enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

Çok özel ve gerekli bir proje; Yüzer arıtma tesisi ile deniz temizliği

Türkiye’nin 1.480 kilometreyle en uzun kıyı şeridine sahip ili olan Muğla, tarihi, kültürel değerleri ve doğal güzellikleriyle her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Diğer yandan tahmini verilere göre Muğla’nın 2022 yılı nüfusu (yaz ve kış Muğla’da ikamet edenlerin sayısı) 1.037.025 olmuş. Eğer değişmediyse nüfus açısından Türkiye’nin 24. sırasında.

Denizimiz, koylarımız hızla kirleniyor ve yok olma tehlikesi var. Muğla’da 239 koy var. Lakin 41’nin yok olduğu, 94’ünün de yok olma riski altında bulunduğu da anımsatmakta yarar var.

Böyle bir giriş yaptıktan sonra asıl konuya geleceğim.

Biliyorsunuz Mavi Yolculuk Muğla turizminin en önemli destinasyonlarından birisi. Fakat son yıllarda binlerce teknenin kontrolsüz bir şekilde Muğla’nın koylarını işgal etmesiyle bu çok özel turizm anlayışı da yok olma tehlikesi altında.

Neden?

Çünkü binlerce tekne ürettikleri atıkları hiç acımadan denize boca ediyorlar. Büyükşehir ve ilçe belediyelerinin birkaç tane atık toplama teknesi de devede kulak kalıyor. Böylece denizlerimiz hızla kirleniyor ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalıyor.

Çözüm ne?

Öncelikle binlerce tekne tarafından üretilen atıkların, arıtılarak denize deşarj edilmesi gerekiyor. Bu konuda Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesinden Doç. Dr. Çağdaş Gönen Göcek’te deniz üzerinde mobil bir arıtma tesisi kurmayı başardı. Sanıyorum süreç içinde çok başarılı sonuçlar alacak. Bundan hiç kuşkum yok.

Diğer yandan Bodrum turizmi denildiğinde ilk akla gelen turizm tesislerinden birisi olan METEM Tatil Köyü’nün kurucusu Mete Can da çok dikkat çeken bir çalışmaya imza atmış. Özet olarak “Yüzer arıtma tesisi…” olarak adlandırabileceğimiz bir sistemi Yüksek Makine Mühendisi Ayhan Aral isimli bir arkadaşı ve danışmanları Prof. Dr. Hulisi Barlas ile beraber geliştirmiş ve projelendirmiş. Onunla yaptığım kısa bir söyleşi beni çok heyecanlandırdı ve bu söyleşiyi kayda alarak Bodrum Gündem okurları ile paylaşmak istedim. Siz okurlarımız ile birlikte Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün, Bodrum belediye Başkanı Ahmet Aras, Fethiye Belediye Başkanı Alim Karaca ve Marmaris Belediye Başkanı Mehmet Oktay’ın da kulaklarına su kaçırmayı ve bu projeye dikkatlerini çekmeyi de istiyorum.

Dilerim dikkatlerini çekerim.

Mete Can sizi kısaca tanıyalım mı?

“İTÜ Gemi İnşaat Mühendisliği mezunuyum. 1978’de de Berlin Teknik Üniversitesi’nden Gemi İnşaatı Yüksek Mühendisi olarak mezun
oldum. Bodrum’da yaşayan bir arkadaşımla beraber canımızı çok sıkan bir konuya odaklandık. O da denizlerin kirlenmesi. Denizleri kirleten başta deterjanlar olmak üzere, birçok sentetik ürünü işlemden geçirip, denizde parçalayabilir hale getirecek bir tesis fikri düşündük.

Arıtma tesisi mi yoksa uygun nitelikte bir deterjan üretimi mi düşündünüz?

Aslında bu projeyi bir bütün olarak değerlendirmek gerekiyor. Hem denizleri kirletmeyeceksiniz, hem de kirletebilecek atıkları arıtarak denizde göndereceksiniz. Deterjan üreten bir arkadaşımız vardı. Ondan istedik bize %98 biyolojik parçalatıcı bir deterjan üretti. Deterjanın %20’si tensit, %80’i de diğer maddeler oluşuyor. Aslında Tensit olmayan bir şey üretelim istedik. Ürettik ama tahlil ettirecek bir yer bulamadık. Sağlık Bakanlığı bile bunun analizini yapamadı.

Anladığım kadarı ile vazgeçmeyip, bu sefer de arıtma tesisine yönelmişsiniz değil mi?

