enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

The Bodrum Cup ve Ötesi

Akdeniz ve Ege sularının sevgiyle kucaklaştığı Bodrum, 34 yıldan bu yana, Ekim aylarında farklı bir heyecanı yaşar.

The Bodrum Cup heyecanıdır bu.

Ege sularının barış, hoşgörü, sevgi ve huzura, “ev sahipliği yaptığı” bir etkinliktir Bodrum Cup.

Türk ve Yunan siyasetçilerinin “oy için” yeniden ısıtmaya çalıştığı Ege sularında, denizciler, “dostluk köprüsü” oluşturmak için bir kez daha yelken açacak.

İki ülke arasında gerilimlerin yaşanmadığı yıllarda bir Yunan Adaları, Kos, Kalimnos veya Leros yarış programına alınırdı.

Bu nedenle gidilecek Yunan adasındaki esnaf, adeta bayram yapardı. Çünkü yüzün üzerindeki tekne ile adaya gelen, binin üzerindeki insan, gece eğlenecek, konaklayacak ve alışveriş yapacaktır.

Sezonun sonuna gelen, iş erlerini kapatarak Atina’ya gitmeye hazırlanan ada esnafı için büyük bir fırsattır The Bodrum Cup.

Mitcotakis’e tepki…

Bu yıl, hafta sonu başlayacak 34. The Bodrum Cup yarışlarında, bir Yunan adasına gidilmeyecek.

Mitcotakis’le Erdoğan’ın Ege suları üzerinden yaptığı söz düellosuna, Amerikan askeri de katılınca, yarış organizatörleri, Leros’a gitmekten vazgeçmiş oldu.

Büyük ekonomik kayba uğrayan Leros esnafı, seçimlerde Mitçotakis’e gereken cevabı verecektir diye düşünüyorum.

Akdeniz’in en büyük festivali

Ankara’lı bir Gazeteci olarak, 34. The Bodrum Cup’ın tanıtım toplantısını ilk defa izledim.

“Mavi’ye güç katıyoruz” sloganı ile yapılan 34. Tanıtım Toplantısı, The Bodrum Cup’ın ana sponsoru, Amerikan Hastanesi’nde yapıldı. Başhekim Dr. Yusuf Babayiğit de beyaz önlüğü ile bir konuşma yaptı. Dr Babayiğit, “Vehbi Koç vakfı Sağlık Kuruluşları olarak, başkalarını rakip görmedikleri için, The Bodrum Cup gibi rakipsiz olduklarına vurgu yaptı.

Mavi rengin öne çıkarıldığı etkinlikte, The Bodrum Cup’ın yaratıcısı Erman Aras ve organizasyon sorumlusu Süleyman Uysal mavi renkli gömlek giymişlerdi.

The Bodrum Cup, bu yıl Yunan adası yerine Çökertme koyunu programa almış. Böylece Bodrum, sınırlarını aşarak Milas’a açılmış.

Bu nedenle de Milas Belediye Başkanı ve Milas Kaymakamı da, 34. Bodrum Cup  “tanıtım toplantısı”na katılarak, organizasyon yetkililerine teşekkür etti.

Organizasyon Komitesi adına konuşan Süleyman Uysal, önümüzdeki yıllarda Datça ve Marmaris’i de yarış kapsamına alacaklarını söyledi. Hatta The Bodrum Cup sadece bir yelken yarışı değil “Akdeniz’in en büyük festivali olacak” dedi.

Uysal ayrıca, 22 Ekim tarihini de işaret etti. O tarihte, The Bodrum Cup’ın uluslararası ayağı ile ilgili olarak yapacağı bir açıklamanın öneminden söz etti ve dinleyenleri de meraklandırdı.

The Bodrum Cup bu yıl, “ bir hafta olarak” kutlanacak. Bodrum Belediyesi işbirliği ile ilklere imza atacak.

Örneğin, Bodrum Belediye meydanında ilk defa bir “yarış köyü” kurulacak. Yine, hafta kapsamında Bodrum Belediyesi tarafından düzenlenen “bodrum turizm forumu” da yapılacak.

İş insanı Erman Aras’ın bir cümlesi önemliydi:

“Denizi sevmeyen, kullanmayan nesiller, kesinlikle denizi koruyamazlar.”

1989 yılında Bodrum Cup’ı yaratırken bu cümleyi söyleyerek yola çıkmış, aradan geçen 34 yıl boyunca da, “koylarımızı temiz tutalım koruyalım. Betona olan aşkı frenleyelim” dediğini aktardı.

