enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Esnaf dayanışması nasıl olur?

2020 yılı ağır bir yıldı. İnsanlığın üzerine abandıkça abandı. İnsanlık evlerine kapandı. Doğrusu bu durum insanlık dışındaki canlılara bir miktar iyi geldi. Yaşlı dünyamız kısa bir süre de olsa dinlenme fırsatı buldu. Doğa kısmen de olsa yaralarını sardı, kendini yeniledi.

Ya insanlık?

Ya güzel ve yalnız ülkem Türkiye?

İşte bu soruların yanıtını vermek hiç kolay değil…

Sözü nereye bağlayacağım derseniz, uzatmadan konuya gireyim hemen; 2010 yılında “Bodrum Bab-ı Ali Kitabevi”nde 9-10 kişi ile kurulan Heredot 3.Yaş Akademisinin kurucularından Ludmila Denisenko’dan bir mesaj aldım.

Ludmila Denisenko’nun bana gönderdiği mesajda bir fotoğraf ve şu ifadeler yer alıyordu; “Bu Fransa’da esnaf dayanışmasına bir örnek! Paketin üzerinde “Sayın müşterimiz bizden çokça sipariş ettiğinize seviniyoruz ama bu dönemde biraz da (çevredeki tüm yemek servisi yapan yerleri sıralamışlar) bizimle aynı şekilde yeme içme hizmeti veren yerlerden de alışveriş yaparsanız daha çok mutlu oluruz diyor!” Böyle bir çalışma en çok Bodrum’a yakışır ve Bodrum esnafından beklenir bence. Bodrum başka bir yer diyoruz ya. Haksız mıyım Fatih…”

Günlük kaygılardan uzaklaşıp, Ludmila’nın bu mesajı üzerinde derin düşüncelere daldım. Aslında bu mesaj beni çok heyecanlandırmıştı. Lakin daha çok kaygılandırdı.

Neden mi? Anlatayım;

Bu mesajı okuduğumda “Komşusu açken tok yatan bizden değildir…” ya da “Yanıbaşındaki komşusu açken, tok olarak geceleyen kişi (olgun) mümin değildir…” (Siz hangisini kendinize yakın buluyorsanız öyle kabul edin.)  veciz cümleler ile siftahını yapan bir Ahi esnafın, kendisine gelen ikinci müşterisini siftah yapamayan komşusuna yönlendirmesi aklıma düştü. Bir de yaşama soldan bakanların sık sık söylediği “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber, ya da hiç birimiz…”

Sahi Anadolu’nun o kadim kültürü ahilik kültürüne ne olmuştu?

Acaba bu anlayışları yaşatan birileri var mıydı?

Yoksa her birimiz vahşi kapitalist anlayışının boyunduruğu altında mıydık?

Bu düşünceler ile cebelleşirken yetmiyormuş gibi bir de Ludmila’nın mesajındaki son cümleler aklıma takıldı.

Böyle bir çalışma en çok Bodrum’a yakışır ve Bodrum esnafından beklenir bence. Bodrum başka bir yer diyoruz ya. Haksız mıyım Fatih…”

Önce Ludmila’nın bu düşüncesinden ve beklentisinden onur ve gurur duydum. “Gerçekten Bodrum’a ve Bodrum esnafına çok yakışırdı böyle bir kampanya ve çoban ateşi gibi tüm yurda örnek bir proje olarak yayılabilir…” dedim içimden.

Lakin bunu düşünürken içimi bir korku sardı.

“Artık ne Bodrum, o eski Bodrum, ne de esnaf, o eski esnafı değil…”

İşte bu noktada tıkandım kaldım. Beynim adeta patinaj çekiyordu.

Dedim en iyisi ben Ludmila’nın bu mesajını ve düşüncelerimi okuyucularımla paylaşayım.

Belki hep birlikte olumlu bir sonuca ulaşırız.

Dilerim öyle olur…

Bodrum-19 Ocak 2021-Salı

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
  1. NURCİHAN ÇOLAK dedi ki:

    harika haberi tümünü yeni okudum, ve Fatih abi bu yazın ödülü hakediyor…Pandemi dönemi kim ne derse desin eski ezberledi altüst etse de, bu sorgulamayı yapmalıyız, o sistem veya bu sistem, yaşam hakkı kutsal ise, paylaşılmalı, haktan yana…günlük yaşam da da, ticarette de, medyada da, mizahta da…çekişmeden, dildeki yozlaşmadan, kapitalizmin şiddetinden de usanmış bir Anadolu insanıyım.Üzerinde yaşadığımız bu bereketli topraklar, zihin ve gönüllerde de zenginliğini, çokrenkliliğini, ve birlikteliğini gösteriyor gün gelip, gören gözlere, duyan gönüllere selam olsun…Tebrikler Fatih Bozoğlu abiciğim.