enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Cem Uzan’ı, “Allahsız Herif” Sözü, Sedat Peker’i, “Defne” Sözü Bitirdi!

Peki, Peker Yaşıyor Mu?

Hafızalarımızı tazeleyip, 2003 yılına dönelim. Genç Parti Genel Başkanı ve medya patronu Cem Uzan, dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan için, “…Sen ne biçim Müslümansın, senin gözünü korku ve ihtiras bürümüş. Sende Allah korkusu kalmamış. Sen Allahsız olmuşsun. Allahsız herif…” demişti.

Sonra ne oldu?

BDDK, Uzanların İmar Bankası’na, ardından Ada Bank’ına el koydu. Bu da yetmedi, Uzanların banka hesaplarına ve mallarına tedbir kararı koydu.

Bunlar olurken, baba Uzan, oğlu Hakan Uzan; Cem Uzan dışındaki tüm aile fertleriyle birlikte, süper lüks yatlarıyla Ürdün’e kaçtılar.

Cem Uzan da çareyi Fransa’ya kaçmakta bulmuştu.

Uzan ailesinin bütün evlerine, çiftliklerine, uçaklarına, Çukurova ve Kepez Elektrik ve Telsim (Şimdiki Vodafone) dâhil tüm firmalarına ve bunların bir bölümünün sahibi konumundaki Rumeli Holding’e el konuldu.

Kısacası devlet, Uzanların iğneden, ipliğe her şeyinin üzerine oturdu.

PARALAR YURT DIŞINA

Ürdün’e ve Fransa’ya kaçan Uzanlar tabii ki yanlarında ne kadar olduğunu bilmediğimiz birkaç milyar doları da çoktan yurt dışına çıkartmışlardı.

Ama sonuçta, Uzanlar Türkiye’de bitirilmişti!

SEDAT PEKER

Sedat Peker, Birleşik Arap Emirlikleri’nden  (BAE) dünya rekorları kıran video yayınlarına başladığında, önce İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve bazı avantacı gazetecileri; sonra da iş adamı olarak tanınan, ama aslında kara para aklamaktan, başkalarının mallarına hile ve tehdit ile çökmeye kadar çok sayıda suç işlemiş suç makinelerini ve dolarla maaş, ya da çantalar ile büyük paralar aldığını iddia ettiği bazı AKP’li milletvekillerini hedef aldı.

Ayrıca, Sedat Peker’in, bu suç makineleriyle işbirliği yaptığını ve yatlarla kokain ticareti merkezi haline getirildiğini iddia ettiği Bodrum Yalıkavak Marina’nın üzerine çöktüğünü söylediği, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ve oğlu AKP milletvekili Tolga Ağar, bu Marina’daki görevlerinden oldular.

SBK VE EKŞİOĞLU

Peker’in hedefindeki iş adamlarından kara para ve mallara çökme ustaları olduğu iddia edilen SBK Holding’in sahibi Sezgin Baran Korkmaz ile iş adamı merhum Ali Uras’ın sahibi olduğu, Bodrum’daki 7 yıldızlı Paramount oteline çöktüğü iddia edilen iş adamı Cihan Ekşioğlu yurt dışına kaçtılar.

Daha sonra, Sezgin Baran Korkmaz Avusturya’da, ABD’nin isteği üzerine, ABD hazinesini dolandırmak ve kara para aklamak suçlarını işlediği iddiasıyla tutuklanarak, yine Avusturya’da cezaevine konuldu.

Cihan Ekşioğlu’ndan ise hala haber yok.

HELALLEŞME!

Sedat Peker her Pazar Youtube yayınlarında kirli ilişkiler ağlarını anlatırken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a gönderme yaparak, “Reis ile de helalleşeceğiz!” mesajlarını vermeye başlamıştı.

Derken birdenbire, “Defne” adını imalı bir şekilde telaffuz etmeye başladı.

Bunun ardından sosyal medyada, eski bir iddia olan ancak ispatlanamayan, ispatlanamadığı için de, “Çamur atma” olarak nitelendirmemiz gereken, Erdoğan’ın ünlü spiker Defne Samyeli ile ilişkisi olduğu söylentileri yeniden canlandı.

İş, sosyal medyada, Sedat Peker’in “Helalleşme”sinin içinde, bu ilişkinin video kayıtlarının olduğu ima ettiği söylentilerine kadar vardı.

Malum, sosyal medyanın dilinin kemiği yok ve bir olayın gerçek olup olmadığı sorgulanmaz!

İşte iş, o noktada koptu.

U DÖNÜŞÜ

Çok kısa bir süre içerisinde Sedat Peker ani bir U dönüşü yaparak, “Ben asla Defne Samyeli hanımı kastetmedim. Bu yanlış anlaşılmadan dolayı Kendisinden çok özür diliyorum” mealinde özürler yayınladı.

Daha sonra da,  kendisinden haberler kesildi.

 

Sonra can güvenliği nedeniyle yerinin değiştirildiğini, BAE güvenlik güçlerinin de kendisi ile 12 saat süre ile “Tatlı tatlı sohbet ettiklerini”, ama müsait ortamı bulduğunda söz verdiği videoları yayınlayacağını çünkü şeref sözü verdiğini söyledi.

YAŞIYOR MU?

Yani anladık ki, Sedat Peker, BAE Gizli Servisi ya da polisleri tarafından 12 saat boyunca ağır bir sorguya tabi tutulmuştu!

Bundan sonra Sedat Peker yalnızca Tweet’ler aracılığı ile mesajlar göndermeye başladı. Ancak Tweet’lerin yazım dili ve üslubu, bu Tweet’lerin Sedat Peker’e ait olup olmadı konusunda soru işaretleri yaratmaya başladı.

Evet, şimdi herkes, “Peki Sedat Peker’e gerçekte ne oldu? Yaşıyor mu?” sorularını soruyor.

Bazı gazeteciler ile sosyal medya aleminin şu spesifik soruları da kafa karıştırıyor:

1- O 12 saatlik sorguda Türkiye’den kimse var mıydı ve kendisine, “Hayatı” karşılığında artık susması mı dikte ettirildi?

2- Sedat Peker ve ailesi üçüncü bir ülke tarafından, bildiği her şeyi anlatması karşılığında BAE’den başka bir yere mi kaçırıldı?

3- Türkiye’nin BAE ile arası iyi değil, ama BAE’nin “Ağabeyi” konumundaki Suudi Arabistan yetkililerine, “Sen Peker’i susturmamıza yardımcı ol, biz de senin İstanbul Başkonsolosluğu’ndaki gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetinin artık üzerine gitmeyiz” mi denildi?

4- Suudilerle böyle bir anlaşma yapıldıysa, Suudiler bunu kendiliğinden iş edinip Sedat Peker’in ve ailesinin sonunu da, Cemal Kaşıkçı gibi mi getirdiler?

Bu deli sorular herkesin aklını kurcalıyor ve “Yok canım, öldürülme filan olmamıştır, zorla döndürmüşlerdir” yorumları daha ağır basıyor.

Ama gördüğünüz gibi, konumları farklı olsa da, Cem Uzan da Sedat Peker de, doğrudan ya da dolaylı da olsa, Tayyip Erdoğan’ı  “Ağır itham” etmeleri sonucunda bitirildiler!

NOT: Bu arada Cem Uzan’ın, el konulan bazı dev şirketleri ve bazı malları konusunda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden olumlu sonuçlar aldığı bildiriliyor.

1 Temmuz 2021-Perşembe-Fatih Güllâpoğlu

[email protected]

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar