİ?

Bodrum özelinde farklı konuların dile getirildiğini ifade eden Özkan ?Bodrum bölgesinde Çevre sorunlu politikalar gündeme getirildi. Kadın hakları ile ilgili sorunlar konuşuldu ve soruldu. Bodrum özelinde daha çok çevre duyarlı bir STK var. Bodrumlularla son derece verimli toplantılar yaptık. Türkiye başka meselelerini de başka sorunlarını da konuşmadan çözme yoluna gitmeyecek, bu süreç toplum açısından iyi bir etki yarattı. Sürecin selametle ilerlediğine ilişkin akliselimin olduğunu her toplantıda gördük. Endişe edenlerin, neden endişe ettiğini öğrenmeye çalıştık? dedi. Türkiye?de sivil toplumun çok güçlü olduğunu ve bu süreçte devletin ve toplumun bir fikir birliğine varabileceğinin bir göstergesi olduğunu sözlerine ekledi.

EGE İNSANI SÜRECE HAYIR DİYEMEZ?

Akit Gazetesi Genel Yayın Koordinatörü Hasan Karakaya ise gazetesinin İslami hassasiyetleri olan bir gazete olması nedeni ile tümden ırkçılığı reddeden bir görüşe sahip olduğunu kaydetti. Karakaya bir Egeli olarak (Manisa-Salihli) bu sürece heyete katıldığını söyledi. Türkiye otuz yıldır devam eden mücadele içerisinde resmi rakamlara göre 400 milyar lira, gayri resmi rakamlara göre 700 milyar lira harcama yaparken, 40 bin insanının kaybettiğini ifade ederek ?Sürece hayır diyenlerin yüzde 49 olması beni çok endişelendirdi. Ege insanı bu olamaz. 4 Nisan?dan bu yana sekiz vilayeti dolaştık. Ben inanıyorum ki şu anda Ege?de yüzde 60 oranlarında geldi, Türkiye?de ise yüzde 80 destek var. Yola çıkarken bize söylenen tek söz vardı, kan dursun, analar ağlamasın bunun anlatılmasıydı. Ama şunları söyleyin diyerek bize bir talimat verilmedi. Gazeteciler olarak süreci yakından takip ettiğimiz için, onlardan çıkardığımız dersleri kamuoyu ile paylaşıyoruz. Tabi ki dikensiz gül bahçesinde değiliz gerçekten tepkilerle karşılaştık. Su şişeleri fırlatıldı, bayraklı gösteriler yapıldı, hatta Uşak?ta kaldırım taşı bile fırlatıldı. Kütahya?da hem bayrak gösterdiler, hem de hakaret etme cürretini gösterenler oldu. Zorlu bir süreçti ancak netice alınması bizleri mutlu etti. Türkiye bu sorunu aşacak güçte. Türklerle ve Kürtleri bir araya getirmeyi amaçlayan, 1076?dan bu yana devam eden kardeşliğin yeniden tesis edilmesi için yürütülen bir süreç. Bu sürecin sonunda birbirini boğazlamak için kullanılan eller, bundan böyle öyle sanıyorum ki ülkeyi kalkındırmak için kullanacak ve bu barış sürecinde Türkiye bugün bulunduğu noktalardan çok çok daha ileri noktalara çıkacak. Hayırlı olmasını diliyorum.? dedi.

Baskın Oran: PKK İNŞALLAH TAVİZ ALMIŞTIR?

Baskın oran konuşmasına her zamanki gibi ilginç bir giriş yaparak başladı. Baskın Oran ?Süreçte sık sık ne oldu da PKK silah bıraktı? PKK ile bir anlaşma, bir taviz mi aldı? Diye sordular. Ben ?İnşallah? dedim. PKK?nın aldığı taviz, Türkiye?nin dağılmaması için aldığı bir şeydir. 1924 Anayası?ndan bu yana devam eden Kürt?lerin kimliği inkarına son verilmesidir. Kürtler bu sebeple silah bırakmıştır. Kürtlerin silaha sarılmasının tek nedeni, 12 Eylül devlet terörüne karşı bir terördür. Dolayısı ile bu inkarın sona ereceğinin Başbakan tarafından ?Asimilasyon bitmiştir? diyerek ilan edilmesi, bu kardeş kavgasına son vermiştir. Şu anda tabutların gelmediği aşamadayız. Bundan sonra gelecek aşamanın ön koşuluydu bu. Kan devam ederken müzakere olamazdı.? dedi.

