enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Bayramsız Çocuklar – Hatice Yücel Bodrum Gündem yazıları…


23 Nisan! İçinde ağacı, çiçeği, arıyı, balı, maviyi, yeşili, güneşi barındıran, baharın can evi, bereketi, doğanın günü.

23 Nisan! Neşeyi, sevgiyi, gülüşü, coşkuyu, yaşam sevincini geleceğe taşıyan çocuğun günü…

23 Nisan; 101 yıl önce, Gazi Meclisin kuruluş ve kurtuluş mücadelesinde, bağımsızlık için emperyalizme karşı koyuşun, egemenliğin, saraydan alınarak halka verilişinin, ümmet yapısından ulus devlete geçişin, cumhuriyet devriminin günü!
“Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.”
Bu kararlılıkla başlayan M.Kemal hareketi zaferle sonuçlanınca 23 Nisan 1924’te bayram, 23 Nisan 1929’da çocuk bayramı, 1979’da uluslararası ‘‘çocuk şenliği’’yle 43 ülkeyle tanıştı. Her 23 Nisan ayrı bir yolculuk oldu.
23 Nisan 2015’te hicri takvime göre ayarlanan ‘‘kutlu doğum’’ haftasıyla karşılaştı. Keşke ‘‘mutlu doğum günlerine’’ ulaşabilseydik. Olmadı. 23 Nisan 2021 “bayramsız günler” sunuldu çocuklarımıza, halkımıza. Covid-19 salgınının azabına uğradık. Her türlü yangın sürüyor.
Her birimizin güzel anılarında 23 Nisanlar vardır. 1955 Bodrum Cumhuriyet ilkokulunda izci giysilerimle okuduğum ‘Bayrak’ şiiriyle meydanda heyecan yaratıp annemi de ağlatmıştım. O alkışlar ki beni şiir tutkunu yaptı. Daha nice çocuk bayramlarla büyüdü. Bugün meydanlar büyüse de çocuklar kayboldu, küçüldü. 143 ülkenin nüfusu çocuk nüfusumuzdan az. Yirmi milyon çocuğumuz için tehlike çanları çalıyor. Fidanlarımızı sulamadığımızı, nefessiz bıraktığımızı, çoraklaştırdığımızı, yanlışlılara, eşitsizliklere, belirsizliklere kurban verdiğimizi düşünüp yanıyorum. 21.yüzyılda en acı faturayı onlara çıkardığımızı, oyunsuz, oyuncaksız, arkadaşsız, okulsuz, kitapsız, bilgisayarsız çocuklarımızı düşünüyorum. Oysa her eğitilmiş çocuk dünyayı değiştirebilir. Laik, bilimsel eğitim kurumlarında, özgür, fırsat eşitliği içinde, sanatsal değerlerle bezenerek geleceğin habercisi olabilir.

Sözü bir de onlara verelim:
‘‘Barış Amca, şehrimize, sokağımıza, okulumuza, sınıfımıza
Evimize odamıza
Sık sık uğra.
Ne olursun şu üzücü şeyleri
Teker teker topla
Al götür hepsini
Görünmez bir yerlere sakla
Neredesin Barış Amca!’’
Yalnız bizi değil, Dünya çocuklarını da unutma Barış Amca. Çocuklar açlıktan ,susuzluktan, savaştan ölmesin, şeker de yiyebilsinler. Renklerimiz, cinsiyetimiz sorun olmasın. Gökkuşağıyız biz. Ne bayramsız çocuklar ne çocuksuz bayramlar olsun. 101 pare top atılacaksa şerefe, çocuklar ve halk için olsun. Yeşilimiz kesilmesin, mavimiz kirlenmesin. Dünya hepimizin olsun. Ee… Ne duruyoruz? ‘‘Dünyayı verelim çocuklara, dünya öğrensin kardeşliği’’ Bundan daha güzel bayram armağanı olur mu? Haydi ateş böcekleri başlayın karanlıkları aydınlatmaya!

Hatice YÜCEL
Eğitimci

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar