enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

KAYMAKAMA ve GAZETECİLERE SALDIRDILAR

Gümüşlükte olaysız ve şenlik gibi yapılan sembolik tabela dikimini yapan Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödekmerdan ikinci durağı Kadıkalesi Ormancılar Sitesinde sitedekilerin fiili ve sözlü saldırına uğradı. Site sakinleri daha sonra olayları görüntülemek isteyen gazetecilere de saldırırken, hakaretlerde birbiri arkasına geldi.

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem

Gümüşlük Çayıraltı Plajına sembolik olarak “Plajlar halkın kullanımına açıktır. Hiçbir kuvvet engelleyemez. Bodrum Kaymakamlığı” yazılı tabelayı dikdikten sonra Kadıkalesi Ormancılar Sitesi olarak bilinen siteye giderek Gümüşlük’te dikilen “Plajlar halkın kullanımına açıktır. Hiçbir kuvvet engelleyemez. Bodrum Kaymakamlığı” yazılı tabelanın benzerini dikmek istedi. Ancak site sakinlerinin fiili ve sözlü saldırına uğradı. Görgü tanıkları resmi araç ve haberli olarak sitenin sahiline gelen Bodrum Kaymakamı Dr.Mehmet Gödemerdan’a saldıran bir grubun “Bu gün cumartesi Kaymakam tatil günü buraya gelmez. Bu adam Kaymakam değil” şeklinde sözlü saldırda da bulundukları ifade ettiler. Kaymakam Dr.Gödekmerdan’ın olay yerinden ayrılmasının ardından bölgeye Jandarma ekipleri sevk edildi. Sahillerin işgal edilmesine dikkat çeken yaklaşık 20 kişilik gruba da sözlü olarak saldıran site sakinleri, olayları görüntileyen gazetecilere de fiili ve sözlü saldırıda bulundular. Kameraman Sedat Vurmaz’ın üzerine yürüyen grup kameraya vurarak çekimleri engellemeye çalışırken, Jandarma araya girerek gazetecileri saldırganların elinden kurtardılar.

SAHİLLERİN KİRASINI VERDİK KİMSEYİ SOKMAYIZ…

Sahilin kendilerine ait olduklarını söyleyen site sakinleri, “Burası bizim özel mülkümüz. Bedavacılar buraya gelemez.Biz paralarını ödedik.Gelsinler kumda otursunlar ama biz burada 650 haneyiz burası bize yetmiyor. Araba koyacak yer yok. Ama bu insanlar her yıl buraya gelip sahilleri kullanmak istiyor. Bizi tahrik ediyor, beyefendilerin başını belaya sokuyor” dedi. Başka bir site yaşayanı ise “Bu sahili biz Milli Emlak’tan kiraladık.Parasını ödedik. Kimse gelip burada denize giremez.” derken bir başka site sakini ise kumunu biz getirdik buranın. Bizden başka kimse kullanamaz” dedi.

KAYMAKAM’A SALDIRANLARDAN BİRİSİ YARALANMIŞ…

Sahillerin işgal edilmesine karşı eylem yapanlar henüz siteye ulaşmadan önce Bodrum Kaymakamı Dr.Gödekmerdan ulaştı. Ancak site sakinleri Kaymakama’da saldırdılar. Çıkan arbede sırasında bir vatandaşın başından yaralandığı öğrenildi.

SUÇ İŞLEDİKLERİNİ ANLAYINCA, GAZETECİLERE SALDIRDILAR…

Site sakinlerinin Bodrum Kaymakamına bile saldırdıklarını duyan eylemciler sahilden ayrılarak yolda beklemek zorunda kaldılar. Eylemciler kenara çekilince hızlarını alamayan site sakinleri, gazetecilerin görüntü almalarını fiili olarak engellemeye çalıştılar ve sözlü hakaretlerde bulundular. Gazeteciler kimliklerini Jandarmaya göstermelerine karşın, saldırılarına devam eden bazı site sakinleri telefonları ile gazetecilerin görüntülerini de alarak taciz ederken, tehdit savurdular.

Sahillerin halkın kullanımına açılması için eylemleri ile yerel ve idari yöneticilerin dikkatlerini çekerek destek alan Gümüşlük Forumu üyeleri yaptıkları açıklamada site sakinlerinin devletin Kaymakamına bile saldırmaktan çekinmediklerine dikkat çekti “Bu gün burada sahillerin işgal edilmesini canlı olarak yaşadık. Bırakın düz vatandaşı, devletin görevlisi kaymakamı bile burada barındırmadılar. Kaymakam bile burayı terk etmek zorunda kaldı.” dediği sırada site sakini bir bayan müdahale ederek kaymakama saldırı olmadığını söyledi. “Cumartesi günü koskoca kaymakam buraya mı geldi? 