Ahmet Aras’tan mesajlar…

“Önce ben konuşayım” diyerek, Milas Belediye Başkanı’ndan sonra söz isteyen Bodrum Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın konuşması mesajlarla doluydu.

The Bodrum Cup’ın yaratıcısı Erman Aras ve arkadaşlarına defalarca teşekkür etti ve şükran duygularını iletti.  Her zaman arkalarında olduğunu da ekledi

İlk mesajı Türk ve Yunanlı siyasilere…

Ahmet Aras, The Bodrum Cup’ın, Ege’nin iki yakasındaki kıyılara,  (Türk-Yunan) ve bölge barışına çok büyük katkı sağladığına işaret etti:

“Biz akrabayız, komşuyuz. The Bodrum Cup daha önceki yıllarda,  Leros, Kos ve Kalimnos’a da uğruyordu. İki ülke arasındaki gerginliğin yerelde halledilmesi, The Bodum Cup gibi, bu tür etkinliklere bağlı, iki ülke arasındaki iyi ilişkilere bağlı. Bize bağlı…”

Bu konuda, iki ülke liderine örnek olması gereken, güzel de bir örnek verdi.

Yunanistan AB üyesi, Türkiye ise aday ülke. Bodrum ve Yunanistan’a ait İstanköy Adası Belediye Başkanları birlikte “kent eşleşmesi” konusunda, hazırladıkları ortak bir projeyi Avrupa Birliği’ne sundu. Alınacak paranın yüzde 60’ı Bodrum, Yüzde 40’ı ise karşı kıyının yani İstanköy’ün olacak. Bu para da iklim krizinin etkilerini azaltılması için kullanılacak.

Aras’ın, bir başka mesajı ise Bodrum üzerinden zengin olanlara…

Bodrum Belediye Başkanı, Bodrum’un ”bir kavuşma kenti” olduğunu hatırlattıktan sonra, Bodrum’dan “para kazananlara” bir mesaj verdi. Sözlerinin altının da kalınca çizilmesini istedi.

 “ Herkes Bodrum’dan bir parça koparıp faydalanmak istiyor, yatırım yapıp para kazanmak, 8 koyup, 20 almak istiyor. Olabilir, ama Bodrum’un bu rantından, bu cazibesinden faydalanmak istiyorsanız,  Bodrum’a borcunuzu da ödeyeceksiniz. Toplumsal, kültürel, sanatsal yatırımlar yapacaksınız. Herkes bunu duysun, yatırımcılar Bodrum’a sahip çıksın…”

Sıra Esnaftaydı.

Başkan Aras, önümüzdeki sezonda 200 civarında Cruise gemisinin Bodrum’a geleceğini söyleyerek Bodrum esnafını uyardı:

“Cruise’lerle gelenlere iyi davranmalıyız. Turistleri kazıklamak, zorla mal satmak, rahatsız etmek, hanutculuk yapmak olmaz.  Esnaf başkanı da burada. Bunları esnafa anlatalım lütfen”

Bodrum’u Davos yapalım…

Aras, Bodrum’u, “Akdeniz’in lider turizm destinasyonu” haline getirmek için çabalarını anlatırken İsviçre Alp’lerindeki Davos örneğini verdi.

Davos’u iyi bilen ve çok sayıda liderle bu küçük kayak merkezinde, dağ kasabasında, gazetecilik yapmış biri olarak kulak kabarttım. “Bodrum’u, Davos gibi butik kongrelerin merkezi haline getirelim” dedi. İki gün sonra Bodrum’da yapılacak “turizm forumu”nu hatırlattı.

Ardından da sözü “Tarihin Babası” Heredot’a getirdi.

Bodrum Belediye Başkanı Aras, Bodrum-Halikarnas’ta doğan, bir yunan adasında ölen, “tarihin babası” olarak bilinen Heredot için ilk defa, bir hafta düzenleyeceklerini anlattı.

“Herodot’a Yunanistan sahip çıkıyor. Bodrum’da doğmuş bu ünlü tarihçi, siyasi bir nedenle göç ettirilmiş. O da Yunan adasına yerleşmiş. Sanki yunanlıymış gibi sahip çıkılmış. 2 Kasım’da ilk defa Herodot’un Bodrum’lu olduğunu ortaya koyacağız, “Herodot Kültür Haftası”nı kutlayacağız”

Ankaralı bir Gazeteci olarak, Bodrum’dan ve bu tanıtım toplantısından güzel duygularla ayrıldım.

Bu kış bana yeter sanıyorum!

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.