enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

DAMLA KENDİNİ TAMAMLAYINCA DAMLAR / Dr.Metin Aycıl yazıları…

Spread the love

Başlığın sahibi, değerli şair Özdemir Asaf’ı sevgi, saygı ve rahmetle anıyorum.

1976 yılının sıcak yaz aylarından bir gündü. Babam hafta sonu erken yola çıkıp Kilyos’a denize gideceğimizi söyledi. Bir arkadaşı motel işletiyormuş orada.  Değerli şair Özdemir Asaf ile orada tanıştık. Kilyos’ta kaldığımız saatler boyunca fazla sohbet etme imkânımız olamamıştı; ancak İstanbul’a dönüş yolculuğunu birlikte yapıyor olmamız, ben de unutulmaz derin izler bıraktı.

Sohbetimizin konularının başında, doğal olarak şiir ve siyaset geliyordu. Şiiri ben de seviyordum ve hâlâ da çok seviyorum; denemelerim, şimdi olduğu gibi o zaman da vardı. Uzunca olan bir tanesinden bahsettim kendisine; “kurguyu anladım Metin, canlandırabiliyorum şu anda” dedi. Benim de hoşuma gitti, sanki gururum okşanmış ve özgüvenim artmıştı; biraz da fazla herhalde. Haddimi aşarak kendimi şair mi zannetmeye başlamıştım? Bu anlamda bir şeyler mi söyledim tam da hatırlamıyorum; ancak Özdemir Asaf’ın yumuşak ve net bir ifadeyle şunu söylediğini çok iyi hatırlıyorum: “Ben de iktisatçıyım Metin”. Benim işletme öğrencisi olduğumu bildiği için söylüyordu bunu.

O günden sonra şiir konusunda son derece seçici ve titiz olmaya başladım ve asla kendi yazdıklarıma şiir demedim ve demiyorum da; onlar sadece denemelerim. Her satırda da değerli Büyüğüm Özdemir Asaf’ın söylediklerini hatırlıyorum. Özdemir Asaf’ın şiirlerine o günden sonra daha büyük bir ilgi duymaya başladım. Okudukça, bana olan siteminin ne kadar haklı olduğunu anladım.

Siyaset de konuşuldu yolculuk esnasında; ancak kısa ve yaşanmış deneyimler ve anılar oldu konuşulanlar. Ben bir partinin gençlik kollarında çalıştığımı; ancak ilişkilerin ve izlenen yöntemlerin, kişiliğimle bağdaşmadığına inanarak partiden istifa ettiğim anlattım. Özdemir Asaf da bunun üzerine bana şunları anlattı: “Kızım da bir partide çalışıyordu ve bir gün bana gelip ‘Baba istifa ettim partidendedi. Ben de onakızım kimse duydu mu?dedim… Metin, bindiğin dal sallanacak!” Ne kadar anlamlı değil mi?

Yıllar yılları kovaladı, ben 1989 yılında evlendim; yine yıllar geçti. Her tatile çıkışımızda yanımıza kitaplar alırız biz. Yine tatile çıkmadan önce kitap seçmeye başladık bir kitapçıda, 2012 yılı Ağustos ayı idi. Karım bana döndü ve dedi ki: “Kocam bak Özdemir Asaf’ın kitabı çıkmış, içinde de kendi sesinden şiirleri olan CD var”. Ben de; “Karım ne yapacaksın, bizde bütün kitapları var Özdemir Asaf’ın” dedim. “Olsun ben alıyorum, hem de kızı yazmış, derlemiş bu kitabı” dedi. Ben de “sen bilirsin” dedim.

İyi ki almış Karım o kitabı; adı: “Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum

Kitap, Özdemir Asaf’ın kızı Seda Arun Hanımın ‘Erguvan Ağacı’ başlıklı önsözü ile başlıyor. Kitabın sonunda Özdemir Asaf’ın hayat hikâyesi bulunuyor. Hem önsözden hem de hayat hikâyesinden bilmediklerimi de öğrendim Özdemir Asaf hakkında.

Önsöz bittiğinde altta; ‘Bodrum, 2 Mayıs 2012’ yazıyor. Bu benim için bir kıvılcım olmuştu, çok büyük heyecan yaratmıştı bende; şöyle düşündüm:

Bodrum’a son yıllarda daha sık gitmeye başladık; yaz kış demeden, www.bodrumgundem.com sanal gazetesine ve dergisine yazıyorum, Bodrum’da bir çevrem var ve sosyal medyanın da yardımıyla Seda Hanımı bulurum”. Bu düşüncemi eyleme geçirerek, kendisine 13 Şubat 2017 sosyal medya aracılığı ile ulaştım ve bir mesaj yazarak kendimi tanıttım. Yukarıdaki anılarımdan kısaca bahsettim ve Bodrum’a Şubat ayında geleceğimizi ve kendisi ile görüşmeyi arzu ettiğimi yazdım, telefon numaramı da verdim.

Seda Arun kısa süre içinde bana geri döndü, benim yazılarımı zevkle okuduğunu ve arkadaşlarına da önerdiğini yazıyordu. Telefon numarasını da vermişti; “geldiğinizde ararsanız sevinirim” diyordu.

Özdemir Asaf ile 1976 yazında tanışmıştık, bana kızını anlatmıştı. Kızı ile 25 Şubat 2017 tarihinde Bodrum’da buluştuk; yani kırk bir yıl geçmiş aradan. Damla kendini kırk bir yılda tamamlamıştı; üstelik Seda Hanımdan habersiz, ben büyütmüştüm damlayı, tanışınca ve sohbet edince damla kendini tamamladı.

Seda Hanım Babasının, “Sana Mektuplar”, “Hidim” ve “Oscar Wilde – Özdemir Asaf’ın Kaleminden Hayatı ve Reading Zindanı Balladı”   kitaplarını derlediği gibi kendisine ait iki kitabı bulunuyor: “Be De Ben” ve “Kıyılara Kaçan Kadınlar”. Seda Hanım ile kırk bir yıla köprü kurmamız bende “ezelden ebede” duygusunu somutlaştırdı; bundan hem mutlu oldum hem de heyecan duydum. Dostluğumuzun daim olacağına inancım tam.

“Bodrum Sohbetlerimiz” bende anlamlı izler bıraktı ve bana esin kaynağı oldu. Hazırlamakta olduğum kitabımın Özdemir Asaf ile ilgili bölümü tamamlanmış oldu. Yukarıda da belirttiğim gibi, damlanın kendini tamamlaması için, kırk bir yıl gerekiyordu.

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.