enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

TEMEL IŞİD / ÇATI KÜRDİSTAN

02.07.2014
0
A+
A-

Özal Cumhurbaşkanı iken, Türkiye’ye kurulan bir büyük tuzağa balıklama atlamıştı. Bu tuzağın adı, “Büyüterek, parçalamak” idi.

Nedir büyüterek parçalamak? Örnek vererek anlatalım;
Özal’a denen şu idi;
“Bırakın Kuzey Irak’ta bir Kürt Devleti kurulsun. Siz de Güneydoğuda
“Özerk Kürdistan’ın” kurulmasına izin verin. Hepsini sizin bünyenize katıp
“Anadolu İslam Devletini” kuralım. Türkiye’nin sınırları büyüsün, petrolünüz de olsun, Ortadoğu da sizden sorulsun.”
Dimyata pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak buna denir.
Emperyalist devletler, bu oyunu dünyanın çeşitli yerlerinde oynadılar.
Irak’ın petrolü benim olsun derken, Güneydoğu Bölgesini sizden koparırlar, bölgede 2.İsrail olarak konumlandırılacak Büyük Kürdistanı da size kurdururlar!
Türk Devleti, Özal’a rağmen bu tuzağa düşmedi. Eğer Özal yaşasaydı, Yüce Divanda “Vatana İhanet” suçundan yargılanması büyük olasılıktı. İlerde devlet sırları açıklandığı zaman ne demek istediğimiz net olarak anlaşılacaktır…

Şimdi aynı oyun Türk Devletine yine dayatılmaktadır.
Fakat bu kez, Cumhurbaşkanı yalnız değildir. AKP Hükümeti- Başbakan- Genelkurmay Başkanı ve maalesef Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı aynı çizgide buluştular.
Cumhurbaşkanı Gül ve Başbakan Erdoğan’ın nihai hedeflerinin “Federe İslam Devleti” olduğunu hala anlamayan kaldıysa, onlar ya bebektirler ya da Alzheimer hastasıdırlar!

Rezaletin son perdesi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yeni kurulan “Türkiye Kürdistan Demokrat Partisi” nin isminin Anayasa’ya uygun olduğuna karar verdi!

Eğer Türkiye Cumhuriyeti bir “HUKUK DEVLETİ” ise, başta Yargıçlar- Savcılar ve ülkeyi yönetenler Anayasa ve Yasalara uymak zorundadırlar.

Büyük Türk Milletinin ve Türk Tarihinin huzurunda şu sorulara yanıt verecek birini arıyorum!
cheap Valtrex -Anayasa Md. 42:
Türkçeden başka hiçbir dil, eğitim ve öğretim kurumlarında Türk Vatandaşlarına ana dilleri olarak okutulamaz ve öğretilemez. Eğitim ve öğretim kurumlarında okutulacak yabancı diller ile yabancı dille eğitim ve öğretim yapan okulların tabi olacağı esaslar kanunla düzenlenir.

-Siyasi Partiler Kanunu Md. 78
a)Siyasi Partiler; Türkiye Devletinin Cumhuriyet olan şeklini, Anayasanın başlangıç kısmında ve 2 nci maddesinde belirtilen esaslarını, Anayasanın 3 üncü maddesinde açıklanan Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, diline, bayrağına, milli marşına ve başkentine dair hükümlerini, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğunu ve bunun ancak, Anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organları eliyle kullanabileceği esasını; Türk Milletine ait olan egemenliğin kullanılmasının belli bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamayacağı veya hiçbir kimse veya organın kaynağını anayasadan almayan bir Devlet Yetkisi kullanamayacağı hükmünü; seçimler ve halkoylamalarının serbest-eşit-gizli-genel oy-açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılması esasını değiştiremezler.
Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, dil-ırk-renk-din ve mezhep ayrımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan bir devlet düzeni kurmak amacını güdemezler veya bu amaca yönelik faaliyette bulunamazlar, başkalarını bu yolda tahrik ve teşvik edemezler.

b)Siyasi Partiler; BÖLGE- IRK-BELLİ KİŞİ- ZÜMRE- CEMAAT- DİN- MEZHEP VEYA TARİKAT ESASLARINA DAYANAMAZ VEYA ADLARINI KULLANAMAZLAR.

Siyasi Partiler Kanunu Md. 81:
a) Siyasi Partiler; Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde milli veya dini kültür veya mezhep veya ırk veya dil farklılığına dayanan azınlıklar bulunduğunu ileri süremezler.
b) Türk dilinden veya kültüründen başka dil ve kültürleri korumak, geliştirmek veya yaymak yoluyla Türkiye Cumhuriyeti ülkesi üzerinde azınlıklar yaratarak millet bütünlüğünün bozulması amacını güdemezler ve bu yolda faaliyette bulunamazlar.

Siyasi Partiler Kanunu Md. 82: buy azithromycin Naltrexone online
Siyasi Partiler, bölünmez bir bütün olan ülkede, BÖLGECİLİK veya IRKÇILIK amacını güdemezler ve bu yolda faaliyette bulunamazlar…

-Tüm bu Anayasa ve Yasa maddeleri yürürlükte iken, nasıl oluyor da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı içinde “KÜRDİSTAN” geçen bir siyasi partiye izin verebiliyor? Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bunu Türk Milletine anlatmak zorundadır.
-Türkiye’nin resmi olarak “Kürdistan” denen bir bölgesi mi vardır?
-“Büyük Türk Partisi” kurulmasına, Başsavcılık izin verebilir mi? Veremez.
-“Boşnak Partisi” , “Arnavut Partisi” , “Lazistan Partisi” ,“Nakşibendi Partisi” kurulmasına da izin verebilir mi? Veremez.
-Yarın Pontus Ak Partisi veya Taşnak Ermenileri Ak Partisi ismiyle müracaat etseler, onlara da izin verebilecek misiniz?
-Ermeni Patrik Vekili Aram Ateşyan, “Bu süreç Türk-Kürt halkının meselesi değil, bizim de meselemizdir. Aynı yolu takip edeceğiz, destekliyoruz” mesajı sizce ne demektir?

Bu sorulara yanıt verecek ve ihanet çemberini kıracak bir namuslu Yargıç kalmadı mı artık Türkiye’de?

Not: Bilin bakalım, kimin oğlunu hiç hak etmediği halde, özel sınavla-özel statülü- yüksek maaşlı memur olarak Denizli Valiliğinde işe başlattılar?
Be arkadaş, oğluna bir iş uğruna bunca ihanet yapabiliyorsan, gönder oğlunu bize, hiç çalışmasın biz besleyelim. Gak dedi mi et, guk dedi mi süt verelim.
Agop’un kör kazı gibi ömür boyu bakalım oğluna!  Yeter ki işinizi düzgün yapın, doyun artık. Gözünüzü kara toprak doyursun…

Sağlık ve başarı dileklerimle 01 Temmuz 2014
Rifat Serdaroğlu

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.