DEMOKRASİ KOMEDİSİ…

CAN PULAK
CAN PULAK
  • 28.09.2015
  • 820 kez okundu

Fluconazole no prescription can-pulak-yazılarıİnsan bazen gerçekleri düşünmek istemiyor. Zaman zaman moral bozar, endişe geliştirir, kötümserlik aşılar gerçekler. Örneğin, ülkemizin geleceğini düşündüğümüzde, şartları göz önüne aldığımızda, çıkar yol bulamadığımızda nasıl üzülüyor, panikliyor, dertleniyorsak, gerçekler işte bizi böyle rahatsız ediyor demektir.

Nasıl rahatsız olmayalım?

Demokratik bir ülke miyiz, gerçekten demokratlığın tadını çıkarıyor, keyfini sürüyor, kendimizi oylarımızla yönetmenin mutluluğunu yaşıyor muyuz?

Buna yürekten ve dürüstlükle evet demek mümkün değildir.

Demokrasinin en iyi sistem olduğuna inandırılmışız, ama uygulamasını komik hale getirince, başımız dertten kurtulamamış bir türlü.

Bugün güya demokratız. Sandığa gidip istediğimizi seçiyoruz milletçe. Seçiyoruz, ama seçilen sadece kendisine oy verenleri milletten sayıyor. Oy vermeyenlere düşman muamelesi yapıyor. Tıpkı günümüzde olduğu gibi…

Seçilen dünyayı ben yarattım sanıyor, aklına eseni yapıyor, yasaların arasından kıvrak ihlallerle geçip gidiyor. İnsan hakları, özgürlükler, hak hukuk filan hikaye. Seçilen dilerse hakkı da hukuku da kendine benzetiyor. Devleti tanınmaz hale getirebiliyor, kurumları tepetaklak edebiliyor, Anayasayı ve yasaları açıkça çiğneyebiliyor. Önünde engel tanımadığı ve itiraz edeni içeri tıktığı için de, kendine göre bir demokrasi, sonuçta kendine göre bir Türkiye yaratabiliyor.

Söyler misiniz bunun neresine demokrasi diyebiliriz?

Ülkenin bunca alimi, profesörü, bilgini var, ama korkudan soramıyorlar işte. Anayasamız, ülkemizin laik bir Cumhuriyet olduğunu söylüyor. Oysa bu laik Cumhuriyette, politika her saniye dine alet ediliyor. Partisi de yapıyor, politikacısı da, bakanı da, mebusu da, bürokratı da yapıyor bunu. Peki buna mani olacak kurumlar yok mu? Var ama kimse görevini yapmıyor ki günümüzde…

Siyaset tam bir komedi haline dönüştü. Liderler kendi partilerinde bile demokrasiyi boğazlıyorlar. Koltuğa oturdular mı, kalkmak bilmiyorlar. Kendi adamlarını delege seçtirince, hangi kongrede kim kaldıracak o lideri koltuğundan? Lider kimi isterse mebus yapıyor. Siz istediğiniz kadar yırtının, çalışın, uğraşın, lider evet demezse bırakın Meclis’e girmeyi, partinin kapısından içeri bile giremezsiniz.

Bu mu demokrasi?

Bizim demokrasimiz mebusluğu meslek haline getirdi. Dünyanın en kazançlı, en verimli, en fiyakalı mesleği haline geldi mebusluk. Kıyak emeklilik onlarda, yüksek maaş onlarda, sekreter-şoför-özel büro onlarda, dokunulmazlık onlarda…

Hani liderin yolladığı kararlara oy vermenin dışında bir işe yarasalar mesele yok. İçlerinde ettiği yemine ihanet edenleri mi ararsınız, Meclise doğru dürüst uğramayanları mı ararsınız, Bakanlıklarda iş kovalayanları mı ararsınız, hangisini sayayım ki…

Seçim Kanununu değiştirmedikçe, siyasi Partiler Kanununu düzeltmedikçe, Doğu ve Güneydoğu’daki ağalık sistemine son vermedikçe, demokrasiyle yönetildiğimiz hikayesine sadece biz inanırız. Dünya güler halimize. Sandığa baraj koyarız, verdiğimiz oylar başkasına gider, çıkardığımız mebus parti değiştirmekten fırıldağa döner, biz de kalkar buna demokrasi deriz. Hem kızarız bu sisteme, hem güleriz, hem hırpalarız, ama yine de vazgeçmeyiz demokrasi adını verdiğimiz bu komediden.

İşte şimdi seçimlere gidiyoruz. Daha 4 ay önce yapmadık mı seçimi? Yaptık ama iktidarın işine gelmedi, bir daha şansını denemek istiyor. Böyle demokrasi olur mu? Kasım seçimlerinde de istediği oyu alamazsa iktidar, her 4-5 ayda bir seçime mi gideceğiz? Kasım başında millet tekrar sandığa gidecek, oy verecek, ne değişecek sanki? Üç aşağı-beş yukarı geçen seçime benzer sonuçlar alacağız. Haydi yine koalisyon turları, yine itişmeler, yine çekişmeler, ülke ciddi bir zaman kaybedecek.

Demokrasi, eğer bizi dönüp dolaşıp aynı çıkmaza getirecekse, neyleyelim biz böyle demokrasiyi?

Aklımızı başımıza toplamalıyız. Gerçekleri, sevmesek de, istemesek de, hoşlanmasak da, kabul etmek ve rotamızı ona göre ayarlamak zorundayız. Gerçek demokrasiye bu liderlerle, bu siyasi anlayışlarla gidemeyiz. Siyasi Partiler Kanunu ile seçim kanununu bu liderlerle değiştiremeyiz. Bir şeyler yapmamız lazım. Ancak yapacağımız şeyler, akıl ve hukuk çizgisinin içinde kalmalı. Nasıl olacak bu, düşünmek ve nasıla kafa çalıştırmak lazım. Evlerinde oturmaya zorlanan, ortalıkta gezmelerine ve medyada görünmelerine bile tahammül edilmeyen ülkenin gerçek aydınları, sağcısıyla solcusuyla bir araya gelip, bu işi çözecek, bu demokrasi komedisine son verecek formülü bulmalılar. Öyle yaparlarsa, hiç değilse elimizde bir model, bir taslak, bir hazırlık olur. Şu anda demokrasi komedisini sürdüren modelden başka bir modelimiz yok çünkü.

Türkiye’yi kurda kuşa yem etmemek için, çalışan kafalar ve ülkesinin iyilik ve esenliği için çarpan kalpler haydi göreve…

buy Valtrex cheap Paxil Can Pulak/Bodrum/Eylül-2015

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