enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Eskiyi Yeni Yaşamak

Bodrum’a doğal gaz gelecek mi? Gelecekmiş. Bodrum’a doğal gazın geleceği bilgisi, bir müjde olarak verildi. Kararı kim verirse versin, kimler sahiplenirse sahiplensin, fark etmez. Cevaplanması gereken soru şu: Bodrum’a doğal gaz gelsin mi? Bu, yerinde ve doğru bir karar mı? Tarımda, sanayide, konutlarda, işletmelerde, üretimin diğer alanlarında doğal gaz kullanımı günümüz enerji düzenine uygun mu?

Sanayi toplumunun enerji kaynakları fosil yakıtlardı. Petrol, kömür, doğal gaz yüzyıllar boyunca sanayi toplumunun sorumsuzca üretimini besledi. Artık rezervleri tartışmalı. Uzmanlar ömürlerinin ne zaman tükeneceğine ilişkin farklı açıklamalar yapıyorlar. Fakat uzmanların üzerinde uzlaştıkları şey, 21. yüzyıl dijital toplumunun ana enerji kaynağının fosil yakıtlar olmayacağı. Bu yakıtların dünyamızı getirdiği yer belli: Ekolojik Yıkım ve İklim Krizi. Dünya fosil yakıtlardan vazgeçip yenilenebilir enerji kaynaklarına geçmek zorunda. Ülkemiz de yenilenebilir enerji kaynaklarına dönüşümü zorunlu kılan Paris İklim Anlaşmasını imzaladı. Durum bu iken Bodrum’a doğal gazı getirmek ve hatta bunu yenilikçi bir uygulamaymışçasına müjde kabilinden sunmak da neyin nesi? Olsa olsa eskiyi yeniden yaşatmak bu. Yürüyen merdivenlerden tersine koşmak…

Sadece devletler mi, dünyanın önde gelen enerji şirketleri de fosil yakıtlardan vazgeçiyorlar. Geçen sene bir haber okumuştum. Haberde Avrupa’nın önde gelen enerji şirketi Shell’in güneş enerjisi santralleri için uzun vadeli satın alma anlaşması imzaladığı yazıyordu. Şirket, altı güneş enerjisi santralini 2021 yılı sonuna kadar şebekeye bağlamayı hedeflemişti. Hedefine ulaştı mı şirket, takip edemedim.

İlerleyen günlerde dünyadaki enerji krizinin yansımalarını daha fazla göreceğiz. Artan elektrik faturaları bizleri hayrete düşürecek, işletmeler enerji maliyetlerini nasıl karşılayacaklarını bilemez hâle gelecek, konutlarda ısınma, soğutma, aydınlatma gibi temel ihtiyaçları karşılamak sorun olacak. Zamanlı zamansız elektrik kesintileri ise planlamalarımızı alt üst edecek. Çare; ne petrol ne kömür ne de bugün Bodrum’a sunulmak istenen doğal gazda.

Dünya gidiyor Mersin’e biz gideriz tersine misali. Enerjide bağımsızlaşmak isterken bizi daha fazla dışa bağımlı hâle getirecek projelere imza atmak akıllıca mı? Enerjinin tüketildiği yerde üretilmesi genel bir prensip hâline gelmişken binlerce kilometre uzak ve yabancı diyarlara insanımızı muhtaç etmek, yerinde bir karar mı? Tarihinin zenginliklerini toprak altında saklayan Bodrum sokakları doğal gazı dağıtmak için uygun mu? Çok yakınlarda küresel iklim krizinin etkilerinden biri olan orman yangınlarının dumanları altında kalan Bodrum için doğal gaz; yenilenebilir, temiz, yeşil enerji olan güneşle kıyaslanabilir mi? Doğal gazı Bodrum’a getirmenin maliyeti ne kadar acaba, bu paralar kimden çıkıyor? Biliyorsunuz doğal gazda sadece tüketicisiniz, konutlarda, işletmelerde fark etmez sonuçta enerjiyi tüketensiniz. Oysa enerjide güneşten faydalandığınızda kendi ürettiğinizi tüketirsiniz üstelik sadece tüketen de olmazsınız; tükettiğinizden fazlasını ürettiğinizde depolamanız da şebekeye satmanız da mümkün. İlk başta akla gelebilecek tüm bunlar neden düşünülmez?

Ah ah… Güzel ülkem, güzel Bodrum’um.

Çare, yenilenebilir enerjide.

Yenilenebilir enerjiler içinde de güneş enerjisinde. Zira rüzgâr istenilen her yerde kurulamıyor, kentsel yerleşmeye uygun değil, maliyeti yüksek, enerjinin üretildiği yer ile tüketildiği yer arasındaki mesafede enerji kayıpları oluyor… Fakat güneş öyle değil. Enerji kaybını önlemek için güneş enerji sistemini tüketimin olduğu her yere kurabiliriz. Tüketimin olduğu her yerde üretim sağlar çünkü enerji karması içinde enerji kaybının en az yaşandığı kaynak güneştir. Her yerde kurulabiliyor oluşu, güneşin alternatifleri arasında sıyrılmasını sağlar. Tercih edilebilir olmasının diğer nedeni de kurulum maliyetlerinin düşük olmasıdır. Tüm bunlar güneşin bir kaynak olarak sağladığı üstünlükler. Bu üstünlükler, ülkemizin potansiyeliyle buluştuğunda ortaya çıkacak avantajlar, saymakla bitmez.

2021 Küresel Enerji Perspektif Raporu’na göre, güneş enerjisi fosil yakıt tesislerinin işletme maliyetlerinden daha ucuza kurulacağı için 10 yılın sonunda küresel enerji sektörüne hakim olacak. Güneş enerjisi, 2035 yılına kadarsa dünyanın elektrik üretim kapasitesinin neredeyse yarısını oluşturacak.

Çok yakında enerjinin yeni kralı güneşi göreceğiz. Üzgünüz, eski kral öldü.

Barış Aygener Bodrum-31 Ekim 2021

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.