enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Atatürk’e “Yarı Faşist” Denildi mi?

Atatürk’e “Yarı Faşist” Denildi mi?
29.05.2013
0
A+
A-

Bodrum Küçük Millet meclisinin aylık olağan ?Çözüm sürecinin neresindeyiz? konulu toplantısının konuğu, akil insan Prof.Baskın Oran?dı. Toplantıda yaşanan tartışmalar ve Bodrum?a gelen Ege Akil İnsanları ile ilgili CHP geçmiş dönem Başkanı Duran Öztürk ile bir değerlendirme yaptık.  

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem-29 Mayıs 2013

Bodrum Belediye Meclisinde her ay düzenlenen Küçük Millet Meclisi toplantısının bu ay konuğu Prof.Baskın Oran?dı. Toplantı öncesinde çevik kuvvet ve Bodrum Emniyeti oldukça dikkat çekecek şekilde yoğun güvenlik önlemleri alması, adeta bu toplantının olaylı geçeceğinin bir göstergesi izlenimini veriyordu. Toplantının sonunda ise gündeme damgasını vuracak tartışma meydana geldi. Oran Atatürk için yarı Faşist  dediği iddia edildi. Konu ile ilgili olarak toplantıya katılan CHP Geçmiş dönem başkanlarından Duran Öztürk ile o günü değerlendirdik.

Geçtiğimiz hafta Baskın Oran?ın katıldığı toplantı ile ilgili oldukça yoğun tartışmalar oldu. Tartışmanın içinde olan birisi olarak öncelikle Prof.Baskın Oran Atatürk için ?Yarı Faşist? dedi mi?

DURAN ÖZTÜRK;  Sayın oran böyle bir ifade kullanmadım diyerek tekzip etti. Oysa Baskın Oranın Tekzibinde belirttiği gibi “Atatürk, zamanının yani 1920-30’ların en ileri uygarlığı, Muasır Medeniyet’i olan B. Avrupa’yı aldı, Türkiye’ye getirdi. Fakat o dönemde B. Avrupa bugünkü Çağdaş Uygarlık’tan çok uzaktı. Diktatörlükler, hatta yarı faşist yönetimlerle doluydu. Atlantik kıyısındaki Salazar’dan doğuya doğru gelirsek İspanya’da Franko, Fransa’da General Boulanger, İtalya’da Mussolini, Almanya’da Hitler, Yunanistan’da General Metaksas… Atatürk’ün rejim icat edecek hali yoktu. En medeni ne varsa onu aldı, ama o Avrupa bugünkü Avrupa’nın tam bir antiteziydi. O günlerde onu almak normaldi, ama bugün onu uygulamak anormaldir? Şeklinde bir ifade kullanmış.

Evet tekzipte de belirttiği gibi, ?yarı faşist?  ifadesi çıkmaktadır. Baskın hoca Atatürk?ün toplumda yarı faşist algılaması yaratmak için özelikle böyle konuşmaktadır.  Daha önceki toplantılarda  (20 Nisan 1939: Hitler, Mussolini’den sonra Atatürk’ün ikinci talebesi olduğunu söyledi) olduğu gibi.

Baskın Hocanın Üslubunu Nasıl Buldunuz?

DURAN ÖZTÜRK; Bu soruya size sorarak cevap vermek istiyorum. “Atatürk yarı faşistti” veya benzeri ifadeler tartışmayı alevlendirmez mi? Bu sözlere tepki göstermek doğal değimli? Katılımcıların AKP?nin akili insanı Baskın Oran tarafından aşağılaması, küçük görülmesi, hatta tehdit edilmesi yakışık aldı mı? Katılımcılardan çok, dışarıda ve içeride en az üç kat polisin olması, sizce yurtseverleri provoke etmez mi?

Siz neden tartışmanın içindeydiniz? Sorularınıza mı, yoksa görüşlerinize mi tepki geldi?

