AF 447 RİO-PARİS UÇAĞI AŞIRI İYONİZASYONDAN DÜŞMÜŞ OLABİLİR! /

Ronald Karel
Ronald Karel
  • 14.09.2019
  • 2.542 kez okundu

31 Mayıs’ı, 1 Haziran 2009 tarihine bağlayan gece saatlerinde Rio dan kalkan AF 447 seferli uçak havalandıktan sonra Atlas Okyanusuna düşmüştü ve 228 yolcu ve mürettebat hayatlarını kaybetmişti.

Bugüne kadar sebebi daha bilinmeyen bu uçak kazası  dünya basınında çok büyük yankı uyandırmıştı. Onlarca teoriler öne sürüldü, Air France Airbusu suçladı, daha sonra Airbus Air France ı suçladı, sonra Air France pilotları suçlarken, pilotlara iyi eğitim verilmemiş diye Air France suçlanmıştı. Fransa da çeşitli mahkemeler açıldı, herkes diğerini dava etti. Vefat edenlerin aileleri de herkese karşı dava açtılar. Suçluların bulunmasını istediler.

Lakin 5 Eylül 2019 tarihinde mahkeme NON- LİEU kararını verdi. Yani pilotlat hatalı bulsa dahi mahkeme kimseyi suçlamadı.

Geçmiş olsun. Hiç olmazsa bence suçsuz yere kimse ceza yemedi.

Mahkeme yine de pilotların pitot tüpü çalışmayınca ne yapacaklarını doğru dürüst bilemediklerini öne sürmesine rağmen, lakin dosya çok karışık olduğu için ceza vermedi. Pitot tüpü ne sebeple çalışmadı sorusuna ancak aylar sonra cevap bulundu. Pitot tüpü donmuş.

Uçağın düştüğü o aynı bölgede 24 saat öncesinde 4.8 kuvvatinde bir deprem meydana gelmişti. Dünyada bu konuyu masaya yatıran yegane araştırmacı ben olmuştum. Aslında depremin kuvveti o kadar önemli değildi, deprem olmadan önce, olduğu zaman ve olduktan birkaç gün içerisinde meydana gelen elektromagnetik sinyaller, bozulmuş elektronların atmosfere yayılması ve en önemlisi bir de air iyonlarının su damlacıkları yapmalarıyla ve bu su damlacıklarının irtifa arttığında hemen buzlanması önemliydi. Bu konuıda aşağıda açıklık getireceğim.

31 Mayıs 2009

Magnitude      mb 4.8

Region CENTRAL MID-ATLANTIC RIDGE

Date time 2009-05-31 at 00:47:08.4 UTC

Location 4.92 N ; 32.66 W

Depth 33 km

 

O zaman açık olan meteoquake.org sayfamda Franszıca olarak düşüncelerimi aktarmıştım ve hemen ardından RTL televizyon haber servisi benim düşüncelerimi yayınlamıştı. (Bak aşağıdaki link). Lakin o zaman daha ‘air ionization’ teorisi bulunmamıştı ve daha çok elektromanyetik yayılmalara odaklanmıştım.

https://www.rtl.be/info/monde/international/vol-af-447-l-incroyable-hypothese-d-une-secousse-sismique-112425.aspx

Le Monde ve Liberation gazetelerinde belli bir kitle bu düşüncelerimi paylaşmaya başlamıştı.

Basın, benim teorimin ciddiye alınmayacağını ancak çöpe atılmaması gerektiğini savunmuştu. Ben ise eğer benim teorim bilimadamları tarafından incelenmezse 10 sene bile geçse hiçbir zaman bu uçağın düşüş sebebi bulunmayacaktır demiştim.

Web siteme 3 saat içerisinde 50 000 e yakın giriş olmuştu. Belçika ve Fransa dan başbakanlıktan tutun, Air France merkezi, Airbus merkezi, büyük şirketler vb.

Milliyet gazetesi de iki kez diğer gazetelerle benim basit ama arkası kolaylıkla dolabilecek düşüncelerimi aktarmıştı.

Bak linkler

http://www.milliyet.com.tr/gundem/ucagi-manyetik-alan-mi-dusurdu-1102650

ve

http://www.milliyet.com.tr/pembenar/ucagin-dustugu-hatta-2-deprem-daha-1104345

Lakin Pakişstan uçağı da tam deprem olan bölgenin 50 km doğusunda düşmüştü.. Le Monde gazetesi yoğun sis ve buluta benzer bir bölgeye giren uçak düştü, başlığını vermişti.. O yoğun ve sise benzer bölüm ‘’iyonizasyon’dan oluşmuş suni bir meteorolojik bölümdü’’ diye yazdıysam dahi yine yazdıklarım kulak arkası edildi.. Yine tek bir soru soran bile olmadı. Ancak Türk basını bu haberi ve düşüncelerimi yayınladı.

http://www.milliyet.com.tr/gundem/pakistan-ucagini-deprem-mi-dusurdu-1273840

https://www.takvim.com.tr/guncel/2010/07/28/ucagi_deprem_mi_dusurdu

https://www.airporthaber.com/havacilik-haberleri/ucagi-manyetik-alan-dusurdu-25612h.html

Gelelim yine AF 447 nolu seferine.

Brezilya’nın resmi haber ajansı Agencia Brasil’in haberine göre, Hava Kuvvetleri sözcüsü Jorge Amaral, “bir TAM uçağının pilotunun Air France uçağının kaybolduğu bölgede uçarken çeşitli turuncu noktalar gördüğü bilgisini aldık” dedi.”Pilot Brezilya’ya vardıktan sonra (Air France uçağının) kaybolduğunu öğrenmiş ve okyanustaki bu turuncu noktaların yangın olduğunu düşünmüş” diyen Amaral, bu bilginin soruşturulduğunu söyledi.Uçaktan sağ çıkan olmazsa, bunun 2001’den bu yana en büyük havacılık faciası olarak kayıtlara geçeceği belirtiliyor.

Uçak Teknisyenleri Derneği Başkanı Tevfik Kırmacı: “Bu uçaklar, genç ve teknik açıdan çok kabiliyetli uçaklar. Deniz aşırı uçtukları için özel donanımları var. Islandığında bile sinyal veren cihazları var, ancak bağlantının aniden kesilmesi çok görülmüş bir şey değil. Umarız kötü bir şey olmamıştır.” şeklinde konuşmuştu.

ARADAN TAM ON SENE GEÇTİ VE FRANDA MAHKEMESİ HİÇBİR SUÇLU BULAMADI.

Bak Fransızca ve İngilizce linkler

https://www.lemonde.fr/societe/article/2019/09/05/crash-du-rio-paris-les-juges-ordonnent-un-non-lieu-pour-airbus-et-air-france_5506716_3224.html

 

https://www.aerotime.aero/clement.charpentreau/23901-af447-manslaughter-case-against-air-france-airbus-dismissed

 

Mahkeme sembolik olarak pilotları suçlu buldu ama kanıt olmadığı için kimseyi tutuklamadı. Değişik mahkemelerde birçok kararlar alındı ama hiçbir kulun çıkıp da ‘Arkadaşlar gelin bir de belki bilmadiğimiz bir tabiat olayı olmuştur’ araştıralım dememesi dünyamızın ne denli bilimden ve araştırmalardan uzak olduğunu göstermiştir.

OLAYLARIN GELİŞMESİ

02:03:44 (Yardımcı kaptan Bonin) Tropikal bir fırtınanın içine girdik. Bakın biz hala bu tropikal fırtınanın içinde seyrediyoruz.

02:05:55: (Diğer yardımcı kaptan Robert) Evet, Arkadakileri çağır, onlara bu durumu haber ver.

Robert çağrı düğmesine bastı.

02:05:59: Evet, ben Marilyn

02:06:04: Evet, Marilyn ben ön taraftan Pierre. Dinle, iki dakika içinde gök gürültülü fırtınanın daha yoğun olduğu bir bölgeye giriyoruz. Şimdi olduğundan biraz daha fazla hareketlilik olacak. Dikkatli olmalısınız.

