Büyük Çin Yalanı… / Ronald Karel Bodrum Gündem Yazıları…

Ronald Karel
Ronald Karel
  • 24.04.2020
  • 3.105 kez okundu

Jean-Louis Tremblais tarafından hazırlanmış güzel bir makaleyi sizlerle paylaşıyorum.

Covid-19’un geçen Aralık ayında Wuhan’da ortaya çıkmasından bu yana, Çin rejimi en az üç noktada gerçeği asla söylemedi: pandeminin ortaya çıkışı, kapsamı ve sonucu.

Pek çok karanlık konular var diyor araştırmacı ve Pekin’e yönelik eleştiriler dünyaya yayılmaya başlıyor.

Çin Hükümeti Wuhan da 3869 kişinin öldüğünü resmen ilan etmesine rağmen kimse bu rakamın doğruluğna inanmıyor. Gerçek rakamın en az 46.000 olduğu düşünülüyor.

14 Nisan’da Washington Post, Ocak 2018’de diplomatik görüşmelere ve mesajlara dayanarak Whan daki laboratuvardaki güvenlik ihlalleri hakkında uyarı yaptığını açıkladı. Wuhan daki büyük laboratuvarı  ziyaret ettikten sonra, Pekin’deki ABD Büyükelçiliği’ndeki bilim ve sağlık yetkilileri, laboratuvarlarda “güvenli bir şekilde çalışacak kadar eğitilmiş teknisyen ve araştırmacılar kıtlığı” olduğunu belirtmiş.

Yani laboratuvardaki bu çok tehlikeli araştırmaları yapanların birçok konuda bilgilerinin yetersiz olduğunu bildirmişler, hem de defalarca.

ABD’yi aşağıdaki argümanla yardımını artırmaya teşvik etmiş. “Yarasa üzerinde yapılan araştırmalar önemli ama tehlikelidir.”

Ertesi gün, çok muhafazakar Fox News, istihbarat servislerinin kazara sızıntı hipotezini çok ciddiye aldığını gösteren bir rapor yayınlamış. Sorulduğunda Donald Trump, “Bu korkunç şey hakkında çok ayrıntılı bir araştırma yapıyoruz, demiş.” Trump ın cümlesi, 15 Nisan’da “kapsamlı bir soruşturma” ilan eden Amerikan diplomasisi başkanı Mike Pompeo tarafından doğrulandı.

Bunu göz önünde bulundurarak ve Çin makamlarının yeşil bir ışık yakması şartıyla (ki bu pek olası görünmüyor), laboratuvardakiler her zaman Paris’ten yardım isteyebilirmiş … Çünkü söz konusu laboratuvar, Fransa’da başlatılan Franco-Çin işbirliğinin sonucuymuş.

Bu proje 2004 tarihinde Raffarin hükümeti tarafından başlatılmış ve 2017 yılında gerçekleştirilmiş.

Şubat 2017’de akreditasyonu için düzenlenen törenlerde, Başbakan Bernard Cazeneuve ve ardından INSERM başkanı Yves Lévy varlığında şöyle dedi: “Bu laboratuvar, ortaya çıkan hastalıklara karşı mücadelemizin öncüsü olacak (…). Bu işbirliği dinamiğini desteklemek için Fransız Devleti beş yıl boyunca bir milyon avroluk bir bütçe sunacak.”

Lyon’daki P4 laboratuvarından kopyalanan tesis, Mérieux Vakfı ve Pasteur Enstitüsü’nün aktif desteği ile on beş Fransız şirketi tarafından inşa edilmiş. Aslında, bebek doğduktan sonra Paris ve Pekin arasındaki romantizm yok olmuş gibiymiş.

Nihayetinde Çinli meslektaşlarını desteklemek için gelecek olan 50 Fransız araştırmacı asla oraya ayak basamamış

Şimdi asrın cümlesine gelelim.

Wuhan’daki P4 laboratuvarında bir sorun yok. Bu söylentileri yayanlar, hepsi gazeteci ya da siyasetçidir, fakat bilim adamı değildir.
Lu Shaye, Çin in Fransa Büyükelçisi

Bu hassas maddeyi daha da karmaşıklaştırmak için ikinci hipotezden bahsedilmelidir diyor araştırmacı. P2 olarak sınıflandırılan başka bir laboratuvarla ilgilidir, bu nedenle P4’tekinden daha gevşek güvenlik ve daha zayıf güvenlik standartlarına sahiptir: Wuhan’ın piyasadan birkaç yüz metre uzaklıkta bulunan Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CCPM) ki herşey buradan başlamış….

3 Şubat’ta ResearchGate sitesinde yayınlanan (ancak o zamandan beri geri çekilen) bir araştırmaya göre, iki akademisyen (biri Canton’dan, diğeri Wuhan’dan), Botao Xiao ve Lei Xiao tarafından hayvan pazarında, orada daha hiç satılmamış olan yarasa sattılar..

Araştırmacılar ayrıca Ocak ayında prestijli Lancet dergisinde yayınlanan bir anketin sonuçlarını da hatırlıyorlar.

41 tane Covid-19 hastasını içeriyordu: 13 tanesinin hayvan pazarı ile hiçbir zaman doğrudan veya dolaylı teması olmadı! Öte yandan, JPAC laboratuvarı Yunnan ve Zhejiang’da Wuhan’a 1000 km uzaklıkta tutulan 600 yarasayı barındırıyor.

Farklı koronavirüs formlarına karşı aşıları test etmek için kullanıyorlarmış. Çalışanların ifadelerine dayanarak, daha sonra virüs 15 milyonluk bu mega şehrin geri kalanına bir laboratuvar asistanının  “ihraç ettiği” yarasası, olası bir kontaminasyonun oluşturduğunu bildirmişler.

