enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Selahattin Duman Bodrum’da toprağa verildi

Gazeteci Selahattin Duman Bodrum Gündoğan’da toprağa verildi. Pandemi nedeni ile pek az kişinin cenazeye katıldığı dikkat çekerken, Zülfü Livaneli, Zafer Mutlu, Ertuğrul Özkök, Olay Tan, Emin Varol, Prof.Dr.Aydın Ayaydın, Nebil Özgentürk ve  Ahmet Aras Gazeteci Selahattin Duman’ı son yolculuğuna uğurladılar…

Fatih Bozoğlu – Bodrum Gündem

İzmir’de tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden gazeteci yazar Selahattin Duman’ın cenazesi Bodrum Gündoğan’da toprağa verildi. Usta Gazeteci selahattin Duman’ın kızı Özge Duman, törende gazetecilere yaptığı açıklamada, çok üzgün olduklarını, babasının kazadan sonra sağlık durumunun kötü gitmesi nedeniyle böyle bir acı durumu beklediklerini söyledi. Babasının hayata bağlı, komik ve canlı bir insan olduğunu söyledi.

Usta gazeteci Selahattin Duman’ı son yolculuğuna uğurlamaya gelen Zülfü Livaneli Büyük bir dostumuzu kaybettik. Türkiye de büyük bir yazarını kaybetti büyük bir evladını kaybetti elbette herkes üzülüyor ama bizim tabii üzüntümüz yakınları olarak çok farklı. Hep böyle gözümüzün önünde onun bizi neşelendirdiği, güldürdüğü seyahatlerimiz konuşmalarımız olaylarımız geçiyor. Bizim mizah geleneği Türkiye’de çok güçlüdür zaten onun en önemli temsilcilerinden birisiydi bu devirde. Muazzam bir mizah kabiliyeti vardı. Nur içinde yatsın…” diye konuştu.

Geçmiş dönem Turizm Bakanı Bahattin Yücel ise duygularını şöyle dile getirdi; Benim çok eski arkadaşım. Bence gazetecilik dışında da duygularını en iyi kaleme döken kişiydi. Hayatı hiç ciddiye almadı. Yaşadığı her şeyden gülünecek bir şey çıkartırdı ama böyle birden bire giderek hepimizi üzdü. Üzgünüm. Özleyeceğiz onu. Onunla sadece yazılarını okumak değil konuşmakta çok keyifliydi hatta didişmekte keyfiydi. Mutlaka her şeyden çok keskin parlak bir zekâsı vardı. Kendi tezini kanıtlayacak şekilde o kadar güzel şeyler söylerdi ki karşı tarafın konuşmasına fırsat bile vermezdi. Yani karşı çıkmasına bile fırsat vermezdi ama çok toleranslıydı. Ben Selahattin kadar kendisini gırgıra alan kendisini eleştiren kendisi ile dalga geçen birisini görmedim hayatımda. Bakanlığım döneminde de arkadaşlığımız her zaman ki gibiydi. Hiç değişmedi bir şey ne onda ne de bende.  En son ameliyat öncesi telefon etti o gün vedalaşalım dedi. Çok duygulandırdı beni…”

Ertuğrul Özkök Duman’ın Ege topraklarına defnedilmesine dikkat çekerek şöyle konuştu; “Bir kere önce bir Bodrumluyu kaybettik. Egenin güzel mezarlığında gönderiyoruz onu ve kendi arzusu üzerine buraya gömülmek istedi. Allah köşe yazarlığı kabiliyetini unvanını dağıtırken çok cömert on binlerce köşe yazarı var ve çoğu da vasat yani ama mizah duygusunu dağıtırken o kadar cömert değil çok az insana veriyor bunu o yüzden çok kıymetli bu insanlar. Türkiye’de iki- üç dörde çıkamazsınız. Selahattin Türk basınında mizah dendiği zaman akla gelen ilk isimdi ve tek isimdi belki. Bir zamanlar birazda Serdar Turgut yapıyordu ama o bıraktı. Kaybettiğimiz insan nesli tükenen bir varlık. Onunla beraber gitti bazı şeyler. Çok önemli bir insanı kaybettik. Selahattin güldüğü gibi yaşayan yaşadığı gibi gülen bir insandı. Güldüğü gibi yazan yazdığı gibide gülen bir insandı. Onunla bir yerde olmak güzel bir şeydi. Ülkenin her tarafında ağır bir vasatlık kapladı grilik kapladı şehitten başka konu konuşmuyoruz. Hâlbuki insanın hayatının amacı gülmek olmalı. Gülmek, keyif almak. Bu insanlarda böyle gidiyor. Çok tenhalaşıyor dünya. Egede doğmakta güzel. Ölmek güzel değil ama yaşamak çok güzel öldüğün zaman buraya gömülmekte inşallah hepimize Allah böyle huzurlu bir mezar huzurlu bir ölüm nasip eder. Şurada saf tutamıyoruz. Yan yana gelemiyoruz. Uzakta duruyoruz hepimiz. Komedi hiçbir zaman tek başına gelmiyor hep traji ile geliyor. Trajikomik oluyor. Burada düşünüyorum şimdi Selahattin yaşasaydı ve burada olsaydı buradan çıkarken kapıdan bize neler anlatırdı.”

Oksijen Gazetesi kurucusu usta gazeteci Zafer Mutlu ise konuşmakta oldukça zorlanarak; “Benim çok eski arkadaşım 1978’den beri beraberdik hiç ayrı yerde çalışmadık. Aynı yerde oturuyoruz yıllardır. Çok boşluktayım. Onun için herkes her şeyi söyleyebilir ama olağan üstü bir yazardı. Türkçeyi onun kadar kullanan yoktu…” şeklinde duygularını dile getirdi.

Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras Selahattin Duman’ın Bodrum hazinesine defnedildiğini ifade ederek; “Selahattin Bey Türk basınında neşesi ile insani tabii ki hasretleriyle ve meslek erbabı olması ile gerçekten çok temelden gelen bir insan. Günaydınlardan sabahlardan ilk kuruluşlarından hepsinin ve burada ki birçok insan ile birlikte çalışmış çok değerli bir büyüğümüzdü. Talihsiz bir trafik kazası sonucu aslında düzeni bozuldu diyelim ilk başta. Sonra da takip ediyorduk. 22 Nisan itibariyle hayatını kaybetti. Gerçekten çok üzüldük Selahattin Bey için. Onu Bodrum hazinesine bıraktık. Nur içinde yatsın. Mekânı cennet olsun. En azından onu okumak hayatını izlemek bizim için şanstı. Çok değerli Cumhuriyet aydınlarını zaman zaman kaybediyoruz Selahattin Duman’da onlardan bir tanesiydi. Önemli olan onların yolundan gitmek. Onların şu dünyaya bıraktıkları sedayı daha ileriye taşımak bizim vazifemiz diyelim.”

Olay Tan Selahattin Duman ile 35 yıla yakın dostluğunda çok güzel yurt içi ve yurt dışı gezilerinin olduğunu ifade ederek “Türkiye Gazeteciler tarafından verilen meslekte 50. Yılını dolduran ve halen fiilen gazeteciliğini sürdüren bu duayen gazetecilere verilen bir ödül olan Basın Hizmet Ödülünü geçen yıl birlikte aldık. Çok üzgünüz. Hayat işte.”

Birlikte çalışma ve Selahattin Duman’dan bazı şeyleri öğrenme şansına sahip olduğunu söyleyen Emin Varol sözlerine şu şekilde devam etti “Türkiye’nin en önemli kalemlerinden biriydi bir kere onu söylemeliyim yani konuşur gibi yazardı biz Günaydın gazetesinde ve Sabah gazetesinde beraber çalışırdık. Tabii o dönemin gazeteciliği daha farklıydı köşe yazarlığı da farklıydı. Selahattin Duman halkın sesiydi. Halktan aldıklarını okuyucularına anlatırdı. Dediğim gibi bir kahve sohbetinde yazardı ve en çok okunan kalemlerden biriydi yazarlardan biriydi. Birlikte çok anımız oldu. Allah rahmet eylesin.”

Hayatına çok yön veren birini, ustasını kaybettiğini dile getiren Nebil Özgentürk “Ben belgeselci oldum Selahattin abi sayesinde diyebilirim. Çok güzel bir söz etmiş hastanede yaşlı bir adam ölünce bir kütüphane yakılır yanar. Muazzam kitap kurdu bir insandı biz ona kitap kurdu derdik. Derin bir zekâ ve derin bir bilge. Bütün mizahçılar zaten hayrandır ona Müjdat gezenler, Metin Akpınarlar bu adam nereden çıktı demişler doksanların sonunda. Mizahın nereden diye bir şey sorulmaz ya zaten böyle bir adamdı. Gülüp geçti ama biz basında çok şey kaybettik. Selahattin ağabeyi de çok erken kaybettik. Yazılarda demek istiyorum. Onun ömrünün sonuna kadar yazması gerekiyordu. Aziz Nesin gibi.” sözleriyle üzüntüsünü dile getirdi.

Prof.Dr.Aydın Ayaydın da birlikte köşe yazarlığı yaptıklarını anımsatarak üzüntüsünü şu şekilde dile getirdi; “Selahattin Duman gerçekten çok önemli bir kayıp. Benim de yakın dostumdu. Birlikte Vatan Gazetesinde uzun süre birlikte köşe yazarlığı yaptık. Köşe arkadaşlığı odamızda yan yanaydı. Gerçekten iyi bir yazardı iyi bir gazeteciydi iyi bir komşuydu iyi bir insandı. Mizahı ön planda tutan bir yapısı vardı. En kötü anlarını en kötü duygularını bile aktarırken onu mizahi duygularla anlatıyordu. İnsanlara coşku verirdi. İyi bir insandı. Çok büyük bir kayıp Allah rahmet eylesin…”

Modern Nasrettin Hoca olarak tanımlanabilen bir gazeteci olduğu şeklindeki sorumuza Nevi şahsına münhasır kendisi biricik bir insan şeklinde yanıt veren Sırrı Süreyya Önder; “Böyle birini, başka biriyle tarif etmeye gerek yok. Nevi şahsına münhasır kendisi biricik bir insan, tıpkı Nasrettin Hoca’nın biricik olması gibi. Herkes mizah ustası diyor ama aslında büyük bir entelektüeldi ve bir hiciv ustasıydı bugün yapılamayan bir şeyi yapıyordu. Dostumdu. Buraya kadarmış…” dedi.