02:06:13: Tamam, o zaman yerlerimize otursak iyi olur.

02:06:15 (Bonin) Evet, hiç kötü bir fikir değil, Arkadaşlarına da haber ver.

02:06:18: Tamam, arkada olanlara haber veriyorum. Çok teşekkür ederim.

02:06:19: (Bonin) Fırtınanın içinden çıkar çıkmaz size haber veririm

02:06:20: Ok

Yardımcı pilotlar Bonin ve Robert dışarıdaki sıcaklığın ani değişimi üzerine konuştu ve Airbus 330 uçağının performansının Airbus 340’lara göre daha iyi olduğunu belirtti.

02:06:50 (Bonin) Anti buz sistemini devreye sokalım. Olmamasından daha iyi.

Uçak bulutların arasından geçtiğinden, pilotlar anti buz sistemini devreye sokarak, uçağın buzlanmasını önlemeye çalıştı. Buz uçağın aeurodinamik verimini düşürdüğünde bazı durumlarda düşmesine neden olabiliyor.

02.07:00 (Bonin) Sanki bulutların arasından çıkıyoruz. Her şey yolunda gibi.

GÖSTERGEDE SORUN VAR

Bu sırada yardımcı pilot Robert uçağın radar sistemini kontrol etti ve göstergenin doğru yerde olmadığını fark etti. Radar haritasını kontrol ettiğinde gök görültüsünün çok etkin olduğu bir bölgede olduklarını tespit etti.

02:08:03 (Robert) Uçağı belki biraz sola yönlendirebilirsin

02:08:05: (Bonin) Pardon, ne dedin?

02:08:07: (Robert) Uçağın yönünü biraz sola çevir. Şu anda manuel konumuna geçtik, tamam mı?

Bonin hiçbir şey söylemeden uçağın yönünü sola doğru çevirdi. Aniden elektrik transformer üzerinde bir sıvı akmaya başladı ve sıcaklık da birden yükseldi. Yardımcı pilot havalandıma sisteminde bir sorun olduğunu düşündü. Ancak Robert sıvının akma nedenin kötü hava koşulları olduğunu söyledi. Sonra 2.2 saniye içinde bir alarm sistemi devreye girerek, otomotik pilotun devre dışı olduğunu haber verdi.

02:10:06: (Bonin) Kontrol bende

02:10:07: (Robert) Tamam

MANTIK DIŞI BİR HAREKET

Son birkaç dakika içinde yaşananlardan sonra paniğe kapılan yardımcı pilot Bonin, mantık dışı bir hareket yaparak uçağın bir adım daha yükselmesi için düğmeye bastı. Bonin’in bu hareketine deneyimli pilotlar bir cevap bulamıyor.

Yükselmeye başlayınca uçağın bilgisayar sistemi olumsuz yönde etkilenmeye başladı.

02:07:10 Robert: Neler oluyor?

02:10:15: (Bonin) Bu hiç iyi değil, hız göstergesi sorunlu

02:10:16: (Robert) 
Öyleyse hız kontrolünü kaybetti değil mi?

02:10:27: (Robert) Hıza dikkat et, hıza dikkat et.

Tüm bunlar olurken uçak yükselmeye devam ediyor.

02.10:28: (Bonin) Tamam, tamam hızı düşürüyorum.

02.10:30 (Robert) Stabilize mi?

02:10:31: Hızı düşür. Sanki daha da hızlanıyoruz. Sanki daha da hızlanıyoruz. Düşür.

02:10:35: (Bonin) Tamam

Anti buz sistemi sayesinde pitot tüplerinden biri yeniden çalışmaya başladı.

02:10:36: (Robert) Hız düştü mü!

02:10:37: (Bonin) Evet işte oluyor, hız düşmeye başlıyor.

02:10:38: 
Harika

BİR AN DA OLSA KONTROL TEKRAR PİLOTTA

Kısa bir süreliğine de olsa yardımcı pilot Bonin uçağın kontrolünü yeniden sağladı.