DURAN ÖZTÜRK: Soru kısmına geçildiğinde üç soru sordum. 1.Ülkemizdeki azınlıklarla, özelikle Kürtlerle ilgili sorum asimilasyonu mu? Entergrasyon mu? şeklindeydi.  İkincisi; Türklüğü  ırka, soya dayandırmasını ve anayasadan Türk kelimesinin çıkarılması görüşüne karşılık , ATATÜRK MİLLİYETÇİLĞİNDE; Türklük bir ırk veya soy değil,  üst kimlik  bir siyasi kimliktir  görüşünü nasıl değerlendiriyorsunuz? Üçüncü sorum ise Sayın Baskın Oran ?Tayip Erdoğan, Atatürk den daha güçlü bir liderdi ifadesi ile ilgiliydi. Recep Tayip Erdoğan bu günkü gücünü ABD, ARAP ve AB emperyalist  güçlerden aldığını, Atatürk ise bu toprakları yurtsever insanların desteği ile kurduğunu ifade ettim. Tayip Erdoğan, Atatürk?ten daha güçlüdür, ifadenizi açarımsınız? dedim. Maalesef ulusal önder M.K.Atatürk le Tayip Erdoğan?ı yan yana getirtmiş, sözde aydın Baskın Oran?a ne söylenir ki; Sivil diktatörlüğe giden bir başbakan, Baskın Oran ve benzer aydınlar İçin  Muğla Baro Başkanı Mustafa İlker Gürkan şu ifadeyi kullanmıştı; ?Böylesine bilim adamı değil, malumatı furuş denir.? AKP, Tayip Erdoğan ve Demokratik rejimin yerine, dine dayalı bir “Şeriat Devleti” kurmak isteyenler, “çoğunluk adına” kendileri gibi düşünmeyenlerin temel hak ve özgürlüklerini baskı altına alarak, (örnek; Silivri, basına sansür, işadamlarına vergi cezaları, parasız eğitim isteyen öğrencilere hapis, demokratik haklarını arayanlara biber gazı vb.) rejimin bir “çoğunluğun diktatörlüğüne” dönüşmesi tehdidini temsil etmektedirler bunu da küresel güçleri arkasına alarak, onlarla işbirliği içerisinde olarak gerçekleştirmeye çalışmaktadırlar.

Bu toplantıda görüşleriniz nedeni ile bir kesimden oldukça sert eleştiri aldınız. Özellikle ?Yetmez Ama Evet? görüşünü benimseyenlerden.

DURAN ÖZTÜRK: ?Yetmez Ama Evetçiler, Yeni Oyununun Farkındayız?? 2010 referandumunda AKP’ye yedeklenen içinde ‘solcuların da’ olduğu bir kesim. Bunlar, AKP’nin Anayasa?da yaptığı değişiklikleri yeterli görmemesine rağmen, yine de evet denilmesi gerektiğini savunarak “yetmez ama evet” sloganı eşliğinde bir kampanya yürütmüştü. Bu kampanya, yeniden solun karşısına çıkacak gibi görünüyor. AKP’nin ülkeyi demokratikleştirdiği, vesayet rejimini yıktığı propagandasını yapan “Yetmez ama evetçiler”, bu partinin türlü olumsuzluklarına rağmen yine de desteklenmesi gerektiğini iddia ederek, sol duyarlılıklara sahip kamuoyunu, AKP hükümetinin ve ABD projesinin peşinden sürüklemeye çalışmış, bunun karşılığı olarak da Başbakan Erdoğan’ın referandum sonrası konuşmasında, teşekkürlerine mazhar olmuştu.  ?Yetmez ama evet?çiler, AKP rejiminin statükosunun inşasına destek vermişlerdir. Tüm kurum ve kuruluşlar, gerici AKP rejiminin denetimine geçmiştir. Yeni anayasa sürecindeki tartışmalar, akıllara bu süreci yeniden anımsattı. Bu sefer kritik başlık “demokratikleşme, vesayet rejimini, statükoyu yıkmak” gibi geleneksel AKP söylemleri değil. Bu sefer temel tartışma konusu, Kürt sorunun çözümü. ABD?nin Ortadoğu projesi ve bu projenin mihenk taşı, Suriye politikası olacaktır. Şunu söylemek isterim ki ve gelişmeler de gösteriyor ki; bunu başaramayacaklar.

Siz bu barış sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz?  Barış?a karışı çıkanlardan mısınız? Levitra online

