enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Oruçluyken yiyeceklere saldırmayın, fiyatlar artıyor

Başlıktaki ifade, Türkiye Halciler Federasyonu (TÜRKHAL) Başkanı Yüksel Tavşan’a ait.

Yüksel Tavşan’la, Ramazan ayı öncesinde, artan fiyatlar konusunda üç saat sohbet ettik. Bu artışların nereden kaynaklandığını bulabilmek için beyin fırtınası yaptık.

Çok şey konuştuk.

Ancak aklımda, yazının başındaki cümle kaldı.

Başkan Tavşan,  “Fiyatları tüketici yükseltiyor. Oruçluyken, ürünlere saldırmayın” diyor.

Hesaplamalara göre bu yıl, oruç süresi 15 saat olacak.

Eğer, Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi yapar, “akşam yemek yer yatar, ertesi gün akşama kadar aç kalırsanız” oruçlu kalma süresi 24 saate ulaşacak.

İşte aç kaldığınız bu süreçte, alım gücünüz olsa bile sakın çarşı-pazar ve marketteki ürünlere saldırmayın…

Fiyatları tüketici yükseltiyor. Oruçluyken, ürünlere saldırmayın…

Çünkü Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan’ın tespitlerine göre;

“Böyle yaparsanız, fiyatlar yükseliyor. Oruçluyken, çarşı-pazar veya markete giderek ürünlere hücum etmeniz halinde, market sahipleri fiyatlara zam yapıyor.

Böylece, fiyat artışlarının sebepleri arasında sayılan, kötü yönetim, hallerdeki komisyoncular, havaların soğuk olması, üretim azlığı, enflasyon ve tarladan-tüketiciye gelene kadar yapılan zamların arasına, oruçlular da girmiş oldu.

Federasyon Başkanı Tavşan, “Ramazan’da maalesef şöyle bir şey oluyor” diyerek Ramazan ayında ürünlere talebin fazlalaştığına dikkati çekiyor ve bu konuda şöyle devam ediyor:

“Oruçluyken talep çok yüksek oluyor. Talep fazlalaşınca fiyatlar da yükseliyor. Buna bir şey yapmak mümkün değil. Ya kota koyacaksınız, ya alım-satım, kar marjı fiyatı koyacaksınız.

Tüketici, Ramazan ayında talebi yükseltince, fiyatlar da yükselir. Biz bunun için tüketicileri Ramazan Bayramı başında dikkat etmeleri konusunda uyarırız. Oruçlu ortamda ürüne talep artınca fiyatlar yükselir. Burada tüketicinin dikkatli davranarak, fiyatı yükseltmemesi lazım.”

Fiyatlar, hava şartları nedeniyle yüksek…

Başkan Tavşan, fiyatların artmasına neden olarak, oruçluların dışında, kötü giden havaları da gösterdi.

“Güncel olarak fiyatlar yüksek gitti. Fiyatların yüksek olmasının ana nedeni hava şartlarının olumsuzluğu. Bu nedenle yeterli üretim yapılamadı. Yeterli üretim olmayınca fiyatlar yükseliyor. Bu Pazar gününden itibaren hava şartları düzeliyor.  Hava ısınırsa, sebze meyve fiyatları da 20’li-30’lu seviyelerde olmaz. “

Girdiler, maliyet çok yüksek…

Fiyat artışları konusunda “beyin fırtınası” devam ediyor.

TÜRKHAL Başkanı Tavşan, “Girdilerin bu tarz yüksek olduğu bir ülkede, 3-4 liraya ürün yemek kolay değil.” diyerek devam ediyor.

Bu sene 100 metre evleri ısıtmakta zorlandık. Bu seralar,  20 bin metrekare. Enerjiyle ısınıyor. Üretici serasında elektrik kullanamadı. Bu girdilerle üretici üretim yapmak istemiyor. Çünkü risk alıyor ve bu riski karşılayacak hiçbir şey yok. Üreticinin,  yarınından endişesi olmamalı. Bunu satabilir miyim, satamaz mıyım endişesi olmamalı. Üretim olmadığı zaman kim ne yaparsa yapsın fiyatlar yükselir, üretim bol olursa fiyatlar düşer. Üretim yapılmayıp, depodaki patates çıkmayınca, fiyatlar otomatik olarak yükseliyor.

Kuru soğan örneğini vereyim. Çok uzun süre 1.5 liradan satıldı. 1.5 liraya satılan bir üründe, üreticiyi de düşünmek zorundayız.  Bu ürünler bol olduğu zaman bile 5-6 liradan aşağıya olmaması lazım. Çünkü üreticinin de maliyet artı, bir kar marjı veya emek karı alması lazım. Artık bir kiloluk bir ürünü perakende de 4-5 -7 liraya satın almak, çok yüksek bir fiyat değildir. Çünkü sebze-meyveyi anında üretmek mümkün değil.