02:10:41: (Bonin) Evet işte bu, yükselmeye başladık.

Ancak Bonin uçağın burnunu aşağıya doğru çeviremedi. Durumun aciliyetini anlayan Robert kaptan pilota haber vermek için çağrı düğmesine bastı.

02.10:49: (Robert) Kahretsin, O nerede?

02:10:55: (Robert) Kahretsin

02:11:06 (Robert) 
Kahretsin, pilot geliyor mu yoksa gelmiyor mu?

02:11:21: (Robert) Motorlar hala kontrolümüzde! Kahretsin neler oluyor? Anlamıyorum neler oluyor?

02:11:32 (Bonin) Kahretsin, uçak üzerindeki kontrolümü kaybettim. Artık uçağı kontrol edemiyorum!

KAPTAN PİLOT DEVREYE GİRİYOR

02:11:37: Sol koltuk kontrolü alıyor!

02:11:43: (Kaptan) Kahretsin ne yapıyorsunuz?

02:11:45 (Bonin)
 Uçağın kontrolünü kaybettik!

02:11:47: (Robert) Uçağın kontrolünü tamamen kaybettik. Neler olduğunu anlayamıyoruz. Her şeyi denedik.

02:12:14: (Robert) Ne düşünüyorsun? Ne düşünüyorsun? Ne yapabiliriz?

02:12:15 (Kaptan) Bilmiyorum, bilmiyorum.

02:13:40 (Robert) Yüksel… yüksel… yüksel.. yüksel…

02:13:40: (Bonin) 
Ama ben yükselme çubuğunu sonuna kadar zaten çektim!

02:13:43: (Kaptan) Hayır, hayır, hayır… Yükselme… hayır, hayır.

02:13: 43: (Robert) O zaman alçal… Kontrolü bana bırak… Kontrolü bana bırak!

02:14:23: (Robert) 
Kahretsin, düşeceğiz… Bu olamaz!

02:14:25: (Bonin) 
Ama neler oluyor?

02:14:27 (Kaptan)
 On derece düşür

Air France 447 uçağının kaptanı Marc Dubois’un sesi bu son konuşmasından tam 1.4 saniye sonra kesiliyor.

Bu kargaşadan sonra tespitlere ve bilimsel açıklamalara başlayalım.

 

UÇAKLARIN DÜŞME SEBEBİ ELEKTROMANYETİK ALANDA OLMALARI DEĞİL!

 

PİTOT TÜPÜ

Öncelikle konuya çalışmadıkları zaman uçakların düşmesine sebep olana pitot tüpünden başlayalım.Üstekki resim ve bazı temel bilgiler Mikail Bayram’ın mühendisbeyinler.net sitesinden alınmıştır.

Pitot tüpü, uçağı tam yolunda tutmaya ve hızını korumaya yarar, bu buz tuttuğu için pilotlar ne yapacaklarını şaşırmışlar diyor mahkeme..

‘’Il estimait notamment qu’elle n’avait pas délivré une information suffisante à ses équipes sur les procédures à suivre en cas de givrage des sondes Pitot’’ pitot tüpü buz tuttuğu

İşte aşırı yoğun bulutlanmalar öncesinde bir bölgede deprem meydana gelmişse ki, bu depremin büyüklüğü o kadar önemli değildir, o zaman atmosfere yayılan pozitif ve negatif iyonlar nemle karşılaşınca aşırı meteorolojik olmayan bulutlanmalar meydan getiriyorlar. Yani bizim bildiğimiz H20 haricinde iyonizasyondan kaynaklanan su damlacıkları oluşuyor. Ayrıa 10 000 metrelere veya daha yükseğe ulaşan bu su damlacıklarının yerini buz parçacıkları alıyorlar. Hele atmosferde cumulonimbus bulutları olduğunda ki bu da nem oranının çok yüksek olduğunu gösterir, bu buz parçacıkları daha hacimli olabiliyorlar ve basının da açıkladığı gibi Pilot Tüpüne girip tıkayabiliyorlar. Aslında Pitot tübü -65 ile +70 derecelere dayanabilir. Lakin alışılmamış büyüklükteki buz parçaları tüpü tıkadıkları için içerisindeki göstergeler bozulmuştur.

