enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

“ADALETSİZLİK DEVAM ETTİKÇE SOKAKLARDAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”…

chp adalet söyleşisi  (1)Cumhuriyet Halk Partisi Bodrum İlçe Başkanlığı tarafından Birleşik Haziran Hareketi’nin destekleri ile hazırlanan, Gazeteci Tuncay Mollaveisoğlu’nun yönettiği “Hak, Hukuk, Adalet” adlı söyleşiye CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ile Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Heyeti üyesi Alper Taş konuşmacı olarak katıldı.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

Bodrum Belediyesi Herodot Kültür Merkezinde gerçekleşen söyleşiye CHP Muğla İl Başkanı Mürsel Alban, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, CHP’li belediye meclis üyeleri,  İl Gençlik Kolları Başkanı Tufan Erkan Yakar, İlçe Başkanı Recai Seymen ile çoğunluğu CHP ve ÖDP’lilerden  oluşan yaklaşık beş yüz kişi katıldı.

Toplantı öncesi basın mensuplarının sorularına cevap veren CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, çok önceden planlanmış bir toplantının ertelenmiş olan bir oturumunu gerçekleştirmek için Bodrum’da olduklarını kaydetti. Özel, Bodrum’daki hem Cumhuriyet Halk Partililer hem Cumhuriyet Halk Partisi dışında “Hayır” ın bütün bileşenleri Birleşik Haziran Hareketi ve Bodrum’un genel yapısının “Adalet Yürüyüşü” yapılırken burada bir panel yapmaya müsait olmadığını belirttiği konuşmasına şöyle devam etti “Zaten Bodrum’da yürüyüşe destek verenlerin hepsi  ayrı ayrı zamanlarda yürüyüşümüze katıldılar. Bu söyleşi o yüzden bugüne ertelenmişti.”

chp adalet söyleşisi  (36)“Baskıya, OHAL’e, Yıldırmaya,  İşsizleştirmeye, Karşıtlaştırmaya Rağmen Bir Arada Durabileceğimizi Gösterdik”…

CHP Grup Başkan Vekili ve Manisa Milletvekili Özgür Özel aslında anayasayı konuşmak üzere geldiklerini belirtirken şu ifadeleri kullandı “Anayasa referandumunda mühürsüz ve şaibeli olan ama meşru olmayan bir anayasa değişikliğini yaşadık hep birlikte. En azından 16 sından sonra bize en çok sorulan “Hayırcılar bir arada durabilirler miydi” sorusu  burada kendi cevabını bulmuş durumda. Bazı eylemler vardır ki eylemin hareket noktası ve sonucu kadar kendisi değerlidir. Hatta hareketin kendisi sebebinden ve sonucundan daha değerlidir. Bu eylem bir araya getirdikleri, verdiği mesajlar, cesaret, barış çığlığı ve ilham ile  nice eylemlerden daha değerli ve başarılıdır. Bu eylemin sonuçları süreç içerisinde belli olacak. Ama kendisi sonucu kadar hatta  sonucundan değerlidir. Baskıya, OHAL’e,  her türlü yıldırmaya,  işsizleştirmeye, karşıtlaştırmaya rağmen bir arada durabileceğimizi gösterdik. İnsanlar cesaretle “Adalet yürüyüşü” ne katıldılar. Ortak katların en küçüğünde Adalet arayışında birleştiler. Bu kısmı çok değerli. Biz bu anlamda bütün bu olanlara rağmen “Adalet yürüyüşü” ne ve “Hayır”  kampanyasına verdikleri büyük destek için Bodrumlulara teşekkür ediyoruz” dedi.

Özel, “Adalet yürüyüşü bardağı taşıran son damla ile başlamış bir yürüyüştür. Bir milletvekilimiz tutuklanmıştır ve bu bizim için bardağı taşıran son damladır. Öncesinde gazetecilere ve basına yapılanlar, Kanun Hükmünde Kararnameler ile kurunun yanında yanan yaşlar, hukuk yolu kapalı olmak üzere kendisinin masumiyetini, suçsuzluğunu ispatlama imkanı bulamadan insanların bir kara çalınarak bir tarafta durmaları, gerçekten çok ciddi bir sıkıntı idi. Son olarak da Cumhuriyet Halk Partisi gibi Avrupa’nın en köklü, dünyanın da geçmiş ve tarih olarak üçüncü eski siyasi hareketinin görevdeki bir milletvekilinin tutuklanması kolay kolay hazmedebileceğimiz ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin tepkisiz kalabileceği bir şey değildi. Hep birlikte terk ettiğimiz meclis oturumundan sonra Sayın Genel Başkanımızın kararı ile böyle bir yürüyüşe başlamıştık. Yaşanan bütün hukuksuzluklara ve adalet talebinde, arayışında olan herkese ses olmak, herkese güç vermek ve Türkiye’de yaşananlara karşı adalet talebini hep beraber yükseltmek için yapılan bir yürüyüştü. Bu yürüyüş fiziken İstanbul’da Maltepe’deki meydanda 432 kilometre yürüyerek son buldu, ama adalet yürüyüşü ve arayışı son bulmadı. Türkiye’ye adalet gelene kadar bu adaletsizlikleri ortaya çıkaran, bu adaletsizliklerden siyasi bir fayda uman ve bu adaletsizlikleri kendisine siyasi bir ranta çevirmeye çalışan, 15 Temmuz kanlı darbesini, 20 Temmuz darbesi ile araçsallaştırıp kendi iktidarını güçlendirmeye çalışan iktidar partisi bu adaletsizliklerine son verene kadar ve Türkiye’de adaleti yeniden sağlayacak bir gerçek halkın iktidarı kurulana kadar mücadelemiz devam edecek. Bu yürüyüş, meşru olmayan bu anayasa değişikliğine karşı umutların tükenmediğini, demokrasinin, çok partili sistemin, kardeşçe ve barış içinde yaşamanın yeniden mümkün olduğunun ispatıdır, garantisidir” dedi.

