enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

KIYILARA TUTUNMAK… /Feridun Büyükyıldız BG Yazıları…

KIYILARA TUTUNMAK… /Feridun Büyükyıldız BG Yazıları…

feridun-büyükyıldız-bodrum-gündem-yazılarıDiojen’in fenerini kapıp gelmelerimiz, insana dair her şeyin peşine düşmüşlüğümüz, kirlenen şehirlerden değil midir?

Bodrum’un kıyılarına Bitez’e Yahşi’ye, Yalıkavak,  Gümüşlük kıyılarına tutunanların öyküleri farklı olsa da kömürün yakılmadığı, kadının özgür olduğu, karıncanın incitilmediği şehirdir bize cazip gelen.

Kışın küçük bir kasabaya dönen, hâlâ kapıları kitlenmeden yatılan, yardımlaşması bol, bahçeye dökeceğin keçinin gübresi, komşudan alacağın ağaç testeresi çeker bizi.

“Ekmek yenir, su içilir” diyen Hitit coğrafyasından suyumuzu kavgasız içmeye geldik.

Anadolu’nun ortasında acılara yeterince tutunup “artık ortalarda çok gözükmeyelim” istedik. Yeşilin henüz yeşil, mavinin henüz masmavi olduğu kıyılara tutunduk.

Koskoca coğrafyada buralara kadar ötelenmiş iyiliğin, güzelliğin, paylaşımın, özgürlüğün peşine düştük.

Örümcek kafalardan, karanlık beyinlerden kaçıp da insana geldik.

Geldik de ne iyi ettik.

Gece geç vakit yol kenarında yürüyen bir kadına kimse korna çalmaz. Bu şehrin köpekleri dahi kimseyi ısırmaz.

Sokaklar hayvanlarındır, duvarlar begonvillerin.

İyilik ve güzellik arttıkça iki kere bahar yaşar buralar. Havada ne kadar iyilik varsa o kadar cömerttir doğa. Sonbaharı da bahar yeşilli, baharı da bahar tadında geçer.

Kabakları ışıltılı, tavukları özgürdür.

Siz geçerken kafasını kaldıran ineklere dahi selam verir insan.  Kışları köydür, yazları şehirli sıkıntısı.

O geride bırakılan şehirlerde kaçıp gelinen sadece trafik değildir elbette. Kadının aşağılandığı, ayrı otobüslere ötelenmeye çalışılan zihniyettir.  Kediyi tekmeleyen, köpeği vahşice öldüren,  küçücük çocuklara reva görülen karanlıktır kaçtığımız. Her karış toprağın bir müteahhitte satıldığı, her kaynak suyu bir patronun şişelediği, plastiğe sarılı kalmış bir dünyadır kaçtığımız. Betonlaşmış meydanlar, meydanlara dikilmiş dinazorlardır.

Derdimiz, temiz kalma derdidir.

İnsanınla, insanı arayanınla, misafirinle, kıyılarınla hep temiz kal.

Tertemiz kalasın Bodrum.

 

Yorumlar
  1. Esma Avcı dedi ki:

    Feridun bey harikalar diyarindan yazmış bu yazıyı taleplerini yazmış. Oysa kı Bodrum’da yaşamış bir emekçi bir kadın olarak yaşamadıgım zorluk kalmadı her sene evsahiplerinin haksizca yaptıkları zamlarindan, süt almaya gittiğimiz amcanın tacizinden, çocuklarımızın bu emek sermaye celiskisinde yaşadıkları bunalımlardan, beslediğimiz kedi kopeklerimizin zehirlenerek öldürülmesinden hiç bahsetmemis neden çünkü bunları görmesi için sınıf bilinci lazım ışte o da Feridun bey de yok. Yazık kütüphane de çürütür mü insan kendini demek ki olabiliyor muş.

  2. Ayşe Nurhan Karahan dedi ki:

    Kaleminize yüreğinize sağlık. Bodruma aynı duygularla yerleşmiş biriyim. Bu yazıda kendimi buldum diyebilirim. Tam Bodrum’lu hayat ancak bu kadar güzel ifade edilebilirdi diyordum ki, Esma hanımın yorumu gözüme çarptı. İki senedir burada yaşamama rağmen yazdıklarından sadece kira konusuna katılabileceğim. Ayrıca eleştiri dilini de çok talihsiz bulduğumu söylemeden geçemeyeceğim.Yazarın mesleği de bilindiğine göre, bazı kişisel hesaplaşmaların bu eleştiriye dahil edildiği fikrine sahip oldum nedense birden. Yoksa, başka türlü sınıfsız bir eleştiri ile karşı karşıya olduğumu düşüneceğim ben.

  3. Nergiz Orçunus dedi ki:

    Bende Feridun beyin yazdıklarına sevgi ile bakıyorum. Ancak, 18 yıldır yaşadığım Yalıkavak her yıl doğası ve insanı ile biraz daha kirlenerek bize masum güzelliğini aratır oldu. Sahili parselleyen işletmeler, denizi ve güzelim koylarımızı parselleyen devasal tekneler, yaz bitimi sokaklara bırakılan köpek ve kediler. Sonunda zehirlenerek yapılan toplu hayvan ölümleri, Ticari istismarın had safhada yapıldığı ve artık yürüyemediğimiz sahil yolları, gün batımını seyredemediğimiz, içimize girmiş nefes aldırmayan, taciz eden tekneler, yazın sahi yolumuzda 3-4 ay yolu ve sahili işgal eden karavanlar, yazın beldemizin en güzel yerine sürekli gelip görsel kirlilik ve sağlıksız kan bağışı yapan arabalar. Hiç bitmeyen inşaatlar, gürültüleri ve çevreye verdikleri zararlar. Ve daha neler, neler. Feridun bey çok eski güzellikleri özlediğinizi düşünerek bende o Bodrumu hasret ile arıyorum. Ama artık çok geç.