Bütün uçak kazalarını çok iyi araştırmak lazımdır diye düşünüyorum, uçakların uçtuğu bölgelerde eğer bir deprem meydana gelmişse, uçakların o deprem olan bölgenin biraz uzağından uçmaları gerektiğine inanıyorum. Aşırı bulutlanma, cumulonimbuslerde uçan uçaklarda pitot tüpünün donma tehlikesi vardır.. Zaten bu durumda Cb bulutlanmalara da ihtiyaç olmayabilir. Troposferde nem oranına göre her 100 m’de 0,5 °C olarak alınır. Yani ısı düşer. Atmosferdeki gazların %75’i bu bölümde bulunur. Nemin bulunduğu alt bölüme karışma bölgesi, üst katına sirüs bölgesi adı verilir. Atmosferde bulunan su buharının %99’u troposferde bulunur.

Uçakların uçtuğu seviyelerde yani 11000 metrelerde cirrus, cırrocumulus ve cirro stratus bulutları vardır ve zaten buz kristallerinden oluşurlar. Bir de onlara ilave olarak aşırı yüklü iyonlar ilave olurlarsa meydana getirdikleri  buz parçacıkları tehlikeli olabilirler.

Buna belki de çare bulunabilir, yani tüpün ağızlarına çok ince ve çok dayanıklı tel ağ yerleştirilebilir diye şu an beyin cimnastiği yapıyorum.

Uçaklarda yaygın olarak kullanılan pitot tüpü, statik sistemlerle dinamik basıncın IAS (Indicated Air Speed) çevrilmesinde kullanılır. Adını Fransız Uçak Mühendisi Henri Pitot’dan alır. İlk ortaya çıkış sebebi Seine Nehri’nin debisinin ölçülmesinin istenmesidir. Görevi üstlenen Fransız Bilim İnsanı Henri Pitot, cihazı 1732’de tasarlamış ve ilk kez kullanan insan olmuştur. Daha sonraları teknolojik gelişmelerin peşi sıra geldiği 20. Yüzyılda tasarlanan uçaklarda hız ölçüm cihazı olarak kullanılmış ve halen daha kullanılmaktadır. Akışkanın (havanın) oluşturduğu toplam basıncı ve buna bağlı olarak akışkanın hızını ölçmeyi sağlayan cihazdır. Uçak üzerinde hava akımının düzenli olduğu veya dış etkenlerin çok etkilemediği yerlere yerleştirilir (burun ucu, kanat hücum kenarı vs.).

Depremlerden önce elektrik akımlarının varlığı görülmüş ve pozitif iyonların da derin tabakalardan yükseldiği kanıtlanmıştır.

Dr Friedemann Freund ve ekibi önce NASA Goddard Space ve daha sonra gözümün önünde NAA Ames teki laboratuvarlarda tapılan çeşitli deneylerde ‘’Air İonization’’ teorisini ispatlamışlardır. Towards a Unified Theory for Pre-Earthquake Signals

DR FRİEDEMANN FREUND ün videosu aşağıdadır.

https://youtu.be/B1yno8RjaFE

Ayrıca kusurlu peroxy ve + iyonlarin daha yeni keşfedilmesiyle, deprem öncesi bazı durumlarda ki bu daha çok nem oranına bağlıdır. Hele AF 447 nolu uçak bie cumulonimbus ün içerisinde ve kıyısında bukunduğu için, muhtemelen nem oranı son derece yğksek olmalıdır, depremin olduğu bölge ve yakınlarında atmosferde büyük su damlacıkları meydana geliyor. Bu su damlacıkları 8000-10000 metre yükseklikte sıcaklık -40 ile -55 C olduğundan büyük buz kitleleri haline geliyorlar ve işte AF 447 nolu uçağı düşüren bu buz kitlelerinin pitot tüpünü tıkadığı zaten basın tarafından yayınlanmıştı. Lakin kimse nedenini bilmediği için, buzlanmadan sonra ne yapılması üzerinde konuşuldu ve tartışılıdı.. Bir Allah ın kulu çıkıp da bu neden buz tuttu diye sormadı.

