enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

 “Bodrumlular Kent Konseyi’nin Misafiri Değil, Ev Sahibidir”…

 “Bodrumlular Kent Konseyi’nin Misafiri Değil, Ev Sahibidir”…

Bodrum Kent Konseyi Başkan adaylarından Çiğdem Erko yaptığı basın açıklamasında yarın yapılacak seçimi bayrak devir teslimi ve Bodrum için yeni bir nefes alma olarak nitelendirdi.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

Bodrum Kent Konseyi Başkan adayı Çiğdem Erko, Kent Konseyinde bugüne kadar özellikle kent kimliğine sahip çıkılması ile ilgili mücadelelerin içinde yer aldığını belirtirken “Kenti ancak kentin yaşayanları ile bütünleşerek, onları da kendi hayatlarına müdahil olmaya davet ederek, kimliği ile buluşturabiliriz. Burada tamamı bizlerden kaynaklanmayan eksiklikler olduğunu düşünüyorum. Yani Konsey, kent ile buluşabildiği ölçüde kentin konseyi olabilir. Bu ön kabul dahi adım atmamız için yeterlidir. Aksi durumda yani kent ile bütünleşmemiş bir konsey, tepede bir takım elitin entellektüel faaliyet yürüttüğü bir meşgale alanı olarak kalır. Birileri kent adına bir şeyler yaptığını iddia eder. Ancak kent bundan habersiz kalır. Bu da ayrı bir yabancılaşmadır. Bu anlamda samimiyeti önce kendi içimizde yakalayacağız. Bu olmaksızın kente dokunamayız. Dokunamadığımız, hissedemediğimiz hiç bir şey ise bize ait değildir.” Dedi.

Bodrum Yaşayanları Kent Konseyi’nin Misafiri Değil, Tam Tersi Ev Sahibidir…

Konsey başkanı olması durumunda Kent Konseyini şeffaf hale getireceğini kaydeti. Erko “Şu ana dek Konsey çalışmalarında asla şeffaflık yoktu gibi algılanmasın ama anlatmak istediğim şudur. Kapıları sadece kentin yaşayanlarına açmaktan ziyade, tamamen ortadan kaldırmaktır. Hatta sadece kapıları açmak değil, arada görünen, görünmeyen tüm duvarları da yıkmaktır. Şeffaflık tek başına saydam oluş gibi algılanmamalıdır. Hayat ile aradaki sınırların, dikenli tellerin ortadan kaldırılışıdır. Bu şeffaflık anlayışı Kent Konseyi’ni hayatla buluşturacaktır. Sınırların, duvarların ortadan kaldırılışı ise hayatın dinamizmini Kent Konseyi’ne taşıyacaktır, aşılayacaktır. Şeffaflık Konseyimize kent yaşayanlarının yönetim ve denetim mekanizmalarında katılımının olmazsa olmazıdır. İnsanlar ait olduklarını hissetmedikleri hiç bir yerde kendilerini ifade etme gereği duymazlar. Bu nedenle Bodrum yaşayanları Kent Konseyi’nin misafiri değil, tam tersi ev sahibidir.”

Yerlerde Sürünen Demokrasiyi Yerelden Yükselteceğiz…

Artık dünyada demokrasinin yerelliklerden yükseleceği konusunda insanlık hemfikirdir. Yani yerel demokrasi. Zaten mantığı gereği demokrasi yerelliklerden hayata geçirilebilecek bir insanlık nimetidir. Bu nedenle merkezi iktidarlar yerlerini yerelliklere terk etmektedir. Şu ana dek oluşturulmaya çalışılan yukarıdan aşağıya demokrasi deneme ve anlayışları, hayatın sert duvarlarına çarpmıştır. Sonuçta da yerlerde sürünmüştür. Bizler yerlerde sürünen demokrasiyi ayağa kaldırmaya da talip olmalıyız. Bodrum Kent Konseyi’nin bu yönüyle önü alabildiğine açıktır. Çünkü yeni yerel yönetimimiz kentte tam da bunu mayalandırmak istiyor ve hedefliyor. Bodrum’un 31 Mart sonrasında başlayan bu tarihsel süreci ile uyumlu ve güç birliği yapmış bir Kent Konseyi kendisini yenileme sürecini yaşarken; kentin de yeniden pozitif yapılanmasına tarifsiz bir katkı sağlayacaktır. Demokrasinin meşalesini Bodrum’da yerelden ateşleyeceğiz. Ve bu meşale inanalım ki; pek çok bölgeyi Halikarnassos’tan aydınlatacaktır. Bodrum Ankara’dan değil, Bodrum’dan yönetilmelidir, yönetilecektir.