Yapmayın laf salatası yapıyorsunuz yalan söylüyorsunuz? dedi. Site sakini buradakiler saldırmadığını ve burada oturanların hepsinin devlet adamı olduğunu söyledi. Açıklamaya devam eden Gümüşlük forumu üyeleri “Bizler ötekiyiz, bizler kıyılardan yararlanmaması gereken, buralara gelmemesi gereken, bu ülkenin insanları değilmişiz gibi kovulduk. Kaymakam bile buradan kovuldu, onada hakaret ettiler. Herkese kötü davrandılar, davranmaya da devam ediyorlar. Sahiller halkın malı olarak kalacaktır, kıyılar halkın malıdır, kamu malıdır.” dedi.

Gümüşlük forumu daha sonra Jandarmaya giderek saldırılardan dolayı şikayetçi oldular. Olayla ilgi soruşturma devam ediyor.

Yorumlar

  1. serap kalkan dedi ki:

    biz fiilen bu saldırıların hedefi olduk ve jandarmaya giderek resmi olarak şikayetçi olduk.Kaymakam Bey şikayetçi olmamış ancak biz sonuna kadar bizi oradan kovmaya kendini muktedir hissedenlerden yasal yollardan hesap soracağız.

  2. Fahir Üzümcü dedi ki:

    Bugün hayatımda hiç gitmediğim, kolay kolay da gitmeyeceğim bir yere, Kadıkalesi Oduncular Sitesi plajına, Bodrum kaymakamının Gümüşlükteki tabela dikim töreni sonrasında bizleri de davet etmesi üzerine gittim. Giderken gideceğim yer ile ilgili hiç bir fikrim yoktu bile. Ormancılar sitesi plajına geldiğimde yaşadıklarım bana hala inanılmaz geliyor. Tabelanın dikileceği yerde bir çukur, tabela yerde yatıyor,bizi davet eden kaymakam saldırı sonrası olay yerinden ayrılmış ve site sakini oldukları belli ama hiç te sakin olmayan bir kalabalık bağırarak, söverek, hakaret ve tehdit ederek üzerimize doğru yürüyordu… Sivil bir görevli komutanım diye telefona sarılmış jandarma ekiplerini çağırıyor, kalabalığın içinden yaşlı bir adam önce hakaret ederek, sonra da eli ile iterek beni tahrik etmeye çalışırken, üstü çıplak bir adam küfürler ederek üstüme doğru gelip bana vurmaya çalışırken araya girenler tarafından engelleniyor ve ben hala olayları anlamaya çalışırken karşımdakiler, burası bizim tapulu malımız s.ktir olun gidin diyerek , kadınlı erkekli saldırmaya hazırlanıyorlar. Aradan plaj tarafından gelen biri, çok eski bir arkadaşım çıkıyor ve o da şaşkınlık içinde!!! hem site sakini hem forum üyesi, 2 arada 1 derede kalmış durumda… Bir başka forum üyesi site sakini kadın bizi, hepimizi evine davet ederek kahve ısmarlamak isterken, çevreden hala küfürler, hakaretler ve tehditler yağıyor.

    Kısaca özetleyecek olursak, bugün Bodrum Kadıkalesi bölgesinde ormancılar sitesi plajında değil sıradan vatandaş, yarımadanın en büyük mülki amiri bile barındırılmamıştır. Sahilleri yılardır pervasızca İŞGAL ederek bunu en büyük hakları sanan sözde ELİT bir kısım vatandaş, halkın sahillerini halka kapatmanın ayıbını değil, kendilerince haklı gururunu yaşamışlardır!!!

    İşin daha ilginç yanı, bizler kaymakamın daveti üzerine Gümüşlük’teki gibi eğlenceli ve sembolik bir tören beklerken, nerdeyse gırtlağımızı sıkmaya hazır kişilerle karşılaştık. Ve ne yazık ki, şikayet etmek için jandarma karakalonu gittiğimizde ifade vermek için saatlerce bekletildik. İfadelerimizin alınıp alınmayacağına karar vermek için, komutan, kaymakam, savcı ve belki de vali arasında yaşanan yoğun telefon trafiğini beklemek zorunda kaldık.