Yukardaki resimde sarı renkte Pozitif Air, artı iyonların atmosfere yayılmasıdır, soldaki Cloud Formation, iyonize bulut oluşumudur ki uçakların geçtiği bölgede büyük iyonize su damlacıkları buz parçacıkları meydana getiriyorlar ve bu buz parçacıkları pitot tüpünü tıkayabilirler.

SONUÇ:

Einstein ın dediği gibi, yaşayabileceğimiz en güzel deney gizemlidir, ki tüm gerçek sanat ve bilimin kaynağıdır. NASA Ames teki benim de şahit olduğum çeşitli araştırmalarda atmosfere yükselen iyonlar büyük su damlacıkları meydana getirirler ve yükseklik artınca bu su damlacıkları buz kristallerine dönüşebiliyorlar.. Depremin büyüklüğü ile atmosfere yayılan iyonların hacmi orantılı değildir. Deprem sadece 4.0 kuvvetinde olabilir ama eğer atmosferde son derece büyük rutubet söz konusuysa iyonlar çok fazla hacimlerle oluşurlar ve belli bir yükseklikte büyük buz parçacıklarına dönüşebilirler. İşte aşırı iyonizasyondan oluşan bu büyük buz parçacıkları Pitot tüpünü tıkayabilir ve dondurabilir. Zaten dünya basını pitot tüpünün buzlardan tıkandığını açıklamıştı.

Bugünün yeni keşfedilmiş bilim yarının teknolojisidir.

Ayrıca depremler meydana gelmeden önce bazı gazların atmosfere yayıldığı iyi  bilinmektedir: metan (CH4), SH2, radon, H2. Daha az bilinen şey, bu gazların elektro-pozitif olmasıdır: CH4 +; SH2 +; radon +++ (radyoaktif bozunma ürünleri ile); H2 + veya H20 ile ilişkisi sonucu <H3OH +>.

Kısacası uçağı bir Deprem Ön Sinyali düşürmüştür diye düşünüyorum.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Ende dedi ki:

    Bence bu teori biraz zorlama! Her gün yüzlerce deprem oluyor ve çoğunluğu deniz ve okyanuslarda. Eğer aşırı iyonizasyon için cb de lazım değilse o zaman birçok uçağın bu şekilde açıklanamaz sebeplerle düşmesi lazım. Af 447nin düşme sebebi gayet açık. İtcz üzerinde böyle anormal hava kütleleri zaten oluşuyor. Pilotaj eğitiminde bile bu var bir meteoroloji olayı bu. Aynı rotadaki birçok uçuş fırtına etrafından dolaşırken af 447 dolaşmiyor. Onlar da deprem bölgesinden geçti. Ama hava oluşumundan kaçındilar. Sebep bayağı ortada… Kara kutu konuşmalari da belli. Pitot donunca göstergeler yanlıs gösterdi ve bonin buna inandı. Bu sebeple stick i çekti. Tongaya düştü. Bence net bir durum.

  2. Konyalı kadir kapıcı dedi ki:

    Ben Konya’da yaşıyorum.kac şahit oldum.ic Anadolu bölgesinde deprem.enerjisi mevcutsa telefonum.yavasliyor size katılıyorum.

  3. C. Şefik Koldaş dedi ki:

    Son derece ilginç buldum. Bilmediğimiz daha neler var .
    Karel Kardeşimin yazılarını her zaman ilgi duyarak izliyorum.
    İçten sevgilerimle…

  4. ronald karel dedi ki:

    Çok teşekkürler dün mesaj geldi. NASA da İngilizce’ye çevrilmiş ve BUYULEYİCİ bulunmuş sonra bazı uzmanlara dağıtılmış.. Gelecek makalem de yazacağım…

YORUM YAZ