Vazgeçmemek-2… / Dr. Metin Aycıl Bodrum Gündem Yazıları…

Dr. Metin Aycıl
Dr. Metin Aycıl
  • 05.03.2020
  • 4.651 kez okundu

Kaybetmekten korkma; bir şeyi kazanman için bazı şeyleri kaybetmelisin.

Ve unutma; Kaybettiğinde değil, vazgeçtiğinde yenilirsin.

 

                                              Ernesto ‘Che’ GUEVARA (1928-1967)

 

Oldukça deneyimli bir Öğretim Üyesi arkadaşımla yolculuğumuz sırasında sohbet ediyorduk. Yüksek Lisans ve Doktora öğrencileri ile çalışmalarını anlatıyordu bana. Bir Doktora öğrencisi için İstanbul’daki önemli bir üniversitede bir imkân bulmanın sevincini ve coşkusunu yaşıyordu; aynı zamanda bazı kaygıları da vardı. Öğrencisi bizim görev yaptığımız Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki şehirde yaşıyor ve çalışıyordu. Hocamız, öğrencisinin, çalışması ile eğitimi nasıl koordine edebileceğini düşünüyordu. Uzun yıllardır sürdürdüğü görevinde, buna benzer çok sayıda hikâyesi vardı.

Hocamızı dinlerken düşünüyordum bir yandan; benzeri hikâyelerle, değişik biçimde de olsa karşılaşabiliyorduk. Ben de hocamızla eşzamanlı olarak yaşadığım ve çok etkilendiğim bir hikâyeyi paylaşacağım. Geçmişte de paylaştıklarım olmuştu.

Bir Yüksek Lisans dersinde iki öğrencim, çok iyi niyetli olmalarına karşılık, yetersizdiler. Vizelerini birlikte değerlendirirken kendileri ile sorunlarımızı ve yapmamız gerekenleri tekrar paylaştım. Kendilerine; “Size öyle bir not vereceğim ki, final sürecinde göstereceğiniz performansla bu dersten geçmeniz mümkün olsun” dedim.

Öğrencilerimden aldığım tepkiler muhteşemdi. Zayıf not almışlardı; üzülmek bir yana, o güne kadar görmediğim coşku ile konuşmaya başladılar. Söyledikleri sözlerin tamamını paylaşmak istemiyorum; çok duygulanmış, heyecanlanmış ve umutlanmıştım.

Öğrencilerimin final yolculukları, yine coşku ve yüksek gayretle geçti ve sonunda en yüksek notu aldılar. En yüksek notu almalarının nedeni, tamamıyla yaptıkları çalışmalar değildi; belirttiğim gibi yolculukları beni çok etkilemişti. Onların bu saygıdeğer yolculuklarının ve hiçbir koşulda vazgeçmeyişlerinin hakkı, notların en yükseğiydi; onu da aldılar.

Her ders bitiminde öğrencilerime, “Bugün cebinize ne koydunuz?” diye sorarım. Dönem sonlarında, bu konuda daha kapsamlı konuşuruz. Ben de cebime neler koyduğumu paylaşırım.

Söz konusu öğrencilerim sayesinde, “hiçbir koşulda vazgeçmeme” hissiyatını çok güçlü yaşadım ve cebime bu hissiyatı koydum.

Bizler eğitimciyiz ve işimiz zaten ‘vazgeçmemek’. Bize bunun için ödeme yapılıyor; bunun karşılığını vermek tabii ki, hem ahlâkî hem de vicdanî görevimizdir. Ancak bunlar bizlerin aklına gelmez ya da en son gelir; bizim yegâne amacımız, öğrencilerimizin kendilerinden en iyiyi yaratabilmeleri için onlara yardımcı olmaktır. Şuna inanıyorum:

Taraflar vazgeçmemek konusunda kararlıysa, başarı kaçınılmazdır.

Dönem sonunda söz konusu öğrencilerimden hem sınıfta, notları ilan ettikten sonra da yazılı mesajlar aldım. Beni duygulandıran ifadeler yer alıyordu mesajlarında. Çok sayıda öğrencimden bu tür mesajlar almak beni tarifsiz bir şekilde mutlu ediyor. Bunların hepsini, “manevî mevduat hesabımda” birikiyorum ve bunlar beni olağanüstü zenginleştiriyor.

Bütün öğrencilerime ve tüm gençlere yol açıklığı diliyorum.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Fevziye AKÖZ dedi ki:

    Gençlere katkılarınızın size sağladığı mutluluğu bize de elle tutulur biçimde hissetirdiğiniz için teşekkürler…

YORUM YAZ