BÖLGELER KENDİ ÖZELLİKLERİNE GÖRE YÖNETİLECEK?  

Baskın Oran müzakere ile demokratik bir anayasa ile demokratik bir yasalar dizisi yapılacağına vurgu yaparak ?Artık Ankara?dan emirlerle bölgelerin özelliklerine hiç dikkat edilmeden yürütülen Türkiye, bölgeler tarafından kendi özelliklerine göre Türkiye bütünlüğü içinde yürütülecek.? dedi.

Bu nedenle kanın durduğunu söyleyen Oran şöyle devam etti; ?İkinci aşamada yasaya ve anayasaya geçirilmemesi halinde o kan banyosuna tekrar atlama tehlikesi ve bir daha da çıkamama tehlikesi vardır. Üçüncü aşamada ise iki tarafta hastalandığı için uzun bir rehabilitasyon aşaması yaşanacaktır.?

BAZI TÜRKLER EŞİTLİKTEN KORKUYOR?

Türklük bitti mi? endişesinin yaşandığını ve bazı Türklerin yaşadığı bu korkuyu, 1939?da Müslümanların yaşadığını söyleyen Oran aynı travmayı şimdi bazı Türklerin yaşadığını söyledi. ?Kürtlerin kimliğinin inkarının sona ermesi demek, Türkler ile Kürtlerin eşit olması demektir. 1839?da nasıl Müslümanlar çok korktuysa, bu günde bazı Türkler öyle korkuyor? dedi. Oran 1839 ile 2013 tarihlerini mukayese etmeyi unutmamak gerekir diyerek tartışmalara yol açacak görüşlerini anlatmaya devam etti.

ÜLKE BİRLİĞİ 1921?DE TC MECLİSİ ve VİLAYET MECLİSLERİ İLE SAĞLANDI?

Baskın Oran faili meçhul bir suikast sonucu öldürülen Musa Anter?in ?Adıyaman, Hakkari, Muş benim olacak, Bodrum, İstanbul, Kuşadası senin. Yok öyle bir şey.? Dediğini ifade ederek; ?Biz istikbalimizi sağlam bir şekilde nasıl kuracağız? İstikbale dönmek için maziye dönme olayı ile. 1921 Anayasası?nın 11.maddesine dönmekle. Bir TC Meclisi var diyordu. Birde bölgesel meclisler hatta her vilayette. TC Meclisinin yetkileri iç politika, dış politika, maliye, milli savunma, birden fazla vilayeti ilgilendiren konular. Vilayet meclislerinde ise ki bunları o ildeki halk seçiyor. Ulaştırma, ziraat, eğitim, sağlık, hayvancılık gibi konularda yetkiliydi. İşte Kurtuluş Savaşında birlik ve beraberlik böyle sağlandı? dedi.

ULUS DEVLET BİRLİĞİ BOZDU?

Baskın Oran Ulus devlet Türkiye?de ki birlik beraberliği bozduğunu söyleyerek şöyle devam etti. ?Ulus Devlet kendi ulusunu tek kimlikli farz eden ve uluslar tek kimlikli olmadığı için onu asimilasyon ile tek kimlikli hale getirmeye planlanmış, programlanmış devlet türü demektir.?

TC?NİN KALKMASI ve ALKOL YASAĞI AKİLLERİN ELİNİ KOLUNU BAĞLADI?

