İnce Meseleler

NURAN YÜKSEL
NURAN YÜKSEL
  • 12.08.2020
  • 455 kez okundu

Bugün Türkiye’de siyasi kartlar adeta yeniden karılıyor. Gerek iktidar, gerekse muhalefet partilerinin içinden ayrılmalar, bölünmeler yüksek sesle konuşulur oldu. Her zaman olduğu gibi bu konuda da değişik görüşler, olasılıklar olduğu için ağzı olan konuşmaya başladı. Dolayısıyla yandaş medyaya, özelikle ince meselelerle gün doğdu.

Cumhur ittifakının ülkemizin ve insanlarımızın üstüne karabulut gibi çöktüğü, benim gibi birçok insanlarımızın nefes almakta zorlandığı bir dönemde muhalefetin, özellikle ana muhalefet in içindeki kaynamalar ve yaşananlar hepimizi yakından ilgilendiriyor. CHP’nin içinde yaratılan, yaşatılan, yaşanan her şey sadece ilgilenenleri değil, ülkemizin ve cumhuriyet değerlerinin geleceğini yakından ilgilendiriyor.

Cumhur ittifakı her gün kendi içinde ve halkın gözünde itibar, güven kaybederken, muhalefet bir sistem değişikliğine bu kadar yaklaşmışken, özellikle CHP’nin yanlış yapma gibi lüksleri olamaz. Bu büyük sorumluluğunda esas olarak genel merkez ve örgüt yöneticilerinin omuzlarında olduğunu düşünüyorum.

CHP si son dönem yönetim anlayışları, davranışları nedeniyle kamuoyunda itibar, güven kaybına sebep olmuş, parti içinde çok sayıda küskün, öfkeli, kırgın, mutsuz, umudunu yitiren üyeler biriktirmiştir. Parti içinde hiç olmadığı kadar birliğe ve beraberliğe ihtiyaç varken gereksiz boşluklar yaratılmıştır.

Sayın İnce veya başka bir küskün, kırgın partiden ayrılırsa ne olur?

Parti dağılır mı, yoksa kendileri mi biter?

Biterse ne olur?

Bence asıl mesele İnce’nin veya bir başkasının yeni bir parti kurmasının veya bir hareket başlatmasının ötesinde ele alınmalı ve değerlendirilmelidir.

Yöneticiler, özellikle seçilmiş yöneticiler önce kendi evinin içindeki birliği, dirliği, düzeni sağlamakla sorumludurlar. “Giden gider, kalan sağlar bizimdir, her şeye rağmen tek alternatif biziz…” anlayışıyla artık bu dönem ve konjonktüründe iktidar olunamayacağı gün gibi ortadadır. CHP, Cumhuriyeti kuran çok güçlü bir partidir. Bu gücü yönetme görevi de seçilmiş kadrolara verilmiştir. 37.İKTİDAR KURULTAYI SEÇİLMİŞLERİ bu gerçeği görmemezlikten gelemezler. Unutulmamalıdır ki ancak CHP’nin içindeki gücü kullanmak ve yönetmeyi becerebilmekle yerelde ve genelde iktidar olma şansını yakalayabilirler. Eski tabir koalisyonlar, yeni deyiş ittifakların içinde oynamaktan vazgeçip, ortak değerlerde buluşarak, kendi gücümüzle ülkenin aydınlık ışığı olmayı sürdürmek zorundalardır.

Türkiye’nin, Cumhuriyet değerlerinin, CHP’ye bugün hiç olmadığı kadar ihtiyacı vardır. Mesele İNCE–KALIN meselesinden çok ötededir…

Gün partiye yıllarca hizmet etmiş, etmekte olan, ülke adına, parti adına önemli görevlerde bulunmuş, hala bulunan, imza atmış ve bugün atmaya devam eden insanları karşılıklı olarak acımasızca eleştirmek hatalarını ortaya sermek, itibarsızlaştırmak, yok sayma günü değildir. Aksi ancak kamuoyu önünde partiyi itibarsızlaştırır,  ülkemizin aydınlık yarınlarına gölge düşürür.

Unutulmamalıdır ki gündemimizde yangın yerine dönen Türkiye gerçekleri vardır.

Nefes almakta zorlanan kadınlarımız, gençlerimiz, çocuklarımız vardır. MUHALEFET, özellikle de ANA MUHALEFET CHP çok iyi bildiği ve gördüğü acı gerçeklerle yüzleşmelidir. Sonuç olarak önce evinin ailesinin içindeki birliği adaleti ve güveni sağlayarak tarihi sorumluluklarını yerine getirmelidir…

NURAN YÜKSEL

12 Ağostos 2020

ZİYARETÇİ YORUMLARI
YORUM YAZ