enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Çevreyi Savunmak Yaşamı Savunmaktır, Mücadeleniz, Mücadelemizdir

Bodrum Kent Konseyi son günlerde gerçekleştirilen orman ve çevre katliamlarına yönelik olarak yaptıkları basın açıklamasında, Kazdağları başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında mücadele verenle çevreye duyarlı insanların yanında olduklarını ifade ettiler.

Fatih Bozoğlu/Bodrum Gündem

Bodrum Kent Konseyi son günlerde gündemden hiç düşmeyen orman katliamları ve yeraltı zenginliklerimizin yabancı devletlere peşkeş çekilmesine yönelik olarak bir basın açıklaması yaptılar. Sabah saatlerinde Bodrum kent Konseyi ofisinin önünde gerçekleştirilen basın açıklamasına çevreye duyarlı yurttaşlar başta olmak üzere, CHP Bodrum ilçe Başkanı Halil Karahan, CHP’li Meclis Üyesi Emel Çakaloğlu, ÇYDD Bodrum Şube Başkanı Meral Saraçbaşı ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Prof.Özer Ozankaya ve geçmiş dönem CHP Bodrum ilçe Başkanı Dr.Kerim Cangır katıldılar. Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras şehir dışında olduğu için gelemediğini, ancak çevreye duyarlı yurttaşların yanında olduğunu belirten bir mesaj iletti.

Ortak Geleceğimiz Raporu…

Bodrum kent Konseyi tarafından yapılan basın açıklamasını Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz okudu. Başkan Arif Yılmaz açıklamasına “Sözlerime, Birleşmiş Milletler Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu tarafından 1987 yılında yayınlanan “Ortak Geleceğimiz” başlıklı rapordan bir alıntı yaparak başlamak isterim. “Sürdürülebilir kalkınma, bugünün gereksinim ve beklentilerini, gelecek kuşakların kendi gereksinimlerini ve beklentilerini karşılama olanaklarını tehlikeye atmaksızın karşılamaktır.” (Brundtland Raporu) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1989 yılında “Çevre ve Kalkınma Konferansı” düzenlenmesine karar vermiştir…” ifadeleri ile başladı.

“Sürdürülebilir Kalkınma” kavramını açıkladı…

Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz basın açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “Haziran 1972’ de düzenlenen Stockholm konferansından (İnsan Çevresi hakkında Birleşik Milletler bildirgesi 1972) 20 yıl sonra 179 ülkenin Devlet Başkanları ile birlikte binlerce resmi temsilcisinin ve on binlerce sivil toplum kuruluşu temsilcisinin katılımıyla, 3-14 Haziran 1992’de Rio  konferansı düzenlenmiştir. Konferansın temel çıktısı olarak BM üyesi ülkelerce kabul edilen “Gündem 21” başlıklı küresel eylem planı, “Sürdürülebilir Kalkınma” kavramını yaşantımıza sokmuştur. Türkiye Yerel Gündem 21 Programı, 2001 yılında UNDP tarafından, dünyadaki “en başarılı” uygulamalardan biri olarak ilan edilmiş ve bu bağlamda, 2002 BM Johannesburg Zirvesi’nde “en iyi uygulama” örneklerinden biri olarak sunulmuştur. Kent Konseylerinin kurulmasına, dayanak olan Yerel gündem 21 programı ve ilkeleri bizlere, sürdürülebilir kalkınma konusunda, yerel halkın görüş ve isteklerini hem merkezi yönetime hem de yerel yönetimlere bildirme görevini vermiştir. 21.Yüzyılın uzlaşmacı yönetişim anlayışı gereği, özellikle çevre ve doğaya verilen bir zarar söz konusu ise kalkınma adına atılacak her adımda bölge yaşayanının görüşlerine önem verilmelidir…”

“Bizi yöneten sizler bizden üstün değilsiniz…”

Bodrum Kent Konseyi Başkanı Yılmaz “Bizi yöneten sizler: o makam ve mevkilerde karar verici olarak bulunmanızın nedeni bizden daha üstün olduğunuz ya da özel bir ailenin, hanedanın mensubu olduğunuz  için değil, bizim sizlere o yetkiyi vermemiz, ortak yasalarımız ve  ülkemizin Demokratik yönetimi adına aldığınız sorumluluk sebebiyledir…” diyerek açıklamasına şöyle devam etti; “Bölgenin çevre ve yaşam hassasiyetini en iyi o bölgenin yaşayanları bilir. Bu nedenle özellikle ülkemizin demografik ve ekonomik olarak yükünü çeken kıyı bölge halkları olarak, yerel halkın endişelerine kulak vermenizi talep ediyoruz.

-Yok edilen doğal orman ekosistemi, ağaç dikerek onarılamaz. Çünkü ağaç bu sistemdeki binlerce canlı türünün sadece bir tanesidir. Bu kandırmacaya son verin.

-Tahrip ettiğimiz, doldurduğumuz, doğal yapısını bozduğumuz kıyı alanlarının acı  faturasını gelecek nesiller ödeyecek.

-Yuvaları dağıtılan, yaşam alanları işgal edilen foklar, Bodrum plajlarında dolaşmaya başladı. Domuzlar mahallelerde elden besleniyor. Yaban hayatı yok ediyoruz.

-Yapılaşma kurbanı dere yatakları, sel olup ölüm saçıyor.

-Dereler borulara hapsedildi, Yaylalar can çekişiyor.

Yerinden yönetim ve yönetişim gereği çıkardığımız bu sese kulak vermenizi, anayasamızın ve uluslararası sözleşmelerin gereği olan çevre ve insanca yaşam haklarını korumanızı talep ediyoruz…”

Mavi Yol Platformu’nün Mücadelesi Unutulmadı…

Bodrum Kent Konseyi Başkanı Arif Yılmaz basın açıklamasını bir döneme damgasını vuran Bodrum’un en özel ve en güçlü çevreci oluşumlarından birisi olan Mavi Yol Platformunu da anımsatarak “Sözlerime, Mavi Yol Platformunun bir sloganıyla son vermek istiyorum, “Çevreyi savunmak, yaşamı savunmaktır…”. Bodrum’dan, Kissebükü-Adalıyalı’dan, Aspat’dan, Küdür’den, Gölköy Hurmalığı’ndan; Kazdağları’na, Şirince’ye, Hasankeyf’e, Karadeniz derelerine, yaylalarına, Tunceli’ye, Yatağan’a, Akkuyu’ya ve Türkiye’min yaşama ve çevreye duyarlı tüm insanlarına selam olsun. Mücadeleniz, mücadelemizdir…” ifadeleri ile tamamladı.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.