Baskın Oran konuşmasının son bölümünde alkol yasağının ve TC?lerin kaldırılmasının ideolojik bir uygulama olduğunu hükümetin bu kararla akillerin ellerinin ayaklarının tutulduğunu söyledi. Oran, ?Geçmişten bu yana Kürtler üzerine sert asimilasyon uygulanması, işkenceler, Kürtlerin kendi kimliklerini unutmayacak biçimde ileri sürmelerine yol açtı. Bu Hükümet bunu anladığı için politikasını birden bire değiştirdi.  Yapılacak her asimilasyon hareketi daha da güçlenmelerini sağlayacaktı. Hükümet bizi sahaya bunları anlatmak için gönderdi.? Diyerek sözlerini tamamladı.

HÜKÜMETİN ORDU, POLİS VE DİĞER KURUMLAR İLE BİRLİKTE YÜRÜTTÜĞÜ EŞGÜDÜMLÜ BİR DEVLET PROJESİDİR?

Sabancı Üniversitesi Akademisyenlerinden ve Milliyet köşe yazarlarından Fuat Keyman da Beşir Atalay?ın teklifi üzerine sürece dahil olduğunu ve bu daveti hiçbir zaman AKP daveti olarak algılamadığını, devletin bir daveti olarak algıladığı için, hiç düşünmeden kabul ettiğini söyledi. Fuat Keyman ?Son iki içinde, tüm Türkiye genelinde bu süreç bir devlet projesidir. Ordu, polis ve diğer kurumlar ile birlikte yürüttüğü eşgüdümlü bir devlet projesidir. Parti ve hükümet projesi değildir. Süreç üç ayaktan oluşuyor. Sürekli ateş kesin devam etmesi, PKK?nin çekilmesi ve çatışmasızlık ortamını olması. İkinci aşamada barış ortamının kalıncı kılınması, demokratik adımların atılması. Üçüncü aşamada rehabilitasyon ve demokrasinin güçlenmesi aşamasıdır. Bu süreçte iyimser olanlardanım ama iyimserliğimin de gerçekçi tarafı da var. Bence PKK sorunu bitmiştir. Silahlı mücadele ile yapılan süreç de bitmiştir. PKK ve Kürt sorunun çok ayırmak mümkün değildir. Ancak Kürt sorunu, PKK sorunundan daha büyük bir sorundur. Hakları, özgürlükleri ve sorumlulukları içeren bir sorundur. Yeni Anayasa ile Kürt sorununa geçiş dönemine geçeceğiz. Kürt sorununu çözmediğimizde PKK sorununu da çözmemiş olacağız. BDP yöneticileri ile yaptığım görüşmelerle silahların bittiği, siyasetin ve fikirlerin konuşulduğu bir döneme geçmiş durumdayız.? dedi.

EGELİLERİN ENDİŞELERİ AZALDI?

Bu süreç içerisinde Ege bölgesine bağlı olarak sekiz ilde de sürece inancın çok daha fazla arttığını dile getiren Keyman; ?Ege?de hep endişe ve tepkileri duyduk, ama çok normaldi. Ancak Egelilerin endişelerinin azaldığını ve desteğin arttığını düşünüyorum. İki temel nedeni var, 123 gündür şehit olmaması ve tabutların gelmemesi sürece desteği arttırdı. Çatışmanın bitmesi ölümün bitmesi, ölümün bitmesi acının bitmesi. İnsanların birbirini dinlemesi, insanların birbirini horlamak yerine, diyaloğa doğru getirmesi, toplumsal kutuplaşmadan Türkiye?yi çıkarmak demektir. Ege insanına teşekkür etmek istiyorum. Ege bölgesinin bu sürece angaje olduğunu düşünüyorum? dedi.

REYHANLI GİBİ BİR KAÇ KATLİAM DAHA OLURSA SÜREÇ ZARAR GÖRÜR?

Bu süreçte barış ve umudun arttığını ve geriye dönüşün olmayacağını söyleyen Keyman ?Bundan sonra oralarda çatışma ve silaha dönme ihtimali yok.? Dedi. Keyman konuşmasının devamında ?Reyhanlı katliamı çözüm sürecini etkilememiştir. Ama bu benzeri iki üç katliamda daha olursa etkilenebilir. Ak Parti Türkiye?yi demokratikleşme yoluna giderse, muhalefet partileri daha kapsamlı hareket ederse, bu sorunlar daha rahat çözülür. Türkiye bu süreçten daha güçlenerek zenginleşerek çıkacaktır. Süreç başarıya gitmektedir. Silaha dönüş yoktur? dedi.