    Bir zamanlar bir gazete manşetinin dediği gibi, “halk” ve “vatandaş” karşı karşıya geldi….

  3. TEMEL ‘E :
    – YENİ KOMŞULARINIZ ELİT TABAKADAN , ANLAŞABİLİYORMUSUNUZ diye sormuşlar !
    O ‘ da ;
    – HAÇAN onların ELİNİTİ OLDUĞUNU BİLMİYORDUM demiş ! . . .

    1. Adil Keser dedi ki:

      Ecrimisil cezadır diyen, Ecrimisil kira değildir diyen arkadaşlarım. Ne kadar safsınız. Otellerin sahillerinde bu şovu yapabilen bir babayiğit gösterin bakalım, sonra şu soruma cevep verin:
      Ceza tahakkuk ettirilip yapılan işlem cezalandırılmıyorsa (işgal kaldırılıp, yapılanlar yıkılmıyorsa) ve her yıl tekrar tekrar üstelik üstüne artış da eklenip mutat bir alışkanlık halinde tahsilat yapılmaya devam ediliyorsa ve bu işlem 20 yıllardır devam ediyorsa bunun adına ceza denir mi? cezalandırmadan tahsilatın adı nedir?
      CEZA ADI ALTINDA KİRALAMA…

  4. elit insan dedi ki:

    parasını verdik aldık. sizin gibi donla denize giren varpşları, yaşlı ve çocuklu aileleri plajımızda görmek istemiyoruz

  5. Tayyar Eryılmaz dedi ki:

    DEVLET TABELA DİKMEYE GİTMEZ..GEREĞİNİ YAPAR..
    GERÇEK DEVLET HALKININ HAKKI NEYSE ONU KORUR VE TAKİP EDER…ÖZEL GÜVENLİK YADA STK KURULUŞU GİBİ HAREKET EDEMEZ…HAKSIZLIĞIN İŞGALİN YILLARCA DİZ BOYUNA ÇIKINCIYA KADAR GÖZÜNÜ KAPATAN DEVLET ŞİMDİ GÖSTERMELİK VE SONUCU DA HALKIN GÖZÜN DE İTİBAR KAYBINA YOL AÇAN BİR OLAY…DEVLET ADİL OLDUĞU MÜDDETCE GÜÇLÜDÜR..ADALETİN KALMADIĞI ORTAM DA DEVLETTE GÜÇ KAYBEDER…ÜLKE VE DEVLET ADINA ÜZÜCÜ BİR DURUM…

  6. murat özşeker dedi ki:

    Ecri misil diye sahillerden para toplanıyor.yazıkki site sakinleri haklı kaymakamda bunu bildiği için yaptırım uygulayamıyor.her sey göstermelik sahil parasını ödeyenindir.kaymakamımız vergileri iptal ettirsin sonra kamunun olur.satılmayan yermi kaldı?

  7. S.Duman dedi ki:

    Kıyılar halkın ortak malıdır. Kiralanamaz işgal eden ecri misil öder ama bu da sadece Ecri misil ödeyenin kullanacağı anlamına gelmez.
    1990 yılında çıkan 3621 sayılı Kıyı Kanunu ve yine aynı yıl çıkan Kıyı Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğe göre:
    Madde 5 – Kıyılar ve doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılar, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.

    Madde 6 – Kıyı, herkesin eşitlik ve serbestlikle yararlanmasına açık olup, buralarda hiçbir yapı yapılamaz; duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz.

    Madde 7 – Kamu yararının gerektirdiği hallerde, uygulama imar planı kararı ile deniz, göl ve akarsularda ekolojik özellikler dikkate alınarak doldurma ve kurutma suretiyle arazi elde edilebilir.

    Madde 8 – Uygulama imar planı bulunmayan alanlardaki sahil şeritlerinde, 4 üncü maddede belirtilen mesafeler içinde hiç bir yapı ve tesis yapılamaz. Uygulama imar planı bulunan yerlerde duvar, çit, parmaklık, telörgü, hendek, kazık ve benzeri engeller oluşturulamaz. Moloz, toprak, cüruf, çöp gibi kirletici ve çevreyi bozucu etkisi olan atık ve artıklar dökülemez, kazı yapılamaz. Ancak bu alanlarda; uygulama imar planı kararıyla altı ve yedinci maddede belirtilen yapı ve tesislerle birlikte toplum yararına açık olmak şartıyla konaklama hariç günü birlik turizm yapı ve tesisleri yapılabilir.

