enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Bodrum Alevilerinden Aklıbaşında ve Örnek Bir Davranış

Bodrum Alevilerinden Aklıbaşında ve Örnek Bir Davranış

Bodrum’da yaşamını sürdüren Aleviler tüm Türkiye’ye örnek olacak bir karar verdiler. Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği-Cemevi Başkanı Cem Yalçın Muharrem ayında gerçekleşen Matem Oruçlarını toplu halde değil, evde açmaya ve aşure etkinliğini de yapmama kararı aldıklarını söyleyerek “Pandemi salgınının daha fazla yayılmasını engellemek amacıyla içimiz buruk olarak orucumuzu evlerimizde açıyoruz…” dedi.

Fatih Bozoğlu -Bodrum Gündem

Alevi inancında Muharrem Matem-i oldukça önemli bir yer tutmaktadır. Muharrem ayı Alevi toplumunda yas ve matem ayıdır. Kerbela’da şehit olan Hz.Ali’nin oğlu İmam Hüseyin ve diğer 11 imam için 12 gün boyunca matem orucu tutulur. Bilindiği üzere Kerbela katliamında İmam Zeynel Abidin’in sağ olarak kurtulup, Ehli-Beyt soyunun devamına vesile olmuştur. Matem orucu on iki İmamların kutsallığıyla birleştirilerek, 12 gün oruç tutulması olarak gelenekselleşmiştir.

Oruç tutarak kendimizi, nefsimizi ve doğanın dengesini anlamaya çalışıyoruz…

Aşura ayı olarak bilinen Muharrem ayı Matem orucunun başlaması nedeni ile bir açıklama yapan Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği-Cemevi Başkanı Cem Yalçın “Bu sene içimiz daha buruk Yas-ı Matem ayına giriyoruz. Korona ​virüs salgını, Ehl-iBeyt’in yasını birlikte paylaşmamıza fırsat tanımıyor. İnancımıza göre oruç denildiğinde akla ilk Muharrem orucu gelir. Muharrem ayı dendiğinde ise, Kerbelâ ve yaşanan katliam akla gelir. İçinde bulunduğumuz bu günlerde Masum-u Paklar ve Fatma Ana oruçlarının bitmesiyle birlikte Muharrem ayı bu yıl 20 Ağustos 2020 Perşembe günü başladı. Böylesi bir dönemde, yaşadığımız dünyanın tüm sorunlarını, insanlığın adalet arayışını sorguluyoruz. İmam Hüseyin’in tek başına da olsa Hakk’tan ayrılmayan, zalime direnen ruhunu taşıyabilmek ve yaşadıklarını bir damla olsa da hissedebilmek için Matem’e giriyoruz. Bu vesileyle oruç tutuyoruz, kendimizi, nefsimizi ve doğanın dengesini anlamaya çalışıyoruz…” dedi.

İmam Hüseyin’in tarihsel mücadelesine ortak olmak amacı taşımayız…

Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği-Cemevi Başkanı Cem Yalçın açıklamasını şu şekilde sürdürdü; “İmam Hüseyin, yaşadığı dönemin insanlık mücadelesini sürdürenidir. Şah Hüseyin, Muaviye ve devamında oğlu Yezit’in insana yaşama hakkını tanımayan zulmüne karşı mücadelenin ve zorba iktidara karşı çıkışın simgesidir. Bu simge, Alevi-Bektaşi-Kızılbaş inancı açısından sadece o dönemin mücadelesi olarak değerlendirilmez.  Yaşanan zulüm ve acılar karşısında Şah Hüseyin aşkına onun gibi olabilmek, mazlumun yanında zalimin karşısında durabilmektir. Şah Hüseyin ve Kerbela’ da şehit edilen canlarımız aşkına, yas içinde ve belli kurallara daha fazla uyarak orucumuzu tutarız. Onları anlayarak nefsimizle, adaletsizliklerle, kötülükle mücadeleyi amaç ediniriz. Bu nefs mücadelesi, insanın insana, insanın diğer canlılara ve doğaya saygısı kadar, bunları korumak sorumluluğunun da nasıl olabileceğini bizlere gösterir. Oruç tutup Muharrem Yas’ına bürünürken sadece İmam Hüseyin’in tarihsel mücadelesine ortak olmak amacı taşımayız. Bu mücadeleyi günümüze taşımayı, o mücadele arayışını ve azmini diri tutmayı amaçlarız. İmam Hüseyin, yaşadığı bu katliam anında, sayıları kendinden kat be kat fazla olan Yezit ordusuna bir an bile teslim olmayı düşünmemiştir. Şah İmam Hüseyin bu yönüyle yoksulların, çaresizlerin, adaletsizlik içinde yaşayan toplumların ışığı, umudu olmayı başarmış bir kişiliktir…”

Salgının daha fazla yayılmasını engellemek amacıyla orucumuzu evlerimizde açıyoruz…  

Bodrum Alevi Bektaşi Kültür Derneği-Cemevi Başkanı Cem Yalçın açıklamasının son bölümünde de şunları söyledi; “Aleviler olarak, bu yıl da  Şah Hüseyin’in direnişinin unutulmaması, insanlığı aydınlatacak o umudun taze tutulması için Yas-ı Matem olarak adlandıran “yasların yası” ya da “yüce yas”ı bir kez daha onurla, umutla yerine getireceğiz. Her sene Cem evimizde verdiğimiz Muharrem ayı oruç lokmalarımızı bu yıl pandemi nedeniyle maalesef gerçekleştiremiyoruz. Amacımız, pandemiyle sosyal mesafe kurallarını gözeterek mücadele etmek ve bir an önce bu salgından kurtulmaktır. Bu sebepten ötürüdür ki, kalabalık bir ortama olanak sağlamamak, hastalığın daha fazla yayılmasını engellemek amacıyla içimiz buruk olarak orucumuzu evlerimizde açıyoruz. Ülkemizin ve dünyamızın bir an önce bu salgından kurtulmasını, insanın insanca değer görmesini, bir daha başka Kerbelalar yaşanmamasını umut eder, tüm canlarımızın Yas-ı Matemlerinin Hakk katında kabul edilmesini Hakk’tan niyaz ederiz…”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.