DURAN ÖZTÜRK: Hatırlayın AKP ve Başbakan Erdoğan düne kadar ?Kürt sorunu yok, Kürt kardeşlerimin sorunu var.? ?Kırmızıçizgimiz tek bayrak, tek devlet, tek millet, tek dil ve tek din.? ?Teröristle kucaklaşan bu çatıda barınamaz, dokunulmazlıklarını kaldıracağız? buy Promethasin online sözleri ile yeri göğü inletiyordu. Şimdi ise ?barış sürecine? gelindi. O günlerde bu söylemleri sorguladık, yanlış bulduk. Bu günlerde de süreçle ilgili kaygılarımızı dillendiriyoruz. Kendimizi gerilimli bir filmin tam ortasında hissediyoruz. Daha önce de olduğu gibi, sessiz kalmamız isteniyor bizlerden. Oysa biliriz ki; fırtınalı anların habercisidir sessizlik. O günlerde yukarıda sadece bir kısmını zikrettiğimiz söylemlerle ilgili düşüncemizi söylediğimizde, karşımızda iktidarı görüyorduk. Bugün ise süreçle ilgili farklı bir söylemde bulunduğumuzda karşımızda sadece iktidarı değil, iktidarla birlikte, daha önce ve belki de hala omuz omuza mücadele ettiğimiz dostlarımızı da görme olasılığımız yüksek. Sadece bu kadrla da kalsa iyi. Birden ?Statükocu, ulusalcı, barış düşmanı, savaş çığırtkanı, hatta Kürt düşmanı? ilan edilmemiz bile işten değil. Öncelikle belirtmeliyim ki; yaşamı boyunca halkların kardeşliğini kendine şiar edinmiş ve barışı dilinden düşürmemiş biri olarak, en berbat barışın bile karşısında bir tutum almayı, aklımın ucundan bile geçiremem. Öyle bir niyetim de yok zaten. Kürt kavramına bile tahammülü olmayan, ırkçı, savaş çığırtkanlarına kan vermek gibi bir amacım da hiçbir zaman olamaz. Lakin ?Bayram değil seyran değilken, eniştemizin bizi neden öptüğüne? bakmamız barış sürecini daha iyi kavrayabilmemiz için gerekli olduğuna inanıyorum. Kaygılarımızı, itirazlarımızı bugünden sıralamalıyız. BDP?li Selahattin Demirtaş?ın Fatih Altaylı ile yaptığı söyleşide; Akillerin AKP ve ABD Politikalarını anlattığı, bir kez açığa çıkmıştır. Tablo daha da netleşti. Ortadoğu?da değişen dengelere ve Suriye?deki oluşuma dikkat çeken Demirtaş, şöyle konuşmuştu: ?Üç Kürt devleti olabilir. İran?da bir Kürt devleti, Irak?ta bir Kürt devleti, Suriye?de bir Kürt devleti. Suriye?de de Irak?taki gibi bir Kürt özerk bölgesi olacağı artık kesin. Tabii bu Suriye?deki Kürt oluşumu, Lazkiye?yi de içine alırsa Kürtlerin büyük bir sorunu ortadan kalkar. Denize alışırlar ve Türkiye?ye bağımlılık ortadan kalkar. Irak?ta merkezi yönetim bugünkü anlayışım sürdürürse Irak?taki Kürt devleti tam bağımsız olarak da ortaya çıkabilir? Toplantıda söylemeye çalıştığımda bu idi. PKK?nın çekilmesi, Büyük Ortadoğu projesidir. Süreci, ?TERÖR? ün Türkiye dışına ötelenmesi değerlendirenler (bizleri) barışa karşı olmakla itham ediyorlar. Şimdi bu tablo kimi haklı çıkartıyor? Emperyalist güçlerin nasıl taraflaştığını, planladığı Demirtaş?ın söylediği ile açıklık kazandı. Başından beri, emperyalizmin Suriye senaryolarından birinin ülkeyi parçalamak olduğunu söylüyorduk. Esad?ın devrilmesi durumunda parçalanmanın ve doğal olarak mezhep çatışmasının neredeyse kaçınılmaz hale geleceğini de. Kürt sorununda ?çözüm? için adım atıldığı ileri sürülüyor. Herkes ?barışın dili? ile konuşulması gerektiğini söylüyor. Barışın diliyle konuşalım. Ancak Türkiye?de şu anda ?barış? iklimi mi var, yoksa ?savaş?ın ayak sesleri mi duyuluyor? Türkiye süreç başladığından beri daha ?demokratik? bir ülke mi, yoksa siyasi iktidar her geçen gün daha pervasız bir saldırı altında.

Ege Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti bölgedeki son toplantılarını Bodrum’da, İSİS otelde yaptılar. Bu konuda düşünceleriniz nedir?

buy Indocin online DURAN ÖZTÜRK: Akiller Bodrum halkına sürecin bir barış süreci olduğunu, neden kendilerinin görevlendirildiğini anlatmaları gerekemez miydi? Otel ve çevresi polis ordusu ile korunmuş yurt sever kaygıları olan Bodrumlu vatandaşlar çağrılmamış, söyleyecek sözü olanlar davet edilmemiştir. Demokrasinin kurallarından protesto hakkı, yurtseverlerin elinden alınmış protestocular, polisle yapılan pazarlık sonucu yaklaşık 1 km yürütülmüş ve sadece bir basın açıklaması yapılmasına izin verilmiştir. Halktan korkuyorlar korksunlar, korkacaklar.

Son Söz?

DURAN ÖZTÜRK: Ülkemizin zenginliklerini yandaşlarına ve yabancı yağmacılara peşkeş çekenler, yoksul halkımızın topraklarını, alın teri birikimlerini yerli ve yabancı uğursuzlara ?babalar gibi? satıp duranlar, bilsinler ki çok yakında bütün bu sattıkları ?babalar gibi? geri alınacaktır. Türkiye?nin de o ?tarihî günü? elbette gelecektir. Saygılar sunarım.

ETİKETLER: ,
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.