    Madde 15 – Kıyıda ve uygulama imar planı bulunan sahil şeritlerinde duvar, çit, parmaklık, tel örgü, hendek, kazık ve benzeri engelleri oluşturanlara ikibin Türk Lirasından onbin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilir. Ayrıca oluşturulan engellerin beş günden fazla olmamak üzere belirlenen süre zarfında kaldırılmasına karar verilir. Bu süre zarfında engellerin ilgililer tarafından kaldırılmaması halinde, masrafı yüzde yirmi zammıyla birlikte kendilerinden kamu alacaklarının tahsili usulüne göre tahsil edilmek üzere kamu gücü kullanılmak suretiyle derhal kaldırılır. Kabahatin tekrarı halinde, ceza üst sınırdan verilir.

  8. Hande Yurtalanlı dedi ki:

    Hanımefendiler ve Beyefendiler;
    Yaklaşık 20 senedir bu sitenin sakiniyim. Şu anda 8 aylık hamileyim, bu nedenle olayların içinde olmadım fakat izledim. Bu olayın artan nabzının nedenini size şöyle anlatmaya çalışayım; yıllardan beri bu sitenin güzelleşmesi ve kalkınması için site sakinleri hem maddi hem manevi olarak çalışıyor, her ev bir aidat ödüyor ve yıllardan beri dışarıdan gelenlerle ilgilenilmiyordu, ancak ne zamanki sitede aidat ödeyenler şenzlong bulamayınca, oturacak bir karış yer bulamayınca, bu konu dikkat çekmeye başladı ve anlaşıldı ki diğer sitelerden gelen kişiler, aidatını bizim ödediğimiz şenzlongları, çimleri, iskeleyi, merdiveni, tesisleri vs kullanmaya başlamışlar, yani ne olmuş? Denizler Halkındır adı altında şenzlonglar bizimdir, iskele de bizimdir, şenzlong ve şemsiyeler de herşey bizimdir olmuş! Site sakinleri mağdur olmuş ve dışarıdan gelen ve bu sitemize ait olan eşyaları kullanan kişilerle tartışmalar başlamıştır. Bu kişiler herhangi bir utanma dahi yaşamamaktadırlar! Hatta üste çıkmaya çalışmaktadırlar. Durum böyle olunca bekçiler ve kartlar kullanılmaya başlandı, dışarıdan gelenler tespit edilip sadece sahil kullanımına izin veriliyordu, bakıldı ki bu şekilde de huzur sağlanmadı çünkü gelenler kaşla göz arasında bir şenzlong çekiveriyorlardı, bunun üzerine gecen sene tel örgü örüldü, bu da yine huzursuzlukla sonuclandı, tel örgü bu sene açıldı, kumsal halka açık ancak yine huzur yok! Dünkü olayda da, herkes taktir eder ki yılların birikimi var, bir de dünkü olayda talihsiz olan bu konununun girişgahındaki yanlışlıktır, eğer ki eylemciler ve kaymakam gelmeden önce durumu yönetime anlatsa yada buradaki site sakinlerine bu olaylar böyle olmazdı, hatta yönetim ve site sakinleri eylemciler ellele tabelayı asar birer çayımızı içer giderlerdi. Bu çeşit bir geliş ile zaten kanayan bir yaraya bir daha darbe atıldı, kimse ne olduğunu anlamadı ve senelerin birikimi ile bir arbede yasandı, kaymakam tarafsız degıldı ve herkese tehditler yağdırdı, jandarma sonradan geldı, tabela dikmek için gelindiğinde bile fotoğrafcılar vardı bu yöntem hoş değildi. Eylemciler de empati yapsalar durumu anlarlar, parasını sizin ödediğiniz bir eşyayı sizin izniniz olmadan başkası kullanma hakkına sahıp degıldır, hıcbır lokantadan para odemeden cıkamazsınız, yada buraya geldıgınız gıbı hıcbır otele gıremezsınız daha kapıda arbede cıkar vs vs yani uzun lafın kısası buraya herkes butun yıl calısıp kısacık bir tatil yapmaya ve huzur bulmaya geliyor, ancak yıllardan beri parası ile huzursuzluk yaşıyor, dünkü olay yılların birikiminin bir sonucudur, burada kumsalı herzamam herkes kullanabilir ki kumsalın kumunun parası bizim cebimizden çıkmasına rağmen, o da birazcık huzur için bizim dışarıdan gelenlere jestimlz olsun..

