İNADINA ADALET AĞAOĞLU…

SERDAR ANLAĞAN
SERDAR ANLAĞAN
  • 17.10.2013
  • 1.721 kez okundu

Bugün 17 Ekim 2013, Adalet Hanım ile ilgili bu yazıyı Türkçe dili onu kaybetmeden önce yazmalıyım.

adalet-agaogluİnadına yazmalıyım. Adalet Hanım “üç hanımım”dan biridir. Diğerleri Sevgi Gönül ve Gülçin Çaylıgil’dir. Biz Adalet Hanım ile Büyükdere’deki Piyasa Caddesi’nden komşuyuz. Ana-babamın idare ettiği Sadberk Hanım Müzesi’nin önemli ziyaretçilerinden biriydi büyük yazar. Dost olduk, daha yirmili yaşların başındaydım. Evine, çalışma odasına çok misafir oldum. Her gidişimde bahçeden bir “kış gülü” götürürdüm, Gülçin’e kırmızı karanfil. Sevgi’ye parlak gözlerle bakardım. Hepimiz keyifle içmeyi ve konuşmayı severdik.

Adalet Hanım’la yürüyüş yapardık. Sarıyer’den Tarabya’ya kadar gitmişliğimiz vardır. Gülçin’in “bir bu kulağımızın arkası kaldı” demesi gibi, Sevgi ve Adalet de ömürleri boyunca istismara uğramış, kazık yemiş, iyi insanlardı. Adalet Hanım yediği kazıklara rağmen, insanlara hele gençlere güvenir, yüreğini açar, bilgisini paylaşır. Eşit ve yüksek mertebede karşılıksız, içten bir dostluğu vardır.

sevgi gönülAdalet Hanım boyun eğmez, dürüst bir insandır. Külyutmayanlardandır, bakma, insanlara bir çocuğun saflığı ile yaklaşır ve insanca güveni istismar edilir ama sonunda yine gerçeği yazan, konuşan yazar o olur. Yaşamı boyunca faşizme karşı mücadele etmiş, korkmadan gerçekleri aktaran, bunu ustalıkla her seferinde sanatla başaran, karşılığında kovuşturmaya, işsizleştirilmeye, iftiraya uğramış erdemli bir insandır. Bir keresinde sordular : “En çok neden korkarsınız?” diye, “kuduz köpekten, hem mecâzi hem gerçek anlamıyla kullanıyorum” dedi, Aziz Nesin’e sordular aynı soruyu “korkmaktan korkmaktan korkarım” demişti.

Plavix online Robaxin without prescription order Lasix gulcin_cayligil (2)Çok kızdırmıştır “Beyaz Türkler”i, öyle zekiydi ki onu alt edemediler. Adalet Hanım kendi okuruna ulaşmıştı. “Göç Temizliği”, “Fikrimin İnce Gülü”, “Ruh Üşümesi”, “Romantik Bir Viyana yazı”, okuduklarımdır, en çok “Gece Hayatım”ı severim. Büyük romanlarını okuyamadım, o da çizgi romanlarımı okuyamazdı. Adalet Hanım’la Kemal Tahir ve Aziz Nesin üzerine tartışırdık. Orhan Pamuk olayında Tahsin Yücel için “Orhan, bir kayaya tosladı ama güzel bir kayaya tosladı” demişti. Adalet Hanım elbette sanatın temellerinde mizahın olduğunu bilenlerdendir. “Taharri Kâtibi”ni ondan duymuştum. “Selaniklilere dikkat et!” diye ilk kez uyaran da oydu. “Snob”larla alay eder, ortalama zekayla dalga geçer. “İşi sınıf savaşına çeviriyorsun!” diye de uyarırdı. İngilizce yazmama kızmıştır. Memet Fuat’ın “Aydınlar Sözlüğü”nde onu yok saydılar.

Adalet Hanım’ı ve eşi Halim Bey’i bağımsız, özgür, Gülçin gibi, ezilenlerin yanında, hiç bir izm, cılık, culuk ile kendini tarif etmeyen, maddiyata zerre kadar değer vermeyen insanlar olarak tanırım. Romancılığının gereği tarafsız düşünebilir, minörü de majörü de bilir, sezgileri kuvvetlidir, çok hızlıdır.

Cumhuriyet Gazetesi bölündüğünde Hasan Cemal’leri destekledi, Gülçin de öyle, “yetmez ama evet” dedi, Gülçin “hayır, çünkü yargıyı ele geçirecekler” dedi, Gülçin hukukçudur, Ermeni soykırımı konusunda Adalet Hanım “özür diledi”, Gülçin “neden özür dileyeyim ki? Ben yapmadım? Saçma!” dedi.

İster sağdan ister soldan gidilsin, faşizm tam da şair?in durduğu yerin karşısındadır. Bedrettin Cömert’i anarak, “toplumsal bir anlayıştan bile yola çıksak, şiir hiç bir düşüncenin ya da bilimin veya felsefenin tutsağı olamaz”. Adalet Ağaoğlu romanlarında başarmıştır bunu.

Nasıl hıyarağasının biri Gülçin’in ölüm haberini yazarken “yirmi yıldır Bodrum’daki villasında yaşadığını” attı diye bu yalan, uyduruk ViKipedi’ye de böyle kayıt ediliyorsa, Adalet Hanım için de yıllar önce atılan iftiralar geçiriliyor kayda. Gerçek şu ki Gülçin geçim sıkıntısı nedeniyle Bodrum’da sıradan bir kiralık dairede yaşadı ömrünün son dört yılını ve Adalet Hanım’ın tüm çalışmaları ona özgüdür ve orjinaldir.

Adalet Ağaoğlu’nun vicdanı vardır. Eylemlerini yönlendiren insancıl, özgürlük ve eşitlikten yana, çocuklardan yana bir vicdan. Büyük yazara hakaret eden, onun Türkçe’ye kazandırdığı metinleri, tüm yaşamı boyunca sürdürdüğü erdemli ve barışçı uğraşını hiçe sayan, cahil, kaba, sanatsız, hırsız, erdemsiz, çıkarcıların yalanları değil, romanları kalacak yüzyıl sonra, merak etme!

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. çünkü dedi ki:

    + onlar neden tarih yazıyor?
    – çünkü onlara tarih yazmaları için kalem verilmiştir hocam.
    + Peki tarih sadece kalem ile mi yazılır?
    – hayır. görerek, gördüklerini irdeleyerek yazılır.
    + aferin. Peki onlar neden tarih yazıyor!?
    – çünkü onlara tarih yazmaları için sadece kalem verilmiştir hocam.

YORUM YAZ