enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Türkiye Kamu-Sen olarak toplu sözleşme fiyaskosunu reddediyoruz

Bodrum Türk Eğitimsen’e üye öğretmenler ve okul yöneticileri bugün Bodrum Belediye Meydanında toplu iş sözleşmesi ile devlet memurlarına yapılan zammı ve okullarda Öğrenci Andı’nın tören düzenlenerek okutulmamasına yönelik kararla ilgili bir basın açıklaması yaptı.

Çiçek Bozoğlu/Bodrum Gündem

Bodrum Türk Eğitimsen başkanı fizik öğretmeni Ömer Salih Çıplak tarafından okunan yazılı basın açıklamasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin devlet memurlarını ve emeklilerini kelimenin en kibar ifadesiyle incitmiş, kendilerini önemsiz ve değersiz hissettirdiği ifade edildi.

“Bu Sözleşme Devletin İşçisi İle Memuru Arasında Ayrımcılık Yapmaktır…”

Basın açıklamasının başında 2021-2022 eğitim öğretim yılının sağlıklı, huzurlu ve başarılı geçmesini temenni eden Bodrum Türk Eğitimsen başkanı Ömer Salih Çıplak “Devlet memurlarının hükümetin nazarında bir önem ve değerinin olmadığını bugünlerde bir kez daha anladık. Toplu sözleşmeden daha iki gün önce Kamu işçilerine 2021-2022’nin ilk 6 ayı için yüzde 12 + enflasyon farkı oranında zam ve 500 TL’lik iyileştirme yapılmışken,  asgari ücrete yüzde 22 oranında zam verilirken sıra devletin memur ve emeklisine gelince verilen 5+7.  Bu sözleşmeyi asla kabul etmiyoruz. Bu sözleşme, memur ve emekliyi yok saymaktır; bu devletin işçisi ile memuru arasında ayrımcılık yapmaktır.” Dedi.

Konuşmasının devamında “Bu sözleşme, devlet memurlarını ve emeklilerini kelimenin en kibar ifadesiyle incitmiş, kendilerini önemsiz ve değersiz hissettirmiştir.” Diyen başkan Çıplak açıklamalarına şöyle devam etti “Kamu çalışanları da asla kabul edilemez maaş zammına istinaden yeri ve zamanı geldiğinde bu zammı kendilerine reva görenlere, demokratik tepkilerini en sert şekilde ortaya koyacaklardır.

Türkiye Kamu-Sen yükselen enflasyon karşısında memur ve emeklinin korunması için, her platformda mücadele ve gayret etmiş, özgül ağırlığının gereğini yapmış, tüm kamu görevlilerinin ve emeklilerin sorunlarının kalıcı bir biçimde çözülmesi için birlikte hareket ederek, sesimizin daha gür çıkmasını sağlamıştır. Gelinen noktada taviz vermeyeceğimiz ve vazgeçmeyeceğimiz taleplerimiz olan;

Yıllık enflasyon oranının % 20 olduğu bir ortamda “iki yıl İçin % 26” artışa evet demenin kamu çalışanlarına ihanet olacağından,

2022 yılının Haziran ayına kadar % 5 rakamına katlanmak zorunda kalacağından,

2020 yılı kayıplarımızın telafisi için talep ettiğimiz 600 TL seyyanen artışın yapılmamasından,

Enflasyon oranında yapılan zammın sıfır zam olduğundan hareketle talep ettiğimiz ve söz verilen refah payının verilmemesinden,

3600 ek gösterge maddesi ile ilgili konunun zamana yayılmak istenmesi, çözüm odaklı ve somut madde hükmü yazılmamasından,

Sözleşmeli personellerin kadroya alınması hakkında önceki KPDK toplantılarında olduğu gibi komisyon çalışmalarına bırakılmasından,

4/C/B’li personellere hak ettikleri kadro, unvan, emeklilik sınırlamalarının kaldırılması taleplerini yok saymalarından,

Yardımcı Hizmetli Kadrosu’nda (YİH) çalışan memurların Genel İdari Hizmetler (GİH) sınıfına alınması hakkında önce evet demelerine rağmen sonra reddetmelerinden,

Kamu görevlilerinin belini büken vergi dilimlerinin %15’te sabitlenmesi talebimizi maliye bürokratlarıyla müzakere dahi etmemelerinden,

Araziye çıkan teknik personellerin taleplerini yok saymalarından dolayı

Türkiye Kamu-Sen olarak toplu sözleşme fiyaskosunu reddediyoruz.