    1. Fahir Üzümcü dedi ki:

      Hande hanım ne kadar güzel anlatmış ve özetlemişsiniz tebrik ediyorum. Hatta sizin GEZİ ruhuna bile sahip olduğunuzu tahmin ediyorum. Gezi’ye gitmiş bile olabilirsiniz.

      Bu ülkede yaşanan çarpıklıkların esas meselesinin, bir kısım insanın bir kısım yerleri kendi kullanımında başkasının giremeyeceği yerler yaparak çevirmesi olduğunun farkında mısınız bilmem ama kendinizce bazı şeylerin para ile alınıp satılabileceğini düşündüğünüzü anlıyorum. Umarım çocuğunuzu her şeyin bir fiyatı vardır düşüncesi ile büyütmez ve onun özgür, çağdaş ve herkesin eşit olduğuna inanan bir birey olarak yaşamasına izin verirsiniz. Özgürlük, adalet, eşitlik, kardeşlik ve barış kelimelerden ibaret değil bir yaşam biçimidir ve satın alınamazlar.

      Her şeyden önce size ve doğacak yavrunuza sağlıklı bir ömür diliyorum. Mutlu, sağlıklı ve sevgi dolu olsun yaşamı yavrunuzun ve herkesin eşit olduğu bir dünyada büyüsün.

      Saygılarımla…

    2. Egemen Öztüregen dedi ki:

      Hande Hn,
      Söz konusu yer kamunun malıdır. İstediğiniz kadar para harcayın, onu yapın, bunu yapın bu gerçeği değiştiremezsiniz ve halkın hakkını gasp edemezsiniz. Sizin bunca zaman sahile gelenleri kovalamanız hoş da cumartesi yapılan hoş değil!?

  9. Deniz dedi ki:

    Anlaşılan ecrimisil denilen işgal cezasını kira sanıp kum ,çim her tür yatırımı yapmışlar hemde kimler eğitimli elitler ,sahil halkındır yapma çim kum kardeşim sezlonglarınıda koyma üyelerine geldiklerinde tek tek ver ,burada vahim olan devlet adamı saldırılmış ve gereği yapılması gerekir devlet acz değildir ve acz durumuna düşürülemez halkın hakkı devlet garantisi dedir bodrum a gelmiş en iyi kaymakamlardan biri olan Sayın Kaymakamımız Dr.Gödekmerdan’a ve makamında devlete karşı büyük başkaldırıdır…..

  10. Tuğrul Acar dedi ki:

    Yarımada kumsalları,diğer kamu alanları bu kentte 12 ay yaşayanlara, 2 ci konut sakinlerine,tesis müşterilerine artık yetmiyor.Bu tesbit çevre şehircilik bakanlığına muğla Bşehirbelediyeye Bodrumbelediyeye yüksek sesle duyurulup yeni alanlar koylar dağlar tepeler imara açılmamalıdır………….

