enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Gezi Kararı, Datça’da Protesto Edildi

Gezi Kararı, Datça’da Protesto Edildi

Datçalı solcular, sosyalistler, devrimciler, demokratlar ve yurtseverler, 26 Nisan saat 18.00’de Cumhuriyet Meydanında bir basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdiler.

Bodrum Gündem Haber

Gezi davasında yargılanan Osman Kavala’ya ağırlaştırılmış müebbet hapis ve diğer 8 kişiye 18’er yıl ceza verilmesine isyan eden Datçalı solcular, sosyalistler, devrimciler, demokratlar ve yurtseverler, 26 Nisan saat 18.00’de Cumhuriyet Meydanında bir basın açıklaması yaparak tepkilerini dile getirdiler. Bugün Muğla’nın 8 ilçesinde yapılan basın açıklamasından birisi olan basın açıklaması, Datça Demokrasi Platformu adı altında gerçekleştirildi.

Basın açıklamasına katılım oldukça yoğundu.

Yer yer coşkulu sloganların atıldığı basın açıklamasında, bir tiyatro gösterisi olarak nitelenen yargılamada ceza alanların isimleri okundu ve “burada” denildi.

1 Mayıs mitingine katılım çağrısının da yapıldığı basın açıklaması sonrasında, tarihi ileride duyurulacak bir günde “forum” yapma düşüncesi de dile getirildi.

Datça Demokrasi Platformu bileşenlerinden Haluk Koşar’ın okuduğu basın açıklaması şöyle:

“Hepimiz Gezi’deydik, Geziyi Savunacağız

Yargı mekanizmasının nasıl işlediğinin, neye hizmet ettiğinin somut örneklerinden biri olan Gezi Davası’nda dün karar açıklandı. Osman Kavala ağırlaştırılmış müebbet hapis, Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi ve Can Atalay ise 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gezi direnişinde omuz omuza olduğumuz dostlarımız tutuklandı. Daha doğrusu doğanın ve kentin talanına, iş yerlerindeki sömürüye, iş cinayetlerine, yoksullaşmaya, adaletsizliğe, ayrımcılığa, kadın ve LGBTİ+ cinayetlerine, devlet şiddetine, iktidarın hayatlarımıza dönük giderek artan baskı ve müdahalelerine karşı yıllardır birlikte mücadele ettiğimiz yoldaşlarımız tutsak edildi.

Ortada bir yargılama olmadığını verilen mahkûmiyet kararının ne kadar hukuksuz olduğunu tartışmaya bile gerek yok. Milyonlarca kişinin katıldığı eylemlerden 7 kişinin sorumlu olduğunu söyleyenler de bunun gerçekle uzaktan yakından ilgisi olmadığını biliyorlar. Herkes bu kararın kürsüde oturan bizzat iktidar tarafından çoktan verildiğini de, bunun amacının Gezi direnişine katılmış milyonların gözünü korkutmak olduğunu da biliyor.

Onların korktuğu ama bizim bildiğimiz bir şey daha var; başaramayacaklar! Biliyoruz çünkü devletin her tür baskısına, gözaltılara, tutuklamalara, işkencelere, katliamlara rağmen bugün yine sokaktayız. Türkiye’nin onlarca noktasında yüzlerce, binlerce insan sokakta. Bugün Gezi direnişine katılmış milyonlar yaratılan umutsuzluk, korku ve çaresizlik iklimiyle köşelerine çekilmiş olsalar da yürekleri tutuklanan dostlarımızla ve bugün alanlara çıkanlarla birlikte atıyor.

