Yıl 1955’di. Eylül’ün 6’sı. İstanbul’da serin bir sonbahar akşamıydı. Vural Öger henüz 13 yaşındaydı. Dayısının elini tutmuş, İstiklal’de yürüyordu. Rebul Eczanesi’nden limon kolonyası alacaklardı. Ana cadde ve ara sokaklar o gün çok kalabalıktı. Çevrede boş boş duran yüzlerce insan vardı. Birden paltolarının altından kalın sopalar çıkardılar. Cadde boyunca dağılıp, önce...