  11. Fahrettin Soğukpınar dedi ki:

    Kıyıya şenzlong atarak,kıyılar 7*24 benim diyemezsin. , Kıyıyı başkasının paylaşamayacağı şekilde işgal edemezsin. Deniz arkadaşın dediği gibi, sakinlerine geldiklerinde tek tek ver.Sahilde işleri bittiğinde kaldırsınlar. Boş şenzlonglarınız kıyıyı işgal etmesin.Bizde 100′ er şenzlong ve şemsiye alır, sahile sabitleriz.! Hoş ben şenzlongta güneşlenmeyi sevmem. Havlumu serer kumun üstünde güneşlenirim. Kum benim dersen kumunu al site sınırlarının içine yay.Sahillerin doğal kumu, çakılı, tozu, kayası güneşlenmek için daha idealdir. İlle de kum isterim diyen arkadaşlar varsa 150-200 m2’yi kaplayacak miktarda (bilemiyorum tahminim 15-20 kamyon yeter) kum getirelim. Tabeladaki mesaj “Plajlar halkın kullanımına açıktır. Hiçbir kuvvet engelleyemez.” güzel, ama; devlet adamı ! ( ne demekse) ve aynı zamanda elit ! sakinlerinizin bu mesaja ihtiyaç duymamaları gerekirdi. Böyle bir tabelanın asılmasına gerek duyuluyorsa o sakinlerin ayıbıdır. Yarın ”Site sakinleri, lütfen yerlere tükürmeyiniz” tabelası da asılabilir. İki mesajda birilerine uyarıdır, mantığı aynıdır. Devlet adamları, kadınlar da var. Devlet insanları diyelim ve elitler! Resimleri gördüm ben sizden korktum. İstanbul daki palalıyı aratmamışsınız. Bütün cesaretimi toplayıp yüzerek oralara gelmek istiyorum. Çoğunlukla Bitez,Bardakçı ve Ortakent’te denize girerim. Farkındaysanız aynı sularda yüzüyoruz. Siz havuzun bi yerinde biz bi yerinde. Ama havuz aynı havuz. Bu olay olmasaydı belki de hiç gitmeyeceğim bir yerdi . Merak ettim geleceğim. İki şenzlong arasında kumların üzerinde güneşleyen veya seyyar taburesinde donuyla! oturan birini görürseniz ”O benim işte”.
    Bilipte bilmeyenlere,bilmezlikten gelenlere. Ecrimisil -işgal – ve kira arasındaki farkı bilmeyen bilmezlikten gelen devlet insanları ve elitlere bilgi;
    Ecrimisil kelime anlamı olarak hazine taşınmazının, İdarenin izni dışında gerçek veya tüzel kişilerce işgal veya tasarruf edilmesi sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki haliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak İdarece talep edilen tazminat bedelidir.
    Ecrimisil nasıl hesaplanır?
    Hazine taşınmazlarından kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilenlerin dışında kalanların fiilî durumları, İdarece hazırlanan program dâhilinde mahallinde tespit edilerek Yönetmelik eki “Taşınmaz Tespit Tutanağı” düzenleniyor. Söz konusu tutanakta; işgalin başlangıç tarihi, taşınmazın işgale veya kullanıma konu olan yüzölçümü, işgalcileri, kullanım amacı, ecrimisil takdirinde yararlanılabilecek bilgiler ile bilinmesinde yarar görülen diğer bilgilere de yer verilir.
    Not: Biz işgal edelim, ecrimisil (işgal) parasını biz ödeyelim.
    Hazine taşınmazlarının kişilerce işgale uğradığının tespit edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde “Taşınmaz Tespit Tutanağına” dayanılarak ecrimisil İdarece tespit edilir ve Yönetmeliğin komisyonca karara bağlanıyor.
    Ecrimisilin ödenmesi işgalciye mülkiyet hakkı sağlar mı ?
    Ecrimisil geçmişe ilişkin alınan işgal tazminatı olduğundan işgalciye tapuya ilişkin bir hak sağlamıyor.
    Ecrimisil ne demekmiş – Tekrar edelim.

    Ecrimisil nedir?

    Ecrimisil; Hazine taşınmazının yada bir malın sahibinin idarenin izni ve malın sahibinin rızası dışında gerçek veya tüzel kişilerce bu malı kullanmakla bir zarara uğrayıp uğramayacağı sözkonusu olmaksızın bu maldan, işgal tasarruf veya her ne şekilde olursa olsun yararlanması sebebiyle, İdarenin bir zarara uğrayıp uğramadığına veya işgalcinin kusurlu olup olmadığına bakılmaksızın, taşınmazın işgalden önceki haliyle elde edilebilecek muhtemel gelir esas alınarak işgalci tarafından ödenen ve idarece talep edilen, belediye tarafından tahsil edilen tazminattır diye tanımlayabiliriz.

    İşgalci (Fuzuli şagil) nedir kime işgalci denilmektedir?

    Kusurlu olup olmadığı aranmaksızın, bir malın zilyetliğini, yetkili İdarenin izni, sahibinin rızası veya muvafakatı dışında eline geçiren, elinde tutan veya her ne şekilde olursa olsun bu malı kullanan veya tasarrufunda bulunduran gerçek veya tüzel kişilere İşgalci (Fuzuli şagil) denmektedir.

    Ecrimisil kira anlamına mı gelmektedir?

    Ecrimisil kira değildir, haksız işgal tazminatıdır ve geriye dönük olarak hesaplanır.

    Hamiş ; Bu yazının muhatabı Ormancılar Site’si değil , kıyıları işgal eden ; Otel,motel,tatilköyü,pansiyon,ev,restoran,plaj,dükkan,site v.b.g. işgalci (Fuzuli şagil) cilerdir.

    Kuyunun dibinde kurbağalar, sanırlar ki gökyüzü kuyu ağzı kadar.

    Fahrettin Soğukpınar
    Konacık