Elma bu sene 5-7 lira aralığında satıldı. Bunu üreticiden 1-1.5 liraya dalında alsanız, 3-4 lira masrafı var. Altından kalkamaz. Bu Elma Eylül ayında hasat ediliyor, soğuk hava deposuna alınıyor, çürük olanları atılıyor, kasalara konuluyor. Patates, soğan, narenciye gibi bir kısım ürünler, elma, ayva, armut depolanabiliyor.

Bunun haricinde özellikle sebze türlerini depolama imkânı yok.  Bunlar üretim miktarı kadar fiyat bulabiliyor.”

Alım gücünü yükseltmek lazım…

Yüksel Tavşan, fiyatların yüksekliği yanında, vatandaşın alım gücünün de yükseltilmesi gerektiğinin altını çiziyor:

“Artık, asgari ücretle geçinmek mümkün değil. Şu 2-3 aya bakıldığında bir evi idare etmek, 4-5 bin lira ile geçindirmek gerçekten çok zor. Burada devletin görevi, tüketiciyi geçindirmektir. Bir mağduriyet olmamalı. Fiyatlar çok yükseldi bunu görmemek, konuşmamak mümkün değil. Alım gücü en önemli şey, alım gücü azaldığı zaman hiçbir anlamı yok. Halkın alım gücü olmasını istiyorsak, mutlaka üreticinin desteklenmesi lazım, fiyatların da ona göre istikrarlı seviyede olması lazım.”

Devlet, üretimden tüketime her aşamayı planlamalı…

“ Ticaret Bakanlığı, üretimden tüketime, her ürünü inceleyebilir” diyor TÜRKHAL Başkanı.

Ticaret Bakanlığı yeterli planlamayı yapmalı. Bu memlekette vatandaş soğan-patatesi kaça yemeli, ona göre üretimden tüketime planlanmalı. Yarın hangi ürünün tezgâhta olmayacağı belli değil. Birileri fiyata olumsuz anlamda dokunuyor ise gereken yapılır. Bazı temel ürünlerde mutlaka üretim planlaması olması lazım. Olmadığı zaman ciddi sorunlar ortaya çıkıyor. Ticaret Bakanlığı, Tarım Bakanlığı, TOBB gibi önemli kuruluşların, fiyatları takip edecek birimlerinin olması lazım. Üretimden tüketime ne oluyor. Gerçekten fahiş fiyat var mı, yok mu, ya da birileri suni fiyat yaratıyor mu, yaratmıyor mu kontrol etmeleri lazım.”

Zincir marketler, üretimi ele geçirebilir…

Zincir marketlerin neredeyse, piyasaya hâkim duruma geldiğini anlatan Başkan Tavşan, zincir marketlerin üretimi ele geçirebileceklerini hatırlatarak, zincir marketlere dikkat edilmesi gerektiğini ekledi:

“Büyüklerin ya da çok güçlü zincir marketlerin hâkim piyasa yaratması doğru değil, önlem alınması lazım. Türkiye, 5-6 tane market grubuna bırakılırsa, 10 binlerce mağazaya sahip olurlarsa bu doğru değil. Bunları, iddia ederek söylüyorum üretimi de ele geçirebilirler. Bunu çok açık söylüyorum. Küçük üreticilerimiz pazarlama konusunda, müthiş zora düşebilirler. “

Hal komisyoncuları, ‘müşteri temsilcisi’ oluyor…

Hallerdeki komisyoncuların, fiyat artışlarından sorumlu olup olmadıklarını sordum.

Komisyoncu kelimesinden hoşlanmadı Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Tavşan. “Maalesef komisyonculuk, çok sempatik bir isim değil “dedi. Yeni yasada komisyoncu kelimesini “üretici temsilcisi” olarak düzelteceklerini söyledi ve hallerin nasıl yerler olduğunu anlattı:

“Hal komisyoncusu hep kendi alıp satıyormuş gibi düşünülür. Aslı böyle değil. Hallerin içinde tüccar arkadaşlar olsa da, üretici adına hareket eden hal komisyoncusu, ürünü üretici adına borsa fiyatlarında ortaya koyar.

Toptancı halleri, sebze ve meyve fiyatların arz ve talep dengesine göre oluştuğu yerlerdir. Eğer hallere gelen mallar, az olursa fiyatlar yükselebiliyor, gelen mal, fazla olursa fiyatlar düşebiliyor. Yani fiyatlar, tamamen arz ve talebe bağlı. Fiyatın doğru belirlenmesi için üreticinin faydalanması için oluşturulmuş yerlerdir. “

Ramazan’a girerken, ağzınızın tadı kaldı mı bilmiyorum. Ama yazmazsak olmazdı…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.