5 Aday Olarak Katılacağımız Konsey Seçimi Çoculculuğun Göstergesidir…

Bodrum tarihsel olarak kendisini yenilemeye açık bir kent olagelmiştir. Bu nedenle adeta kavimler kapısı olmuştur. Bu nedenle çok kimlikliliği,  ayrışma nedeni değil, zenginlik olarak görmüştür. Şu anda Kent Konseyi kongresine 5 başkan adayı olarak katılacak oluşumuzu da bu çoğulculuğun bir göstergesi olarak görüyorum. Evet Bodrum çok çiçekli bir bahçedir. Bu anlamda; “Yüz çiçek açsın, bin fikir yeşersin” söylemi Bodrum için iyi bir özet sayılabilir. Bu vesile ile diğer 4 aday arkadaşıma da yarınki kongrede başarılar diliyorum. Kazanan kim olursa olsun asla kaybeden herhangi birimiz olmayacaktır. Eminim ki; kazanan Bodrum olacaktır. Ancak şu gerçeği görelim. Bodrum’da hayat giderek hantallaşmaktadır. Bu hantallık kangren olmaya yüz tutmuş sorunlar üretmektedir. Kendisini yenilemiş bir Kent Konseyi Bodrum’un da yenilenmesine muhteşem katkı sunacaktır. Kendisini değiştirmiş bir Kent Konseyi, Bodrum’u da değiştirecektir. Unutmayalım; yenilenmeye açık olmayan yenileyemez. Değişime açık olmayan değiştiremez. Ve unutmayalım ki; bu bereketli toprakların değişime ve yenilenmeye ihtiyacı var. Hem de ekmek kadar, su kadar, hava kadar. İklimimiz buna çok uygun. Yeter ki; YENİ BİR HAYATA doğru bir adım atalım. Hayat bizi bağrına basacaktır.

Dün Bodrum’un Payına Gene Kabus Düştü

Çiğdem Erko dün Torba’da DSİ’ye ait boru hattının patlaması sonucu yaşanan vahim olayla ilgili olarak “Benim de ikamet ettiğim Torba Mahallesi’nde, 2011 yılında DSİ tarafından döşenen su boru hattı patlamış ve mahalle adeta sular altında kalmıştır. Bu nedenle bugün Yalıkavak, Göltürkbükü ve Gündoğan Mahallelerine su verilemeyecektir. Bir günlük kesintinin gerçekten hiç bir önemi yok. Ama Geyik Barajı’ndan gelen ve kent yaşayanlarına sorulmadan alelacele ihale ile verilen proje her yerinden 1200’den fazla kez patlamıştır. Ve maalesef sonuçta kabak biz kent yaşayanlarının başına patlamaktadır. Dün Torba’da evler ve otellerin sular altında kaldığını üzüntüyle izledim  Konuştuğum bir otel sahibi, bu sezonun başlamadan bittiğini söylerken tarifsiz bir çaresizlik ve üzüntü içindeydi . Dünkü talihsiz patlama kentin gerçek ihtiyaçlarının kentlilere sorulmadan planlanmasının yaratabileceği kötü sonuçlara iyi bir örnektir. Göz göre göre gelen patlamadan zarar gören Torbalılar’a ve turizmcilere bu vesile ile aynı zamanda Kent Konseyi adına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Patlamanın tahribatlarını gidermeye çalışan Bodrum Belediyesi ve Muğla Belediyesi’ne ise kolaylıklar diliyorum. Yine bu talihsiz patlama da gösteriyor ki; kente rağmen, kente sorulmadan dayatılan her yatırım veya proje dünkü gibi patlamaya namzettir. Ve farkına varalım: Dün Torba’da patlayan sadece isale hattı değildir “dedi.

Bodrum Kalesi Kent Kimliğimizdir…

Bodrum Kent Konseyi Başkan adayı Çiğdem Erko, 18 Mayıs’ta kapıları kısmen ziyarete açılan Bodrum Kalesi ile ilgili olarak “Bodrum’da kent kimliği derken; AVM’leri, gross marketleri, iş merkezlerini kastetmediğimiz malumdur. En önemli tarihsel-kültürel kimliğimiz Bodrum Kalesidir. Ancak ilgili bakanlık tarafından Bodrum Kalesi’nde yapılan  restorasyon çalışmasını adeta arkeolog ağlatır düzeyde deformasyon çalışması olduğunu anlatan bir değerlendirme yazısını göndermiş bir arkeolog arkadaşım. Henüz görmedim kaleyi, ama yine yeri gelmişken kentin yaşayanlarının, arkeleoğu, mimarı, teknik meslek uzmanı, bilim adamı, akademisyenler, konusunda uzmanlaşmış  çok değerli insanlarının yer almadığı her proje başarısız olmaya, hatta geri dönüşü zor sonuçlar yaratmaya ve kentin sağlıklı gelişimine engeldir.  Bu vesile ile Bodrum Kalesi’nde restorasyon çalışmasının devam ettiğini ve müdahil olmakta çok geç kalmadığımızı ifade etmek istedi bile bu kentin tarihsel bir kilometre taşıdır. “ dedi.

Erko sözlerini şu cümleler ile bitirdi. “Görüldüğü gibi hayat oldukça hareketli ve karşımıza an be an yeni gelişmeleri çıkarmaktadır. İşimiz çok. Yolumuz uzun ancak aydınlık. Kent Konseyi kent kimliğimizi sahiplenmemiz açısından iyi ve olumlu bir gelenektir. Bu geleneğin üzerine aydınlık bir gelecek kurmak pekala mümkün. Zaten geleneği olmayanın geleceği de olmaz. Bu günden geleceği istiyoruz. Yarın ki; Kent Konseyi Genel Kurulu bu anlamda bir gelecek kongresidir. Geleceği İstiyoruz… Yeni Bir Gelecek için elimi taşın altından çekmiyorum. Yeni Bir Bodrum’a katkı için, emekle ve yürekle Bodrum Kent Konseyi Başkanlığı’na adayım.” Dedi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.