” Türkiye Kamu-Sen olarak bizim toplu sözleşmeyi imzalama ya da Hakem Kurulu’na başvurma gibi bir hakkımız maalesef hukuken bulunmamaktadır. Memur ve emeklilerimizin memnun olmadığı bir sözleşmeyi onaylamamız da mümkün değildir.

Biz Türkiye Kamu-Sen olarak her zaman refah payı ve milli gelirdeki artıştan memurun da faydalandırılmasını talep ettik. Yine memurun geçmiş dönem kayıplarının telafi edilmesi için seyyanen zam talebimizin kabul edilmediği bir toplu sözleşmeyi asla kabul etmeyeceğimizi bir kez daha tüm kamuoyuna saygı ile duyuruyoruz.” Dedi.

“Bodrum’daki Tüm İlkokullarda Öğrenci Andı Törenle Okutulmalı…”

Belediye Meydanında yapılan basın açıklamasını iki bölüme ayıran Bodrum Türk Eğitimsen başkanı Ömer Salih Çıplak, ilk bölümde toplu iş sözleşmesine tepki gösterirken ikinci bölümde de Öğrenci Andı’nın en başında olduğu gibi tüm okullarda törenle okutulması gerektiğini savundu. Başkan Çıplak Öğrenci Andı ile ilgili belirsizlik hakkında da şu açıklamalarda bulundu “1933’ten beri ilköğretim okullarında okunan öğrenci andı, 2013’te yönetmelik değişikliğiyle kaldırıldı. Türk Eğitim-Sen, düzenlemenin iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, okullarda öğrenci andını kaldıran yönetmeliği haklı ve hukuksal temellere dayanmadığından oy çokluğu ile iptal etti.Bu karar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından temyiz edildi. Temyiz istemi 2 yıl sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca sonuçlandırıldı. Kurul, bakanlığın temyiz istemini oy çokluğuyla yerinde buldu, iptal kararı bozuldu.

Danıştay’ın okullarda öğrenci andının okutulmamasına dair kararının gerekçesi ise, öğrenci andının içeriğinin anayasa ve kanunlara aykırı olmadığı ve halen eğitim materyali olarak kullanılmaya devam ettiğiydi. Dava konusu yönetmelik değişikliği ile sadece öğrenci andının her sabah topluca okutulmasına son verildiğine dikkat çekilen gerekçede, bu konuda idarenin takdir yetkisi bulunduğu kaydedilmişti . Gerekçeli kararda hem ‘Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür’ şeklindeki, hem de ‘Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir’ şeklindeki Anayasa maddelerine yer verilirken;

Gerekçeli kararda Öğrenci Andı’nın hâlâ eğitim ve öğretim yöntemi materyali olarak kullanılmaya devam edildiği de belirtilmekteyken MEB’in takdir yetkisine vurgu yapılmasını bir tezat olarak görüyoruz.

Öğrenci Andı, içeriği itibariyle hâlâ bir eğitim öğretim materyali olarak geçerli ise, metnin ihtiva ettiği değerler Anayasa ve yasalara uygunluk taşıyorsa ve özellikle de 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda yer alan amaçlarla örtüşüyorsa neden öğrenci andı iptal ediliyor.

Öğrenci Andı ders kitaplarında yer alırken, öğrencilere okutulmaması çelişki değil midir?

Demek ki MEB Öğrenci Andı’nın faydasına inanıyor olacak ki, ders kitaplarında yer veriyor. Madem öyle, Öğrenci Andı’nın tören düzenlenerek okutulması neden istenmiyor?”

Genel başkanımız Talib Geylanın da dediği gibi “Herkes bilsin ki, eğer MEB yeni bir düzenleme yapmaz ise Türkiye sevdalısı öğretmenlerimiz Öğrenci Andı’nı okutmaya ve ihtiva ettiği değerleri öğrencilerimize kazandırmaya devam edecektir”. Bizlerde Türkiye sevdalısı öğretmenler olarak madem takdir yetkisi bizde, bugün bu meydandan andımızı okumayı başlatarak Bodrum’daki tüm ilkokullarımızda andımızı okuma yönünde idarenin takdir hakkını kullanmasını istiyoruz.” Dedi.

Yapılan yazılı basın açıklamasının ardından sendika üyesi Erkan Güngör Öğrenci Andını meydanda bulanan öğretmenlere okuttu.

Sendika üyeleri yapılan basın açıklaması ve Öğrenci Andının okunması sonrası sessizce dağıldılar.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.