“Çok doğru tespit. Baktık denizlerimizin kirlenmesini önleyemiyoruz, bari o zaman denizlerimizi temizleyelim. Deterjan temizleyecek bir arıtma sistemi kurmak aklımıza geldi. Balıkçılarla, denizcilerle konuştuk, araştırma yaptık, istatistiklere baktık ne kadar temiz ne kadar kirli su çıkıyor onları hesapladık. Gökova Körfezi’nde günde en büyük 300 metreküp civarından atık su üretiliyor. 300 metreküpü toplamak için 3 tane noktaya arıtma tesisi gerekiyor. Nasıl götürelim diye düşünmeye başladık. Deniz kenarında yol da yok. Yüzdürerek götürmeye karar verdik. Yeri de sabit olmaz daha sonra başka yerlere de kullanabilirdik. Bunu taşıyabilmek için ne teknik malzeme lazım ona çalıştık. Tankerin 100 tonluk bir hacmi var. Hangi maddeden yapmamız gerektiğini konuştuk ve çelikten yapmak en iyisiydi. Fethiye ve Marmaris de ister diye düşündük. Bunlardan bütün Türkiye’ye 50 tane lazım, hatta Yunanistan’ı da aldık 100 tane, bununla Ege Denizi’ni kurtarırız diye düşündük.

Maliyetini hesapladınız mı?

“Elbette. Mühendislik biliminin en önemli kalemi maliyet hesaplamasıdır. Maliyetini hesapladık, 3-4 yerden teklif aldık. Çelik gövde yapacak bir tersane lazım. Hangi arıtma sistemini kullanacağız? Şu anda en gözde olan MBR, biyolojik arıtma sistemi. Bir tane Konacık’ta var, membranlı. Onu seçtik ve onun kapasitesini belirledik. Hesaplarını yaptık ve projeyi hazırladık. Bitez’de yapmaya tam karar verdik. Ama anlayamadığımız bir şeyler oldu. Bitez’e bizden başka bir arkadaş gelmiş teklif etmiş. Onlar da kabul etmişler…”

Tamam ama nerede bu arıtma tesisi?

“Kabul edilmişler ve işi almışlar ama montajını yapamamışlar. Aslında fikri bizden almışlardı fakat işin içinden çıkamamışlar sanıyorum…”

Peki belediyeler böyle bir projeye sıcak bakarlar mı?

“Neden bakmasınlar. Geçenlerde belediye ile konuştum, 2 tane daha sipariş niyetleri olduğunu söylediler…”

Bodrum Belediyesi mi Muğla Büyükşehir Belediyesi mi yaptıracak bunu?

“Herhalde Büyükşehir Belediyesi. Bir tanesinin maliyeti 100 bin euro civarında. Yurtdışından AB Fonlarından yararlanılabilecek bir proje bu aynı zamanda. Yani finansman bulmak çok zor değil…”

Çevre Projesi olduğu için AB Fonlarında kesin destek alınabilir diye düşünüyorum.

“Öncelikle bir prototip yapmalıyız. Çünkü hangi sorunlarla karışılacağımızı ve verimliğini kanıtlamamız gerekir. Mesela Ankara’dan bazı kısıtlamalar gelir mi? Bence AB Fonlarına odan sonra müracaat edelim. Fonu buluyorsunuz ama bu sefer Ankara’da bürokratik engellere takılıyorsunuz…”

Biyolojik arıtma sistemini paket olarak mı alacaksınız? Yoksa hepsi birlikte mi yapılacak?

“Uygun olan hazır sistemi alıp, bizim yüzer sistemimize monte edeceğiz…”

Maliyet en önemli kalem?

“Çelik konstrüksiyon yüzer platform ve biyolojik arıtma tesisi toplam 100 bin euro…”

Çok sipariş olursa bu maliyet düşer mi?

“Düşer ama ne kadar olur bilemiyorum…”

********

Söyleşimiz bu şekilde tamamlandı. Sonuç olarak şunu söylemek istiyorum; önce denizlerimizi kirletmemek gerekiyor. Bunun için insanların bilinçli ve duyarlı olması gerekiyor. Ama bilinçli ve duyarlı insanların gün geçtikçe azaldığını düşünürsek, o zaman kirlenen denizlerimizi gelecek kuşaklara aktarabilmek için temizlemek gerekiyor. Temizlemek için de uygun sistemler kurmalı ve bu sistemi kullanmalıyız.

Bodrum Deniz Ticaret Odası’nın belirlemelerine göre yüksek sezonda yani Temmuz- Ağustos aylarında Gökova’da tekneler tarafından günde yaklaşık 300 m3 atıksu üretilmektedir. Bu durumda yaklaşık 4 adet 60 ve/veya 100 m3 /gün kapasiteli yüzen arıtma tesisine ihtiyaç olacaktır.

Proje hazır altı üstü 100 bin euroluk bir yatırım ile günde 100 metreküp atıksuyu arıtabiliyorsunuz. Yani günde 100 ton pissuyu temizleyerek doğaya gönderiyorsunuz.

Müthiş bir rakam değil mi?

Bu proje Muğla’ya çok yakışır diye düşünüyorum…

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.