“Hayat Seçimlerimizden İbarettir” mi?

Dr. Metin Aycıl
Dr. Metin Aycıl
  • 08.06.2020
  • 5.319 kez okundu

Doğru söz ile hemen hemen doğru söz arasındaki fark;

Ateşle, ateş böceği arasındaki fark kadardır

                 Mark TWAIN (1835-1910)

Geçen akşamüstü evimizin balkonunda oturuyordum. Sokağımızın trafiği, mâlûm salgın nedeniyle yoğun değildi. Apartmanların çöp konteynerleri arasında koşuşturan bir çocuğu, yaklaşınca fark ettim. Çekerek taşıdığı tekerlekli arabasının boyutlarına göre çok daha ufaktı. Çöplerden topladıkları ile hayatını, belki de ailesinin hayatını sürdürmeye çalışıyordu. Bilindiği gibi, bu şekilde çöp toplayıcılık önemli bir sektör hâlini aldı. Çalışanların çoğunluğunu da Suriyeli çocuklar oluşturuyor. Benim balkonumdan izlediğim çocuk da onlardan biriydi.

Çocuğun çöpleri karıştırmasını izlerken düşündüm: Savaşı bu çocuk mu çıkarmıştı? Bu çocuk bilerek ve isteyerek mi yerinden, yurdundan; belki de okulundan olmuştu? Tabii ki hayır. Peki, kendi neden olmadığı koşulların faturası neden bu çocuğa ödetiliyor?

Şu yorumları ya da düşünceleri duyar gibiyim: “Bu çocuk ve bunun gibiler, muhtemelen ülkelerinde de benzer koşullarda yaşıyorlardı.” Kabul edilebilir bir yaklaşım gelmiyor bu bana. Bu durum, çocuğun böylesi bir faturayı ödemesini haklı çıkarmıyor.

Hani son zamanların moda söylemleri arasında yer alan “Hayat seçimlerimizden ibarettir” söylemi var ya; ne kadar da anlamlı değil mi? Bu çocuk seçti çünkü bu hayatı ve bu koşulları.

(‘Moda’ derken ne demek istediğime bir açıklama getireyim: Moda sözü, istatistik biliminde kullanılan ‘mod’ kavramından gelmektedir; anlamı “en çok tekrarlanan” demektir.)  

Parantez içindeki kısa açıklamama eklemek istediğim; bir şeyler söylerken, altının dolu olup olmadığını düşünmemiz ve bu konuda tefekkür etmemiz gerektiğidir.

Yıllar önceydi, bir arkadaşımın ailesine, uzak bir akrabasından bir arsa miras kaldı. Arkadaşım tanımıyordu akrabasını, hiç de görmemişti. Arsa İstanbul civarında ücrâ bir yerdeydi. Zamanla oraların çevresi imara açıldı, arsa bir yol kenarında kaldı; diğer bir ifadeyle oldukça değer kazandı.

Bir benzin istasyonu talip oldu arsaya. Satmadı arkadaşımın ailesi; ancak iyi bir para karşılığında kiraya verdi. Hiç hesapta olmadan ve çaba da gerektirmeden, aileye her ay, hatırı sayılır bir nakit girişi oluyor. Bu da onların seçimi değildi.

Şems-i Tebrîzî diyor ya; “Güzergâh baştan bellidir; ancak sapaklarda ve yol ayrımlarında karar yolcuya aittir” diye. Yukarıdaki örneklerde, karar yolculara mı aitti?

Çöp toplayan çocuk düşüncelere sevk etti beni; etkilendim. Hüznüm bundandır. Seçimsiz olduğumuzu düşünmüyorum hiçbir zaman. Bu teslimiyettir, umutsuzluktur. Ancak maça aynı koşullarda başlamıyoruz. Kimileri baştan galip çıkıyorlar maça, kimileri ise gol yemiş ve mağlup başlıyorlar. Maça galip başlayanlar, maçı iyi oynayamazlarsa, oyunu mağlup bitirebiliyorlar. Buna karşılık mağlup başlayanlar, oyunda öne geçebiliyorlar. Hayatta bunların örneklerini görebiliyoruz.

Yine çöp toplayan çocuğa sormak istiyorum: “Maça hangi skorla mağlup başladın evlat?” “Maçı dengelemen için kaç gol atman gerekecek?” “Oyunun süresi, nefesin, gücün ve moralin maçı galip bitirebilmene yetecek mi?” “Maç sırasında, sana kimse çelme takmayacak mı, seni kimse itip yere düşürmeyecek mi?

İçeri girmek üzere kalktım balkondan ve çocuğa seslendim: “Evlat

Hayat seçimlerimizden ibarettir” mi?

Rahmetli İsmet İnönü’nün meşhur söylemi ile cevap verdi bana: “Hadi canım sende

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

YORUM YAZ