enflasyon emeklilik ötv döviz akp chp mhp

SORULAR.. SORULAR ve YUH OLSUN BİZE..

03.04.2010
0
A+
A-

Bodrum Ekspresteki haberlerim ve yazılarımdan uzunca bir süre sonra, Fatihin Bodrum Gündeminde yeniden yazmaya başlamanın keyfini yaşıyorum.



           Benim üslubumu bilen bilir.     


           Korkmam, yılmam ve yorulmam.


           Ancak,


           Ağzına geleni söylemek yerine, doxycycline online


           Düşündüğünü tartarak söylemeyi,


           Yazdığını belgelere dayandırmayı,


           İspat edilemeyen duyumlara asla ilgi göstermemeyi,


           İnsan onuru ve haysiyetini her şeyin üstünde tutmayı,


           Hukukun üstünlüğüne inanmayı ilke edinmiş, bir insan olarak,


           Aynı ilkelerle bu köşede de yazmaya devam edeceğim.


           Bugünün konusu Bodrum. Evet, Bodrum.


           Sorularla başlamak istiyorum. Kendime ve herkese..


           Bir yer, insanları varsa köydür, kasabadır, şehirdir.


           Yetmez. O yerin kendine has, köklü tarihsel ve kültürel özellikleri var mıdır?


           Ya da sıradan bir köy müdür, kasabamıdır yoksa şehir midir?


           O yerin köklü tarihsel ve kültürel özellikleri varsa,orada yaşayan insanlar (yerlileri yada sonradan yerleşenleri) bunun farkında mıdırlar?


           Eğer,bu yer Bodrum’sa yaşayanların sorumlulukları nedir?


           Bodrum yarımadasının neresinde olunursa olunsun, Bodrum’un bu halinden memnun mudurlar?Bu durumu da nasıl tanımlıyorlar?


           Her şeyden öte bu kentin kültürünün kendilerine bir şey kattığını düşünüyorlar mı?


           Heredot, Kral Mozol, Prenses Ada yarımada yaşayanlarına ne ifade ediyor?


           Herhangi bir yerde bulunan antik taşlara,yaşayanlarımız tarafından tarihi değeri veriliyor mu.?Yoksa nasıl olsa bir taş diye mi bakıyorlar?


           Sahi…Mindos kapısı ne menem bir şeydir? Nerededir?


           Büyük İskender bu kapının neresinden geçmiştir de Halikarnasos’a girmiştir? Buradan nereye gitmiştir.?


           Ya, Bodrum kalesi? Mars mabedi? Antik tiyatro? Bugünkü sanayi sitesinin altıdaki paha biçilmez hipodrom.


            Kiliseler, dağ manastırları, su sarnıçları.


            Mindos antik kenti.


            Gümüşlükteki tarih. Tarihteki ilk kanalizasyon ünitesi.


            Ya Büyük Amiral Turgut Reis.


            Bodrum neden sürgün yeri ilan edilmiş? Edilmişse kim etmiş?      


            Cevat Şakir…


  Neyzen Tevfik…


            Sünger, sünger.


            Ekmek parası kazanmak uğruna yurdunu yuvasını aylarca terk eden,geri dönmeleri tesadüflere kalmış süngerciler, dalgıçlar ve geri dönemeyenler. Geri dönseler de sağlıklarını kaybetmiş, yarım yamalak yaşayan sünger emekçileri. Ya geride kalanlar?


            Bütün bunlar gerçekten Bodrumda yaşamayı seçenlerin umurunda mı?


metoclopramide online

            Bence kimsenin umurunda değil.


            Nasıl olsun? Çökertme türkümüz ve onu söylemekten aciz insanlar.


            “Burası da asfalt değil Halil’im aman vites yalısı” diyen ve şakır şukur oynamaya çalışan sorumsuzlar.


            Başka,


            Örneğin, Bodrum’a yatırım yapan (eğer yatırımsa) insanları takip ediyorum. Paralarını ya binaya ya da tişörte yatırıyorlar.


            Bu anlayış, Bodrumumuza iki ünlü (!) yatırımı armağan etmiştir.


            Yatırım denince akla, o dönemde inşaat gelmiş 80’li yıllarda başlayan furya son 5 yılda olumsuz sinyaller vermiş ve bugün tükenmiştir.


             Bu yatırımcılar (!) ve destekçileri, Bodrum gibi önemli bir tarihin içine abuk sabuk binaları yaparak yatırım diye yutturmuşlar, bütün bu olan bitene itiraz edenleri de topluma “gelişmenin önündeki en büyük engel” olarak sunmaktan da utanmamışlardır. (Bende topluma “Gelişmenin önündeki en büyük engel” olarak sunulan insanlardan birisiyim.)


            Bodrumun bir diğer ünlü yatırımı da beze ve imitasyona yapılan yatırımdır. Yarımadanın neresine giderseniz gidin yan yana dükkanlarda kaliteden uzak imitasyon ürünler ve birkaç kullanımlık sahte markalı bez parçalarıdır.


            Bu iki ünlü yatırım Bodrum’a gecekondu turizmini armağan etmiş, Bodrumda yapılanın devemi, kuş mu (!) olduğu anlaşılamamıştır.


            Nereden nereye geldik. Nasıl başladık. Nasıl devam ediyoruz..


            Bir kent ancak böyle avlanır.


            Hep birlikte elbirliği ile…


            Kimsenin umurunda olmayan ve sırtından para bile kazanılamaz duruma gelmiş bir yorgun kent..

Where to buy Xenical

            Para kazanılsın da nasıl kazanılırsa kazanılsın anlayışının genlerine işletilmeye çalışılan zavallı Bodrum.


            Ve bunu bizlerle hep birlikte seyretmeye devam eden siyasi partiler, genel ve yerel yöneticiler, sivil toplum örgütleri, meslek örgütleri, dernekler.


            Ve sende yaşamayı hak etmeyen biz insanlar..


            Yuh olsun bize!


 


(Bu yazıyı okuduktan sonra “eleştirmiş ama çözüm yok” diyenleri duyar gibiyim. Önümüzdeki yazıdan itibaren çözümlerde var. Ne dersiniz Bodrumun tarım politikasını, sonra varsa eğer turizm, yine varsa tarih, kültür, yatırım nedir yatırım, ha! Ne dersiniz?)


          


             


 


 


 


 


           

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.