Onlar kadına, gençlere, doğaya, yaşama, emekçilere düşman sermaye yanlısı politikalarına karşı mücadele eden insanları tutuklayarak istedikleri gibi at koşturabileceklerini mi zannediyorlar? Patronların daha fazla kâr etmesi için sömürü koşullarını arttırıp, iş yerlerini işçi cehennemine çevrilmesine ve iş cinayetlerine kimse ses çıkartmaz mı zannediyorlar? Böylece, İkizdere’yi Cengiz Holding’e, İkizköy’ü Limak Holding’e, Kargı Koyu’nu ise sermayenin başka bir kanadına peşkeş çekebiliriz mi zannediyorlar? Kadın düşmanı politikalarıyla, ev içine hapsedilen, şiddete, tacize, tecavüze uğrayan, öldürülen, iş yerlerinde iki kat sömürülen kadınların, erkek egemen düzene karşı mücadelesinden vazgeçireceklerini mi zannediyorlar? LGBTİ+’lara, Kürtlere, Alevilere ve bu toprakların diğer ezilenlerine yönelik ayrımcılığı sürdürebileceklerini mi zannediyorlar? Üniversitelere istediği kişiyi rektör olarak atayabileceklerini ve kimsenin sesini çıkarmayacağını mı zannediyorlar? Ve bir gün devran dönmeyecek, bu düzen değişmeyecek mi zannediyorlar? 

Öyle zannediyorlarsa, yanılıyorlar. Milyonların yoksulluğa, sömürüye, baskılara, devlet şiddetine, kadın cinayetlerine, doğanın ve kentin talanına karşı öfkesini 7 kişiyi tutsak alarak durduracaklarını zannediyorlarsa aradan geçen 9 yılsonunda Gezi Direnişini anlayamamışlar demektir. Gezi direnişinde ve sonrasındaki katliamlarda yaşamlarını yitiren canlarımızı unutacağımızı, katillerini affedeceğimizi zannediyorlarsa yanlıyorlar. Gözaltılarla, tutuklamalarla, katliamlarla bizi yıldırabileceklerini zannediyorlarsa yanılıyorlar.

Biz sizin önünüzde diz çökmedik, çökmeyeceğiz. Gururla söylüyoruz ki, dün Gezi’deydik, bugün de Gezi’yi savunacağız. Bugün arkadaşlarımızı tutsak aldınız, yarın bizi de alabilirsiniz ama mücadeleden vazgeçmedik, vazgeçemeyeceğiz. Bu devran elbette dönecek ve bu düzen elbette değişecek. Arkadaşlarımızı elinizden direne direne, söke söke alacağız.

İktidarınızın son günlerini yaşadığınızın farkındasınız ve bu süreyi uzatmak için elinizden geleni ardınıza koymadığınızı biliyoruz. Verilen karar, yargı kararı değildir, hukuki karar değildir, adil karar hiç değildir. Ama nafile, tutuklamalar, parti kapatmalar, saldırılar, katliamlar ile bu süreyi daha fazla uzatamayacaksınız. Dün düzmece bir yargılama oyunu sahnelendi. Çok yakında Gezi de dâhil olmak üzere bu halka yaşattığınız bütün acıların ve yolsuzlukların hesabının sorulacağı gerçek mahkemeler kurularak herkesin adı gibi bildiği tüm sorumlular yargılanacak.

Daha Berkin’e, Ali İsmail’e, Ethem’e, Mehmet’e, Abdullah’a, Ahmet’e, Hasan Ferit’e, Medeni’ye verilecek hesabınız var.

Saraylar saltanatlar çöker

Kan susar bir gün

Zulüm biter.

Menekşeler de açılır üstümüzde

Leylaklar da güler.

Bugünlerden geriye,

Bir yarına gidenler kalır

Bir de yarınlar için direnenler…

Ve görüyoruz ki önümüzde çetin bir mücadele süreci var. Şimdi Gezi ruhuyla birlik mücadele dayanışma içinde 1 Mayıs’ta görüşmek üzere.

Gezi Onurumuzdur, onurumuzu çiğnetmeyeceğiz!”

Kaynak: https://haberveinsan.com/gezi-karari-datca-da-protesto-edildi/2519/

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.