EGELİLER BAŞBAKANA RAPORLANACAK?

Son toplantısını Bodrum?da yapan Ege Bölgesi Akil İnsanları bu toplantının ardından değerlendirme yapacaklarını ve sonuçlarını Başbakan Erdoğan?a sunacaklarını ifade ettiler.

GAZETECİLERİN SORULARI?

cheap Cialis Professional Akil İnsanlar Heyetinin panik halinde oldukları izleniyor, 30 yıldır süren terör Akil İnsanların dolaşmaya başlamaları ile bitti mi? Bu kadar kolay mıydı? Terörün dönmeyeceği nasıl garanti edilecek? Güney Doğu?da toprak reformu, ekonomik yapı ve sosyal yapıda değişim olmadan bu süreç başarıya ulaşabilir mi? Halka bu süreci anlatmak için yola çıktıysanız sabah yapılan toplantıya basın ve vatandaşlar neden çağırılmadı yada alınmadı? Şeffaflık olmaması size güveni azaltıyor mu? Baskın Oran?ın söylemlerinden yola çıkarak bölgesel bölünme, yani eyalet sistemi gelecekmiş gibi bir anlam çıkıyor, Eyalet sistemi mi olacak?

Yanıtlar:

-Avni Ögürel ?Sabah yapılan toplantıya gazetecilere açıktı. Gelmediyseniz sizin sorununuz? dedi. Ancak gazetecilere, basının 13:30?da alınabileceği söylendi. Gazeteciler ile yapılan toplantının ardından yapılacak olan üçüncü toplantı olduğu bilgisi verilmedi ve davet edilmedi. Kapıda gazetecilerin kimlik fotokopilerinin alınması konusunda ise Baskın Oran ?Bize ne kardeşim? yanıtını verdi. Özgürel ise güvenlik konusunda kendilerinin de sorun yaşadıklarını ve halktan kaçmadıklarını söyleyerek tartışmayı kapatmaya çalıştı. Bodrum?da yapılan hiçbir toplantıda gazeteciler katılamadılar.

-Ege bölgesinde sürece hayır diyenlerin yüzde 43?den yüzde 60 oranına çıkmasının nedeninin 123 gündür şehit cenazesinin gelmemesi olarak tekrar edildi.

-Panik filan değiliz. Geliyoruz hafta sonları toplantılar yapıyoruz. (araya Baskın Oran girerek sert bir şekilde: ?Nerden çıktı panik olduğumuz. Panik filan değiliz?) Bu işi gönüllü yapıyoruz, hiçbir ücret almıyoruz. Harcamalarımızı kendimiz ödüyoruz. Siz sormadınız ama biz söyleyelim yine de.

-Toprak reformu ve hayvan reformu olmadan bu iş olmaz. Hakkari?de 10 milyon küçük baş hayvan yetiştirme potansiyeli var. Tarım da o şekilde. Haklısınız. Terör bitse, demokratik süreç tamamlansa da, tarım ve hayvancılık alanında reform yapılmasına eğitim reformuna ihtiyaç var. Bu büyük bir projedir bizlerde, sizlerde bunun takipçisi olacağız.

-Bu soruyu sormanızın nedeni siyaset bilimi terminolojisinin Türkiye?ye yeni yeni gelmesinden kaynaklıdır. Eyalet sistemi federal sistemlerde olur. Uniter sistemlerde olmaz. Uniter sistemlerde Adem-i Merkeziyetçilik olur. Sanıldığının aksine uniter devlet, merkezden idare edilen devlet değildir. Yetkilerin merkezden verildiği ve gerekirse geri alındığı devlet demektir.

-Yeraltı kaynakları ile ilgili olarak ise; Bor bir şehir efsanesidir. Bizlerin 1960?larda Mülkiye ve ODTÜ?de Türkiye?de petrol var, fakat yabancılar açıp götürüyor söyleminden başka bir şey değildir. (Özgürel araya girerek; Bu konu Baskın hocaların Türkiye?nin başına açtığı dertlerden birisidir) Bunun sebebi benim neslimdir. Biz o zamanlar o günahı işledik ve şehir efsaneleri yarattık. Ama 2013 yılında tekrar edilsin diye değil.

