enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

TEYZE, AMCA, DOĞA İÇİN, TOPRAK İÇİN BİR İMZA VER

26.07.2013
0
A+
A-

Şu anda Milas sınırları içinde; 2×210 MW gücünde 1986 yılında faaliyete geçen (Yeniköy) ve 3×210 MW gücünde 1993 yılında faaliyete geçen (Kemerköy) iki termik santral bulunmaktadır. Bir termik santral da, Yatağan?da olmasına karşı  ve bunlar yetmiyormuş  gibi bir yenisi de kuruluş aşamasında.

Milas?ta yeni bir termik santral, geri dönülmez bir şekilde bölge halkının sağlığını ve doğal yaşamı tehlikeye sokacak; bölge için bir cinayet anlamına gelecektir.

Termik santrallerden kaynaklanan hava kirliliğinin bölgede ürkütücü boyutlarda olduğunu; bitki örtüsü, hayvan popülâsyonu(varlığı) ve ürün kalitesinin bölgedeki termik santrallerden olumsuz etkilendiğini hepimiz görüyoruz ve yaşıyoruz.

 Muğla?da termik santrallerin bulunduğu bölgede, solunum yolu rahatsızlıklarında büyük artış olduğunun bilinmesine rağmen bu yeni santralin gündeme gelmesi insanı hiçe sayma anlamı taşımaktadır

Yatağan ve Milas?taki eko-sistem, doğal çevre ve insanlar; yıllarca bu termik santrallerinin zararlarını çekti. Bölgede kanserli hasta sayılarında büyük artışlar oldu. Yatağan ve Milas halkı, uzun yıllar termik santralin bacalarından çıkan zehirli kükürtdioksit (SO2) gazını solumak zorunda bırakıldı. Bitki örtüsü, yetiştirilen sebze ve meyveler bundan zarar gördü. Bacalar ne kadar yüksek olursa olsun, rüzgâr hareketlerinin de etkisiyle, bu zehirli gazlar, çok geniş bir alana yayılarak; hem insan sağlığı için hem de bitki örtüsü için büyük tehlike oluşturmaktadır. Bölge insanının temel geçim kaynağı olan zeytin ağaçları, çiçek açma aşamasında büyük ölçüde çiçeklerini dökmekte, çiçekler taneye dönüşememekte; bu nedenle, zeytin üretiminde ve veriminde düşüşler gözlenmektedir.

Termik santralin bacalarından  çıkan zehirli gazların ne kadar filtre edildiğini filtrelerin sağlıklı çalışıp çalışmadığını  da bilmiyoruz.Ama sonuçlar ortadadır.

Küresel  kömür yatırımlarında ülkemizin dünyada 4?ünü olması ve Enerji Bakanlığı’nın 2012 yılını kömür yılı ilan etmesi ile,  mevcut fosil kaynaklarını kullanmaya ve fosil yakıt yatırımlarını gerçekleştirmeye endekslemesi nedeniyle ,iklim  değişikliği ile  mücadele sürecini bugüne kadar en geriden takip etmiş,tüm bu uygulamaları ile yüksek karbon ekonomisinin bedellerini gelecek kuşaklarına ödetmeye mahkum etmiştir. Bu yolla dışa bağımlılığı azaltma ayrı bir yanılma konusudur.

İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planına göre,

Strattera No Prescription

Türkiye?nin, 1990 yılında kişi başına 3,3 ton olan sera gazı salınımları  2010  yılında 5,5 ton a çıkmıştır,bu değer dünya ortalamalarının treatment of erectile dysfunction   üstündedir.

Enerji kaynağında güneş ve rüzgarın gücü  alınacak yasal karar ve yöntemler ile ülke genelinde teşvik edilmeli tanıtılmalı, devletin elitle hızla uygulamaya geçirilmelidir.

Milas Karacahisar  da yapılması planlanan termik santralini yöre halkı istemiyor,tepkilerini açtıkları imza kampanyası ile dile getiriyorlar,TEMA Vakfı Bodrum Gönüllüleri de halkın haklı mücadelesine havamızı,suyumuzu,toprağımızı kirletmeyin haykırışlarına  destek veriyoruz.

fast delivery professional Viagra  Haluk ORTAÇ

TEMA Vakfı Bodrum Gönüllü Sorumlusu

ETİKETLER: ,
Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.