enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Çocukluğumun Ağaç Kadınları – Hatice Yücel Bodrum Gündem Yazıları…

Bugün tüm olumsuzlukları bir yana koyup yüzümü, adımlarımı, kırlara, dağlara çeviriyorum. Doğanın dişiden yana Bodrum’un bir dişi şehir olduğunu düşleyerek. Çocukluğumun “Toprak Anasını” “Ağaç Kadınlarını” arayacağım. Çıkmaz sokak dense de tarlalara ulaşan yollarda asırlık pınar ağacını ve birkaç badem ağacını selamlayarak sarı papatyaları okşayarak Keleş Harımının tepe noktasına ulaşıyorum. Harika bir Bodrum manzarası! Mars Tapınağının niçin buraya yapıldığını şimdi anlıyorum.

Oh be! İşte orada, yalnız da olsa melengiç ağacım, ağaç kadınım, ululuk buna da yakışıyor. İlk durağım onun altı. Babam dayamış sırtını ona ‘güngörünmez melengecin dalinden’ türküsüyle beni bekliyor sanki. Altındaki saz damında Zehra Yenge fır dönüyor her zamanki gibi. Zehra Yenge bir, yapılacak iş binbir… Belli, çitlenbik ağacı bile onu izlemekten yorulmuş. Temmuz sıcağının ortasında Zehra bacısının terini almak, koyu gölgesinde rahat bir uyku çektirmek yetmez mi? Dalları çocuklarının salıncağı, tavuklarının tüneği… Hatip kadındır Zehra Yenge, sözünü dinletir herkese. Onlarca maniyi nasıl ezberlemiştir? Eşini kaybettikten sonra oğullarıyla birlikte devenin ipini çekerek az mı işler başardı. Onu da dağlar bilir. Gözümü Keleşlerin altı, yirmi yıl önce sattığımız kendi tarlamıza çeviriyorum. Bırak tek bir ağacı, toprak bile kaybolmuş. Otobüs bakım yeri olmuş, etrafı beton salgınına uğramış. Ağaç kadınlarımıza ağıt olur ancak. Düşmandan kaçar gibi geriye dönüp soluk soluğa Gerence başındaki mandalina bahçemize sığınıyorum.

Mavi bahçe kapımız açık her zamanki gibi. O yılların kapıları kilitsizdi zaten. Yalnız hayvandan korkulurdu bahçeye zarar verir diye. Girişte, dalları sokağa taşan, dut ağacımız “hoş geldin” der. İkramı şifalı, özel ve güzel dutudur. Altı genellikle komşularımızın serinleme yeridir. Terzi annem dikiş makinesi önünde diker de diker… Geçimi yalnız bahçesi değil, iğnesinin ucudur. Geceleri gaz lambasında gözleri kızarıncaya kadar çalışır. Hayvanlarını da eksik bırakmaz çevresinden. Koynunda büyüttüğü ipek böceği kurtcuklarıını dut ağacının yapraklarıyla büyütür, ipeğe dönüştürür. Sonuçta torunlarına bıraktığı sandık içindeki ipek oyalar ve çarşaflar gizli bir hazinedir. İsmi gibi zarif (Zarife) ağaç kadındı O. Ben ona birde “ipek kadın” sıfatını ekledim. Bugün bahçemizde bizlerle birlikte yaşamayı sürdüren “kutsal dut ağacına” sarıldığımda anneme sarılmış gibi huzur, güven ve bereket bulurum.

Ee Ummuhan neneme uğramadan olur mu? Çavuşlar Çıkmazının temel direği. O küçük avlusundaki taş evde ablasından kalan yetim dört çocuğu da alarak sekiz çocuğun anneliğini yapmış. Bu avlunun ortasındaki üç yüz yıllık zeytin ağacı şahit olmuş her şeye. Gövdesi boşalmış acıdan. Ağıtlarını dinlemiş, ışığı, rüzgarı, dostu, çocuğu olmuş.  Ummuhana o yetmemiş uzaktaki zeytinlerine de kol kanat germiş. Zeytinler onu o zeytinleri yaşatmış. Kadın mı ağaç, ağaç mı kadın siz karar verin! Kim bilir her birimizin çevresinde ne çok “ağaç kadın” var. Dünyayı daha güzel yaşanır kılmak için kaç emekçi kadının alın teri, göz nuru, acısı, sevinci, özlemi var…

Bugün yangına, sömürüye, ranta, kötü yönetime kurban edilen zeytinliklerinin yanında kadınlar, çocuklar, geleceğimiz var ne yazık ki. Toprakta başlayan kavga fabrikada, eğitimde, sanatta ve bilimde sürüyor. Sokağa taşıp kadının yaşam hakkına iniyor, yaşamın ortaklığı bozuluyor. Bu yıl ağaç kadınlarıma önce sağlıkçı ve eğitimci kadınları sonra yeşili koruma mücadelesi veren Artvinli, Aydınlı, Bergamalı kadınları ve de pandemiyle işini, eşini, aşını kaybedenleri ekliyorum. Önceliğimi kızını Oxford’da okutmak için çiçek satan Gülseren Bozkurt için kullanıyorum. Pablo Neruda “bütün çiçekleri koparabilirsiniz ama baharın gelmesini önleyemezsiniz” diyor ya gelin bu konuda kafa yorup yol alalım, tüm ağaç kadınlara ‘selam olsun’ diyerek… Ne kavgadan vazgeçelim ne sevdadan!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar
  1. Kâniye İlkiz dedi ki:

    Sayın Hatice Yücel’in kendisi Bodrumun Anıt Ağaçlarından biridir. Onu tanımak ise ayrıcalıktır. Ne mutlu bana ki onu tanıdım ve feyz aldım.

  2. Nurten Yenilmez dedi ki:

    Seneler önce Bodrumlu bitişik komşum Birhan hanım sayesinde tanımıştım sizi.Gözlerinizdeki ışık ve başarıyı o zaman gördüm.Bodrum da oturuyorum .İnşallah bir gün karşılaşırız.Yaxılarınızı çok severek ve duyarak okuyorum .Başsrılar kaleminize ve ruhunuza.🐞🦋☀️