Akil İnsanlar Heyeti önümüzdeki dönemde gündeme gelecek Yeni Anayasa ile ilgili olarak hükümetin oy artırmasına neden olabilir mi? Sizler siyasi bir argüman olarak kullanılmış olabilir misiniz?

Kibarlaştırmadan sor.

Karakaya; Başbakan meclisten 367 ile bile geçse referanduma götüreceğini söylemişti. Daha sonra araya başka laflar girdi. Başbakan Obama ile görüştükten sonra bizlere yaptığı açıklamada; 2014?de bir sandık daha gelebilir demişti. Bozdağ bir açıklama yaptı daha sonra. 3 sandık gelebilir dedi.

lowest prices for Plavix Özkan: Mecliste uzlaşma sağlanmaya çalışılıyor. Akil insanların Anayasa?nın içeriğine bir katkısı olabilir. Anlaşma sağlanamayan kavramlar ile ilgili bizler 7 bölgede doneler topladık. Bizlerin yaptığı çalışmalardan gördük ki Türk Milleti kavramına karşı bir hassasiyet var. Bizim topladığımız bu veriler bir siyasi partinin değil, bütün siyasi partilerin işine yarayacak donelerdir. Bu toplanan bilgiler gizli kapaklı bilgiler değildir.

Özgürel: Biz düşüncelerimizi zaten gazetelerde yazıyoruz. Bizler destekleyeceksek zaten destekleriz. Desteklemeyeceksek de bunları söyleriz. Eğer Türkiye önümüzdeki dönem Türkiye bir Anayasa yapamayacaksa esas eleştirilecek nokta budur. Gidişat yetmez ama evet durumunda kalacağız.

Türkiye sınırları içerisinde Kürdistan var mı?

-Özgürel ?Yok? diye yanıt verdi.

Keyman ise ?Kuzey Irak?ın Güney Kürdistan olarak söylememin kafa karıştırdığını biliyorum. Ama Türkiye son otuz yılda Türkiye bölünüyor, yabancı güçlerin maşası oluyor söylemleri vardı. Şimdi oluşmakta olay zayıflama, bölünmeden ziyade Türkiye?nin zenginleşmesine ve güçlenmesini sağladı. Ekonomik alanda, kültürel, istikrar alanda güçlendik. Bu dönemde bunun anahtarı Kürtlerin ve Türklerin işbirliğinden geçiyor. MGK ne baktığımızda yeni güvenlik modeli bu işbirliğine dayanıyor. Bu alışık olduğumuz bir şey değildi tabiki. Bugün içinden geçtiğimiz süreçte zayıflama değil güçlenmeye gidiyoruz? dedi.

ETİKETLER: ,
Yorumlar
  1. Ayla Gürpınar dedi ki:

    Yok Canım!!!!
    Herşey önümüzdeki seçimler için yapılıyor. Çünkü büyük projenin son hamlesi bu olacaktır. Dikkat ederseniz birkaç eylemde polis saldırganlığını ve şiddetini göstermedi. Farklı seslere karşı orantısız güçler kullanımı gitgide azalacaktır.
    Türkiye’nin geleceği türkler tarafından bilinmezken, ülkemizin geleceğini planlayan malum dış odaklar herşeyi çok iyi biliyorlar. Akil insanlarımıza buradan saygılar ancak önce halka kapalı yapıldığı söylenen bu toplantının ne işe yaradığını bir düşünsünler. Verilen yüzdelere inanmak ise hiç mümkün değil. Bizler de sokakta dolaşıyoruz, halkla konuşuyoruz, hemen herkes akil insanların vatanlarına hizmet değil, bazı odaklara hizmet ettiklerini düşünüyor. Bunların anketlerini kim yapıyor! Toplantı öncesi görüştükleri sivil toplum kuruluşu yetkilileri kimlerdi acaba!