enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Hayatım Benim Eserimdir – Dr. Metin Aycıl Bodrum Gündem yazıları…

                                                                        Hayatım, senaryosunu benim yazdığım,

Yönetmenliğini benim yaptığım,

                                                                       Benim oyunum ve benim eserimdir.

Hayatın bir oyun gibi anlaşılması ve değerlendirilmesi çok da anlamsız gelmiyor bana. Ancak hayatımızın seyircisi olursak; diğer bir ifadeyle, hayatımızı dışarıdan seyredersek, oyun o zaman anlamsız olur. O zaman; bizim hayatımızı başkaları yaşıyor ya da biz başkalarının istediği bir hayatı yaşıyoruz demektir. Ustalaşma ve eserimizi yaratma şansımız zordur.

***

Nasıl ki tahta marangozun, kumaş terzinin, mermer heykeltıraşın, sözler de yazarın hammaddesi ise hayat da benim hammaddemdir.

Nasıl ki marangoz tahtadan eşya yaratırken, terzi elbiseyi dikerken, heykeltıraş mermere can katarken, yazar sözlere hayat verirken kendisini ifade ediyorsa; ben de bana sunulan en değerli hammaddeden kendimi yaratırken, bir sanatkâr gibi özenli ve coşkulu olmaya gayret etmeliyim. Hayat ancak o zaman benim eserim olabilir.

Tekrarda sakınca görmüyorum:

“Potansiyelim Tanrı’nın bana armağanıdır.

Benim onunla yaptıklarım ise benim Tanrı’ya şükranlarımdır”

Doğaldır ki hayata usta olarak başlanmıyor. Her işte olduğu gibi hayatın da çıraklık süreci var. Çıraklıkta ilerledikçe ve geliştikçe, kendi hammaddemizden kendimizi yaratma yolculuğu başlıyor.

Hayatla benim aramda diyalektik bir ilişki var. Bu diyalektik ilişki kişiye özgüdür. Bir kez daha ifade etmek isterim ki:

“Hayat bireyseldir; ancak toplum içinde yaşanmak zorundadır.”

Söz konusu diyalektik süreç, bir canlı olarak tanımlandığımız ilk andan itibaren başlıyor. Her adımda biz hayatı, hayat da bizi yeniden tanımlıyor; birlikte yeni meydan okumalara demir alıyoruz.

Çırak adımlarıyla başlıyoruz birbirimizi tanımaya. Ustalaşma zaman alıyor şüphesiz ve herkesin zamanı da ustalık yolculuğu da birbirinden farklı oluyor. Bazıları bu yolculukta ustalaşamıyor, ancak bu yolun da yolculuğun da anlamsızlaşması demek değil. Az önce ifade ettiğim gibi herkesin zamanı ve yolculuğu birbirinden farklı. Sabırla, kararlılıkla ve inançla çabalarımızı sürdürürsek:

“Bugün çırağı olduğumuz işin, yarın ustası olabilmemiz kaçınılmaz olacaktır.”

Bu; yaradılışla da varoluşla da uyumlu olmak demektir.

“Yolculuğumun beni ustalaştırması; benim, hayatımı bir eser hâline getirebilmemdir.”

“Hayat beni ustalaştırdıkça, ben de hayatı mükemmelleşen bir eser hâline getirebilirim.”

Sona gelirken, Karl Marx’ın (1818-1883) çok hoşuma giden bir söylemini paylaşmak istiyorum:

“Ölüm; diyalektik olarak hayatın çözümüdür.”

Mâlûmun ilânı ile bitiriyorum:

“Eserler ölümsüzdür; o eseri yaratan ustalar da”

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

  1. Fevziye AKÖZ dedi ki:

    Hayatın ustası olmak çok güzel ama bunu becermek kolay mı bilemedim!!!!

    1. Metin Aycıl dedi ki:

      Fevziye Hocam özledim sizi.

    2. Metin Aycıl dedi ki:

      Fevziye Hocam sizin bunu gayet iyi bildiğinize eminim ve kefilim.