chp adalet söyleşisi  (43)“Adaletsizlik Sürdüğü Müddetçe Yürüyüş Bitmez, Bitmeyecek, Bitmedi. Sokaktan Vazgeçmeyeceğiz”…

Özgürlük ve Dayanışma Partisi Başkanlar Heyeti üyesi Alper Taş, tarihsel anlamı ile solun bu güne kadar genelde eşitlik kavramı üzerinden siyaset yaptığını ancak bu yürüyüş ile iktidar partisi tarafından istismar edilen “Adalet”  kavramını da AK Parti’nin elinden alarak solun hanesine yazdığını belirttiği açıklamalarında şu ifadeleri kullandıÇok tarihsel, anlamlı etkili bir yürüyüş oldu. Durmamız, devam ettirmemiz lazım. Sol bu yürüyüş ile Adalet kavramını AKP’nin elinden aldı ve solun hanesine yazdı. Genelde Sol, eşitlik kavramı üzerinden mücadele yürütür. Sol İstismar edilen  Adalet kavramını Adalet ve Kalkınma Partisi’nin elinden aldı. Şimdi bu yürüyüş devam etmeli ama kendini tekrar ederek değil adaletsizliğin olduğu her yerde, adaletsizliğe karşı hep beraber mücadele ederek, hep beraber adaletsizliğe karşı adaleti savunarak, bu yürüyüşün bıraktığı izleri izlerden yürümeye devam etmemiz lazım. Ne yapılabilir? İşte 24 Temmuz’da Cumhuriyet Gazetesinin davası var İstanbul’da. Bu önemli bir dava. Hepimiz adalet yürüyüşü gerçekleştirenler olarak, bu mahkemede olacağız ve Cumhuriyet Gazetesi üzerinden adaletsizliği işaret edeceğiz. Yani adaletsizlik sürdüğü müddetçe yürüyüş bitmez, bitmeyecek, bitmedi. Devam edeceğiz. Ama bunun biçimi, formunu hep beraber oturup konuşacağız. Bu konuda henüz netleşmiş bir programınız yok ama sokaktan vazgeçemeyiz. Sokaktan vazgeçmemek demek sürekli yürüyüş, eylem yapmak değil sokağı örgütlemek demektir.  Sokağın dışında siyaset yapma yolları tıkandı.  Türkiye’de doğal olarak adalet için sokakta açtığı bu yolu devam ettirmemiz lazım. Tabi “Adalet yürüyüşü”de kendiliğinden birden ortaya çıkan bir yürüyüş değil. Ondan öncesi var, Gezi var. Gezinin biriken, Gezi’de ortaya çıkan dalganın yeniden boy vermesi aslında bu “Adalet yürüyüşü”. Öyle görüyoruz. Doğal olarak halkın kendi geleceğine sahip çıkması doğrultusunda bu kararlı adımlarla bunları büyütmeye devam edeceğiz” dedi.

chp adalet söyleşisi  (28)“Adalet Yürüyüşü Fikri Temellere Oturtulmalı”…

Anayasa Profesörü Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, sokakta başlayan “adalet” arayışının fikri temellerle beslenmesi gerektiğine vurgu yaparakAdalet arayışı ilk kez Türkiye’de gördüğümüz en uzun soluklu bir yürüyüş oldu, bu bakımdan önemli. Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun binlerce, yüz binlerce dışavurumu. Bu eylemi önemsemek gerekir. Fakat fikri temelleri ile de desteklemek lazım. Bu gün Bodrum’daki toplantı bunun bir göstergesidir. Çünkü Türkiye’de bir anayasal düzenden söz etmek zor. Hukuktan söz etmek zor. O bakımdan “Adalet yürüyüşü” de zaten adaletsizlik, hak hukuksuzluk olgusuna, gerçeğine karşı bir tepki idi. O zaman biz bu eylemi hukuk düzeyinde pekiştirmek durumundayız. Hukuki başvuru yolları, hukukun konuşulması hem de bunu halkla birlikte salonlarda, meydanlarda konuşmak durumundayız. Mesela Bodrum’da böyle bir toplantı yapıyoruz ama Tunceli’de bütün toplantılar yasaklanmış. Bu neyi gösteriyor? Türkiye’de 2017 Temmuz’unda bir kapalı salon toplantısının bile yapılamayacağını, yapılamadığını, yapılanmayabiliyor olduğunu gösteriyor. O zaman tabii ki biz bu yasaklara karşı da sesimizi bu tür ortamlarda birlikte etkinliklerde yükseltmek durumdayız” dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.