enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Caz Sever Misiniz?

Bodrum’da düzenlenen Günbatımı Söyleşileri’nin bu ayki konusu “Cazın Yüz Yıllık Öyküsü” idi. Her zamanki gibi Eskiçeşme Mahallesi’nde faaliyet gösteren Karia Princess Otel’de gerçekleştirilen söyleşiye ilgi yoğun oldu. 

Hamdi Topcuoğlu/Bodrum Gündem

Günbatımı Söyleşilerinin 18.sine  dün sonsuzluğa uğurladığımız  Cenap Tezer’i anarak başladık.

Kadir Vargı, Harran’da bir fotoğraf karesinden yola çıkarak onu anlattı. Günbatımı Söyleşilerinde en kısa zamanda Cenap Tezer anma etkinliği gerçekleştirileceğini duyurdu. Günbatımı Söyleşilerinin bu kez sunuculuğunu Fatih Bozoğlu yaptı. Bozoğlu başarısıyla bundan böyle bu işleri ben yaparım der gibiydi.

Günün konuğu Eftal Köklü’ydü. Aslında çok başarılı bir inşaat mühendisi olan Köklü’nün çok boyutlu ve derin bir caz kültürünün ürünü “Cazın Yüz Yıllık Öyküsü” sunumu her türlü övgünün üstündeydi.

Eftal Köklü Ragtime’den, Blus’a, Swing’den Bebob’a  cazın geçirdiği evreleri kısa örnekler dinleterek anlattı. Sunumun ikinci bölümünde cazın evrenselleşmesini anlatırken Günbatımı Söyleşileri dostlarından ve Bodrum Art yönetim kurulu üyesi İnci Başağa Yörükoğlu’nun gelini Ayşe Gencer (Aynı zamanda Ayten Alpman’la İlham Gencer’in kızı) ve oğlu dünya çapında bir trompetçi olan İmer Demirer’i dinletmesi başta İnci hanım olmak üzere tüm katılımcılar için hoş bir sürpriz oldu.

Caz sanatçılarının  öyküleri en az cazın öyküsü kadar kadar  ilginç. Caz her şeyden önce zencilerin ve yoksuların müziği. Hal böyle olunca da sosyal çevre, ekonomi ve yaşam biçimleri sanatçıları fazlasıyla etkiliyor.

Her ne kadar caz da  bir “problem müzik” türü müdür?

Afro- Amerikalılar ve Beyazlar üzerinde ne tür etkileri olmuştur?

Son yıllarda özellikle Klasik Batı Müziğinin bazı ünlü eserlerinin caza adaptasyonları burjuva ve saray kültürüyle barışma olarak algılanabilir mi gibi sorulara yanıt aranacak zaman kalmasa da katılımcıların birleştiği nokta; Eftal Köklü’nün katılımcılara, konservatuvarlarda bir sömestrlik dersi, iki saat içinde verdiği doğrultusundaydı…

Program sonunda bir katılımcının “Tadı damağımızda kalan örnekleri sindire sindire dinlemek için hemen bilgisayarımı açacağım. Ahmad Jamal’ı, Django Reinhard’ı arayacağım…” demesi aslında Bodrumluların kültür ve sanattaki bilgi ve bilincini göstermesi bakımından ilginçti.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.