‘’Çin komünist rejimi şeffaflığı hiçbir zaman göze çarpmadı.’’ Diyor anketi yapan gazeteci. Hatırlarsınız ben de geçen makalemde yayınladığım Çin depremi hala zihnimde ve kalbimde mıhlanmış durumda. Çin Komünist partisinin ört bas ettiği onbinlerce çocuğu ömrüm boyunca unutamam. Gelelim bugüne, Parti için dehşet verici sonuçları olan bir “endüstriyel kazayı” tanımak Çin in prestiğini kaybetmesine neden olacaktır. Sanki şu an prestiji yerle bir olmadı.

Davanın oluşumuna geri dönelim.

Bilinen ilk Covid-19 vakası 8 Aralık 2019’dan başlıyor, ancak Wuhan şehrinin muhafazaya alındığı tarih 23 Ocak 2020.

Çok geç kalınmıştı.

Bu kırk altı gün boyunca, virüsün gelişti ve yayılıldı.

Yalan: İnsanları Covid-19’un gıda kaynaklı olduğuna ve ünlü pazarı 31 Aralık’a kadar açık tutarken insandan insana bulaşmadığına inandırmak! “Gizemli pnömoni” sadece 20 Ocak’ta bulaşıcı bir hastalık (insandan insana) olarak tanımlanacaktır.

Bence sadece bu olay İnsanlığa karşı işlenen bir suçtur. Cezasız kalmamalıdır.

Hemen yeni ve daha göz kamaştırıcı bir SAR’yı çağrıştıran bilgi yayanlar, “yanlış haberleri” yaydığı için şaşkına döner, hatta tutuklanır.

Wuhan Hastanesi göz doktoru Dr. Li Wenliang’ın nihayet 7 Şubat’ta hayatını kaybedecektir.

Doktorlar ve gazeteciler susturuldular. Ne gazetelerinde ne de sosyal medyada gerçekleri yazamayacak hale getirildiler. Devlet sansür uygulamaya başladı.

Wuhan Komünist Partisi genel sekreteri Ma Guoqiang tarafından 31 Ocak’taki bir hükümet kararnamesi ile açıklanacak ve burada hükümet emirleriyle susturmaya zorlandığını açıklayacak (bu açık ve dürüst mesaj yüzünden 13 Şubat’ta işten çıkarıldı) .

Pekin yalan rakamlarla suçlanıyor

Aynı zamanda hayat normal bir şekilde devam eder. 18 Ocak’ta “10.000 Aileler Günü”, tüm önleme yasalarına aykırı dev bir miting olan Wuhan’da bile kutlandı. Çin Yeni Yılı yaklaştıkça, 5 milyon insan diğer Çin bölgelerindeki akrabalarına katılmak için Hubei eyaletinden ayrılıp ve bazen virüsü bir hediye olarak yanlarında götürdüler.

Yine de, Avrupa ile karşılaştırıldığında, 1,4 milyar kişilik bir ülke için resmi ölüm kayıtları gülünç derecede düşük.

Rakamları değiştirmekle suçlanan Pekin, kurbanların sayısını sembolik olarak revize etti. Şimdi Wuhan’da (17 Nisan’dan önce 2.579 yerine) 3.869 ölüm ve dolayısıyla ülke genelinde 4.632 ölüm olarak.

Büyük çaba (Wuhan’da +% 50: evde ölen yaşlı insanlar söylendi)! Hızlı bir hesaplama (Fransa ve Çin’de ilgili popülasyonlara rapor edilen ölüm sayısı) bu sayımın büyüklüğünü ölçmemize izin veriyor: Fransa’nın Çin’den daha yüksek! yani Covid-19d’a doksan kez daha fazla bir ölüm oranı varmış gibi.

Montaigne Enstitüsü Asya programının direktörü ve konuyla ilgili hacimli bir raporun yazarı olan Mathieu Duchâtel’e göre, bu bir “istatistiksel sapma” dan başka bir şey değildir.

Çin medyası Caixin ve 4 Nisan’da Ölüler Günü öncesinde sitesinde yayınlanan görüntülere göre, ölenlerin sayısı çok daha yüksek olacaktı. Binlerce insanın yerel cenaze evlerinde akrabalarının veya arkadaşlarının küllerini toplamak için sıraya girdiği görülüyor.

Yapılan araştırmalar sonucunda sadece Wuhan için toplam 46.000 ölüm veriliyor. Yani 4632 değil.

Bu satırları yazarken Avustralya, ABD, Fransa ve Almanya Dünya Sağlık Teşkilatı ve Çin hakkında uluslararası bir soruşturma açmayı planlamaya başladılar.

 

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI
  1. Kadir kapıcı dedi ki:

    Makaleye katılıyorum.

  2. Raif Eşkinat dedi ki:

    Salgına gafil avlanan ABD, Çin’e karşı korkunç prestij kaybını, kara propaganda ile kazanca çevirmeye çalışıyor. Yazar da bu çabada, bilimsel olmayan miş’li geçmiş iddialarla yer alıyor. Zaten amacını da tanıtım mesajında itiraf etmiş: “…Ekonomik menfaatler uğruna Çin gibi üçüncü ve gelişmemiş ülkelere birçok konuda yeşil ışık yakmamızın cezasını çekiyoruz…”

  3. ali şur dedi ki:

    BODRUMDA İSE ARKADAŞ DEVAMLI YAZSIN GÜZEL YAZI.

YORUM YAZ