enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

BİRİNİN ÇÖPÜ DİĞERİNİN HAZİNESİDİR…

BİRİNİN ÇÖPÜ DİĞERİNİN HAZİNESİDİR…
03.08.2016
0
A+
A-

OBEN RESİMGeçtiğimiz iki gün boyunca Bodrum’un üzerine çöken çöplük yangınının dumanı ve kokusunu hissettikçe zaten takıntılı olduğum çöp konusu üzerine biraz daha düşünmeye başladım. Şöyle bir bakınca tüketim toplumlarının ürettiği en büyük ürün tabii ki çöp. Tüketim konusunda dünyanın öğütücüsü konumunda olan Amerikalıların bu yazının başlığını oluşturan “Birinin çöpü diğerinin hazinesidir…” gibi bir deyimi dünya literatürüne kazandırması ise oldukça ironik.

2004 yılında henüz 20li yaşlarımın başındayken İzmir-Urla’da yaşıyordum. Bünyeme hakim olan aktivist ve girişimci enerji o dönemde “Cennet Gibi Bir Urla” konulu bir mail grubuna üye olmama vesile oldu. Sosyal Medya’nın henüz sadece forumlar ve mail gruplarından oluştuğu o günlerde (henüz Facebook yeni kurulmuş ve sadece Harvard Üniversitesi öğrencilerini üye olarak kabul ediyordu.) gündemde her hafta yanan Urla çöplüğü vardı. O dönemde gençliğimin verdiği heyecan ve bilgisizlikle bu mail gurubundaki üyelerle bir araya gelip, içlerinde holding sahipleri, eski bakanlar, iş adamları vardı, bütün yerel yayın organlarına bu grup adına basın bülteni ve görseller çöplüğün görsellerini göndermiştik. Sonuç ne mi oldu? Çöplük kapatıldı. Urla Belediyesi’ne ait çöp kamyonları her sefer için 100 Km fazladan yol yaptı, bu sebeple hem çöpler geç toplanmaya başladı hem de toplanan vergiler gereksiz yere o kamyonların yakıtlarına harcandı.

İşte o günden beri sürekli çöp üzerine düşünürüm ve elimden geldiğince az çöp çıkarmaya çalışırım. Peki çöp sorunu ile nasıl baş edebiliriz?

Öncelikle yerinde katı atıklar yerinde ayrıştırılmalı, yani evlerde. 2006 yılında ülkemizde yapılan Katı Atık Ana Planı Projesi (KAAP) kapsamında yapılan evsel atık içeriğini belirleme çalışmasının sonuçlarına göre evsel atıkların %34’ünü mutfaktan çıkan organik içerikli atıklar, yaklaşık %22’sini yanıcı olmayan maddeler, %19’unu yanabilen maddeler, geriye kalan %25’ini ise ambalaj atıkları(yüzde 11 kağıt, yüzde 6 cam, yüzde 5 karton, yüzde 2 plastik) oluşturmakta. Bunlar için bazı ülkelerde çöp duraklarında 4 ayrı çöp konteyneri koyulduğunu biliyoruz fakat ülkemizde maalesef bu ayrıştırma kültürü yok. Peki yok diye en azından denemeyecek miyiz? Her çöp durağına 4 ayrı konteyner koymadan önce belki şu adımlar izlenebilir.

Öncelikli olarak geri dönüştürülebilen ve ticari değeri olan ambalaj atıkları için toplumsal kampanyalar başlatılarak tüketim azaltılmalı. Pazarlarda poşet yerine kese kağıdı ve file kullanımı özendirilmeli, market alışverişi içinse mümkün olduğunca tekrar kullanılabilir cam ambalajlar teşvik edilmeli. Bunlar sonrası çöpe giden geri dönüştürülebilir ambalaj atıklar için ayrı bir toplama günü belirlenmelidir. Bu uygulama yaklaşık 6 aydır Bodrum’un 3 katı nüfusa sahip olmakla beraber daha kozmopolit yapıya sahip Üsküdar Belediyesi tarafından uygulanmakta (Üsküdar Belediyesi’nin ilgili duyurusu için: https://www.uskudar.bel.tr/tr/main/news/geri-donusum-atiklarinin-toplanmasiyla-ilgili/510) . Üstelik Bodrum’da yazın neredeyse evlerden çıkan atık kadar, belki de daha fazla, çöp üreten ticari işletmeler ve otellere belediye tarafından belli yaptırımlarla bu ayrıştırmayı yerinde yaptırılabileceği malumunuzdur. Bu şekilde eldeki çöpün %25’ini yerinden ayrıştırılarak geri dönüşüm tesislerine gönderilebilir.

Şimdi en büyük kalem olan ve ticari olarak 2. derecede değerli olan %34 lük organik mutfak artıklarına. Bu artıklar için öncelikle evlerde kompost yapımı teşvik edilmeli, ticari işletmelerden çıkan organik atıklar ise kompost üretim tesisi kurularak tarımda ve peyzajda kullanılabilecek ticari bir yan ürün olarak değerlendirilmeli. Ülkemizin topraklarının %90’ınde organik madde oranı %3’ün altında olduğu ve tarım yapılabilecek kaliteli toprakta organik madde oranının %4’ün üzerinde olması gerektiği gözönüne alınınca, hazine değerindeki organik maddeyi vahşi çöp depolama tesislerine göndermekteyiz.

Gelelim %19 yanabilen maddeye, çözüm bu çöpü yakarak elektrik üreten santraller kurmak. İsveç şu anda komşu ülkelerden çöp satın alıyor. Tabii bu santrallerin olabildiğince çevre dostu olması için yanma sonrası çıkacak gazların iyi filtre edilmelidir ki kaş yaparken göz çıkarılmasın.

Geriye kalıyor elimizde %22 oranında yanıcı olmayan ve geri dönüşemeyen materyal. Bu materyal de düzenli depolama alanında depolanmalı. Bütün bu sistem düzgün planlanır ve çalışması sağlanırsa yapılacak olan çöp depolama alanının ömrü 4,5 kat artacaktır.

Tabii bir de eski çöplüğün ıslah edilmesi konusu var ki başlı başına ayrı bir sorun. Tabii yukarıda saydığımız 4 tür çöpün 3’ünden gelir elde edilebiliyor, belki bu gelir sayesinde eski çöp depolama alanları ıslah edilebilir. Ne bileyim belki ütopya, belki olması gereken ama aklıma gelenler bunlar.

Oben Meralbaysal

Yeni yetme Bodrumlu…

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.